6 Eylül 2019 Cuma

Kedim için acil yuva

Kedim Pıtpıt'ın 10 ay kalacağı bir  yuva arıyorum.

Bu yazıyı yazacağım aklımın ucuna bile gelmemişti, gelemezdi , kedimi nasıl sevdiğimi yakınlarım bilir sanırdım. Ben gelene kadar kedime bakacaklarına  gözü gibi bakacaklarına o kadar çok inanmıştım ki, uçağımın kalkmasına bir kaç gün kala  karar değiştirdiler, hiç birini suçlayamam ,onlar en yakınlarım, arkadaşlarım...Tek suçlu benim, tüm zorluklarına rağmen kedimi yanıma almam gerekirdi. İçeri hayvan sokmada en eziyetli ülkede saatlerce kapalı havasız yerde seyahat etmek zorunda kalmasın diye  ,  ben gelene kadar huzurla kalacağı bir değil bir kaç tane evi olacaktı, birinde sorun çıkarsa diye öbürü olacaktı. Hiç sorun çıkmaz  rahat ol diye moral veren arkadaşlarım, sevdiklerim...Beni öyle bir  çaresizliğe teslim ettiniz ki, siz sakın şimdi çektiğim acıyı  yaşamayın. Kedi bakmak ağır bir sorumluluktur hiç kimseden istenmeyecek bir yüktür , biliyorum. Karşı komşumdan bir kaşık tuz isteyemem , istemek dünyanın en zor şeyi benim için. Bir kaplana  bakarım ,  siz gelene kadar ,  beni parçalar mı diye aklıma bile getirmeyecek kadar sizi severim.  Birinizin  yılanı olsa , ben bakarım , sonuna kadar bakarım , arkadaşımın sevdiğini ben de severim, dünyanın en güzel hayvanı olur, yılanınız.   Hayatta en zor olan şeyi  ölümden bile zor olan "birinden bir şey istemek" çaresizliğine  bırakmam sizi.  Siz istemeden ben hissederim.  Ayşe'nin kedisini son anda almaktan vazgeçtim diye üzülmeyin. Benim gibi vicdansız bir hayvan severin bile evinde misafir edeceği hayvana karşı sınırları yoktur; eşim, oğlum, hastalığım,  koltuklarım, halılarım, rahatım, acemiliğim, düzenim, işim vs. hiç birini gözüm görmez.
 Uçağımın kalkmasına günler kalmışken şimdi bilgisayarımın başında dizlerime yaslanmış huzurla uyuyan kedim ile birlikte yok oluvermek istiyorum.
Sonuna kadar güvenebileceği bir arkadaşı yakını yoksa hiç kimse kedi sahiplenmesin, sokakta yaralı yavru diye vicdan yapma lüksüne girmesin.
Yıllarca beni gören birlikte yaşadığım çevremdekiler arkadaşlarım, yakınlarım  , beni hissedememişken, beni hiç görmeyenlerden beni hiç tanımayanlardan medet umuyorum,  buradan beri kedime on ay yuva olacak birini arıyorum. Kedimin süslü papyonlu pırıl pırıl bakan fotoğraflarını koyamıyorum, gideceği ev belki  rahatsız olur diye tüylerini traş ettirecek tırnaklarını kestirecek kadar acımasız ruhsuz  bencil bir hayvan sahibi olmaya adım attım.  Kedimi arkadaşlarımın yakınlarımın vicdanına huzurla emanet edecek kadar bencil davrandığım için kendime dur duraksız küfür ediyorum, siz de edin, hak ediyorum. Kedime en büyük kötülüğü ilk önce ben yaptım. Şimdi hiç bilmediği bir yere yollamak için  yazı yazıyorum, kelimeler bıçak gibi saplanıyor her yerime  , acıyla,  korkuyla hızlı hızlı yazıyorum...
 




6 yorum:

  1. Cok uzulerek icim ciz ederek okudum keske dedim keske evimde 2 kicuk cocugum ve onlara bakan kedi kopek istemeyen kayinvalidem ile yasiyorum daha onceki internet tecrubelerinizi bildigim icon hicbirsey oneremiyorum sadece pit pit ve sizin icin dua edebilirim dilerim sizden bile cok sevecegi bir arkadasi olur bu surede🙏 Ceren

    YanıtlayınSil
  2. Ayşe ben seve seve alırdım ama benim de kedi alerjim var :(((((((((

    YanıtlayınSil
  3. Çok üzüldüm Ayşeciğim, nasıl yakarıyorsan, o denli harika bakacak vicdanlı bir arkadaş bakar kedine. İnşallah gitmeden buluverirsin birini inşallah :)

    YanıtlayınSil
  4. Ayşe Hanım ne oldu kediniz, birini bulabildiniz mi? Eşimle aynı fikirde olamadık almak niyetim olmuştu ama. Son çare yanınızda götürmek mi?

    YanıtlayınSil
  5. Ne güzel herkes dualar etmiş ve kabul olmuş dualar...Dilerim duanın gücüne inanacak seviyeye gelirsiniz...

    YanıtlayınSil
  6. Kendimi çok yalnız hissettim, sanki kapkara ağır bir perde kalbimin gözlerimin önüne çekilmiş günlerce göremedim, hissedemedim. Yıllarca koynumda uyuttuğum bir canı ölüme bırakıyorum diye yakınlarıma saldırdım, yakınlarım niye bu kadar uzak diye sorguladım. Uzaklardan yardım isterken böyle çirkin bir yazı yazdım, içimin çirkinliğinin yansıması...Sonra uzaklardan kapkara perdelerimi aralayan eller çıktı. İçime aydınlık girdi. Kör olmuş kalbim gözlerim görmeye başladı. Hiç bir kimseden hiç bir şey bekleme , kediyi senden daha çok düşünen var, her çaresiz kalışlarında birilerini suçlama, isyan etme...bunların hepsini kendime söylesem de her defasında aynı şeyi yapıyorum, kara perdeleri üzerime çekiveriyorum. her defasında bir el geliyor karanlığımı aralıyor, yaraya üflüyor, umutlandırıyor, sevindiriyor. Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum çünkü ben beni tanıyorum, nankörüm. Nankörce de olsa teşekkür etmek istiyorum Berivan,Saliha abla, Duygu, canım Gülay...Ne güzel elleriniz var, tüm zor şartlarınıza rağmen hayvanları hep seven, ne güzel yüreğiniz var imkansızlıklarınıza rağmen hayvanların acısını hep hisseden...Sizler gibi olmayı çok istiyorum, nankör kalbim iyileşsin çok istiyorum ...Pıtpıt henüz on ay kalacağı eve yerleşemedi, bu güzel insanların yol göstermesi, güven vermesi ile aramaya devam ediyorum. Yorumlara, dualara yine nankör kalbim ile çok teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız...

    YanıtlayınSil