28 Nisan 2017 Cuma

Teog neden önemliydi?

Bu sabah Yunus'u sağlık ocağına götürdüm. Dünden beri  ateşi vardı. Ateşi hafifleyince  okula gidemediği günler için sağlık ocağından rapor almaya gittik.  Biz günün  ilk hastasıyız, arkamızda  sıra yok,  içeri girdiğimizde  doktora gülümseyerek merhaba demesini Yunus'a hatırlattım. Doktor selamı almadı, kafasını bilgisayardan çevirmeyerek, yüzümüze bakmadan neyi var dedi. Yunus ile birbirimize baktık. Bu doktorları iyi tanıyoruz, bir an önce bizden kurtulmak istiyordu, en kısa şekilde hastalığımızı anlatıp susacaktık.  Dünden beri ateşi var dedim, sustum. Yerinden kalktı, aç boğazını dedi. Açtı. Annesi sırtını aç dedi. Yunus şaşırmıştı, kendi sırtını kendi açabilirdi. Zaten ayakta dikiliyordum ok gibi fırlayıp Yunus'un sırtını açtım . İki kere nefes al ver dedi, sonra sustu, masasına bilgisayarına döndü. Yunus açık sırtını kendi kapattı. On beş yirmi saniye kadar sessizlik sonrası küçük bir kağıt parçasında reçete uzatırken yine yüzü bilgisayara dönüktü. Yunus sessizce neyim varmış anne dedi, ben cevap vermedim, eczacıdan öğrenirdik. İkinci kere ağzımı açarak " okula verilmek üzere  bir günlük rapor alabilir miyiz dedim. Okulumuzun adını duyunca kafasını kaldırıp yüzümüze baktı, benim oğlumda aynı okulda, tanıyor musun dedi Yunus'a. Yüzme takımında olduğunu, ikinci olduğunu , birinciliği kıl payı kaçırdığını söylüyordu . "Oğlunuzun adı neydi" diye sormak gereği duydu Yunus, hastalığının ne olduğunu soramadığı doktora. Doktor benim yüzüme baktı, Çorum'un en iyi okulu dedi, geçen sene  teog birincisi bizim okuldan çıkmıştı, bu sene kaç kişi tam çıkarmış diye okulu aradım  on dediler bu sene de birinciliği kimseye kaptırmaz ...Doktor bana bakarak teog heyecanını anlatırken gözlerimi ondan kaçırdım, odasına bakındım, penceresi yoktu,   arkasındaki duvarda iyi bir üniversitenin diploması vardı,  diğer duvarlarında bir resim yoktu, sulayacağı bir çiçeği yoktu. Odası, girenin hemen çıkmak isteyeceği kadar cansız ve soğuktu.  Sağlık ocaklarına güvenmenin ölümcül olabildiğini biliyorum eşim beş sene evvel yüksek ateş ile gitmiş, boğazına ve sırtına bakılmış antibiyotik verilerek güler yüzlü doktoru tarafından gönderilmişti, oysa ateşin sebebi ağrısız sancısız apandist patlamasıydı, annemin doktoru şakacıydı, şiveli konuşup hastalarını güldürürdü, halsizlik ile gittiğinde kanı alınmış yüksek oranda kansız çıktığı için kan hapı verilip bir ay sonra gel diyerek gönderilmişti, oysa kansızlığın nedeni kanserdi... Öğretmenler gibi doktorlarda sistem kurbanıydı, ne yapsınlardı öyle bunalıyorlardı ki ölümcül hastalarını  ağızlarına kulaklarına bakıp hastane yerine evlerine yollayacak kadar bezmişlerdi. Hastalarının yüzüne bakmadan gününü tamamlayan bu doktor, odasında oğlunu düşünüyor olmalı, en iyi okullara gönderebildiği için  mutluydu, oğlunun ikincilikten birinciliğe geçişinin hayalini kuruyor olsa gerekti. Oğlu da kendi gibi iyi bir üniversite kazanacaktı, belki kendi gibi doktor olacaktı. Teog birinciliğinin önemi ile ilgili bu konuşma hiç hoşuma gitmiyor,  odaya ilk girdiğimiz andan beri bize gösterdiği duyarsızlığı şimdi ben ona gösteriyordum, boş boş dinliyordum, yüzüne bile bakmadan...
Teog neden önemliydi?
Bunu defalarca okula sordum, sözlü ve yazılı bir şekilde sordum. Aldığım cevap hep sistem böyleydi, ellerinden bir şey gelmezdi, kanlarının son damlasına kadar çocukları yarıştıracak, birinciler onlardan çıkacaktı.
Bir ev hanımı olarak soruyordum Teog neden önemliydi, cevapsız kaldıklarında, boş bir şey olduğu hatta zarar getirdiği  anlaşıldığında çocukların yakalarından düşerler diye umarak soruyordum.
Sınıfımızda ki doktor, avukat, mühendis, akademisyen , iş adamı  velileri veliler toplantısında görüyorum, hocaları öyle sıkıştırıyorlar ki  Teog tecrübesi için daha çok ödev daha çok test ödevi vermeleri gerekiyordu.
Benim gibi bir ev hanımının Teog ne işe yarıyor sorusu çok gülünç kaçardı. Sistem böyleydi.
Sabah dokuzda girilen okuldan akşam beşte çıkarken daha çok test çözmek için ek ders konulması gerektiğine inanan bu tahsilli veliler için Teog neydi, neden önemliydi?

 Teogu önemseyen, çocuklarının  yaşam merkezine koyan, tek amaç haline getiren bu avukat, mühendis, akademisyen ,iş adamı velileri gördüğümde, sağlık ocağındaki doktorun odasına girmiş gibi oluyorum, bir an önce uzaklaşmak istiyorum.
Doktorun odasından çıkarken Yunus'a baktım, Yunus anladı; her şey için teşekkür ederim, iyi günler dedi. Doktor sıradaki hastası için gerekli olan duruş şeklini çoktan almıştı.
Sağlık ocağı karşısında bir eczaneye girdik, küçük kağıt parçasını uzatırken neyimiz varmış, hangi ilaçları yazmış diye sordum. Antibiyotik ile ateş düşürücü yazmış, salgın var, ateşi üç gün sürer, sonra geçer dedi eczacı.

17 yorum:

  1. Ahhh keske ben orada olsaydım. Doktor olmaları insanlıklarını unutturuyor. Halbuki bizim paralarımızla geçindiklerini akıllarına ilk sıraya kazımaları Laz'ım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece doktorlar mı sizin paranızla geçiniyor??

      Sil
    2. vergiyi kasdediyorsanız sizde onların paralarıyla geçiniyorsunuz, minnet meselesiyse? hekim seçme hakkınızı kullanın diş biliyeceğinize daha etkili olur

      Sil
  2. Çok geçmiş olsun...Umarım tez zaman da toparlar Yunus.
    Etrafımda Teog furyasıdır gidiyor, en yakınlarımın çocuklarından tutun da, birkaç arkadaşımın çocuklarına kadar herbir konu Teog üzerine kaç gündür. Çocuklar için çok üzüldüm ve çok dua ettim bu süreçte.Allah yardımcıları olsun...zor

    YanıtlaSil
  3. Yazık gerçekten sistem kurbanı olan çocuklara yani geleceğimize...
    Varsın mutsuz bireyler olsun yeter ki kariyerleri ve paraları olsun mutluluk dediğiniz ne ki... Üzücü gerçekten hele ki doktorun tavırlarına o kadar üzüldüm beni Türk hekimlerine emanet edin diyen atamızın kemikleri sızlıyordur kesin.Ama hakkını yiyemeyeceğim küçük bir ilçede yaşıyoruz ve çok şükür çok tatlı bir aile hekimine sahibiz. Cep telefonundan bile zaman zaman bişeyler soruyoruz. Allah herkesi iyilerle karşılaştırsın...

    YanıtlaSil
  4. Çorum'daki sağlık ocağı hekimimiz çok ilgili çok kibar işini severek yapan bir doktor, yerinde olmadığı için başka bir doktora göründük ve bu doktor geçmiş doktor anılarımı tazeledi, yeniledi. Geçmiş yazılarımda da bahsettim doktorluk ve öğretmenlik mesleğinde insan sevmek mesleği sevmek şartı aranmalı, yine bazı okuyucular " hep size mi denk geliyor" diye beni suçlayacaklar, işini iyi yapan doktordan daha çok ölüme götüren doktor gördüm, kötü anılar bırakan öğretmenler ile daha çok karşılaştım ama oğluma her defasında , hep güler yüzle merhaba demesini öğütledim. İlk hastası bir çocuk iken ve güler yüzle merhaba diye kapısını açmış iken duyarsız kalmış bir doktoru yazmalıydım. Duyarsızlığın nedenini yazma konusu yapmalıydım.

    YanıtlaSil
  5. Neden sana denk geliyor sorusu ile karsilasman normal cunku sen dikkat ediyorsun.Olmasi gerekeni istiyorsun.Bu soruyu soranlar ise o kadar alismislar ki bu goruntulere artik onlara normal geliyor.Yadirgamiyorlar boyle doktorlari.Bir de gormek istemeyenler var tabi.Onlar da sistemi elestirmek istemiyorlar inandiklari kisiler ve degerler yuzunden.Ne olursa olsun her vatandas degerlidir ve esit muameliyi hak eder.Bizler dillendirmezsek bunlari hepimiz alisir gideriz bu dunyadan.O yuzden en azindan konusalim yazalim belki bir seyler duzelir.

    YanıtlaSil
  6. İnanın sizi severek okuyorum. Kaleminiz çok güçlü. Farkındalığınız çok güçlü. Hassas bir kişiliğiniz var. Bütün bu yazdıklarınız, yaşadıklarınız hep mi sizi buluyor diye sormayacağım. Şöyle soracağım. Bütün bu gözlemlerinizi, incinmelerinizi, düşüncelerinizi o yaşadığınız andaki kişiye birebir yansıtmanız bence daha uygun olmaz mı? Sizi dinler veya dinlemez. En azından bir şeye içinizden değil, dışınızdanda karşı gelmiş olursunuz? Susarak hiç bir şeyi değiştiremiyoruz. Siz herşeyi içine atarak yaşayanlardansınız. Bu sağlığınıza zarar vermez mi? Hassas kişiliğininizi düşünerek eleştirdim. Lütfen yanlış anlamayın olur mu? Sevgiler size. 💜

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim sevgili Berfin, herkesin karşılaşacağı kadar karşıma çıkıyor haksızlık, olumsuz ve kötü örnekler ama ben yazıyorum, doktoru hem Yunus hem eşim gördü, üçümüzde odadaydık...Yunus doktorun iğne vermediğine mutlu oldu, eşim okulumuzun iyi derece yaptığını doktordan duyduğunda mutlu oldu ama ben...ben bu yazıyı çıkardım...yani bakış açıma bağlı, eğer yazmasaydım sağlığıma etkisi olurdu, yazdıklarımı okuyan sizleri bunaltıyorum diye endişeleniyorum, tekrar teşekkür ederim...

      Sil
  7. Sinavlarin iyi taraflarini da gorebildigimi dusunuyorum, sizin ornekde de bahsettiginiz gibi oglunuzun okulu iyi bir okul olarak goruluyor ve boyle okullarin cok da fazla olmadigini biliyoruz. Su andaki duzende ogrencilerin iyi okullara yerlesmesi sinav performansina bagli. Eger oyle olmasaydi, iyi okullara yerlesmek veli performansina bagli olacakti, soyle ki okul arastirmasi yapan, erken davranan hatta belki tanidiklari araciligi ile o guzel okullarda cocuklarina bir sira ayirtacaklardi ve bircok insan yarisin neresinde olduklarini bilmeden sanslarini kaybetmis olacakti. O sinavlar olmasaydi su haberlerde izledigimiz koyunde harmandayken girdigi sinavda birinci oldugunu ogrenip istedigi okula girecek gencler cabalariyla elde ettiklerini yine elde edecek miydi, sanmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız sınavın gerektiği yer ve zamanlar var, benim anlamadığım sorduğum nokta şurası, ilkokul üçten beri teog deneme sınavları yapılıyor, özellikle özel okullarda, ortaokul son sınıfta girilen bu sınavda binlerce birinci çıkıyor iyi okulların kapasitesinin çok üstünde, birinci olduğu halde en iyi okullara girme şansı olmuyor zaten sadece lise ile sınırlandırılmış dört yıl okunacak bu okullardan nasıl verim alınabilir, demek istediğim ilkokuldan beri tam sekiz yıl boyunca çocuklara iyi okula girme şansı vaat ediliyor , ilkokul çocuklarına test çözdürtülüyor, test için ek ders konuluyor, test odaklı sekiz sene bir çocuk için yararlı mıdır?

      Sil
    2. Test odakli 8 yil, gercekten fazla ama saniyorum ki ozel okullar yarismanin citasini yukselttigi icin durum boyle. Onceden ilk-orta-lise nin son yili test cozmekle gecerdi, ve test sisteminin butun egitim sisteminin yerini almadikca faydali oldugunu da dusunuyorum. Ancak kucuk cocuklarin nefes aldirmamacasina yillarca sinav odakli calistirilmasi uzun donemde tukenmislige yol acabilir gibi geliyor.

      Sil
  8. İnsanlığı unuttuktan sonra diğer herşeyi bilseler ne olur. Of of..

    Geçmiş olsun oğluşa.

    YanıtlaSil
  9. Sistem Ayşeciğim. Bütün suç sistemde. :) Doktor mutsuz, öğretmen musuz, memur mutsuz, işi olan da olmayan da mutsuz. Kentler, sokaklar, çarşılar mutsuz.
    İnsanları mutlu görmek için bizim mutlu ollmamız gerek.
    Bir gün yabancı bir kentte, bir marketten alışveriş yaptım. Kasadaki kızın yüzünden düşen bin parçaydı. Robot gibi yapıyordu işini. Ona sadece "Kötü bir gün mü?" diye sordum. "Sancım var" dedi. İlaç alamamıştı. Ona bir ağrı kesici verdim. Sancısına rağmen gülümsedi. O da mutlu olmuştu ben de.
    Ben bunu hep yaparım. Tezgahtarlara, kasiyerlere, doktoruma hep moral veririm. Güldürürüm onları.
    Teog önemli değil, teogu önemseyenler de önemli değil. Sanırım asıl önemli olan mutlu olmayı bilmek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Suç insanda Gülsüm abla, insan isterse her şey güzelleşebilir, insan olmanın erdemleri nelerdir diye düşünecek, gözlemleyecek, okuyacak, hissedecek bir eğitim sistemi ile düzelebilir sistem...Suç teog da Gülsüm Abla, düşünemeyen, araştıramayan, hissedemeyen, gözlemleyemeyen çocuklar istediği için...Tek başına mutluluk ne kadar gerçekçi olabilir , erdemli olmak ile ilgili olmalı, mutlu olmak için komşunun da, şehrin de, ülkenin de mutlu olmasına bağlı... Yunus'a hep doktor diye baskı yapıyor çevresi, o ise her defasında ben insanları korkutmak istemiyorum, güldürmek istiyorum , palyaço olmak istiyorum derdi...

      Sil
  10. Özel okullar bu konuda oldukça sıkı.Madem bu teog sınav stresi sizi geriyor,neden çocugunuzu daha sakin bi okulda okutmuyorsunuz?Birincilik ve sıkı eğitim umrunuzda değilse serbest bir okul tercih özgürlüğünüzü neden kullanmıyorsunuz ki?Yerinizde olsam öyle yapardım ki,yaptım da.
    Benim oglum teog sınavına girdiğinde oğlumu hiç arayıp sormayan akrabalarımiz teog puanını öğrenmek için onu kendi telefonundan arayarak puanını öğrendiler.Teogu ona hiç önemsetmeden sınava girdiğinden dolayı ailece onlara gülmüştük.Biz önemsememeye çalışıyoruz, insanlar hep kendilerine yapıyor nihayetinde.
    Bu arada siz değil miydiniz o apandisten ameliyat olan eşiniz miydi?:)

    YanıtlaSil
  11. Bir de teog u umursamalarına gerek olmadan anaokulundan üniversiteyi bitirene kadar aynı kampüste okuyabilen çocuklar var. Özenmiyor değilim. Biz çocuklarımızın çocukluklarını ellerinden aldık :(

    YanıtlaSil