5 Nisan 2017 Çarşamba

Ödev önerisi

Yarın yine okula gideceğim, ödevini yapmayan çocuklara oto tamircisi, ev hanımı, çaycı, temizlikçi olursun gibi cümleler kurmayın , lütfen diye ricada bulanacağım.

Ödevlerinin içine şöyle bir konu koyabilirler mi diye de soracağım.
Kendini onun yerine koyma öyküsü gibi bir şey istediğim konu, sen,  sokakları temizleyen işçi, ev hanımı, oto tamircisi çırağı, gündeliğe giden kadın, çay ocağında çırak , sokağında yaşayan bir kedi bir köpek, sokağındaki bir ağaçsın her gün kendini yazacaksın,  günlük şeklinde tutulmak üzere bir ay boyunca.  Her gün yazılması çok önemli ve bir ay boyunca  sürmesi...Bir gün içerisinde eline kalemi alarak en az bir sayfa dolduracak kadar artık sen bir öğrenci değilsin, bir çalışan, sokağında bir kedi bir köpek bir ağaçsın hangisini dilersen onu ol. Olduğun şey ile ilgili bilgi topla, gözle, nasıl yaşıyor neler yapıyor...Kendini öyle anlat ki gerçekten onun sen olduğuna inanalım. Bir ay boyunca kendini anlat, öyle anlat ki senden sıkılmayalım, seni görmezden gelmeyelim, seni önemseyelim,  sen olmazsan hayatın anlamı kalmasın...Ben bir sokak kedisiyim, ben bir ağacım, ben bir ev hanımıyım diyerek başla ve gün gün yaşamını anlat...Bu zamana kadar böyle bir ödevle eve gelmedi oğlum, nasıl olur, uygun mudur? Ama rica ediyorum, her gün kolayca ne yapabildiğini hayal edebilecek, gözlemleyebilecek, yakınında yaşayanlar ile ilgili  şeyler olsun, Süpermen, prenses, doktor, mühendis, astronot değil...

Balzac yazı hayatına nasıl başladığını şöyle anlatmış, " Okumayı severdim ama yazmaya hevesim yoktu hatta beceremem diye yazıdan korkardım. Babam bu durumumu fark etmiş olmalı ki bana güven  kazandıracak bir tecrübeye girişti. Evimizin arka penceresinin hemen önüne küçük bir masa ve sandalye koyarak her gün ama her gün bu camdan dışarıda ne gördüğümü, neler hissettiğimi bir sayfada yazmamı istedi. İlk günler neredeyse yazacak hiçbir şey yoktu, çünkü camın önünde uzayıp giden tarla biraz ötede ağaçlar daha arkada ise köy ve çiftlik evleri göze çarpıyordu, her gün aynı şeyleri yazarken sonra fark ettim...Babamın ısrarlı tutumu karşısında baktığım pencere aynı olmakla beraber gördüklerim hiç de aynı şeyler değildi. Yaz mevsiminde tarlada başaklar boy atıyor, ağaçlar çiçek açıyor, dallarına  leylekler yuva yapıyor, gökyüzünde bulutlar, gün batımında güneşi fark ediyordum. Her gün başka bir şey oluyordu penceremde, yazmaya yetişemiyordum....Geriye doğru baktığımda hayatımda hatırlanmaya değer yegane şey olarak babamın bana öğrettiği gözlem metodunu görüyorum..."

Nasıl tepki verir bilmiyorum ama genel yaptıkları şey, bir önereyim sonra ses yok, bir an önce tamamlansın diye ailecek yapılan ve yok olan ödevlere alışmışız.  Ben bugün nasıl daha iyi olur diye düşündüm, yazdım, yarın yine elimde bir kağıt ile okula gideceğim....


11 yorum:

  1. Balzac ın bu anısı ve öğretmene öneriniz bende de ışık yaktı, çok teşekkürler. Kızımda uygulamak istiyorum bunu. Bakalım neler çıkacak. Konuşmayı, gözlemlemeyi ve yazmayı seven bir kız, bakalım neler çıkacak, blogdan haberdar ederim. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Sizi alkışlıyorum bu farklı düşüncenizden dolayı..Eğitimin , eğitim sisteminin böyle bir devrime ihtiyacı var...

    YanıtlaSil
  3. Bir önceki yazının da çıktısını götürmelisin bence! Çok güzel bir fikir. Ben de yapabilirim aslında.

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir düşünce Ayşe hanım, ama... diye bir cümle. Sen yine de bi şansını dene, zira fikir gerçekten çok güzel. Acaba ödevi üstüme mi alınsam :)

    YanıtlaSil
  5. Fikir çok güzel, ne tepki verecekler merak ettim :)

    YanıtlaSil
  6. Harika bir uygulama,okula öneri fikri de çok güzel,biz de sunabiliriz ileride( Anaokulundayız da..)

    YanıtlaSil
  7. Öğretmenler de mekanikleştiler. Okulların tek amaçları var. Süper çocuk oluşturmak. Hedef mutlu çocuk yaratmak değil.Tam tersi hepsi birer Google arama motoru gibi olmalı. Çok kızıyorum çooookkk...
    Sen sakın onlara uyma Ayşe. Böyle devam et. İnan bana hem sen, hem Yunus karlı çıkacaksınız sonunda.

    YanıtlaSil
  8. Ah Ayşe ya ne güzel yazıydı o ev hanımı yazın... Sana 2 şey söyleyeceğim. Birincisi: oğlanın etkilenmesi seni üzmesin. Bu yaş çocukları illa ki takacak, ailelerinin durumlarında utanacak sıkılacak şeyler buluyorlar.. Misal benim ana-babamın öğretmenlerin gözünde "geçerli" bir mesleği vardı. Ama ben yine de neden şöyleler, neden böyleler, neden zengin değiliz? Diye kurulup hüzünlenecek çok şey bulurdum :)) yani oğlanın bu hallerine üzülmeden, güzelce açıkla önce ona sık sık (eminim yapmışsındır gerçi) "ev hanımı olmak benim tercihim. Çalışıyor olmamam nedeniyle seninle bol bol vakit geçirebildiğim için çok mutluyum. Ayrıca okulda çok başarılıydım. Mesleğimden uzak kaldığım için şu an kaldığım yerden devam edemiyorum. Ama ben de bakarsın şöyle havalı bir iş bulurum hahayt" falan diyerek Gül geç yahu :)
    İkincisi öğretmenle konuş:)) ben olsam "sen kimsin ulan ev hanımlarını aşşalıyosun ay gtüm" diyerek verirdim ayarı :D tabi ki dilimle bunları söyleyemesem de, Kaşımla gözümle burnumla falan söylerdim asnfkkglg
    Sen Tabi ki benim gibi değilsin, hanımefendi Bi insansın <3 o yüzden bu yöntemin çocuğunu etkilediğini, belki babası oto tamircisi olan diğer çocukları da etkileyip üzebileceğini söyleyip yöntemini değiştirmesini rica edebilirsin. Ki yorumlarda da gördüm, ben öğretmene sinir olsam da; sen art niyet aramamakta, empati kurmakta ısrarcısın :) Çekinme yani git konuş bence :) sen harika bir annesin!

    YanıtlaSil
  9. Ayşe sen gibi öğretmenlere ihtiyacımız var biliyorsun.İstesen yaparsın düşün bence.Devlet kadrosu şart değil blogdan bile ışık yakabilirsin bizlere.Bu fikri çok beğendim ben

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çorum'da mutlaka ücretli öğretmen ihtiyacı vardır. Bence de düşün Ayşe.

      Sil