13 Mart 2017 Pazartesi

Köyümün sesi

Eve girer girmez hemen pencereye koştum, ardına kadar açtım pencereyi. Yağmuru bekleyen puslu havayı içime çektim, benim köyümün havasıydı. Bahçeye çıktım. Henüz çiçeklenmemiş, kuru dallı ağaçlar altında patates soğan diktim, sesleri dinledim. Soğuk bir ilkbahar gününde köyümün sesini.
Yağmur damlalarının göle, kuru dallara, toprağa düşerken ki sesi...
Karşı tepelerde otlayan koyun, inek çıngırakları
Uzaktan içli içli anıran bir eşek
Yaban kazlarının kanat sesi,
 Usulca yaklaşan bir kayığın  kürek sesi
Odun kesen balta sesi
 Durup durup farklı tonlarda öten bir  horoz sesi
Koyunların koruyucusu çoban köpeğinin ritmik havlama sesi
Ağıl duvarları içinden  kuzu sesi
Yağmurda uçabilmeyi başaran bir yaban arısının sesi

Bu sesler yıllardır  en sadık arkadaşlarım...

Bir günlüğüne patates soğan ekimini görüp tecrübe etmek için köydeyiz.

 Dedesi,Yunus için küçük bahçeler hazırladı, bu bahçe soğan bahçesi. Adına "fisil" denen küçük soğanlar, kazılan, gübrelenen tırmıklanan, karıklar açılan toprağa ekildi.
Fisil'i tanıtmak için  bir fotoğraf  çektim.
Patates ve soğanları toprağın altına gömdükten sonra parmağımda yüzüğümün olmadığını fark ettim. Alyansımı ya patates ya da soğan tarlasına gömmüş olmalıydım. Yaz gelince patates soğan sökme zamanı dikkatlice kazarak yüzüğümü ararım diyerek umutlandım. Bu yüzüğümün son fotoğrafıymış.
Bu da patates bahçesi. Patatesler dikkatlice toprağa gömüldü, yaz gelince  bir tanesi  on olacak.
Patateslerden arta kalanları odun ateşinde yanan kuzineye koyduk, közledik , yedik.






15 yorum:

  1. Geçen annem bir sümbülün resmini göndermişti..o koku burnuma kadar geldi sanki..bu toprağın bu zamanların kıymetini bilmek lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel ifade etmişsiniz, sümbülün kokusunu uzaktan içine çekebilen anlayabilir beni, köyde sıkılmıyor musun diyenler değil...

      Sil
    2. Ay ne sıkılması ya ? resmen aşeriyorum toprak bahçe temiz hava bol oksijen mutlu mesut sade yaşam.ne kadar bahtiyarsın kıskandım seni

      Sil
  2. Benim annemler de bu hafta sonu köye gideceklermiş soğan ekmeye. O da patates eker şimdi. Birkaç yıldır deniyor. Oluyor da hem de çok lezzetli oluyorlar. Pazardan aldıklarımız gibi değiller hiç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anne eli değmiş soğan, patates nasıl lezzetli olmasın, değil mi, deneyimlerini merak ettim..

      Sil
  3. Merhaba blogunuzu yeni keşfettim ve artık takipteyim :)
    Bana da uğrarsanız çok sevinirim...

    YanıtlaSil
  4. Biz de haftasonlarını dört gözle bekliyoruz ki, çocuklar doğayla bütünleşsin. Mesela biz bu hafta ekmek için değil de annemin ektiği bezelyeleri yemek için gideceğiz.
    Yüzüğü inşallah bulursun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annemin ektiği bezelyeler hiç bitmemiş, annem çok üzülmüştü, size afiyet olsun...bu arada annem sıkı sıkı tembihlemişti yüzüğünü kaybettiğini sakın söyleme diye, köyde son yıllarda hırsızlıklar başladı, dışarıda kalan kazma kürekler çalınıyormuş, altın yüzük için tüm bahçeyi talan ederler demişti...

      Sil
    2. Ayşem bezelye kıştan önce ekilir. Kış boyu toprakta durunca sağlamlaşır.

      Sil
  5. O küçük soğana arpacık denmiyor muydu yoksa o bir boy büyüğü mü, soğan ne kadar uzun emekler sonucu büyüyor. Yunus bunlardı birebir gördüğü için çok şanslı

    YanıtlaSil
  6. Mis gibi insan hiç sıkılır mı burada
    Asıl biz İstanbul da açık cezaevinde gibiyiz
    Huzurla sağlıkla yemek nasip olsun inşaallah

    YanıtlaSil
  7. Anlattıklarının içindeyim Ayşe. Ama sana komik bişi söyleyeceğim. Ben bahar ve yaz aylarında bahçeye çıkamıyor ve güzelim doğanın tadına varamıyorum. Çünkü allerji oluyorum. Kabarıyor bütün vücudum. Hart hart kaşınmaya başlıyorum. Kutu kutu ilaç tüketsem de bahçeye çıktığım an yeniden başlıyor allerji. :)

    YanıtlaSil
  8. Güzel bir deneyim. Topraktan doğadan uzaklaştıkça insanlığımızdan da uzaklaşıyoruz gibi geliyor bana.

    YanıtlaSil
  9. Toprakla uğraşmak terapi gibidir.Ne güzel böyle fırsatları çocuklara da sunabilmek.Biz de köye gidince en çok toprak kokusunu çekiyoruz içimize.:)

    YanıtlaSil
  10. Toprakla uğraşmak insanı rahatlatıyor ayrıca kendi emeğinin ürününü almak ayrı bir keyif veriyor. Ne yazık ki şimdiki çocuklar apartmalarda büyüdüğü için bunun güzelliğini fark edemiyor. Blogunuzu yeni keşfettim ve izlemeye aldım. Bana da beklerim. Sevgiler.
    http://ikikatmavi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil