23 Şubat 2017 Perşembe

ayşenin kozasında Çorum


Çok ince çok zarif bir yorum aldım, yorumun sonunda," Çorum'u bilmesem, çocukluğumdan beri tanımasam sizin yazılarınızı okuyarak Çorum hakkında kötü izlenime sahip olacaktım" derken, hep kötü anıları yazdığımı, hiç mi güzellikleri olmadığı konusunda sitemkar olmuş.

Ayşenin kozasında Çorum hakkında yazdıklarıma baktım, on üç belki on dört yazı yazmışım ve bunun on bir tanesinin Çorum'un güzelliklerine dair olduğunu okurken anladım. Yazılarımda genel anlamda hüzün var, kabul ediyorum , hüznü görmek, hissetmek bana yazma şevki veriyor.
Yazıyı genelde  hüzünlendiğim zamanlarda yazıyorum, mutlu olduğum anlarda yazmıyor, mutluluğu doya doya yaşamak istiyorum belki bu yüzden yazılarımda çoğunlukla hüzünlü anılar var.

Yazılarım olmasa şüpheye kapılırdım, gerçekten den Çorum hakkında hiç mi güzel bi şey görmemişim diye ,bir yanlışlık bir üzüntüde  hep kendini sorumlu tutan biri olduğum için hemen kendimi suçlayıverirdim.

Çorum'da bi dolu güzellikler yazmışım, bunları yazmaya değer görmüşüm , örneğin,

Çorum'un çıplak tepeleri...http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2015/11/corum-sklk-park.html



Çorum'da merdiven yıkayıcısı Sadegül Abla'yı yazmışım çok güzel bir insandı, Çorumun güzelliklerindendi http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/09/sadegul-abla.html

 Çorumlu  İlyas'ı yazmışım , küçük  apartman komşum, benim gibi yabani birini çok güzel eğitti, çok güzel komşumdur; http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/10/en-guzel-patates-kzartmas_20.html

Çorum'un güzelliklerinden yine küçük bir komşumu çok fazla yazmışım onun çocukça anılarını dinlemek Çorum'u güzelleştiriyordu,Şirin http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/05/kel-yapan-kardeslik.html

 Çorum'un efsane güzelliklerinden yine küçük komşularımdan biri(  ne kadar çok  Çorumlu komşum varmış, çoğunluğu çocuk) Şerif Ali.(.Bu bir efsaneydi ama taşındı, onu çok özlüyorum, adres yollamasını bekliyorum, mektuplaşmak için) http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2015/09/serifali-bir-daha-gelir-mi.html

Yine Çorumun güzelliklerinden biri , Çorum çöplüğüne atılan köpekler...Mavi saçlı koca yürekli Gökçe'yi tanıdım , onun sayesinde sokak köpeklerini sevdim,
http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/03/corumun-guzel-insanlar.html

Yine bir güzellik, Çorum köy pazarındaki eşek ile çocuk...

http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2015/12/canltavuk-satcs.html



Bu son olsun ,sokak kedilerim, Çorum'un en büyük güzelliklerinden...


http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/10/cicekler-kediler.html

Bir gece gökyüzüne bakıp Çorum'un yıldızlarını yazmışım;
http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2015/11/corumun-yldzlar.html

Çorum bir tepesinde duyduğum horoz sesi  " http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2015/09/horoz-sesi.html"

 Ayşenin kozasında Çorum'un güzelliklerine dair bir kaçını paylaştım,  küçük çocuklar, sokak hayvanları, çıplak tepeler, horoz sesi...Sevgili yorum sahibi Çorum hakkında böyle yazılara daha önce denk gelmemiş olmanız Çorum'u kötülediğim anlamına mı gelir?  Ayşenin kozasına gelenler bunları okuyor, umarım okurken sizin gibi Çorum'u kötülediğimi sanmamışlardır...

Leblebi hakkında hiç yazı yazmamışım, bu benim suçum değil,  yazmaya değer görmemiş ayşenin kozası...

İyi bir leblebicinin yerini size tarif edebilirdim, tüm leblebicileri zan altında bırakmanıza gerek yoktu diyerek çok nazik yardım teklifinize teşekkür ediyorum.
Keşke "iyi bir leblebici nerede bulunur " diye bir soru cümlesi kurulmasaydı, Çorum'da  leblebi dükkanı açan herkes iyi bir leblebici olsaydı...Neyse bunları tekrar  gündeme getirmek istemiyorum...
11 yaşındaki oğlum Çorum hakkında yazmaya başladı, annesi gibi hüzünlü şeyleri değil, Çorum'un tarihini, gördüğü yerleri kendi üslubuyla , onu okurken çok güldüğümü söylemeliyim, çocuğun dilinden Çorum'u okumak çok eğlenceliymiş...Benim gibi bir bloğu olsun çok istedi, tarihi yerleri gezmeyi çok seviyor, hayali arkeolog olmak...Ben de kendi bloğuma dönüp yazdıklarımı hiç okuyamıyorum, dertlendiğim zamanlar yazdığım için olsa gerek . Umarım aysenin kozasını okumaya gelenler Çorum hakkında sizin anladığınız gibi kötü bir izlenim verdiğimi anlamamışlardır.








6 yorum:

  1. Sevgili Ayşe,

    Yazılarını başkaları için değil, kendin için yazdığını biliyorum.

    Kötü bir izlenim bıraktıysa da, bu senin deneyimlerinden ötürüdür. Yorumu yazan kim dönüp bakmayacağım ancak insanların en kolay yaptığı şey eleştirmek.
    Bence cevap vermene bile gerek yoktu.
    Öperim leblebi gözlerinizden :D

    YanıtlaSil
  2. Ayşecim o yorumu yazan belki de anadoluda hiç yaşamamıştır. Her yer hemen hemen aynı . İstanbulda 5 yıl asistanlığım dışında tüm hayatım taşrada geçti, ben hiç olumsuz algılamadım Çorum'u.

    Yunus blog mu açtı? Okuyabiliyor muyuz?

    YanıtlaSil
  3. İlginç bir yaklaşımı olmuş takipçinizin garip geldi bana. Burası sizin özel alanınız istediğinizi istediğiniz gibi yazarsınız bu ne enteresanlık. Şahsen ben hiç dikkat etmemişim nasıl yazdığınıza sadece yazılarınızı beğeniyorum içtenliğinizi yürekten hissediyorum ve belki de bende en çok hüzünlü olduğum zamanlarda yazı yazdığım için yazdıklarınız bana normal geliyor.
    Sevgi ve hoşgörüyle kalın...

    YanıtlaSil
  4. blogunuzu ilgiyle takip ediyorum. hayatin inceliklerini huzunlu bir sekilde ifade ediyorsunuz, evet. ancak bu tarzin, sahte bir optimizm ya da yuzeysel bir umursamazliktan yeg oldugunu dusunuyorum. ayrica kaleminizin harci salt huzun degil, boyle bir genelleme buyuk haksizlik olur. ornegin Serif Ali'yi betimlediginiz yazida yuzumde kocaman bir gulumseme olusmustu. tatsiz bir olay olmasina ragmen, Corum coplugune sokak kopeklerini beslemek icin giderken gecirdiginiz trafik kazasini anlattiginiz yaziyi okudugumda da olaylara ne kadar sakin ve notr yaklastiginizi dusunmustum. gunumuzde insanlar tek kelime yazmadan, serum alirken cekildikleri fotograflarla ifade ediyor kendilerini. siz ise morarmis gozunuze ragmen gulumseyen bir fotografinizi paylasmistiniz.

    yazilariniz huzunlu ya da mutlu, yeter ki hep boyle duygulu olsun.
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Merhaba,

    Eskiden beri takip ediyorum yazılarınızı, Çorum'a gideceğiz dediğinizde de ufak bi heyecan, bi sempati olmuştu bende, özellikle Çorum'u içeren yazılarınızı tatlı bi merakla izledim. Ben de bir Çorumlu olarak, bazı hüzünlü yazılarınızda, kötü deneyimlerinizi anlattığınız yazılarınızda falan, (ne bileyim belki de tavşanın gözü misali haksızlığa uğrama hissiyatı mı geliyor nedir) içgüdüsel olarak kendi deneyimlerimle "ama öyle değil" diyesim geliyor. Ve sonra da, ama bu Ayşe'nin deneyimi ve öyle olmuş, evet öyle olmuş olabilir" diyorum. Ben Çorum'u kötülediğinizi düşünmüyorum. Ama içinizdeki yoğun hüzün, satırlarınızda çok görünüyor ve bizim içimizdeki hüzün bulutuna çarpıyor. Belki de bundandır, aldığınız bunca yorum.... Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  6. Teşekkür ederim yorumlarınız için...hepinize tek tek...
    Yorum sahibi kişi haklıydı, Çorum'a bakan göz benim gibi biriyse ancak bu kadar olabiliyor...Şimdi leblebi yiyorum, taze, iri kütür kütür, eşim almış...esnafı da iyidir...iyi insanları yazmak gerekiyor, artık iyi şeyler yazılmalı...

    YanıtlaSil