2 Aralık 2016 Cuma

Bir ev hanımı annenin elli iki liralık hak arayışı




Bilfen üst düzey bir yetkilisi eşime ulaşmış, yazımı okuduğunu, çok üzüldüğünü belirterek, o kişi adına özür dilemiş.

Yıllardır bloğumdan beri sessiz sessiz yazıyordum. Bloğum çok az okunur, yazım okunsun diye hiç bir şey yapmadım, haberim olmadan bir çok yerde paylaşılmış. Teşekkür etmek istiyorum, sesimin ulaşmasına vesile olduğunuz için.
Okula giden bir oğlum olduğu için yıllardır okul ile ilgili sıkıntılarımı yazdım, yazarken çok umutsuzdum. Ama şimdi öyle değil, bloğuma dünden beri yüz bine yakın insan girmiş, bunların içinde benim hissettiğim gibi anneler, babalar, öğrenciler olmalı...
Teşekkür ederim, tek tek hepinize...

http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/05/bir-anne-olarak-istegim.html

http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/03/snfn-en-guleryuzlusu.html




http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/02/snf-arkadaslgn-gelistirmek-icin-ne.html

http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/02/okul-ile-ilgili-oneriler.html

http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2015/11/ilk-kompozisyon.html

http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2015/10/okul-bahcesi.html

http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/11/teneffus-zili.html

http://ayseninkozasi.blogspot.com.tr/2016/03/okula-sorulan-sorular-ve-beklenen-cevap.html



Bir hafta önce tam bu saatlerde yazımı yazıyordum. Yazım  kendi kendime bir iç döküştü.

Yazımı yüzbinlerin okuyacağını hayal bile edemezdim, Çorum çok uzaktı...

Teşekkür etmek istiyorum tekrar tekrar...

Bizi azarlayan kişi için iyi şeyler temenni ediyorum, işinden olmasın, bundan sonra ,telefonun ucunda sesi titreyerek hakkını arayan bir ev hanımına karşı daha saygılı olacağını hissediyorum, yayınevi çocukların okuduğu kitaplarda daha dikkatli olacaklarını belirtti, inanıyorum. Yayınevi elimizdeki hatalı kitaba karşılık hatasız bir kitap göndereceğini taahhüt etti.

Okullarımızın , eğitimimizin iyiye doğru gideceğine inanıyorum. Sizlerin vesilesi ile inanıyorum...

Yazımı kaldırmak istedim çünkü içinde ıslak bot, çocuk ayakları geçmesinden utandım, sayısız bot gönderme dileklerini okudukça, güzel yürekli insanlardan utandım. Test kitabı göndermek isteyen, öğrencilerden, öğretmenlerden utandım...O anki ruh haliyle yazılmış yazımın içindeki çoğu şeyin (ay sonuna denk gelmiş bir zamanda) gerçek istediğim şeyi ; test kitaplarına boğulmadan eğitim sistemini, gölgelediğimin farkına vardım.

Gelen tepkiler adına tekrar yayınlıyorum.
İlgili yazım şöyleydi;

Üç gündür Çorum'da kar var. Oğluma su geçirmez diye aldığım bot, su geçiriyormuş, okuldan geldiğinde çoraplarını sırılsıklam görünce, botları aldığımız yere gittik. Satıcıya," su geçirmez diye verdiğin botlar su geçiriyor "dediğimde, " abla, tabi ki karda su geçirecek, karda su geçirmeyen bot mu var derken adamdan korktum, öyle gevrek, öyle kendinden emin konuşuyordu ki parayı iade etmemek için müşterisine böcek gibi bakıp üzerine basıp ezebilecek güçte olduğunu göstermeye çalışıyordu. Küçük esnaftan bu kaçıncı kazık yiyişim. Markalı garantili büyük markalara uğradık, verdiğimizin beş katını istiyorlardı, hazırlıklı gelmek üzere su geçiren botlarımız ile geri dönerken bir kırtasiyeye uğradık, herkeste olan bir test kitabını haftalarca istiyordu, internetten alırız daha ucuza gelir diye geçiştirirken, oğlum kırtasiyeden test kitabını kucaklamış kasaya getirmişti. Hayatta para harcamaktan korkmadığım tek şey kitaplardır ama test kitaplarına değil. Kaç lira olabilir diye kasada kitabı okutan kişinin yüzüne bakarak fikir yürütüyorum, 15, 25 en fazla 30 olsun, daha fazlasını veremem derken kasadan," 52 lira hanımefendi sesi ",yükseldi. Gözlerim açıldı, oğluma baktım çoktan kitaba sarılmış. Elinden alıp , almıyoruz demek yerine " ay başına kadar botlarının içine poşet giyersen alırım "dedim, olur dedi.
Eve gelir gelmez, test kitabını çözmeye başladı, ilk testte iki hata yapılmış. Acaba biz mi yanlış biliyoruz diye araştırıyoruz. Hayır , daha ilk teste iki tane yanlışlık yapıldığını görüyorum, oğlum bilgisinden şüpheleniyor , herkes bu kitabı alıyor, olamaz, biz yanlış biliyoruz diyerek kitaba inanma yoluna gidince , öğretmenine sormasını istedim. Ertesi gün öğretmeni , soruların yanlış olduğunu , üzerinde durmayıp başka sorulara geçmesini önermiş. Akşam, bir, çalışma masasındaki yanlış hazırlanmış test kitabına, bir, kalorifer üzerine kuruması için konulmuş botlara baktım. Botta iade etme cesaretini gösterememiştim ama test kitabını iade etme düşüncesini tartmaya başladım. Büyük bir yayınevi, markalı, muhatap olacağım kişiler daha eğitimli diye kendimi gaza getirdim. İnternetten yayınevinin iletişim telefonunu aldım, telefondaki kişiye şunları söyleyecektim;
Sayın yetkili sizin bir kitabınızı aldık, henüz ilk testini çözdük ama iki tane hata ile karşılaştık, hataları öğretmenimizde onayladı ama öğrencisine üzerinde durma, boş ver, dedi. Ama ben boş veremedim, oğlumun başladığı her testte acaba bu soruda da yanlışlık var mı, yoksa biz yanlış mı biliyoruz diye ikilem içinde kalmasını istemedim, paramın iadesini istiyorum diyecektim. Dedim. Telefonun ucundaki kişi, yanlışlığı haber veren tek kişi olduğumu ve kitapta çözülmüş testi sorun etti, işaretlenmiş kitabı alamayacaklarını söylediğinde sesim titredi, kapattım. Gerisinin beni aşacağını anladım, eşime anlattım. Eşim , her ne olursa olsun nazik ve sessiz bir konuşmacıdır. Daha yetkili biri ile görüştü. Daha yetkili birinin sözlerinden en hafiflerinden bir kaçı şöyleydi; yayıncılıkta olur böyle şeyler, yüzbinlerce basıyoruz, sizin elli iki liranızdan daha önemli işlerim var, vaktimi boşa harcıyorsunuz, çözülmüş test kitabınızı geri almayız...
Evet yüzbinlerce basıyorsunuz, öyle büyük paralara satıyorsunuz ki almamak için çok çaba sarf ediyorum. Sizinle konuşmaya cesaret edemedim, eşimi aracı koydum. Daha fazla size vakit ayıramam diyerek ve elli iki liramızı geri vermeyeceğinizi söyleyerek telefonu kapattığınızda , eşimin yüzüne baktım. Hissettiğim şeyleri size yazmak istedim, sayın yayınevi yetkilisi.
Çocuklarımızın bu kadar çok test kitaplarına ihtiyacı olmamalıydı, okulda , evde, hiç durmadan test kitabı çözdürülmesi yerine "doğru olmak, sorumluluk sahibi olmak, bütün canlıları sevebilme, onlara karşı duyarlı olabilme, ile ilgili gerçek hayat ile ilişkili dersler daha çok olmalıydı. Öğretmeni tüketici hakları ile ilgili ders işlemiş, sınavlar yapmıştı, ama öğrencisinin elinde ki kusurlu mal için " boş ver, önemseme demiş, hatalı kitabı okumaya devam etmesini söylemişti. Bütün sınıf bu kitabı almış, yüzbinlerce çocuk almış ama bu mal kusurlu diye hiç bir çocuk şikayet etmemiş.
Çok korkuyorum sayın yayınevi yetkilisi, çocuklarımızın şimdiki eğitim sistemi ile gelecekte sizin gibi kişilikte yetkili kişiler olma ihtimalinden, çok korkuyorum.
Korkuyorum sayın yetkili , mecbur ettiğiniz o test kitapları sizi çok zenginleştirirken çocukları gelecekte nasıl etkileyecek, bilemiyorum, sizin gibi olacaklar diye korkuyorum.
Elli iki liramı, çocuklar üzerinden çok zenginleşen, gelecekte daha çok zenginleşme ihtimali olan siz şirkete kaptırdım. Bir ev hanımı olarak sizinle konuşma cesaretini gösteremesem de , bloğumdan beri yazmak istedim, haksızlık her yerde karşıma çıkıyor, her gün karşıma çıkıyor, bunu nasıl yaparlar, bu kadarına yürek dayanmaz, bu kadarı insanlığa sığmaz , diye başıma gelmese de çoğuna uzaktan şahit oluyorum . Sizin gibiler her geçen gün daha çok çoğalıyor , daha zengin, daha güçlü oluyor ve benim gibi küçükler hakkını aramaktan, sorgulamaktan,, her geçen gün daha çok ümidi kırılıyor, azalıyor. Ama benim gibi elli iki liranın hesabını yapmak zorunda kalanların en büyük umudu çocukları...Çocuklar büyüdüklerinde doğru olacak, haksızlıklarda kendilerini sorumlu hissedecek, çirkinlikleri yok edecek, her şeyi güzelleştirecekler... Çocuğum büyüyene kadar, ev hanımı anne olarak sizin gibi sorumluluğunu kabul etmeyen güçlülerden korumak için kendi kendime cesaret vermeliyim ( telefona bile çıkmaktan çekinmemeliyim, sonunda yine güçlü kazanacak, bir şey olmayacak, zararı bana çıkacak diye ürkmemeliyim, sizin paranızı çıkarmak için ay sonuna kadar botunun içine poşet giymeyi kabul etmiş bir çocuk için azmetmeliyim, bütün bir gün doğru kelimeler ile size nasıl yazı yazabilirim diye düşündüm, siz bu arada daha çok satış yaptınız, size yazı yazmak zorunda hissettiğim için bütün bir günümü harcadım)
İşte böyle bir his bıraktınız , elli iki liranın hesabını soran benim gibi bir ev hanımı olan anneye, sayın yetkili.
( Sabah telefon görüşmesinden sonra işine giden eşim, kitabı aldığımız kırtasiyeye uğramış, olanları anlattığında küçük kırtasiye dükkanı sahibi adam kitabın parasını vermek istemiş, " çocuk mağdur olmasın , geri almazlarsa almasınlar, ben sattım size, paranızı ben vereceğim" demiş. Kendisi emekli öğretmenmiş, çok duygulandım bize bu yetti, kitabı geri götürmedim, gözümün görmeyeceği bir yere sakladım , küçük esnafa güvenmeye devam edeceğim)
( Kurumsal iletişimden de cevap gelmeyince yayın evinin adını veriyorum, Bilfen yayınevi iletişim diye internette yazıp, telefonunu internetten alıp aradığım ilk yetkili kişi kadındı ve önce kitap ile ilgili hiç şikayet almadıklarını, sonra çözülmüş bir kaç sayfa için geri alım yapamayacaklarını söyledi. Aynı kişiyi eşim aradı, daha yetkili birini istedi bu kişi erkekti, yanlış cevap anahtarı bastıklarını kabul etti ama paramızı geri vermelerinin mümkün olmadığını, yüz binlerce kitap bastıklarını bizimle uğraşamayacaklarını, vakitlerini boş yere çaldığımızı çok çok kızgın bir şekilde haykırdı, ( telefon kayıtlarında var, öyle bir konuşma tarzı vardı ki, su geçiren botu aldığım esnafın üzerinde) bu yaklaşımının yanlış olduğunu , gerekli yerlere şikayet edeceğiz dediğimiz de ise " devlette yanlış soru basıyor, nereye şikayet edersen et diyerek yüzümüze telefonu kapattı. ) Testi çözmeye ilk sosyal bilgilerden başladık, ilk testte 6 ve 7. soruların cevap anahtarı yanlış, diğerlerine bakmadık ve hiç bir yere şikayet etmedim sadece yayınevinin kurumsal iletişimine olanları anlattık , bize geri döneceklerini söylediler, dönmediler.
Yazımın üzerinden günler geçti, bloğum az okunur, nasıl oldu bilmiyorum dün akşamdan beri on beş bin kişi bloğuma girmiş. Yazım nerelerde paylaşılıyor bilmiyorum.
Yayınevi yetkili kişisi beni korkuttu çünkü kendine çok güveniyordu, kırılmaz, sarsılmaz zincirlerle kendini güçlü kılmış gibi konuşuyordu, bizimle muhatap olmak istemiyor, elli iki lira ona çok zavallı geliyordu. Bloğum çok az okunuyordu ama bir umut ile o güçlü zincirleri en umulmadık yerden en zayıf en zavallı gördüğü yerden kırmak istedim, yazdım.
( Yazım çok okunurken asıl derdimi yazmak istedim;
Oğluma su geçirmeyen yeni bir bot aldım, yayınevi yetkilisinin elli iki liramı geri vermesi ve özür dilemesi gerçek derdime derman olmaz
Yüzlerce konulu dersleri hızlı hızlı ezberletip, bol bol testlere boğup, sınavlar yapıp, çok çıkaranları ayrıştırıp, birincilerimiz diye gururla afişe eden okul, bu yaptıklarınız çocuk haklarına uyar mı?

Değişebilir , çocuklarımıza doğru eğitimi vererek, test kitaplarından kurtararak...
Biz istersek değişebilir...)
Biraz önce eşimin iş yerini Bilfen yetkili kişisi aramış, kendisinin gerçek yetkili kişi olduğunu, yazımı okuduğunu , çok üzüldüğünü ve o kişi adına özür dilemek istediğini söylemiş.
Benim bloğumu günde en fazla bir iki kişi okur, yazım okunsun diye hiç bir şey yapmadım, haberim olmadan bir çok yerde paylaşılmış. İnternet ortamında yazdığımın farkındayım, altı senedir sessiz sessiz yazıyordum. Haberim olmadan yazımın bugün ekşi sözlükte paylaşılmış olması ,yetkili kişinin beni aramasına vesile oldu. ( Hakkımda neler yazılmış diye cesaret edip ekşi sözlüğe giremedim)
Teşekkür ederim derdim ile dertlendiğiniz için.














116 yorum:

  1. Çoktan seçmeli bir hayat yaşıyoruz.Eşime soruyorum akşama ne pişireyim?A)kurufasulye B)Karnıyarık C)Mercimek D)Etli Patates E)Hiçbiri E şıkkını seçtiğinde anlıyorum ki soru yanlış.Bu sefer eşşeğin ayağına ne dersin diyorum bak o olur diyo.Gülüşüyoruz.İçine ettiğimin eğitim sistemi bizleri buralara kadar getirdi.Kararsız nesiller yetişiyor.Nedense hep iki şık arasında kalıyoruz.Yakında en basit kararları bile alamacağız.Bu da farklı bir bakış açısı diyelim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şikayetimvar.com ile milli eğitime de şikayette bulunun ve peşini bırakmayın lütfen

      Sil
  2. Sayın yetkiliye ulaşamadınız. Nereden okuycak bunları Ayşecim.
    İLginç olan yayınevi ve kitap adını belirtmemiş olman. Sanırım ben olsam yazardım.
    Üniversite sınavına hazırlanırken, babam beni dershaneye gönderemeyeceğini söylemişti. Ben de üniversite hazırlık dergilerinden birine üye olmuş, dört gözle ilk sayının gelmesini bekliyordum. İlk sayıda matematik konu anlatımında bırak işlem hatasını bariz bir mantık hatasıyla karşılaştım. Hayatım dergiye bağlı 1 yıl boyunca onunla üniversite sınavına çalışacağım. Hemen aldım telefonu aradım. Konu anlatımını hazırlayan matematik öğretmenine bağladılar, anlattım. Şaşırdı hak verdi, beni davet etti. Bir dershaneydi orası. Babamla gittik, baya bir burs sağladılar da o sene öylelikle dershaneye gidebilmiştim.

    Bana bu anımı hatırlattı, hayatta güzel şeyler de oluyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası ben de senin gibi bir karşılama bekliyordum, daha ilk testte iki tane yanlış şıkkı haber verdiğimde, teşekkür edeceklerini sandım, diğer çocukların kafası karışmasın diye nasıl bir önlem alacaklar onun cevabını verirler sandım, kocaman bir yayınevi ama ilk iki görüşmede de aynı suçlayıcılık, olabilircilik, neden aradık diye kızmalar, vakitlerini çalmışız...şimdi kurumsal iletişiminde ki görevliye baş vurdum, ilgileneceklerini söyledi ama ne yapacaklar bilmiyorum,şimdi adlarını yazmanın uygun olmadığını düşündüm, bu yazıyı beni azarlayan kişiye özel yazdım, bir şekilde okumasını sağlayabilirim...artık her şey eskisinden farklı bir şekilde yürüyor, adlarını yazmaya bile korkuyorum...

      Sil
  3. Çok haklısınız...Benzer bir davranış ile çok ünlü bir firmanın koltuğunu satın aldığımda karşılaşmıştım.Eve teslim edildikten bir süre sonra kol dayama yerinin kırık olduğunu fark ettim.Firma önce hasar tespiti yapmak için yetkili birisini yollayacağını söyledi.Gelen yetkili kolçak denilen kol dayama yerinin kırık olduğu ile ilgili evrağı imzalayıp verdi.Fakat firma bu seferde marangozu göndereceğini söyledi ve marangozun kırık olan yeri tamir edebileceğini söyledi.O kadar sinir bozucu bir süreçti ki ,henüz bir hafta bile olmamış yeni aldığım koltuğu kullanamadığıma mı yanayım ,binlerce tl ödediğime mi yoksa koltuğu değiştirmemek için bin dereden su getiren firmanın müşteri memnuniyetini önemsemeyen kaba tutumuna mı?? Sonuç mu; bir aylık yazışma çizişme ve git gel sonucunda koltumuz değiştirildi...Bilin bakalım ne oldu? Yeni gelen koltuğun(L şeklinde bir koltuk bu) ortada olması gereken ayağı eksik..O kadar lanet ettim ki şimdi olmayan ayağın olduğu kısma oturmayarak idare etmeye çalışıyoruz.Sizin olayınızda evet belki bir testi çözüldüğü için başkasına satamayacağını düşünmüş ve geri almak istememiş olabilir kitabı yayınevi ve fakat 52 tl koskoca bir yayınevi için nedir ki? Kitabı geri alıp , hatalı davranışının sorumluluğunu üstlenmeli ve müşteri memnuniyetini esas almalıydı...Geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar çok başıma geldi ki, sizin başınıza gelenler gibi, çoğunu Allah'a havale ettim. Çocuklar için test kitabı satıyorsun, çocukları pazar haline getirmişsin esas buna kızıyorum, çocukları hiç düşünmüyorlar...

      Sil
  4. Su geçirmeyen bot, tchibo önerebilirim, internetten stışı var, indirim zamanı alırsnız 40 tlyebileinebiliyor. Küçük esnafiyidir ama botkonusunda güvenilmez, yine Alman markası Deichmannda iyi ve uygun fiyata var. Marka önermek hiç sevmediğim birşey ama ıslak ayaklarla okulda ne zorluk yaşandığını çok iyi biliyorum oyüzden dayanamadım kusura bakmayın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginiz için teşekkür ederim, burası küçük yer olduğu için esnaf şehri, alışveriş merkezimiz geçen haftaya kadar yoktu, internetten sadece kitap alıyordum ilk kez deneyeceğim , tekrar teşekkür ederim

      Sil
  5. Botta hayal kırıklığına uğratan da küçük esnaf, test kitabının ücretini geri ödemeyi kabul eden de küçük esnaf. Olay esnafın büyüğü küçüğü değil bana göre. İnsanlık, nezaket, medeniyet, ahlak ölmüş. başımız sağolsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz öyle olmadığımızı göstermeliyiz, bana cesaret verdi azarlanmak, kendimi güçlü hissettirdi, kurumsal iletişimde kişiyi aradım( çekinmeden:) olayı anlattım geri döneceklermiş, ne şekilde dönecekler bilmiyorum ama konu çocuklar olunca farklı birine dönüşebiliyorum...

      Sil
  6. Okulda öğretilmesini istediğin şeylere katılıyorum.
    Daha iyi bir insan, dünyaya neler bırakabileceğini bilen bireyler olmamız çok daha önemli.
    İşte o daha iyi insan olma sürecinde zaten ilgi alanı belli olur ve çocuklar ona yönelebilirler.
    Yoksa puanım bunu tuttu, şu üniversiteye gideceğim diye okumamalıyız. Ben ikinci tercihimi okudum ama daha bilinçli yetişebilirdim. Buna üzülürüm işte.
    Ülkeyi bitirmenin yolu da bu. Eğitimle pırıl pırıl çocuk zekasını köreltmek.
    Benim yapabileceğim bir şey varsa, çekinme lütfen. Biliyorsun, her zaman.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Jardzy, acaba yine ajitasyon mu yaptım diye kendi kendimi sorguladım, oğlumun botunu niye karıştırdım...ama azarladığı kişiyi tanısın, hissetsin istiyorum...öyle önemsemiş ki bu test kitabını, bütün gün poşetli ayaklara tamam demiş ama sen çok büyük yayınevi yetkilisi nasıl kusurlu malın için vicdan yapmazsın , sorumluluk kabul etmezsin, üç kuruşa mal ettiğin bir kitabı bunca fahiş fiyata satarsın...nereye şikayet edeceğimi bilmiyorum

      Sil
  7. Sevgili Ayşegül şu yayın evinin bilgilerini başka ailelerin mağdur olma ihtimaline karşı vermeliydin okur da veremem onü kendime yakıştıramadım hallerine giriyorsan sen de onlara istemeden rıza göstermiş oluyorsun bu durumun önüne geçmek için hiç bişey yapmamış susmuş oluyorsun.
    Korkmamalisin arkadaşım ucunda dürüstlük olmamakla beraber eğitimde şüphe ve açıklık var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, şimdi paylaştım, internete bakıyorum yorumlara herkes memnun, yetkili kişi haklı mı acaba diye düşünüyorum, yanlış cevap anahtarı işte, ne diye büyüttüm, belki azarlanmamdan dolayı, azarlanmayı hak etmediğimi düşündüğümden mi diye...hayır en çok senin dediğin şey yüzünden, kusurlu bir mal çıkartıklarını kabul etmeleri gerekir, sınava hazırlanan, bütün yokluklarının içinden beri bu kitaba bu kadar yüksek fiyat veren ama hiç şikayet etmeyen çocuklar için.

      Sil
    2. Büyük bir yayın evi veya şöyle desem daha uygun olur kendisine saygısı olan her hangi bir yayın evi yazara okura da saygılı olmalı bu bir ders kitabı da olabilir bir çizgi romanı da asıl mesele okuyucuyu veya senin durumunda öğrenciyi memnun etmek evet hatalı veya değil kitabı gönderin deyip yenisini gonderebilirdi bu yayın evini finansal olarak çökertmez heralde ama itibar olarak büyütür..çok iyi ettin susmak olmaz.

      Sil
    3. Yazdım ama yazdığımı bütün gün en az yüz kere okudum, sildim, yazdım, yanlış bir şey olmasın, abartmayayım diye...yine de korkuyorum, başıma ne gelecek...

      Sil
  8. Ayşecim suya kara ayağını soksan bile su geçirmeyen ayakkabı ve botlar var, üstelik sezon sonunda çok da makul oluyor fiyatları. Çocukların ayakları büyüdüğü için uzun ömürlü olmayabilir ama ben ve eşim 8 senedir giyiyoruz ve sanırım bir o kadar daha giyeriz hiç bir sorun olmadı çünkü. Goratex bot diye araştırabilirsin.

    Yayınevinin tavrına söyleyecek sözüm yok, allah bildiği gibi yapsın ama ne yazık ki bu tip konularda konuşmayı nasıl yaptığın çok önem kazanıyor. Ses tonu, hitap şekli vs. Küfür etmek lazım demiyorum ama bu tip insanlar nazik konuşmalardan anlamıyorlar ne yazık ki 😔

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, araştıracağım, bu sayede bılmedıgım markalar ogrendım.
      yayınevının asıl tavrı şimdi belli olacak, korkuyorum daha fazla çirkinleşmelerinden, ilk baştan bir kıtap parasını vermemek için çirkinleşmeyi göze alanlar bu yazı duyulursa ne yaparlar...

      Sil
    2. Merhaba,

      Yazınız çok güzel.Ekşi sözlük vasıtası ile okudum.Haklı yolunuzda başarılar dilerim.

      Goratex bir yapı türüdür.Marka değil.Yağmurlu havada bile içerideki teri dışarıya veren,içeriye su almayan bir yapı.Fiyatları çok makul olduğu söylenemez.Çok uzun ömürlü olarak kullanabilirsiniz.Yazın terletmez kışın sıcak tutar.

      Sil
  9. Bir toplumda tüketici bilinci yerleşmedikçe, üretici dürüst olmayı öğrenemez.
    Basım hatası her zaman olur.Yayınevinin, yanlış basılan cevap anahtarının doğrusunu, ayrı bir kağıda bastırıp kitabın arasına yerleştirmesi gerekirdi.
    Biz tüketiciler hatalı ürünleri en azından https://www.sikayetvar.com/ ve benzeri sitelere yazmalıyız. Bir şey satın almadan önce de mutlaka yine bu sitelere girip araştırmalıyız.
    Üretici müşteriye kaba davranıp caydırıcı olmayı mutlaka deneyecektir. Bu mücadelede haklı olan değil cesur olan kazanıyor.
    Ben şişme yatağa verdiğim 350 TLyi çöpe attım mesela. Üretici, "tüketici hatası" dedi ve tamir etmedi. Mücadeleden kaçtım. Olan benim parama oldu.
    Ama buzdolabı konusunda cesur olabildim. Bir avukat arkadaşım devreye girdi.Kanuni haklarımı hatırlattı. Dolabın içinde bulunan et- peynir vs. gibi bozulmuş ürünlerin bile parasını ödeyip buzdolabını geri aldılar.
    Of Ayşe of, sanırım, bize, cesaret aşılayan başarı öyküleri gerek. Hayatımızda mutlaka bu tür anılarımız vardır. Neleri başardın sen kim bilir? Başardıklarını anlat ve yüreklendir bizi. Senin üslubuna çok yakışacaktır, eminim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülsüm Ablacığım, yorumunu dün sabah mutfakta bulaşıkları toplamadan önce okudum,ev öyle dağınıktı ki annemin deyimiyle eşek bağlasan durmazdı, çocuk hasta olmuş, eşim işleri için acil benden yardım bekliyordu,yazın bana öyle bir enerji verdi ki...yazıyı okuduktan sonra kollarımı kaldırdım, topaç gibi etrafımda dönmeye başlayarak, güç bende diye bağırmaya başladım...evdekiler mutfağa koştu, anne mutfakta kolları kalkmış güç bende diye dönüyor...vallahi gerçek... sonra bütün gün oğlum ve eşimden sık sık,keşke yutubiye koysaydık tıklanma rekoru kırardı yı duydum...
      En kısa zamanda başarılarımı yazacağım( yıllardır evde oturan ev hanımının başarılarını)

      Sil
    2. Seni görür gibi oldum. Güldürdün beni Ayşe. İnan senin kadar mutlu oldum.

      Sil
  10. selam ayşe, ben kendi çocuğum içinde aldığımdan sana da önermek istedim. Ama yanlış anlaşılabilir bir konu Türkiye'de :S Çocuklar çok çabuk büyüdüğünden genelde alınan eşyaları bir kaç ay kullanabiliyorlar.Bu gibi ikinci el giysi-ayyakkabı- oyuncak satan siteler var. Tutumluanne.com iyilerinden bir tanesi o pahalı ayyakabılar gerçekten su geçirmiyor ve çok az kullanıldıkları için yeni gibi olabiliyorlar (gece nin dediği gibi yetişkin için olanları senelerce giyilebiliyor) ve ikinci el fiyatları daha makul.belki incelemek istersin. sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizlerin sayesinde gözlerim açıldı, böyle yararlı, gerekli siteleri bilmek...çok teşekkür ederim...Sevgilerimle...

      Sil
  11. Hanimefendi yayinevinin bu dutarsizligi karsisinda bulundugunyz yerdeki tuketici gakem heyetine badvurmanizi tavsiye ederim,cocugunuzu da durumdan haberdar ediniz ki en azindan yanlisliklar karsisinda hakkini arayabilecegini bilir :)

    YanıtlaSil
  12. Ayrıca şikayetvar.com sitesine yazmanızı öneririm. Bu tarz sitelere yazı yazdıktan sonra, o burun kıvıran uslupları bir anda değişebiliyor. Ayrıca ne bu yazıyı yazdığın için ne de hakkını aradığın için korkma. Sonuçta sen parasını ödediğin bir kitap içn hakkını arıyorsun. İftira atmıyorsun, kitap çalmıyorsun. Kusurlu olanlar onlar, o yüzden seni sindirmelerine izin verme

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ederim, ilginiz için, sevgilerimle...

      Sil
  13. Hak aramaya bile korkar olduk esnaf hep haklı... elimde olsa okulsuz çocuk büyüteceğim gelecekleri daha iyi olurdu eminim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okulsuz anneler diye bir grup var ve benim gibi cesaretsiz değiller, çocuklarının geleceği için mücadele ediyorlar.

      Sil
  14. Benimde gecen hafta basima geldi yayinevi ilgilenmedi cevap bile yazmadi. Ama aldigim kirtasiye kitabi geri aldi para iadesi yapti hatta kizimda testleri koparip cozer baktik cevap anahtarlari yanlis bizde de ona ragmen Cozum urettiler cok tsk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel, teşekkür ederim, yorumunuz için

      Sil
  15. Ayşe hanım, çok iyi ettiniz yazdınız. Bunun adı kelebek etkisi, kanatlarınızın rüzgarı hepimize ulaştı. Varsın düşünsünler yaptıkları ayarsızları şimdi. Esen kalın,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, benim bloğum çok az okunur, nasıl oldu bilmiyorum, kim paylaştı bilemiyorum ama dün geceden beri on bin kişi bloğuma girmiş...Siz de esen kalın

      Sil
    2. Blogcu anne paylasmisti yazinizi

      Sil
  16. Ayşe Hanım merhaba, yazınızı okudum. En çok da haksızlığı paylaşmaktan bile korkmanıza, paylaştıktan sonra şimdi ne olacak acaba diye endişe duyuşunuza, toplum olarak bu hale getirilişimize üzüldüm.

    İçinizin rahat olması için şunu bilmenizi istedim. Bir firmanın ürünlerinin yanıltıcı veya yalan beyanla kötülenmesi sorumluluk doğurabilir. Ancak, eleştiriniz doğru ve haklıysa istediğiniz mecrada bunu haykırabilirsiniz. Hiç de birşey yapamazlar!

    Oğlunuzu da gözlerinden öperim.

    Av. Fatma

    YanıtlaSil
  17. Fatma Hanım merhaba, geçen cuma sabahıydı, eşim işe gitmeden önce cep telefonundan aramıştı, telefon kayıtlarında yayınevi ile ilgili üç telefon kaydı var, yetkili kişinin en son, kime şikayet edersen seninle uğraşamam, elli iki lira için vaktimi alıyorsun diyerek kapattı. Telefon kayıtlarından başka şahit yok. Bir de bloğum var, bloğum benim sesim, çok az okunur. Bu şekil çok olaylar başıma geldi ama yazmadım, bu kişinin öyle bir özgüveni vardı ki, kendini kırılmaz zincirlerle güvene almış gibi güçlü hissediyordu , en zayıf , en zavallı gördüğü yerden zincirlerini kırmak istedim, az okunan bloğumdan beri yazdım. Korkmuyorum. elli iki lira benim için büyük para.

    YanıtlaSil
  18. merhabalar, tesadüfen gördüm yazınızı. çok haklısınız. ankranın göbeğinde en pahalı okullardan biridir söz konusu yayınevinin sahibi. sizin elli iki liranıza kalmazlar tabi. umurlarında mı...lütfen resmi yollardan da şikayet edin. bimer üzerinden şikayet dilekçesi gönderin.direkt milli eğitim bakanlığını ya da gümrük ve ticaret bakanlığını seçerseniz ilgili yerlere ulaşır dilekçeniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim cahilliğim ilk sizden duydum okulları olduğunu,teşekkür ederim ilgilendiğiniz için

      Sil
  19. ağlayasım geliyor. karabasan gibi ülke bağırıyorsun sesin çıkmıyor.evet uğraşırsan bir sonuç alabilirsin (!) - belki- bu ülkede ama uğraşırsan gerçekten boş zamanın olacak ve uğraşacaksın.yoksa işin yaş. hakem heyetine gidiyorsun hevesin tam orada bitiyor zaten siz şunları şunları yapın falan filan. yıldım yıldım ben bu ülkede çağrı merkezleri işe yaramıyor. ben kendimi güvende hissetmiyorum üç kuruş diye küçük görülen o rakamlar toplanınca milyon oluyor millet cebinden giden kuruşları hesaplamadığı için telefon şirketleri bankalar internet firmaları kuruşlarımızı topluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim derdimi okuduğunuz için, paylaştığınız için

      Sil
  20. Şimdi siz yazdınız on binlere ulaştı, yarın bundan cesaret alan binlercesi yazacak. O minik ayakları ve kocaman yürekleri korumak için her seferinde aynı şekilde uğraşacağız. Peşini bırakmayın ne olur. Gerekirse imza kampanyası başlatalım. Sevgilerle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim isteğim, bizi hor gören yetkili kişinin bu yazıyı okuması, bizi hissetmesi, kusurlu malı için üzüntü duyması,başka bir şey ummuyorum.

      Sil
  21. tek ricam bu yaziyi silmeyin.
    tweeter uzerinden bi teşhir kampanyası baslatalim sizin icin de uygunsa. ve yazinizi link olarak verelim.

    bir de arayabilen arasin, mail atsin. sikayet etsin.

    ben basliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka zaman olsa yazımı silerdim, bloğum için silerdim. Bloğumu çok seviyorum, yıllarca beni dinledi, hayallerimi,mutluluklarımı en çok da sızlanışlarımı...bloğumu kendi çıkarım için hiç kullanmadım , ona karşı hep dürüst olmaya çalıştım bloğumu ancak
      benim gibiler okur, anlar, hisseder...herkes değil...
      Bu yazının kıymeti yok, bloğuma zarar gelsin istemiyorum, kırılsın, incinsin istemiyorum...
      nasıl anlatabilirim bilemiyorum...
      Ama şimdi, yüzbinlerce öğrencinin sırtından çok büyük para kazanan bir yayınevi var, yanlışlarına gözünü kapatıp cebinden çıkacak elli iki lira gözünü açan bir tüccar var...bilinsin istiyorum.

      Sil
  22. Ayşe Hanım, her iki vakayı da Gümrük ve Ticaret Bakanlığının tüketici portalına yazın bence. Programa e-devlet üzerinden giriş yapabiliyorsunuz. http://tuketicisikayeti.tuketici.gov.tr/WebForms/MainPage.aspx

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ederim bilgilendirdiğiniz için

      Sil
  23. Malesef bu yazıda benim toplumdan ümidimi kestiğim bir zamanda karşıma çıktı. Nasıl her alanda sarsılmaz ahlaksızlık abideleri barındırıyoruz içimizde hayretle her alanda okumaya devam ediyorum, akademide ticarette bürokraside... İşin en kötü taarafı kimsenin ahlaksız olduğu için utanma hissi duymaması, ahlaksız olmak en doğal hakkıymış gibi davranması, bir yerlerde çok ciddi hata yapıyoruz diye düşünüyorum ben de bu bir aydır, okullarda döne döne ezberlettiğimiz lüzumsuz bilgiler yerine adam akıllı bir ahlak müfredatı oluştutmamız gerek. Ama yazdığınız bu yazı en azından çocuklarının ahlakını bu kadar dert edinmiş başka insanlar olduğunu da fark ederek umud etmemi sağlıyor, hepimiz ahlaksızlığın pençesinde yok olmuyoruz, hepimiz ahlaksızlığı kanıksamıyor ve rahatsızlık duyuyoruz. İnşallah bunları dile getirenler olarak sayılarımız artar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben küçücük bloğumdan beri hep sordum,
      okulu, çocuk haklarına göre hiç masaya yatırdınız mı...okulda ki fazla bilgileri çocukların aklına zorla, sınavla, ödevle, ezberleterek tıkıştırmanız çocuk haklarına uygun mu, bunu yaparken çocukları ayrıştırmanız, ötekileştirmeniz, birinci ve sonuncu yapmanız, uygun mu?
      Bilfen okulları olduğunu yazımı yazarken bilmiyordum, bir yorumcu ile öğrendim, internete baktım, teog birincileri ile gurur duyuyorlardı,ülkede ki bütün okullarımız bunu yapıyor, birincileri ile gurur duyuyorlardı, birinciyi çıkarmak için çok uğraşıyorlardı, daha önceden yetiştiriyorlar, yüzlerce sınav yapıyorlar, sınavlarda çok çıkaranları ayrıştırıp onlar için bir sınıf oluşturuyorlar. Aileler ; benim oğlum çok çıkaranlar sınıfında gurur duyuyor, ya da okul arıyorlar, çok çıkaranı çok olan okulda çocuklarını okutmak için...Az çıkaranlar - çok çıkaranlar diye çocukları ayrıştırmak çocuk haklarına ne kadar uygun?
      Çocuklara yıllarca hayatı bir yarış olarak öğretmek, herkesin önüne geçmek için mücadele etme yeri olarak göstermek çocuk haklarına ne kadar uygun? Bu şekilde okullar açmak, test kitapları basmak kimin için?

      Sil
  24. Bence bu yayınevi ülkemizin tam anlamıyla bir parçası haline gelmiş; oysa her metrekaresine üç tane üçkağıtçı, beş tane sahtekar, iki tane de dolandırıcı düşen bu ülkede bizim ihtiyacımız yeni dolandırıcılar değil. Bizim yeni bilim insanlarına, yeni sanatçılara ve dürüst, haysiyetli, onurlu vatandaşlara ihtiyacımız var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annemin apartmanında dış cephede duvarındaki çatlaktan bir bitki çıkmış, kırmızı, pembe çiçekleri var , her gören hayret ediyor, bu betonda nasıl yetişti diye...başarılı çocuklar zaten başarılı bir şekilde boğulmuyor, yok olmuyor, ayak uyduruyorlar ama ayak uyduramayan, farklı ya da sıradan çocuklar ne olacak, bu baskıcı , test, sınav, sıralamalar altında eziliyorlar

      Sil
  25. Ne iyi ettiniz yazmakta düşünüyorum ben de Almanca bizim sigortayı mı yazsam :) hamileliğimde doktor belli gün be saatlerde yardım alma için rapor yazdı gerekli saglık testlerini de ilişiğe ekleyip sigortaya başvurdum sigorta bana hasta Halim'le süründüre süründüre onay çıkardı o onayla da yardım aldım. Geçenlerde de sigorta diyor kı yardım aldığınız firmanın ücretini ödeyemeyiz.... Oysa defalarca söylemiştim surdan yardım Alicam diye onlar da bana hiç farketmez yeterki siz şimdi ihtiyacınızı görün nerden aldığınız farketmez demirlerdi.... Şimdi 600 Euro'ya yakın fatura çıkardılar bana.... Colugu cocugu toplayıp gittim yine sigortaya hepsi beni tanıyor çünkü defalarca hasta Halim'le cocuklarla Oray'a gitmemi gerektirecek evraklar istemişlerdi. Hepsi haklı olduğumu biliyor ama onların sözüne güvendiğim için şimdi mağdur durumdayım. Netten yazsam belki ses getiri mi ;(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allianz mı sigorta şirketiniz, Türkiye'de de aynı haltları yiyorlar da...

      Sil
  26. Sikayetimvar.com a da yazın derim bu test kitabı kısmını ve tüketici haklarına. Sonuçta kusurlu ürün statüsünde. Siz dilekçe verin unutun. Eninde sonunda sonuçlanacak. Hatta ilgili kanalların whatsup haber hattına da bildirin Yayınevi ve kitap adını ve lütfen bizlere de bildirin Yayınevi ve kitap adını. Bu kadar kolay vazgeçmeyin. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bir yere şikayet etmedim, "nereye şikayet edersen et" diyen birinin güvendiği yerleri düşünüyorum, üzülüyorum. Bilfen yayınevi, 6.sınıf tüm dersler soru bankası,

      Sil
  27. Yayınevine ait bir mail adresi bulabilseydim mail atacaktım. Ama malesef bulamadım. Hak arayışınızı destekliyorum. O kitap 3-5 lira da olsa bizim bu tutumu sergilememiz gerekiyor. Kolaya kaçıyoruz,malesef. Birşeylerin düzelmesinden yana tavır alamıyoruz. Sizin için değil bu yorumum. Siz gayet üzerine düşmüşsünüz,iyi de yapmışsınız. İnşallah yayınevinden olumlu dönüt aldığınız zamanı da göreceğiz ^^ Evladınıza başarılar,Allah yardımcısı olsun,azmini daim etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünden beri otuz bini aştı yazımın tıklanması...Çorum da bugün yine dondurucu soğuk var, çocuklar okullara gidiyor, kimi yürüyerek , kimi buğulu camlar ardında, uykuları açılmamış...çocuklar için diye çıktığınız yolda ne kadar doğrusunuz diye sormak isterdim, onlar için diye çıkardığınız kitabın yanlışları arkasında ne kadar duruyorsunuz, bir kitabın parasını iade etmeme ve yüzde kaç bin kar azminiz kadar mı?

      Sil
  28. Çağrı Kodaz7 Aralık 2016 12:31

    Çok yazık, ama genele ayna tutan bir olay, firmaların müşteri memnuniyeti ile ilgili tutumları ne yazık ki günden güne daha da kötüye gidiyor. Kanunlar tüketiciyi korumak için çok yavaş, uygulanabilirliği düşük. Karşında muhatap olarak sadece çağrı merkezi var, artık kimseye ulaşamıyorsun. Adeta firmalar kendini müşteriden soyutluyor..Daha yeni Chicco'dan aldığımız çocuk arabasının iskeleti kırıldı. 2 yıl, 3 ay sonra. Merkezin verdiği cevap garanti süresi geçmiş birşey yapamayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dün veli toplantısı vardı, öğretmenlerimiz bol bol test çözülmesi gerektiğini söyledi, aynı kitabı önerdiler.

      Sil
    2. o öğretmenler Bilfen Yayıncılık kitaplarını hatalı olduğu halde önerdikleri için bu işten kazanç sağladıklarını düşünmeye başladım ...İlaç firmalarının doktorlara desteği misali....Tüketici Mahkelemeri ne lütfen başvurun...Görsünler 52 tl diye azımsadıkları durumun aslında öğrencilerin kariyer planalamsını nasıl etkileyebileceğini..bende ilgili heryerdn paylaşıyorum bloğunuzu...

      Sil
  29. Uzun zamandir ilk defa bukadar uzun bir yazi okudum. Yazini cok guzel bitirmissin. Cabalarini taktir ediyorum
    Ben Fizik ve fen bilgisi ogretmeniyim ogluna skype uzerinden fen deneyleri ve dersi yaptirabilirim. Sevgiler

    YanıtlaSil
  30. Teşekkür ederim,
    ilginize, gönlünüze,binlerce kere teşekkür...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonuna kadar arkanızdayız Ayşe hanım. Gerekirse avukatlarımız aracılığıyla bu olaya müdahil olabiliriz. Takipteyiz.

      Sil
  31. Facebook üzerinde yayınevinin adını da etiketleyerek hikayeyi paylaşmak gerek, ben öyle yaptım, herkes okusun. Bizleri ve çocuklarımızı ciddiye almayı öğrensinler.

    YanıtlaSil
  32. Hak arayışınız ve çocuğunuza ilginiz takdire şayan. Ancak çocuğunuzun kozasını bir karantinadan ziyade, bir filtre olarak kullanmanızı tavsiye ederim, yoksa çocuk kendi ayakları üzerinde duramayan, silik bir birey halini alabilir.

    YanıtlaSil
  33. Değerli Ayşe Hanım,

    Memleketteki küçük esnafın yüzde 90-95 kadarı, büyük esnafın da (bahsettiğiniz yayınevi gibi mesela) yüzde 60-70 kadarı burada anlattığınız gibi veya daha da kötü. (Daha dün Watsons gibi koskoca sözümona global bir marka nasıl bir iğrençliğe imza attı..) İnsanlar peynir ekmek yer gibi yalan söylüyorlar. Bunun yanlış bir şey olmasına inanmayı bırakın, benzer durumlarda yalan söylemeyeni ayıplıyorlar, eziyorlar. Haram yemek çok yaygınlaşmış.
    Maalesef ülkede adaleti sağlayacak yeterli mekanizmalar yok, oluşturulamıyor. Ben bunların oluşturulamayaşının sebebinin zannedilenden çok daha derinlerde olduğuna inanıyorum. En başta da cehalet geliyor. Ama lise, üniversite okumamış olma meselesi değil cehalet. Ne köylüler var ki yüksek lisanslıları ceplerinden çıkarırlar insanlık konusunda. Mesele "iç cehalet", yani insanın kendisini kötülükten çıkaracak bilgilerle ve erdemlerle donanması hususu. İnsanı kötülüğe götüren o kara cahil olma durumu ki çok fena bir şey. Bu da çok ciddi bir eğitim süreciyle (mesela insanlara Mesnevi okutularak) kazandırılabilecek bir şey ama maalesef öğretmenlerimiz de bu toplumdan çıktığı için yine bir çıkmaz sokakla karşı karşıya kalıyoruz. Çözüm ne ben de bilmiyorum. Bazen yaşadığım haksızlıklara (sizinkilere çok benzer şeyler) o kadar çok sinirleniyorum ki karnıma ağrılar giriyor, bu ülkeden çekip gidesim geliyor ama biliyorum ki her yerin kendi artıları ve eksileri var ve cahiller&kötüler her yerde varlar.

    İçinde yaşadığımız sistem insanın içindeki hırsı, aç gözlülüğü ve benzeri duyguları alevlendiriyor. Haram yememe, hakkaniyetli ve adaletli olma, verdiği sözü tutma gibi değerler bir bir sisteme yenik düşüyor. Helalinden 2000 TL kazanmak yerine haramından 2500 TL kazanmayı tercih eden "cahiller" çoğalıyor ki bunlara biz imtihanı kaybedenler diyoruz.

    Bize düşen herhalde sabretmek ve yerdiklerimize dönüşmeden, elimizden geldiğince kötülüğün, haksızlığın üzerine gitmek, tam olarak sizin bu blogla yaptığınız gibi. Uyandırmamız lazım insanları sistemin kara büyüsünden. Tekrar hatırlatmamız lazım neleri kaybettiklerini. Zor ama başka yapacak bir şey gözükmüyor.

    Umarım hakkınızı alırsınız. Söylediğiniz yayınevi mağduriyetinizi giderene kadar (sadece verilen paranın iadesiyle sınırlı olmamalı) bir akademisyen onları boykot edeceğimi ve ettireceğimi bilmenizi isterim.

    Başka bir kozadan sevgiler ve saygılar..

    YanıtlaSil
  34. ekşisözlük yanınıza Ayşe hanım. daima destek amaçlı arkanızdayız. sizin gibi hakkını arayan insanlara ihtiyacımız var

    YanıtlaSil
  35. şikayet edin, korkmayın. güvendikleri bir yer falan yok bunların. çirkef esnafın baş vurduğu son yöntemdir "git nereye şikayet edersen et" lafı. en kötü parasını iade ederim düşüncesiyle söylenmiş, sizin bunla uğraşmayacağınız varsayımına dayanan bir söz.

    YanıtlaSil
  36. Ayşe Hanım Merhabalar,

    Hak arayışınız 52 lira ile sınırlı değil, hak arayışınız bir isyan,bir çaresizlik bir pasif direniştir benim nazarımda. Bizler de bunun gibi nice durumlarla karşılaşıyor, genellemeler ile bir yere oturttuğumuz muhataplarımıza karşı çok fazla hak arayışı mücadelesine giremiyor ve meseleyi sessizce kapatıyoruz. Sesimizi gürleştirmediğimiz için de güçsüz görülerek ya susturuluyor ya da önemsenmiyoruz. Toplumumuz, malesef ki güce tapan insanların çoğunlukta olduğu bir yapıya dönüştü. Güçlü olarak gördüğü her kişiyi,kurumu yüceltikçe ego ile beslenen bu varlıklar gücünü arttırmaya devam ediyor.

    Bizler; güç sahibi olma mücadelesi ve yarışına girmeyen, tüm varlıkları ve hayatı, ötekileştirmeden, yargılamadan anlamaya çalışarak olgunlaşma yolunu seçen insanlarız.
    Haklı mücadelenize destek olmak amacıyla twitter dan ilgili yayıncıya bir serzenişte bulunarak blog linkinizi koydum. Bu da twit linkim : https://twitter.com/Umitgezgic/status/806802153104777216

    Hakkın aranmak zorunda kalınmadığı günlerin ümidiyle,sağlıcakla kalın

    YanıtlaSil
  37. Botta fazla parayı verin, Greyder'in botlarını alın, birden fazla çocuğunuz varsa seneye öteki çocuk giyer, 2-3 sene dayanabileceğini düşünüyorum. Çünkü aynı botu 3 senedir giyiyorum. Evet 250-300 lira fiyatı var, ama değiyor. Hem de bildiğim kadarıyla Çorum'da üretiliyor. 50-100 TL'ye ayakkabı olmaz. Oluyor da işte sizin olaydaki gibi oluyor.

    YanıtlaSil
  38. HSP (Highly Sensitive Person) mi siniz? bir arastirin derin. Türkiyede bu konuda sonuc alacaginiza inanmiyorum, avrupada da alamazdiniz bence, ama orada yayin evi patirti kopmasin diye paranizi iade etme yolunu secebilirdi.Umarim enerjinizi hic kaybetmez, haksizliklara,ahlaksizliklara karsi böyle kararli olarak durmaya devam edersiniz.

    YanıtlaSil
  39. Bir Matematik öğretmeni olarak sisteme ne kadar itirazım olsa da çocukların istedikleri okullara yerleşmeleri için mecburen yayın öneriyor ve çözdürüyorum. İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali naçizane yapabileceklerimden biri kendi öğrencilerimin ve aynı ilçede bulunduğum diğer öğretmenleri uyararak onların öğrencilerinin söz konusu yayınevinin ürünlerini almamasını tavsiye etmek olacak.


    Sağlıcakla kalın.
    Adres gönderirseniz elimdeki kaynaklardan size kargolamak isterim.

    YanıtlaSil
  40. Ülkenin umudu siz ve sizin gibi annelerin yetştirdiği pırıl pırıl tertemiz yavrucaklar olacak iyi ki varsınız haklı davanızda arkanızda güzel insanlar oldugunu unutmayın ve vazgeçmeyin

    YanıtlaSil
  41. Bimer üzerinden şikayetinizi yazabilirsiniz. Onlar yatkili kurumlarla şikayeti paylaşıyorlar. Yaşasın bilinçli anneler. Sevgiler çok 💕🌷✌️️

    YanıtlaSil
  42. Üslubunuz ve referans verdiğiniz diğer yazınıza istinaden, sizi tebrik etmek istiyorum. İki yazının da ortalaması olarak, bence çocuklarımız ahlaksız, kültürsüz, bulunduğu yeri hak etmeyen empati yoksunu yöneticiler olacaklarına, kendilerini geçindirecek kadar kazanan ama dürüst, 'insan' (insan olmak artık bir lütuf oldu) düzgün ve kendini yetiştirmiş, geliştirmiş bireyler olsunlar çok daha iyi.
    Ve hâlâ böyle insanların bir yerlerde yetiştirildiğini bilmek, henüz çocuk sahibi olmayan şahsım adına bir umut oldu.
    Umarım çocuklarımız ilerde kendileri gibi yetişmiş insanlarla karşılaşır, ışık olurlar birbirlerine. Umarım bizim gibi azınlık olarak kalmazlar.
    (ekşisözlük'teki yazıdan ulaştım sitenize)
    Ezgi

    YanıtlaSil
  43. Su geçirmeyen ayakkabıların kar suyuna karşı garantisi bulunmamaktadır zira kar suyunun moleküler yapısı normal sudan ve yağmur suyundan farklı olduğu için normal suyun sızamadığı yerlere sızabilmektedir.

    YanıtlaSil
  44. ama ben boş veremedim, oğlumun başladığı her testte acaba bu soruda da yanlışlık var mı, yoksa biz yanlış mı biliyoruz diye ikilem içinde kalmasını istemedim

    de ki anlami cozemeyenler anlamiyanlar blog sahibinin 52 lira icin yirtindigini sanacak ama mesele cok farkli cok ince mesele

    YanıtlaSil
  45. dunyasozluk olarak yaşadığının tatsızlığı, uğradığınız haksızlığı biz de dile getirmek ve insanların bilgisine sunmak için, paylaştık. şayet konu hakkındaki farkındalığı artırmak için başka yollar var ise (sosyal medyada duyurma) bu konuda da yazarlarımız ile birlikte bu konuya eğilebiliriz.

    umudumuz hiç sönmedi, bu ülkenin insanlarına dair. kötü bir hadise yaşamışsınız. kötü örnekler örnek değildir diyerek size mücadelenizde desteğimizi sunduğumuzu belirtmek isteriz.

    YanıtlaSil
  46. KÖTÜLERİN AZGINLIĞI;İYİLERİN(hakkını aramayanların)SUSKUNLUĞUNDANDIR!Susup tırsıp pusmadığınız için kötülükleri şöööyle bi dağıttığınız için TEBRİKLER ve TEŞEKKÜRLER! ANNE! (heee! bu arada spor ayakkabısı üzerine poşet(akşam dönüşe yedeğinide alıp)geçirip bacağına bağlayıp 30cm.karda(3 km lik) OKULA İLK giden orta son(1985) öğrencisi de benim kardeş... ;) Mine Ç.

    YanıtlaSil
  47. "ÖZÜR DİLEMEK; kişileri de kurumları da KÜÇÜLTMEZ!bunu en iyi siz eğitimciler bilirsiniz...Size de güvenemeyecek isek kime güveneceğiz? Çocuğunun NE ÖĞRENDİĞİ ile İLGİLENEN bir ANNE ye bu davranışınız DOĞRU mu? Kurumlar Bedendir,ona ruhunu çalışanları verir! Şimdi gidin ve kırtasiye köşelerinde UTANIN!"diye https://www.facebook.com/BilfenYayincilik/ yazdım sizlerinde yazması dileğiyle... ANALARIMIZI YALNIZ BIRAKMAYALIM! Mine

    YanıtlaSil
  48. yazınıza bayıldım, gözlerim yaşardı, biraz üzüldüm uğradığınız haksızlıklara ancak daha fazlası sevindim; çünkü belli ki çok ince bir ruhunuz var, çocuklarınız çok şanslı. korkunç eğitim sistemi ve yozlaşmış ahlaki değerlere rağmen hem de. o çocuklar sizin ışığınızda filizlenecek ve güzel kalpleriyle başka insanlara ilham ve derman olacaklar.
    mücadele duygunuzu tebrik ederim.
    sevgilerimle,
    ni.

    YanıtlaSil
  49. Yazıyı çok beğendin. Küçük esnaf konusuna gelince o esnaf büyük olsada yayın evi oda karakter yoksa sonuç aynı olur...

    YanıtlaSil
  50. yayın evi bizzat arayıp özür dileyinceye kadar yanınızdayız ekşi sözlük ailesi olarak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özür dilediler, teşekkür ederim, ekşi sözlüğe düşmekten korkuyordum, hakkımda ne yazılmış diye hiç bakamadım, okunurluğumu arttırdığınız, sesimi duyurduğunuz için herkese teşekkür ederim

      Sil
  51. AYŞE HANIM,
    Devam devam devam yılmak yok!

    YanıtlaSil
  52. hemşerim.sizinle gurur duydum.elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  53. Herşeyi o kadar güzel bir dille ve naif anlatmissiniz kı etkilenmemek elde değildi. Keşke tüm ev hanimlarimiz sizin kadar duyarlı ve düşünceli olabilseler. Sizin gibi insanların çoğalması dileğiyle. Sevgiler. Blogunuzu ekleyip takip edicem bundan sonra siz yazmaya devam edin. ..

    YanıtlaSil
  54. merhaba, ekşi sözlük'te yazınız şu başlıkta paylaşılmış; https://eksisozluk.com/entry/64570751

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekşi sözlüğe girmeye , hakkımda yazılanları okumaya cesaret edemiyorum, her ne yazıldıysa teşekkür ederim, yazımın okunurluğunu artırdı.

      Sil
    2. Ekside yazinizi ben paylasmistim, ancak bu kadar ilgi görmesini bende beklemiyordum. eksisözlük ailesine tesekkürler. sözlükte ergen diyebilecegimiz bir cok kullanici da var, hakkinizda yazdiklarini negatif yorumlara lütfen takilmayin. Coluk cocuk iste deyip bosverin. Onlarin egitim hayatini sizin gibi takip eden anneleri olmamis malesef.

      Sil
    3. Çorum şimdi öyle soğuk ki , kediler için her sabah tavuk bulyonlu makarna yapıyorum, bir kaç dakikalığına balkona koyduğum makarna taş gibi buzlaşmış... Sizi tanımıyorum , yazım ile tanışmış olduk, çorumun makarna donduran soğuklarında içimi ısıttınız,Yazımı okunur kıldığınız için teşekkür ederim

      Sil
  55. Mevzu bahis olan yayin evini aradim.konuştum.böyle böyle bir abla varmış dedim.boş yaptı.küfür ettim yüzüme kapatti.beni dava bile edebilirler.o kadar yanindayim ayşe abla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lütfen, kötü söz, küfür sizin gibi başkalarının derdi ile dertlenmiş insana yakışmaz, lütfen yapmayın.
      Yayın evinden aradılar çok özür dilediler, yazımı güncelledim

      Sil
  56. size ulaşıp üzüntülerini belirtmiş olmaları sevindirici. umarım karşınıza çıkacak diğer zorlukların üstesinden gelirsiniz. umarım bu ülkedeki güzel insanlar nitelik ve nicelik olarak artar.

    YanıtlaSil
  57. Ablacım sonuna kadar haklısın. Yalnız ben bunların özür dilemelerine falan çok da inanmıyorum. Ekşi'de paylaşılınca birden akılları başlarına gelmiş sanki. Sana o 52 TL'yi gönderirlerse ancak o zaman Bilfen ucundan kıyısından adam olabilir diye düşüneceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşimin anlattığına göre telefon açan yetkili çok üzgün olduğunu yarım saate yakın bir süre ifade etmiş, o kişiyi cezalandıracaklarını söylediğinde ise eşim müdahale etmiş, hatalar tek kişinin üzerine mal edilmemeli, herkes kendi sorumluluğunu kabul etmeli, bizim yüzümüzden işinden olmamasını söylemiş...

      Sil
  58. inşallah herşeyin Türk milleti için daha güzel olduğu bir ülkeye sahip olmak umuduyla

    YanıtlaSil
  59. Yazınızı Ekşi Sözlük'ten okudum. Bu yazıyı yazabilen, bu kadar mücadele edebilen biri hakkında yazılanlardan da korkmamalı. Üslubunuzu çok beğendim, ben öğrenciyim 52 lira benim için de çok para. Hatta ders kitabım hatalı basılmıştı, gidip yerine verdim ve sorunsuz değiştirdiler. Eğer değiştirmeselerdi tüketici haklarına başvuracaktım. Size tavsiyem diğer sorulara da bakın ve BİMER'e şikayette bulunun. 1 haftadan daha kısa bir süre içinde dönüş yapıyorlar ve ilgili kurum mutlaka BİMER yetkililerine cevap vermek zorunda. Hiçbir şey olmayacaksa da bırakın uğraşsınlar. Hakkınızı aramaktan asla vazgeçmeyin. Bu arada bilfen oldukça zor bir yayındır, gerçek sınav bu denli zor olmuyor gerçi ortaokul versiyonunu bilmiyorum, bizim dönemimizde mef yayıncılık vardı onların soruları da çok zordu gerçek sınav bana çok kolay gelmişti.
    Esenlikle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız , ekşi sözlükten korkmamalıyım ama henüz o cesarette değilim, giremedim, sizin gibi insanlarla beni tanıştırdığı için tekrar teşekkür ederim

      Sil
  60. yazıyı blogunuzdan kaldırdınız mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsteğim yazımı yetkili kişinin okumasıydı, okudu ve özür diledi. Artık yazımın bu şekilde paylaşılmasının değil, gerçek sorunum ile paylaşılmasını istedim.

      Sil
  61. dün sesinizi twitterdan bir çok insan duydu ne güzel annesiniz https://twitter.com/vera_milaei/status/806769582966833157

    YanıtlaSil
  62. Tebrik ederim, tebrik ederim umarım herkes böyle davranmayı öğrenir

    YanıtlaSil
  63. Çok birşey yazamayacağım, evladınızın üşüyen ayaklarından ve sizin kocaaamaaan kalbinizden öpüyorum. İyilik ve dürüstlük kazanacak. Mutlaka!

    YanıtlaSil
  64. Belli ki yayınevinden aranıp da o yapmacık, yalancı özürleri duyunca gururunuz okşanmış, egonuz tatmin olmuş ve yazıyı kaldırmışsınız. Yazıklar olsun size.

    YanıtlaSil
  65. Yazınızı silmişsiniz ama bence burada durması çok değerliydi. Yetkili kişi özür dilediyse de bu, bunun yaşanmadığını göstermez. İnsanlar buradan ilham almaya devam edebilirdi. Çünkü Ayşe hanım, yüreklerimizi ısıttınız.

    YanıtlaSil
  66. keşke yazınızı kaldırmasaydınız. yapılan ayıp ortada öylece durmalıydı. özür dilemeleri şartken bunca tepkiden sonra mecburen özür diledikleri için yazıyı kaldırmamanız daha uygun olurdu aslında.

    YanıtlaSil
  67. Bir kız çocuğu annesiyim, ikinci erkek çocuğumsa yolda. Her gün gittikçe karamsarlaşıyorum, çevremin grileştiğini görüyorum. Sabah kalktığımızdan bir saat sonra bile hava kapalı, yani mecazi bir karanlığın bir adım ötesine geçmişim hissindeyim. Çocuğumu yetiştirirken kurallara, sıraya, insanlara saygılı olmasını öğretmeye çalışıyorum. Sonra trafikte bir dönüş için sırada beklerken önüne kıran, ne yapıyorsun dediğinde tabi ki üste çıkan şoför geliyor aklıma. Bu minicik bir örnek. Hakkı olmadan akıllı olduğunu düşünüp tüm kuralları ihlal edenlerin yanında ben sıraya riayet ediyorum, kurallara uyuyorum diye gerizekalı gibi görülüyorum. Belki hepsinden daha akıllı daha okumuşum, belki... Tabi sadece belki. Ama önlar beni ezik zavallı görüyor, çünkü üst perdeden konuşamıyorum, çünkü başkalarının önüne bir anda geçemiyorum. O zaman, neden ben çocuğumu 2daha akıllı, daha atılgan2 ama bana göre 2daha çirkef2 yetiştirmiyorum diye arada kaldığım oluyor. evet oluyor. İçim kaldırmadığından böyle yetiştiremem ama neden yapmıyorum diye sorguluyorum. Sonra sizin gibi insanlar çıkıyor, içleri güzel doğruyu arayan insanlar. Güzel insanlar, benim gibi daha sinmiş insanlar belki bazıları. Bana umut veriyor. Çocuklarımı fanusta yaşatmamalıyım doğru insanları bulup birlikte yanlışlarla mücadele edecekler diyorum. Belki pasif bir mücadele olacak ama yalnız olmayacaklar.

    YanıtlaSil
  68. Merhabaş

    Kitabın tam adını dersini, kaçıncı sınıfa ait olduğunu vs. yazar mısınız?

    YanıtlaSil
  69. o yazıyı kaldırdınız ya, yanı başımda ölüyor olsanız su vermem gayrı size. daha çok aldığınız botlar su alır, kitaplar hatalı baskılı çıkar umarım. neye üç kuruş verseniz size hep üzüntü getirmesi dileğiyle. sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aldiklari hersey onlara hep mutluluk getirsin insallah! Allah size de vicdan versin. Bir insani uzmemeyi ogrenirsiniz umarim.

      Sil
  70. Yazımı kaldırmak istedim çünkü içinde ıslak bot, çocuk ayakları geçmesinden utandım, sayısız bot gönderme dileklerini okudukça, güzel yürekli insanlardan utandım. Test kitabı göndermek isteyen, öğrencilerden, öğretmenlerden utandım...O anki ruh haliyle yazılmış yazımın içindeki çoğu şeyin (ay sonuna denk gelmiş bir zamanda) gerçek istediğim şeyi ; test kitaplarına boğulmadan eğitim sistemini, gölgelediğimin farkına vardım.

    YanıtlaSil
  71. Ablacığım sabah sabah yürek dağladın. O güzel, temiz ve samimi gönlünü kıranları parçalayasım geldi. Gerçi parçalamakla bitmezya... bizimkisi bir ümit işte. Allah sizin gibi samimi ve güzel gönüllü insanların sayısını arttırsın ve bizlere haksızlık karşısında Hz. Ali efendimiz gibi dimdik durabilme cesaretini versin. Ne demişler;
    Fukara kalbine her kim dokuna, dokuna sînesi Allah okuna!
    (Burada ki fukara kelimesinin yanlış anlaşılmamasını rica ederim. Mazlum manasındadır.) Siz evladınızı, ciğerpârenizi böyle yetiştirmeye devam edin lütfen. Siz yetiştirin ki bizler de gelecekten ümitvâr olalım. Allah emeklerinizi zâyi ettirmesin. Allaha emanet olun.
    Selam ve dua ile...

    YanıtlaSil
  72. Bu yazı burada hep, her zaman durmalı. Sen blog yazmayı bir gün bıraksan bile durmalı. Bilfen adı her arandığında google da çıkmalı.
    Ancak o zaman Bilfen ve onun gibi uyanık geçinen, saygısı eksik kurumlar kendini bir parça toparlar.
    Yoksa asla amacına ulaşmış sayılmazsın Ayşe'cim.
    Ve eğitim, çocuk hakları konusunda diğer güzel yazılarının linkleri çok isabetli olmuş.
    Dağın başındaki tek sınıflı okul yazısının linki yok ama. Lütfen o yazının da linkini koy. :)

    YanıtlaSil
  73. Bu yazı(lar) eğitim sistemini de kökünden sarsıp, çocuklar korkunç bir çarkın dişlileri arasında ezilmekten, at gibi yarıştırılmaktan kurtulana kadar burada durmalı.
    Benim artık ümidim var buna.
    Nihayet.

    YanıtlaSil
  74. Ben de diyorum hala var mı böyle güzel yürekler... Güzellikler detaylarda gizlidir. Ancak günümüzde bırakmıyorlar insanda bu tutkuyu... Delikanlıya başarılar dilerim. Sevgi dolu olsun saygılar ona gelir zaten

    YanıtlaSil