7 Kasım 2016 Pazartesi

Yavrusunu yiyen anne

Bir çocuk büyütüyorum, büyümesi için gerekli olanları elimden geldiğince vermeye çalışıyorum.  Elimden geleni vermeye çalışırken nasıl bir anneyim diye kendimi izlemek ihtiyacı hissediyorum.
Eski evimizde mutfak balkonumuza,  şofben üzerine  yuva yapmıştı bir güvercin. Sandalyeye çıkarak yaptığı yuvaya bakmıştım. Apartmanı çok, ağacı nerdeyse yok olan eski semtimizde bulabildiği dal parçalarını getirmiş, şofben üzerine yatak yapmıştı.  Anne güvercin aylarca besledi yavrularını, yavruları hiç görmedim ama büyüdüklerini çıkarttıkları sesten anlayabiliyordum.  Bir gün anne güvercin , balkonun kıyısında durmaya başladı, yuvaya uğramadı. Ağzındaki yemi balkonun kenarına bıraktı. Yuvadaki yavrular canhıraş bağırıyordu. Uzaktan , izliyorum. Yavrularını balkon kenarına çağırıyor. Yavrulardan biri yuvadan atladı, balkon kenarına ulaşmak için çırpınıyor. Balkon kenarında bekliyor anne, hiç taviz vermiyor. Bu acemilikle balkon kenarına ulaşamaz, ulaşsa bile balkon kenarında dengede duramaz, aşağıya düşer, aşağıda kediler kapar , diye izlemeye devam edemedim.
Anneliğimi başka annelere bakarak kıyaslamıyorum ama  bir güvercin anneyi, bir kedi anneyi kendime örnek , rol model olarak izlemeye, takip etmeye çalışıyorum.
Bir güvercinin, bir kedinin anneliği karşısında hep ezilirim ,  doğal bir anne olamadığımı fark ederim her defasında.
Güvercin anneyi izler gibi  kendi anneliğimi izlemek isterdim. Ya da beni izleyen biri haber verse , ailelerimizden, dostlarımızdan uzakta olduğumuz için anneliğimi gören, izleyebilen biri de yok.
Neden anneliğimin izlenmesine bu kadar istekli oldum?
 Anne güvercinin apartman ormanında uçarak balkonumdaki  yuvasına ağzında yemi ile gelmesini hep kıskandım. Yavrusunun balkon kenarından aşağıya  düşmeyeceğine inancını kıskandım. Yavrusunun kendisi gibi olacağını bilmesini kıskandım. Yavruları da anneleri gibi uçacaktı.
Kendi anneliğim ile kıyaslayınca hep kıskandım anne güvercini.
Ellerim, gözlerim, sözlerim ile hep oğlumun üzerinde olduğumun farkındayım. Her an izliyorum , müdahale için gerekli anları kollayan bir anne...Devamlı izlenildiğini fark eden biri için hayat hiç kolay olmamalı. Yavrusunu yiyen hayvanlara benzetiyorum çoğu zaman  anneliğimi.
Bazen sokakta, parkta diğer anneleri de  izliyorum, elleme kediyi mikropludur diye mikrop takıntılı annelerin çocuklarının elleme özgürlüğünü bile çaldığını görüyorum.
Üzerine basabilirsiniz diye yazı konulmuş çimenler gibi çocuklar. Belki  bu kadar düşünmeme gerek yok, üzerine basınca ölmüyorlar işte...
Annem ya da kayınvalidem yakın olsaydı diye iç geçiririm çoğu zamanlar. Yalnızlık anneliğimi nasıl etkiliyor diye düşünüyorum. Kalabalık içinde yetişen çocuk gibi olmadığının farkındayım. En çok kullandığım kelimenin " sen bilirsin" olduğunun farkına vardım. Çünkü o da hep gözlerimin içine bakıyor. Anne, sence bu mu iyi, anne sence bu nasıl, anne sence bu doğru mu...O kadar çok sence kelimesini duyuyorum ki...O da beni izliyor, her anımdan haberdar...   Anne niye gözlerin daldı, anne kötü bir şey mi düşünüyorsun, yüzün birden asıldı, anne aklına ne geldi birden gülümsedin...Yalnızlık ile birbirimizi daha çok izler olduk.
Yazdığım yazıları geriye dönüp hiç okuyamam, okunduğunu hissettiğim yazılarımı hemen silerim, karşıma çıkmasın diye, anneliğimi izlemeye de dayanamazdım. Gözlerimi kapardım. Ama bir çocuk büyüyor yalnızlığımda . Anne güvercini anıyorum sık sık. Onun gibi olamadığımı biliyorum, yapabildiğim kadarı ile anneyim, elimden gelmeyeni Allah'a havale etmeliyim.





9 yorum:

  1. Yazık o kuşlara kı bır ağaç govdesı dahı bulamamalarına. Arılar bıle artık yuva yapacak yer bulamadıkları ıcın haberler okuyoruz artık evın ıcıne catı arasına arılar bal yapmış dıye.

    Annelık zor zanaat ama çocuk sayısı arttıkça ve tabı kı hepsine yetısemedıgımı gördükçe anladım kı çocuklar kendı hallerınd ekaldıkalrında dah asaglıklı bır buyume donemı gecırıyorlar. Tabıkı sınrlı ve sabırsız bırı olduğum ıcın yıne de onların buyumelerıne comak sokuyorum bazen. Onlar bıze emanet ya bır gun bırakıp gıdeceklerını bıze aıt olmadıklarını, oldukları gıbı, yaratıldıkları gıbı olacaklarını kabullenmek gerek. Ins hepsı salıh, salıha evlatlar olurlar.

    YanıtlaSil
  2. Yorumunuzu ıstegınız uzere sıldım ayse hanım, Sanırım blog ısmımden dolayı yanlış anlaşılıyor bız okulsuz degılız hatta 12 de bıten okulda aksam 3 e kadar kalsın çocuklar dıye bır dünya para odedım bu donem ;( Okulsuzluk gönlümde ama o kadar sabırlı bır ınsan degılım maalesef. Blogda elımden geldıınce güzel seyler yazmaya çalışıyorum kı ılerıde donup baktığımda kotu anılar tekrar tekrar donup dolaşıp benı kemırmesın dıye. Yoksa doğuma kadar cıddı düzeyde bunalım ıcınde olduğumu ıtıraf etmelıyım. Ben de uzun suredır çocuklarla bır yerlere gıtmıyorum, buyuk oğlanlarla zaman gecırmemeyı gecın onlara cogu zaman kızıyorum, hatta vurduğum bıle oluyor. Yanı emın olun su an benım psıkolojık durumum ve cocuklara etkısı kımsenın ısteyebılecegı bırsey degıl ;( Ben de sızı okudukça huzunlenıyorum, sızın naifliğinizi okudukça kendı hoyratlığımı goruyorum ve bu bana ıyı geliyor. Kotu ve uzucu seylerı unutmaya çalışıyorum ve asla yazıya gecırmemeye çalışıyorum. Bız de evlendıgımızden berı yalnızız ama bu gıbı huzunlerımle eksıklerımle yazıya gecırerek yüzleşecek kadar yanı sızın kadar guclu degılım

    YanıtlaSil
  3. Bir de herkesın sınavı başkadır. ben de donem donem her turlu sınavdan gecıyorum.Dusunun dılını bılmedıgım ambulans bıle cagıramayacagım bır ülkeye yenı tasınmısız annem doğum ıcın abu dhabıye gelmıs gezmıs tozmus, doğuma 3 gun kala senın çocuklar soz dınlemıyor ben burda çocuk bakamam diyerek gerı donmuştu. Tek basıma kalmıştım ve o zaman aıleme daır tum hıslerımı kaybettım. almanyaya gelelı 1 sene olmuş doğum yapıcam ama evde 2 kucuk çocuk ve bır bebek var. Annem ıstanbulda sırtında odun taşıyan bırıdır ve ablamın kızı ıcın pervane olur yapamadığından degıl yanı. Annem dedı kı bana ıhtıyacın yok sen kendın halledersın.... Ben basa çıkamam çocuklarınla.... cevre çocuklarını alırlar dıye korkutsa da korka korka sosyal hızmetlerı aradım yardım ıcın.... Bunları yasarken çocuklar da nasıbını aldı benım duygusal çöküşümden ama hıcbırını yazmıyorum blogda, bır ıkı cümle ıle ıma etsem de daha sonra hep pısman oluyorum nıye yazdın denız dıyorum kendıme.... 4 duvar arasında olun ama sız ıyı olun o çocuk mutlu bır anne ıle mutlaka mutlu olacaktır ılla kı dışarı çıkıp gezdırmenıze daga sola goturmenıze gerek yok bence. ılk sart mutlu bır anne. Demem o kı okulsuz annelerde de nette de bloglarda da hersey yansıtıldığı gıbı degıl. Lütfen kendınıze haksızlık etmeyın

    YanıtlaSil
  4. Uzaktan gördüğüm kadarıyla iyi bir annesin.
    Buraya uzun uzun yazacağıma blogda bişi yazayım. Vaktin olunca okursun. İnsan anneliği ile hayvan anneliği için çok net davranışlar gözlemledim. Kendini kötü hissetmene gerek yok.

    YanıtlaSil
  5. Yavru güversinler yuvadan uçtuktan sonra anne güvercin selamı sabahı kesiyor bir daha da birbirlerini tanımıyorlar ama :)

    YanıtlaSil
  6. Sen öyle yazinca merak ettim,biri beni gözetlese diye:)) Bende cocuklarimi yanliz büyütüyorum ve sürekli gözümün icine bakan cocuklarima karsi hata yaptigimi düüsnmeye basladim,onlarin her an yardimina kosarak!

    YanıtlaSil
  7. Yanında olsaydım "Ayşe senin annen olsaydı ne düşünürdün annen hakkında" diye sorardım...

    YanıtlaSil
  8. kaleminiz ne kadar kuvvetli, Ayse Hanim.
    Tebrik ederim. azdiklarinizi takip edecegim bundan sonra

    YanıtlaSil