27 Mayıs 2016 Cuma

Fidenin yuvası

Dün hastanede karşı komşumuz ve oğlu ile karşılaştık. Ayak üstü neden hastanede olduklarını anlattı;
"Dikkat eksikliği varmış, babası onları terk ettiğinden beri , sınıf öğretmeni ilaç tedavisi önermiş, hastane bir kaç soru sormuş, dört ayrı hap vermiş, haplar çok ağır gelmiş, hapları hafifleri ile değiştirmek istiyormuş..."
Annesinin elini tutan çocuk bu dünyada değilmiş gibiydi, gözleri dalgın, uyuşmuş, hareketsiz...
Kalıtsal, fiziksel, biyolojik hiç bir rahatsızlığının olmadığını eve davet ettiğimde anladım, okulun yeni psikolojik danışmanı çocuğun hap kullanmasına karşı çıkmış ama sınıf öğretmeni ısrar ettiği için arada kalmış anne. Anne; her cümlesinin başına " babası onu terk ettiğinden beri"yi koyuyor.
Onları uğurlarken alt komşunun kızı " Şirin", babası ve annesi ile spordan geliyordu. Bütün dünya Şirin için yaratılmış gibi,  her şeyi merak eden, onsuz hiç bir şeyin anlamı olmadığını bilen ve herkese ispat etmeye çalışan;
- "Yunus ben olmadan oyun mu oynadınız? Biliyordun değil mi, ben hem sınıf hem de  okul başkanıyım, sınıfın yarısı bana aşık, sınıfın yarısının erkek, yarısının kız olduğunu biliyorsun değil mi" diye her zaman her gördüğü her yerde ayak üstü de olsa söyleme gereği görüyor.

Bu ilkbahar da bütün aile toprağı kazdık, yabancı otları temizledik, toprakta her fide için yuva açtık , ektik, can sularını verdik.
Benim diktiğim domates fideleri çiçek açtı, Yunus'un diktikleri henüz olduğu gibi kaldı hiç büyümedi.
Biz yokken babam diktiğimiz yerlere gözü gibi baktı, çocuklarımın diktiği domates, biber ,patlıcan, kavun, karpuz... diye. Her akşam fidelerin gelişimi ile ilgili rapor verdi;
"Yunus'un fideleri yer olmadığı için  taşlı toprağa dikildiğinden büyüyemediler, senin fidelerinin toprağı iyiydi, şimdi hepsi çiçekte.











Babam dikilen yerlere bakıyor.
 

3 yorum:

  1. Kızımın okulunda bir hobi bahçesi var. Her sınıfın ayrı bir alanı ve ektikleri var. Bugün sınıf olarak bahçeden soğan biber marul topladılar kısır ve patates salatası yapıp öğlen yediler. Nasıl mutlu oldum bilemezsin. Ektiğinin tadına bakabilmenin ne güzel bir duygu olduğunu biliyorum çünkü. Devlet okullarında da biraz cesaret biraz yaratıcılık ile böyle imkanlar sunulabiliyor çocuklara diye düşündüm. Yunus çok şanslı köy hayatını tecrübe edebiliyor :)

    YanıtlaSil
  2. çünkü babası gitti.bu ne büyük bir yıkım.tamiri yok.ve anne bunun farkında.ve belki de kendini temize çıkarmak istiyor.insan düşününce feci oluyor Ayşe.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve ne yazık ki anne bunu sık sık tekrarlayarak çocuğun iyileşmesine fırsat vermiyor

      Sil