26 Nisan 2016 Salı

Kazanın getirdikleri


Kazanın olacağı günün sabahında  üzgündüm. Oğlumun okulundan sorularıma geri dönüş gelmemişti, cevap vermeye bile tenezzül edilmemiş sorular sormuştum, kendimi de sorularım gibi değersiz ve önemsiz hissediyordum. Soruları bir kenara itmeye karar verdim, isteğim oğlumu daha çok görebilmekti çünkü sabahtan akşama kadar okulda bulunmak zorundaydı ve bu vakit bana çok uzun geliyordu. Bütün bir gün sadece bir kaç saat ile sınırlı birlikteliğimiz canımı çok acıtıyordu. Hafta içinde anne oğul yapabileceğimiz hiç bir şeye vakit yoktu, okuldan öyle yorgun geliyordu ki , okulu hapishane gibi görmeye başladım ve  bir kaç saat daha fazla görebilmek için, 9 ders saati yerine daha az ders saati olsun diye okula yeni bir mektup yazmaya karar vermiştim. Tek isteğim oğlumu daha çok görebilmekti,  okul ile ilgili hiç bir şeyi sorgulamamaya karar verdim sadece bir çocuğun kaldırabileceği kadar bir saate ikna olmaları için elimden geleni yapmaya çalışacaktım.
Bir telefon geldi, arayan Gökçe'ydi, Çorum belediyesinin Çorum çöplüğüne attığı aç ve hasta köpekleri beslemek için çöplüğe gidiyordu , beni de çağırıyordu. Öğleleyin beni, evimin oradan alacaktı. Köpekleri düşünmeye başladım, yine içim acıdı, hep acı , hep hüzün , Allahım ben mi çekiyorum bunca hüznü yoksa hüznü seviyorum mu? Neyse köpekler için mama alamadım, bir kaç paket makarnayı buzlukta ki balıklar ile haşladım, kovaya doldurdum. Pıtpıt'ın hoşuna gitti, yemeye çalıştı ama yemesine izin vermedim. Çöplükten, hasta ve aç köpeklerden, yeni tanışacağım insanlardan çekiniyordum hatta korkuyordum ama bir şey çekiyordu beni, sorgulamaya, korkmaya izin verdirtmiyordu.
Elimde balıklı makarna kovası ile yeni tanıştığım insanların arabasına bindim. Konuşmaya, arkadaşlığa öyle açım ki, ön koltukta ki yerime oturur oturmaz gülerek kızarak keşkelenerek kendimi anlatmaya başladım, arsızca. Çöplüğe yaklaşınca sustum, ana bir yoldaydık, kavşaktan dönecektik, kırmızı ışıkta durduk, emniyet kemerimin takılı olmadığının farkına vardım, taktım, yeşil ışık yanınca hareket ettik, kavşaktan  dönerken araba sarsıldı uçmaya başladık, sonra bir kez daha sarsıldık, kafamı çarptım, gözlüklerim fırladı, kafamı çok kötü çarptığımı ve çok büyük bir kazayı yaşıyor olduğumu hissettim. Başka hiç bir şey hissetmedim. Hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmedi, korkmadım. Enkazdan kendim çıktım, etrafım takım elbiseli adamlar ile doluydu ama gözlüğüm olmadığı için her şey fulü . Sonradan öğrendim ki Çorum milletvekili, belediye başkanları, kaymakam, vali konvoyu ile çarpışmışız. 
Takım elbiseli adamlar araçlarının hasar raporu ile ilgileniyor olsa gerekti, elim kafamda tek başıma bir köşede yalnızım, aklıma ilk gelen yine Ufuk oldu, güzel bir şey gördüğümde, üzüldüğümde, ikilemde kaldığımda, paylaşmak istediğim her şeyde ilk aklıma ufuk gelir. Ufuk kaza oldu, korkma iyiyim, senin okuluna yakınım, çabuk gel. Beni ambulansa bindirmeye çalışırlarken Ufuk geldi, elinde ders kağıtları.  Haberi aldığında elinde ders kağıtları varmış. Elinde ders kağıtları ile ısrarla ambulansa yanıma gelmeye çalışan Ufuk'un laf anlayamayacak kadar korkmuş olduğunun farkına varan görevliler onu sakinleştirip uzaklaştırdılar. Ambulansta içim rahattı, Ufuk ambulansı takip ederdi, beni yalnız bırakmazdı. Her şeyi flu görmemin nedeni inşallah gözlüklerimin fırlayıp kaybolmuş olmasıdır diye iç geçirdim ve kafamda ki büyük acıdan yavaş yavaş korkmaya başladım.
Ambulansda görüntü ve sesler yavaşladı, içimi derin bir huzur kapladı, ufuk beni takip ediyordu, bayılmışım.
Hastanede karanlık tomografi makinasına girerken ilk kez ölüm aklıma geldi. Karanlık kutunun içinde kafamın çok acıdığını , aldığım darbenin ölümcül olabileceği düşüncesi aklıma Yunus'u getirdi. Bu sabah onu daha fazla nasıl görebilirim diye üzülürken, okula nasıl etkileyici bir mektup yazabilirim ve bir kaç saat erken salmalarına izin alabilirim diye düşüncelere dalmış iken, bir daha hiç görememek ihtimali tomografi aletinin içinde ağlamama neden oldu.
Hastaneden çıktığımda yanımda refakatçi olarak Yunus kaldı, internetten adımın geçtiği kaza haberlerini okudu, kaza görüntülerini gösterdi, başımda ödevlerini yaptı, su getirdi, evi dağıtmadı, haberlere çıkan annesinin kazası ile biraz daha büyüdü.Biz  ölüme mahkum edilmiş köpeklere gidiyorduk ama adımızın geçtiği hiç bir haberde buna değinilmedi, gitmek istediğimiz yeri söylediğimde bir polis eliyle deli hareketi yaparak güldü.

Sonrasında trafik kazalarının prosedürlerinden savcının istediği belgeler ile uğraşmak zorunda kaldım. Hastanenin adli rapor bölümünde sıramı beklerken bana bakan herkesin" kocası tarafından darp edilmiş kadın" gördüğünün farkında değildim. Kapının ardından kocaman gözleri ile bir oğlan çocuğu gülerek bana bakıyor sonra kaçıyor. Ne güzel çocuk, çocuğun büyükannesi olsa gerek bir yaşlı hanım başı önde kapı ardında bekliyor, bir yandan da çocuğu sessiz olması için uyarıyor. Yaşlı kadın sırasını kaçırmamak için içeriye kafasını uzatırken sağ gözünde benimkinden daha hafif  morluğu gördüm. Yaşlı kadın kendine bakıldığını hissedince utandı yine başını öne eğip kapı ardına geçti. Adli memur kağıtları imzalarken yaşlı teyzeyi ima ederek, oğlu dövüyor dedi. Öyle bir feryat etmişim ki, adli memur gözümün morluğuna bakarak ; abla senin durumunda çok fena gözünün haline bak, gözünü çıkaracakmış eli kırılasıca herif...

Hayvanları seviyorum, hepsi mutlu olsun istiyorum, bizim yüzümüzden acı çekmesinler, bizim yüzümüzden ölmesinler, istiyorum. Bu uğurda kaza geçirmek delilik diye adlandırılmamalı,haber konusu yapılmayacak kadar önemsiz bir şeymiş gibi küçümsenmemeli...

Gözümün morluğu geçene kadar evdeyim, hiç kimsenin aklına aç köpekleri beslemeye giderken kaza geçirmiş gözü morarmış bir kadın  gelmiyor, kocası tarafından dövülmüş zavallı kadın geliyor:)



 

 
 
 
 

33 yorum:

  1. Ayşe resimde gözü morarmış bir kadın görmedim, çok güzel bir kadın gördüm. Bu kadar hoş olduğunu düşünmemiştim ne yalan söyliyim :)

    YanıtlaSil
  2. Çok çok geçmiş olsun...

    YanıtlaSil
  3. Ayşe, kıyamam yaa, çok geçmiş olsun :(

    YanıtlaSil
  4. Öncelikle geçmiş olsun Ayşe, Aynısı bana da olmuştu benim de kızım kitap okurken heyecanlanıp bana kafa atmıştı :) şükür ona bişi olmadı ama benim gözüm ertesi gün şiş ve mordu. Hatta bu şekilde işe gittim. O bakışları bilirim. Okul konusunda bende hiç bir yol alamadım maalesef 

    YanıtlaSil
  5. Aaaa çok çok geçmiş olsun, inanın bunca zaman yazmayınca bir sıkıntı olduğunu düşündüm. Ya çok üzüldüm ama bir yandan da iyi olmana çok sevindim. Diğer arabadakiler de iyidir inşallah :/ Çok geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
  6. Ayşecim çok çok geçmiş olsun. Diğer arkadaşlarında da bişey yoktur umarım. Ben pek haber tv bakmıyorum bu ara görsem mutlaka aklıma gelirdin. Umarım göz dışında önemli bir hasar yoktur. Çok çok geçmiş olsun. Küçük refakatçine de sevgilerimi gönderiyorum.

    YanıtlaSil
  7. Gecmis olsun güzel yurekli insan.

    YanıtlaSil
  8. Çok geçmiş olsun Ayşe.
    Yunusun, Ufukun, Pıtpıtın ve senin elinden beslenen sokak köpeklerinle yolun daha da uzun ve açık olsun inşallah..

    YanıtlaSil
  9. Cok cok gecmis olsun :(((

    YanıtlaSil
  10. Geçmişler olsun Ayşe. Kaza haberini ilk Kitapsız Kedi'ye bıraktığın yorumda okudum. Arabayı kullanan arkadaşın nasıl oldu? Emniyet kemerini nasıl da tam zamanında takmışsın. Şükürler olsun.
    Polisin sana deli demesinin üstünde durma hiç. Demek ki o, öyle bir insan. Sadece onu bağlar öyle düşünmek. Herkes bir değil bu dünyada. Aslında olmak zorunda da değil.
    Haberlerde de sizin nereye gitmek istediğiniz yazmaz. Sanırım habercilikle ilgili bir ilke bu. Mesela Istanbul'daki patlamayı düşün, Istiklal caddesinden o an geçen insanları, belki çok asil sebepleri vardı orada bulunmak için. Ama buna değinilmez. Önemsiz olduğu için değil. Haber değeri olmadığı için.
    Okula sorduğun sorulara cevap almamana da şaşırmadım ben. Sorduğun sorular çok temel, çok önemli sorulardı hatırladığım kadarıyla. Sorun o değil ki. Sadece yerleşik ve kemikleşmiş bir sistem öyle bir kaç soruyla kolaycacık değişmez. Eskiden ben de senin gibi düşünürdüm. Aslında sadece doğru fikirleri ortaya atmanın herşeyi o an değiştirmek için yeterli olduğuna. Ama hiç öyle olmuyor. Keşke olsaydı. Dünya, hiçbir şeyi sorgulamadan yaşayıp ölen insanlarla doluyken hele. Ghandi'nin meşhur bir lafı vardır: önce seni görmezden gelirler, sonra sana gülerler, sonra seninle savaşırlar, sonra sen kazanırsın. :)
    Yürek dolusu sevgilerimi yolluyorum.

    YanıtlaSil
  11. Çok geçmiş olsun Ayşecim,Allah beterinden korusun bizi yavrularımıza bağışlasın.

    YanıtlaSil
  12. Çok geçmiş olsun. Verilmiş sadakanız varmış denir ya (ya da karma, artık hangisi uyarsa). Sizi koruyan belki de o köpekçiklere yardımınızdı.
    ltg

    YanıtlaSil
  13. Çok geçmiş olsun. Ailenizle birlikte çok sağlıklı, mutlu, uzun ömrünüz olsun. Sevgiler, Petek

    YanıtlaSil
  14. Gecmis olsun Ayse. Bir daha hic olmasin boyle seyler. Cok gecmis olsun

    YanıtlaSil
  15. Çok teşekkür ederim, yorumlarınızı, iyi dileklerinizi okuyarak çok mutlu oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Ayşe:(((
      Çok geçmiş olsun...Rabbim korusun...
      Yunus'un güzel annesi iyi olsun inşallah...

      Sil
  16. Çok geçmiş olsun

    YanıtlaSil
  17. Cok ama cok gecmis olsun,yine cok dokunakliydi yazin,sana ne söylesem anlamsiz kalir Aysecim,Allahtan iyilik,güzellik dolu günler dilerim...

    YanıtlaSil
  18. Sevgili Ayşe,Çok Geçmiş Olsun.

    YanıtlaSil
  19. Geçmiş olsun Ayşe, güzel yürekli güzel yüzlü kadın. Seviyorum seni, yüreğini. ..iyi ol. ..

    YanıtlaSil
  20. çok güzelsin. Rabbim seni esirgesin.

    YanıtlaSil
  21. Geçmiş olsun Ayşe bu arada hakikaten hoş hatunmussun :)

    YanıtlaSil
  22. ne büyük korku... çoook geçmiş olsun..
    (bu arada okulla ve milli eğitimle mücadelen Don Kişotluk gibi görünsede sonuna kadar hak veriyorum )

    YanıtlaSil
  23. Allah korumuş çok geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
  24. Geçmiş olsun.Rabbim korusun hepimizi.insanların birbirlerine ve diğer canlılara yaptıkları ne fena

    YanıtlaSil
  25. Geçmiş olsun Ayşe Hanım...Ankara'dan sevgiler, bol şifalar size...

    YanıtlaSil
  26. Hay allah çok geçmiş olsun. Bir bahaneyle yüzünü görmüş olduk ama böyle olmasaydı tabi..

    YanıtlaSil
  27. Çok geçmiş olsun, anca okudum..

    YanıtlaSil
  28. Çok geçmiş olsun Ayşe.Allah beterinden korusun.

    YanıtlaSil
  29. Geçmiş olsun Ayşe yeni okudum.

    YanıtlaSil
  30. Merhaba,

    Kazanın üzerinden uzun zaman geçmiş ama yine de uyarmak istedim.
    Daha önceki yazılarınızdan, miyop probleminiz olduğunu hatırlıyorum. Miyop problemi olan kişilerin, gözleri darbelere karşı dah ahassas oluyor bu sebeple bşr şikayetiniz olmasa bile damlalı göz dibi ve periferik retina muayenesi yaptırmayı ihmal etmeyin, lütfen. Damlalardan ötürü gün boyu herşeyi bulanık görebilirsiniz, bu sebeple yanınızda mutlaka bir kişi bulunsun.

    YanıtlaSil