17 Şubat 2016 Çarşamba

Watshapp Anneleri

Yunus'un sınıf öğretmeni telefonumu çaldırıyor, yumuşacık, sevgi dolu bir ses ( Çorum'a gelmek Yunus için büyük şans oldu, çünkü bütün öğretmenleri şaşılacak derecede sevgi dolu) ile; " Ayşe Hanım sınıfımızdaki bütün veliler ' vatzap anneleri' diye bir telefon ağı oluşturdu, bir tek siz kaldınız, niçin üye olmadığınızı merak ettim,  vatzap  ile anneler arasında daha kolay iletişim sağlanıyor, samimiyet artıyor... biliyorsunuz...."

Sevgi dolu bu sesin isteğini hemen yerine getirebilmeyi çok isterdim, ama;

" Benim telefonum çok eski , onunla sadece konuşabiliyorum." diye cevaplayabildim.

Vatzapı bilmiyorum, vatzap samimiyetini hiç tatmadım.

On yıldır aynı telefonu kullanıyorum, akıllı olanlara mesafem ilk zamanlarda  mecburiyetten( bütçemi aşıyor olması), son zamanlarda ise akılsız telefonumu  tercih etmemden dolayıdır.

Tercih etme hakkımı kullanıp, ona göre yaşamaya devam etmek, beni, ' kendim' olmaya doğru götürdüğünü hissettikçe, tercihlerimde ısrarcı olmaya karar verdim( telefonumu hiç bırakmayacağım.)

İlk zamanlarımda ( bütçemin akıllı telefon alamadığı zamanlar) toplum içinde telefonum çalmasın isterdim, cebimde kalsın, kimse görmesin. Babaanne telefonu demişti birisi. Şimdi herkesin ( babaannelerin de) akıllı telefonu var. Ne güzel. Her an,  fotoğraflar, sözler, kelimeler, haberlerin paylaşılabildiği  dostların, arkadaşların, annelerin, olması büyük şans...Ama ben tercih etmiyorum.
Cebimdeki  emektar akılsız  telefonumu  bile fazla buluyorum.  Cep telefonu icat edilmeseydi diye sık sık düşünüyorum, eski zamanlarımı özlüyorum, sevdiğim ile görüşebilmek için telefon kulübesinde sıraya girmeyi, sıra bana yaklaştıkça kalbimin atışının değişmesini, avuçlarımda tuttuğum jetonun sımsıcak oluşunu, sıcak jetonu kumbaraya atıp  avizeyi kaldırmayı, numaraların üzerinde parmaklarımı büyük bir tecrübe ile gezdirirken arkadaki kuyruğa tedirginlikle bakmayı özledim. Sevdiğimin sesine ulaşabilmek için bu kadarcık şey neydi ki, hiçbir şeydi, o zamanlarda da telefon icat edilmeseydi diye düşünürdüm. Sevdiğim ile konuşabilmek için onun şehrine gitmem gerekseydi, uçak, otobüs, tren de icat edilmeseydi,   yürüseydim. Ona yolculuğumda güneş, ay, rüzgar, yağmur, toprak, çamur, ağaç, çeşme yoldaşım olsaydı diye iç geçirirdim. Ona ulaşmak için geçen zaman ne kıymetli zaman olurdu, uzadıkça nimetlenirdim...
 Her şey kolay olmasaydı, her şeyi kolaylaştıran teknoloji de olmasaydı, diye de düşünüyorum.
Her şeyin daha kolaylaşıp, hızlandığı. zenginleştiği  dünyaya, ayak uyduramıyorum, akıllanamayan, yavaş, tembel bir öğrenci oluyorum, sınıfta kalıyorum.

Yunus'un sınıf öğretmeni, akılsız telefonumu nasıl karşıladı bilemiyorum ama milyonlarca şeyden mahrum kalmak pahasına tercihimin arkasında durmak bana huzur veriyor.

*"Her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun bedelini öğrenirim,  ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. insanın gelenekleri olmalıdır."

* Sevgili Nihaventrenkler , teşekkür ederim.

12 yorum:

  1. Whatsup samimiyeti mi ;) girdiğim hiç bir whats up grubumda kalamadım onlardan cok Kışı herkes aklına geleni yazıyor iki grup takıp etmek bütün Gününü alıyor artık telefonun bildirim seslerini kapatmıştım. Cok rahatsız edici üstelik bir faydasını da görmedim. Sevdiklerimizle haberleşmek ise olabilir bence. Sizin teknolojiden arınma sevginizi takdir ettim ama baska şehirlere yürümeyelim ;)

    YanıtlaSil
  2. Aslında bir başlasan bırakamazsın Ayşe :))) Şu da gerçek büyük bir zaman kaybı oluyor. Ben neredeyse bağımlılık derecesindeyim. Eşim de şikayetçi bu durumdan maalesef ve ona hak veriyorum. Hiç başlamamak en iyisi belki de:) Yunus için çok sevindim bu arada.

    YanıtlaSil
  3. valla takdir ettim akıllı telefonlarla hiç tanışmamış olmayı gerçekten çok isterdim iletişim denen şeyin içine etti herkes elindeki telefona bakmaktan ortam içinde bile sohbet etmez oldu.

    YanıtlaSil
  4. watshapp ı niye seviyorum biliyormusun. Çoçukların en son giriş saatlerini görüyorum ve "oh! şu saatten beri iyilermiş" diyorum.

    YanıtlaSil
  5. Yalnız değilmişim hihihi :))
    Sevgili Ayşe İstanbul da bir okulda bir sınıfın bütün velilerinin akıllı telefonu ve o dediğin programı var bir kişi hariç bil bakalım kim. Ama hepsi şikayetçi ve insanlar sadece birbirne kafa takıp daha da haris oluyor. Ha arada bir iki işe belki yarıyor ama bence karı zararına değmez. Tercihimin arkasındayım senin yanındayım sevgili Ayşe :))
    Biğer zuzaylı .....

    YanıtlaSil
  6. “her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. mutluluğun bedelini öğrenirim.
    ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. insanın gelenekleri olmalıdır." :)

    YanıtlaSil
  7. Akıllı telefonun en büyük zararı gözlerimi hızla bozdu ve şimdi mümkün olduğunca az bakmaya çalışıyorum. Ben en çok mail kutuma ve internete erişebildiğim için sevmiştim akıllı telefonu. Bence sen çok daha akıllıca kullanırsın zaten kararını değiştirsen bile ;)

    YanıtlaSil
  8. Çok şükür yazdın. Öyle merak etmiştim ki seni. Teknoloji gitgide gereklilik olmaya başladı. Kuru, tatsız, cansız. Hangi e-posta,el yazısı ile yazılan mektubun yerini tutar ki... Hatta hangi lamba, gaz lambasının romantizmini yaşatabilir. Ne kadar direnirsek o kadar iyi.

    YanıtlaSil
  9. Teknolojinin insanı esir almadığı mühletçe faydalı olduğuna inanıyorum. Acil durumlarda çok işe yarıyor. Gurbette olduğum için ablam ve yeğenimden oluşan bir grubum var bana çok iyi geliyor. Bir de gurbette bulunan diğer türk arkadaşlarımla oluşturduğumuz var o da ilaçgibi. Birbirimizegöz kulak oluyoruz yalnızlığımızı paylaşıyoruz. Yani olumlu şekilde kullanmak da mümkün

    YanıtlaSil
  10. Hicbir gruba dahil değilim sadece uzakta olan ailemle anlık görüşebilmek resim vs diger özellikleriyle görüntülü görüşme çok hora gecti 3 aydır diğer sosyal hesaplar ve vatsapta dahil getirileri ve götürdükleri çokça ^·^ sizi de takdir ettim hala sürdürebilen olmak😊😊 zira ben başaramadım ama mümkün olduğunca az kullanıyorum cok karşı degilim sanal aleme siz ve birçok kıymetli insanları bana buldurdu ,)) selamen ümmü sümeyye

    YanıtlaSil
  11. mesela sen az yazıyorsun. bir anda aklıma geliyor. ah, ayşe yazmış mı? dur bir bakayım. yazmamış. iyi mi acaba. Allahım ayşeyi koru. onu çok seviyorum sen de onu çok sev. bir daha bakıyorum. ah ayşe yazmış. Allahım şükürler olsun. ne güzel yazmış. o gün ertesi gün, sonraki gün hep dediklerini evirip çeviriyorum aklımda.


    mervesafa

    YanıtlaSil
  12. Telefonunuzla ilgili düşüncelerinize bayıldım.Sanki ben yazmışım gibi hissettim.

    YanıtlaSil