9 Kasım 2015 Pazartesi

Kadın Çantası


Geçen hafta  kendim için pazar çantası ( el arabası )aldım, uzun süredir  amcaların, teyzelerin arkalarından sürüklediği bu şeye dikkat kesiliyordum. Tekerleği sağlam, içi geniş, tutması ve sürüklemesi kolay olanı seçtim.

Kadın çantası denilince aklıma ilk gelen şey; ” pasta”  dır.  İlk kez  Şehremini pastanelerinin vitrininde görmüştüm,“ çanta pasta’yı” , kadın çantasının birebir kopyasıydı,   sapları omza asmalı  olanları tercih ederdim , çikolatalı, çıtır çıtır…

 Tek başıma dışarı çıkarken yanıma çanta almadığımdan mıdır ,  omza- kola asılan, elde tutulan kadın çantasına şimdiye kadar hiç para  vermedim.  Bir cebime nüfus cüzdanı, kağıt para ile cep telefonumu diğer cebime bozuk para ile evin anahtarını koyarak dışarı çıkarım. Gerçek halim budur.   Ailecek dışarı çıkıldığı anlarda ise  sırta takılan şu yabancı turistlerin çantasını takınırım.  Çocuğun yedekleri ( terlerse, kirletirse, ıslatırsa, üşütürse) , sıkılırsa oyuncağı, okursa kitabı, yaparsa ödevi, susarsa suyu, acıkırsa atıştırmalığı , eşin cüzdanı, telefonu,  göz atmak isterse kitabı,  arabanın ruhsatı ve anahtarı çantamın demirbaşıdır. Kendim için yanıma almak istediğim şeylerden biri fotoğraf makinasıydı  ama ağırlığını öyle hissettirmeye başladı ki, anların ölümsüzlüğünü feda etmek zorunda kaldım. Kaplumbağa gibi çantanın altında yürümeme tabi ki eşim ve oğlumun gönlü razı gelmez, onlarda sırtlanmak ister ama,  çanta benimdi.  Kim terledi, kim sıkıldı, kim acıktı, susadı ya da canı sıkıldı hemen çantamı sırtımdan indiriyorum. Anne çantası bu, hiçbir şeyin eksikliğini hissettirmemeli. Yeşil bir alan çıkabilir karşımıza,  bir sofra bezi çıkmalı çantadan, sıcak su dolu termos zaten hep  taşınmalı, mutlaka bir top nasıl sığdırılacaksa sığdırılmalı , hiç bir şeyin eksikliği hissedilmemeli yoksa sorumlusu çantadır. Ailecek dışarı çıkmadan önce çantamdaki  çok gerekli şeylerin varlığını kontrol ederken elime  gözlük sileceğim geliyor, beş santim eni, yedi santim boyu olan bez parçasını fazlalık diye dışarı atıyorum. Güzel bir hafta sonu, Çorum’da çay içilecek yeni bir yer keşfetmenin mutluluğunu yaşarken bir maymun el uzatıyor.  Yunus soruyor; bu maymun ne yemekten hoşlanır?  “Kabuklu fıstık”. Yunus hemen annesinin çantasına bakıyor.  Anne hazırlıklı olmalıydı, çay içmek içilen gidilen parkta bir maymun çıkabilir, çocuk, maymuna kabuklu fıstık vermek isteyebilir.

 
Geçen hafta aldığım tekerlekli el arabasını inceliyorum , ailecek çıkılan gezilerde, yürüyüşlerde sırt çantamın yerini alabilir mi, arkamdan tıkır tıkır…

5 yorum:

  1. Sevgili Ayşe; Sara Şahinkanat'ın harika bir çocuk kitabı var "Annemin Çantası" . Bana onu hatırlattın. Kızımın favorisi benim de kısmen kendimi bulduğum bir kitap. Bir okusana. Sevgiler Semanur

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Semanur; bilgisayarımın ayarları bozuk olduğu için ( tamiri de mümkün değilmiş, güncellemesi bozukmuş) yorumlara cevap yazamıyorum, oysa tüm yorumlar yeni şeyler yazmaya umutlandırıyor, çok mutlu ediyor...
    Şahinkanat'ın kitaplarını çok severek okumuştuk, en kısa zamanda bu kitabı da okuyacağım, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Benim oğlum daaklına eseni istiyor çantadan. Kocabirplaj çantasıyla çıkıyoruz dışarı . İçinde gerekli şeylerin dışında beyaz kalıp sabun, yelpaze, kremkutusu,patik, çorap, dondurmakülahı, çakıltaşı, kola kapağı, vs var.
    Büyüdkçe çanta küçülücek, hafifliycek sanıyordum ben :)

    YanıtlaSil
  4. Kendinizi üzmeyin bence o kadar. Herkes kendi sorumluluklarını taşımalı.

    Bir kediyi düşünüyorum. (Çevrede en çok kedi olduğu için herhalde. Yoksa herhangi bir hayvan olabilir.) Sırtında bir çantası yok. Bazen ben de böyle olmak istiyorum.

    YanıtlaSil
  5. Yazıyı okurken "Annemin Çantası" kitabı aklıma geldi... yazacaktım ki benzer bir yorum gelmiş :)

    YanıtlaSil