27 Ekim 2015 Salı

Kesme şeker ile Küçük Prens


Sütünü içemeden, okul servisine bindi, hava çok soğuktu, kafasına şapka taksaydım diye iç geçirdim, mutfak balkonundan titreyerek  el salladım.

On dakika daha uyusun diye  geç  kaldırmıştım.
Akşam ağlayarak uykuya dalmıştı, ev ödevlerinden sonuncusunu tamamlamasına izin vermemiştim.

Öğretmen kızacak, ceza verecek diye ödevini yapmaya direndi ama vakit çok geç olmuştu, uyku  daha önemliydi.  Okul servisinin ardından etrafın dağınıklığını toplamaya başladım. Yastığının altında tamamlanmış ödev kağıdını gördüm. Unutmuş. Unutulmuş ödeve ne derdi öğretmeni ?  Elimde ödev kağıdı pencereye doğru yöneldim. Tepedeki okulu bu odadan  görünüyordu. Hemen götürmeliyim, boşu boşuna ceza yemesin, hepsini tamamlamış, uykusundan feda ederek, gözyaşları ile kabarmış ödev kağıdı elimde pencere önünde kendi kendime konuşuyorum.  Ödev kağıdını masasının üstüne koydum, kitaplığında ki devrilmiş kitapları düzeltirken “ Küçük Prens” i gördüm. 1990 baskılı Küçük Prens’imi elime alıp sayfalarındaki tarihlere baktım, en son 21 Mart 2011 Bostancı sahilde okumuşum ve Yunus’un kitaplığına hediye etmişim. Etrafın dağınıklığına tekrar daldım.   Öğle oldu, güneş yavaş yavaş mutfak balkonuma doğru ziyaretime geldi. Mutfak balkonumdaki güneşin doğuşu öyle güzel ki, Çorum tepelerinin üzerinde , bozkırı ışıl ışıl ederek... İşim bitince üşüdüğümü hissettim. Güneşin vurduğu mutfak masasına  oturdum, sallama bir çay içerken “ Küçük Prens’i” okudum. Hava çok soğuk, en kalın hırkamı sakladığım yeri ararken Pıtpıt uykudan uyandı, açtığım her çekmecenin içine girdi, çıktı. En kalın hırkamı giydim. Küçük Prens’i  okumaya devam ederken hırkamın cebinden peçeteye sarılmış bir kesme şeker elime geldi.  Geçen sene tomografi kuyruğunda  beklerken saçları dökülmüş, ağzı maskeli bir çocuk   gülümseyerek   elinde ki  kesme şekeri bana uzatmıştı. Kesme şekeri peçeteden ayırdım,  mutfak masasının güneşli  yerine koydum.  Kaldığım yerden, sayfa 82  yi  okumaya devam ettim;” Derken , pırıl pırıl yanan bir hızlı tren,  büyük bir gürültüyle makasçının kulübesini sarstı.
“ Çok aceleleri var, dedi Küçük Prens. Ne arıyorlar acaba?
“ Lokomotifi yöneten bile bilmez bunu”, dedi makasçı…
“Bulundukları yerden memnun değiller mi?”
“ İnsanlar ,bulundukları yerden hiç memnun olmazlar, dedi makasçı. O sırada pencereleri  aydınlaşmış üçüncü bir trenin gök gürültüsünü andıran sesi duyuldu.
“ İlk trendeki yolcuları mı kovalıyor bunlar da? diye sordu Küçük Prens.
” Hiçbir şey kovaladıkları yok, “ dedi makasçı. “ İçerde uyurlar ya da esnerler. Yalnızca küçük çocuklar, burunlarını camlara yapıştırırlar.

 “ Yalnız çocuklar ne aradıklarını bilirler,” dedi Küçük Prens…

” Çok şanslıdır çocuklar,” dedi makasçı.
 82. sayfanın sonunda okumayı bıraktım.  Kitabı   masanın üzerine kesme şekerin yanına koydum. En kalın hırka bile üşümemi geçirememişti.  Pıtpıt’ı aradım, yanına sessizce kıvrıldım , güneş en tepede iken insanlar  trenler içinde koştururken  , ben bir kedinin sıcaklığında uykuya daldım.
Kesme şekeri, gülümseyen hasta çocuğu cebimde unutacak kadar acımasızdım. Hayat çok ağır bir yorgandı,  ve yorganın altında gerçeklerin acımasızlığını unutmak  hoş rüyalarda dolaşmak  ne kadar da yalandı.
 Pıtpıt’ın ısırmasıyla uyandığımda güneş yavaş yavaş tepelerin ardına girmeye başlamıştı.
  Okul servisinin yolunu gözetlemek için mutfağa girdiğimde, kesme şeker ile  Küçük Prens baş başa  güneşin batışını izliyordu.

6 yorum:

  1. ödevini bitirmiş demek, ne kadar da hassaslar bu ödevler konusunda...
    o ağır yorgan altında gerçeklerin acımasızlığını da unutmasak ne kadar da umutsuz oluruz aslında...

    YanıtlaSil
  2. sinem şamlı28 Ekim 2015 00:37

    Yerim ben Yunusumun tatlı yanaklarından süzülen o göz yaşlarını.Canım benim ya demekki dert olmuş içine gece tamamlayıvermiş ödevini :)))

    YanıtlaSil
  3. Ayşeeee...Sevgiler sana, küçük prense, kesme şekere ve Yunus'a.

    YanıtlaSil
  4. küçük prens yürekli ayşem:)

    YanıtlaSil
  5. Ayşeee yine ne güzel anlattınnn .. Kalemine sağlık sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Yani ödevi okula götürmedin mi Ayşe? Aşkolsun.

    YanıtlaSil