9 Eylül 2015 Çarşamba

Horoz sesi



İlk aylığımız ile el dokuması  küçük bir halı aldık. Çorum’da ki bütün halı mağazalarını dolaştık ,hiç biri el dokuması halı satmıyordu ve  “ el dokuması halı var mı?” diye hiç soran olmadı, dediler. Ankara  açık ceza evinin satış reyonundan çok ama çok güzel bir el dokuması halı buldum, dokuyanlar  hapishanedeki mahkumlarmış. Halımın kenarları yeşil, ortası turuncu, Adıyaman yöresinin motifleri ile işlenmiş. Pıtpıt’tan çok korkuyorum, halımı tırnakları ile parçalayacak diye, yapmadığı şey değil. Pıtpıt’ın tırnaklarını kesecek veteriner de yok buralarda,( Pıtpıt inşallah hiç hastalanmaz, ne yaparım bilemiyorum, kedilerden anlayan en yakın veteriner  300 km uzaklıktaki  Samsun’da. ) Televizyon ve internetimiz  aylardır yok, dün ışıkları kapatıp Bim den aldığım mumu yakıp  masanın ortasına koydum, dördümüz ( dördüncü Pıtpıt) masa etrafına oturmuş kitap okuyup,resim yapıp,ders çalışırken  , Pıtpıt’ın pür dikkat yanan muma odaklandığını görememişiz, mumun üzerine atlayıp patisi ile alevi söndürmeye çalışınca  yanık tüy kokusu etrafı sarıverdi, zavallım dondurma yalar gibi patisini yalayıp durdu…
Yunus’un okulu  bir tepenin üzerinde. Sadece özel araç ile gidilebilen ıssız bir yerde. İlk kez araba ile Yunus’u okula bıraktım, okulun yakınına bir yere park ettim, iki saat boyunca araba içinde Andrey Tarkovski’nin Günlükleri’ni okudum. Etraf çok sessizdi, insan ve ona ait hiçbir ses yoktu,  tepelerdeki köylerden gelse  gerek bir horoz sesi işittim , kitabı bırakıp pencereyi açtım, bir kez daha aynı sesi duyabilmek için dikkat kesildim ama Çorum’un rüzgarı , leblesinden daha meşhur, pencere açtırmıyor…Tarkovski okunacak en güzel yerdeyim diye düşündüm, sert rüzgarların hışırtatacak ağaç bulamadığı çıplak bozkır, uzaktan gelen horoz sesi ile zamanın değişivermesi, çocukluğumdaki sabahlara uyanışım…Kara ibikli, dimdik yürüyen, kaslı o horoz…. sabahı sesi ile getiren….sinirlendirmeyin yoksa gözünüze atlar, diye korkutulduğumuz, hiç yanına yaklaşamadığımız o horoz... Nerede… Dikiz aynasında koşarak gelen Yunus, ders bitmiş...

4 yorum:

  1. Kucuk yerler daha guzel degil mi?
    Keske benim ilcem daha kucuk olsaydi.

    YanıtlaSil
  2. şikayetçiyim çok az yazıyorsun :)))
    yunus' un yeni okulu sizin yeni hayatınız hayırlı olsun canım...

    YanıtlaSil
  3. Evet çok az yazıyorsun ve çok değerlisin.

    YanıtlaSil