2 Haziran 2015 Salı

Tek gözlü oyuncak bebeğim



Çocukluğum gelir, yanıma oturur, hiç konuşmadan birbirimizin yüzüne bakarız. Çocukluğumun gözlerinin içinde hüzün var ...

Almanya'dan tatile gelen dayımlar, hediye olarak; alman sakızı, ikinci el kıyafetler, poşet çaylar, kaç kez erimiş  şekli değişmiş çikolataları ile dolu bavullarını önümüzde açarlardı. Biz, "memleketinde kalmış çocuklar" için bu bavul bütün sene hayal kurduracak , iştah kabartacak, hasretle beklenen bir şeydi. O sene ne sakıza ne paketinden dışarı akmış çikolatalara saldıramadım,  tek gözlü, yüzünde bıçak izleri,  keçe saçlı bir oyuncak bebek, bavulun içinden elime gelince her şey bambaşka oluverdi...Bavul bebeğin tabutu gibiydi, üzeri sakızlarla çikolatalarla örtülmüş, ölmek üzere iken benim elime geçivermiş, onu kurtarmıştım. Bu perişan bebek benim ilk  ve son bebeğim olacaktı, başka hiç bir bebek çocukluğuma giremeyecekti.
Biri eline bıçak almış, önce sol mavi gözü söküp çıkarmış sonra pembe yanaklarına çizikler atmış, simsiyah saçlarını yolmuş. Bütün çocukluğum bu acımasızlığı yapanı düşünerek, bir daha hiç iki gözü olamayacak, yanaklarındaki derin yaralar hiç gitmeyecek bebeğimin yasını çekerek geçti.
Bazı günlerde bebeğim benim gözümde pamuk prenses gibi güzeldi, hiç eksiği yoktu ama çoğu zamanlarda oyuk gözün karanlığı, bıçak izlerinin derinliği içimi ürpertirdi, ne yapacağımı bilemezdim, kendi bebeğinden korkmak beni çıkmazlara sürüklerdi.
Bir gözü cam gibi masmavi bakarken diğerinin karanlık bir kuyu olup beni içeri çekmeye çalıştığı zamanlar daha çok sarılırdım bebeğime. Bebeğimin keçelenmiş saçları için, sabundan başka bir şey bilmeyen evimize şampuan aldırdım. Bizim evde saçına şampuan değen ilk  bebeğim oldu. Ama hiç bir şey yüzündeki dehşeti gideremezdi. çaresizdim.
Akşamları bebeğimi yanıma yatırırdım, tek mavi gözü kapanır, oyuk göz ise " ben hep karanlık içindeyim, yatmak, kalkmak, gece, gündüz benim için bir" derdi, oyuk göz hiç durmadan benimle konuşurdu.
Bebeğimi çok sevdim, yanımdan hiç ayırmadım, başkalarının alay etmesine kulak asmadım , en güzel elbiseleri onun için diktim, saçlarını şampuan ile yıkadım, canını acıtmadan taradım, geceleri korkmasın diye yanımda yatırdım, balkon demirlerine ip bağladım onun için salıncaklar yaptım, okumayı sökünce ona kitaplar okudum, sırlarımı açtım, sırtıma bağlayıp çarşı pazar gezdirdim.
Ama hiç bir şey onun yüzündeki acıyı gideremedi.
Çocukluğum hiç ummadığım bir anda yanıma gelmekten,  oyuk gözüyle karanlık , otuzlu yaşlarının sonuna gelmiş bana bakmaktan hiç bıkmadı...

9 yorum:

  1. Mükemmel bir yazı.Benim de vardı böyle bir bebeğim diğer güzel bebeklerin içinde onun yeri ayrıydı.Kalbime gömülen merhamet tohumları daha o zamandan atıldı belkide.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim bir bebeğim vardı, başka yoktu...teşekkür ederim sinem.

      Sil
  2. Gariptir, çok çocuklu anneler de diğerlerine göre daha çirkin olan çocuklarını daha fazla severlermiş. Sadece sözel ifade değil, direkt ebeveyn gözlemlerine dayanan raştırma sonucu.. Demek ki güzellik aslında sevilmek için, hatta mutlu olmak için bir kriter değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyde bir güzellik, mutluluk yakalayabilen Ceren; annemi evine bıraktığımda dolapların içinden bebeğim çıkınca hatırladıklarımı yazıverdiydim , her zamanki gibi kasvetli ve sıkıntılı bir yazı oldu...

      Sil
  3. Bu ablamın rontunda söyledikleri şarkıydı. Çok kıskanmıştım, ben de söylemeliydim.

    Sonra benim rontumda Ali Babanın Çiftliği'ndeki inek oldum, hep dalga geçmişlerdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Jardzy, pazar sabahlar çocuk saatini dört gözle beklerdim, arkası yarınların hiç birini kaçırmazdım, hele saat 16 da ki piyesleri kalbim ağzımda dinlerdim, " dön de aynaya bak" şarkısında bütün koro ile birlikte kahkaha ile gülerdim...

      Sil
  4. ne güzel bir kısa film olur... (okurken ben seyrettim bile)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankara'ya gittiğimde bebeğimi dolaptan çıkarıp fotoğrafını çekip buraya koyayım...

      Sil
  5. Daha küçük bir çocukken belliymiş naifliğin. Radyo tiyatrosu dinliyorum You Tube'dan tıpkı kūçükken yaptığım gibi. Mutlu ediyor beni.

    YanıtlaSil