20 Mart 2015 Cuma

Ömür Dediğin

 
Annem ile İstanbul'dayız. İlaçların yan etkisi ile gün boyunca bulantı, halsizlik ve isteksizlik
ile mücadele etmek için annemin sevdiği şeyleri aranırken bir programı çok sevdiğini öğrendim.Saatini gününü hatta adını bile bilmediği bu programa yaşlılar çıkıyor, hayatlarını anlatıyormuş. İnternete girip aradığı programı bulduk, her bölümü sıra ile izlemeye başladık. Programın adı; " Ömür Dediğin" miş.
 
Anadolu'nun köylerindeki yaşlılar konuşuyor, yaşamlarını anlatıyor, çektikleri çileleri, yoklukları, ayrıntıları ile anlatıyorlar. Annem bu amcaları, teyzeleri dinledikçe sanki kendi yaşamış gibi heyecanlanıyor, hak veriyor, kendine yakın buluyordu.
Televizyonda milyonların önünde konuşan teyze ve amcalar öyle samimi içlerini açıyorlar ki, etkilenmemek mümkün değil.
İzlediğim bölümlerdeki teyzeler ve amcaların hepsinin bir ağızdan söylediklerini not aldım;
 
-"Bir insan ömrünü neye vermeli? Tükenip gidiyor ömür dediğin.."
 
-"Bu şekle geleceğimi bilmezdim, aklıma hiç gelmezdi. gençliğe kıymet biçilir mi?"
-''Ölüveririm belki diyon, bakınıyon, sabah oluyo, ''aaah'' diyon, ''bogün sağım gene'' deyon. "
-"Dişin varken yiyeceksin, genç iken gezeceksin."
-"İman ile Kuran ile göçebilmeyi Allah nasip etsin."
-"Sağ tarafından defteri verilenlerden olabilmeyi Allah nasip etsin".
-"Elden ayaktan kesilmeden Allah canımızı alsın."
-"Hayırlı ömür hayırlı ölüm."
Eskilerde çocuk olmak ne zormuş onu öğrendim, hele köylerde. Köyde çocukluğunu geçirmiş yaşlı bir amcanın  gözleri görmüyordu, bu amcayı ailesi, altı yaşında iken  çerçi denen bir satıcıya iki aylığına satmış.( Çocuk satma olayı bizim köylerde de vardı, henüz ergenliğe varmamış sekiz, dokuz, on yaşında ki çocukları çobanlık yapsın, tarlalarda çalışsın, ev işlerine baksın diye satarlardı.) Bu altı yaşında ki kör çocuk köyünden satın alınıp İstanbul'a dilendirilmeye götürülüyor ve iki sene boyunca
 bir taşın üstüne oturtulup aç susuz dilendirilirken  gizli gizli dua ediyor;" Allah'ım oturduğum bu taş
uçsa, köyüme gitse, annemin yanına konuverse..." Gözleri görmeyen amca şöyle diyor;
-"Amâların kendi dünyaları vardır, kendine has dünyaları. Siz bilmezsiniz. bu dünyayı görsem nolur, görmesem nolur...o bir pencere, sen bakıp geçtin ablacım, ben bakmadan geçtim."
 
Yaşlı teyzeler dertlerini, çektiklerini anlatırken büyük bir emekle hazırlanmış bir kase çorba ikram eder gibiler... Yaşlı teyzeler önce eşlerine duacılar ama arada dövüldüklerini ağızlarından kaçırıyorlar, dövülmeyi hak ettiklerini söyleyeni bile var, erkek döver diyeni de var. Görmeyen amcanın karısı şöyle dedi; eşim beni döverken kaçıp saklanmazdım, gözleri görmüyordu, saklansam beni bulamazdı, gücüne gider diye olduğum yerde dururdum o da beni döverdi."
Köyde ki kadınlar daha güçlü olmak zorundaydı, köy kadına karşı daha acımasızdı, köydeki kadınların erkeklere göre daha yaşlı görünmesinin nedeni bu olsa gerekti, daha çok yıpranmışlardı.
Bir teyze şöyle diyor;" bir kadını er değil ar zapteder."
Başka bir teyze de yanında ki eşine ;" bu hiç benim dediğime gitmez ama ben gene de ses etmem pek, öksüzdüm ben".
Ömür geçiyor, gerçek olan tek şey ölüm, yaşanılan her şey bir hayal oluyor...Benim içim götürmedi, bütün bölümleri izleyemedim, ama annem çok sevdi, amcaların teyzelerin bütün yaşam hikayelerini bir ikramı kabul eder gibi izledi...
 
 
 
 
 
 
 

7 yorum:

  1. annenle bir ortak yönümüz o programı ben de çok severim :)

    YanıtlaSil
  2. geçmiş olsun tekrar anneciğine, eşimle benimde sevdiğim güzel bir program sevgiler elif

    YanıtlaSil
  3. Hic seyretmedim ve korkutucuymus.
    Parayi biriktirmek yerine, gezmek icin harcadigimdan, gencken gezeceksin diyen kisinin ellerinden operim.
    Dayak ile ilgili konusmucam.

    YanıtlaSil
  4. Bende dun bir sohbette dinledigim seyle yeniden aydinlandim. Kabre goturemiycegin seyler pek de cok kiymet verme... Annen kiymetli insan,saglikli uzun omur versin Rabbim

    YanıtlaSil
  5. İzlemiştim ben de bir bölümünü sanırım. Yumuşacık seslerini duyunca pamuk teyzelerin, kömür amcaların bir tuhaf oluyorum ben hep zaten. Nasıl zarif bir bilgelik içindeler bakınca. E onca yaşanmışlık var tabii serde... Bloğunuzu hemen takibe almak istedim ama izleyiciler sekmesini bulamadım, ama azimle nasıl takip edilir araştırdım buldum google'dan :) Ben de burdayım, beklerim, sevgiler 😘:)
    Gamze
    www.littlefabien.blogspot.com

    YanıtlaSil
  6. Öncelikle rabbim şifalar versin. Benim annem ve babam da çok sever. Bende o yaşanmışlıkları dinledikçe, aşkı, gerçek sevgiyi, huzuru, kabullenmişliği, görünce bir hoş oluyorum.

    YanıtlaSil
  7. O programı ben de çok seviyorum..Anadolu kadını ne kadar da cool bir kadındır derim hep..şikayeti az kanaati çok. .hayatı bu insanların ağzından dinlemek nedense günlük zorluklara.direnc katıyor sanki..onlar neler yaşamış ne zorluklar çekmiş biz neden şikayetçi oluyoruz dedirtiyor bana.

    YanıtlaSil