13 Mart 2015 Cuma

Çakma Nike

Yunus'u görmeyeli iki hafta olmuş, ilk kez bu kadar ayrı kaldık. Bir gün içine çok şey sığdırmamız lazım, yarın fen bilgisinden yazılısı var, fen çalışmamız lazım, ışık kaynaklarına özellikle çok çalışmamız lazım, oradan çıkacakmış tüm sorular. Karyola üzerine yüz üstü uzanıyoruz, defter kitaplar ve Pıtpıt yanımızda ders çalışıyoruz, ışık kaynaklarını üçe ayırıyoruz, doğal, yapay ve yansıtıcı ışık kaynakları, güneş ve ateş böceği doğal ışık kaynağı , mum, gaz lambası, ampul ise yapay ışık kaynağı , ay ise yansıtıcı ( yansıtıcı ışık kaynağı olarak "ay" çok önemli, doğal gibi görünüyor aman yanlışlıkla doğal ışık kaynağı diye yazma diye uyarıyorum)
Tamam anne dikkat ederim diyerek fen bilgisini kapatıyoruz. Benim olmadığım günleri tek tek anlatıyor Yunus, neler olmuş, neler yaşanmış her ayrıntısı ile gözümde canlandıra canlandıra dinliyorum. Yine futbol cahilliği ile alay konusu olduğunu anlatıyor, daha Fenerbahçe ile Galatasaray'ın renklerini bilmiyor, oyuncuların adlarını bilmiyor, ofsaytı bilmiyor diye arkadaşları top oyununa almıyorlarmış. ( Zaten futbolu sevmiyordu, oynamak istemiyordu ama 
teneffüslerde tek başına kalmak artık canını sıkmaya başlamış, o da top oyununa katılmak istemiş)
-Eğer bizim gibi   nike yazılı fosforlu futbol ayakkabın olursa belki  oyuna girebilirsin, demişler.
Futbol ayakkabısı , futbol cahilliğini giderecek, hatta gol bile attıracak, teneffüslerde arkadaşsız kalmayacaktı.
Akşama yakın bir vakitte Kadıköy'e gittik, bir ayakkabı mağazasına girdik, kırmızı üzerine beyaz çizgisi ile nike yazılı futbol ayakkabısını aldık, öyle sevindi ki, eski ayakkabısını poşete koydurdu.
Akşam ilerlemiş, evimize dönerken Yunus kanguru gibi zıplıyor, ayakkabılarından gözlerini alamıyordu.
-Gecenin karanlığını binlerce yapay ışık kaynakları aydınlatıyor, anne..
- Ay , işten çıkarılmış zavallı bir ışık kaynağı , yansıtıcılığı hiç işe yaramıyor...
- Ayakkabılarım nasıl da parlıyor, ışık kaynağı gibi parlıyor, anne...
Yunus'un eli elimde, sokağımıza girerken çok mutluyduk.
Sabah erkenden Ankara'ya gitmek zorundaydım, anneme  port takılacaktı. Yunus'a yeni ayakkabılarını giydirdim, servise bindirirken ;" Ankara'ya gitmene  üzülemiyorum , yeni ayakkabılarım beni çok mutlu ediyor, anne" dediğinde öyle sevindim ki, gönül huzuru ile otobüsüme bindim.
Otobüsün mola verdiği yerde nike mağazası gördüm, hayatımda ilk kez marka adı yazılı bir mağazaya adım attım, Yunus'a aldığım ayakkabıyı aradım, bulamadım, futbol ayakkabılarının fiyatını sordum, bizim verdiğimiz paranın beş katından başlayan fiyatlar duydum.
Mağazadan çıkıp mola yerinin çorbacısından bir çorba içmek için sıraya girdim, önümde boyu Yunus kadar ama yaşı daha büyük gösteren bir çocuk vardı, bir kase çorba aldı, uyarılana kadar da ekmek dilimlerini tepsisine doldurdu. Köşedeki masaya oturdu, yanına  kendi gibi iki  çocuk daha geldi, ekmekleri bölüştüler, bir kase çorbayı üçü birden kaşıklamaya başladılar.
Akşam olunca Yunus'u aradım, sesi çok durgundu, hatta ağladı ağlayacak gibiydi;
- Anne, ayakkabıma " çakma" dediler, "çakma nike" mış...

Gerçek neydi, çakma neydi ?
Marka  cahili bir annenin , futbol cahili bir babanın çocuğu olarak gerçekleri sınıf arkadaşları elbette öğretecekti. Marka mağazalarından çıkmayan annelerin oğulları elbette çakma olanı aşağılayacak, küçük görecek, oyuna almayacaktı.
Telefonu kapattığımda, annem gözlerime bakıyordu, konuşmalardan anlamış olacak ki; " aylığımı hemen çek , gerçek olan nike dan hemen al"... Annemin gözlerine baktım, içinde Yunus'un kırılan kalbini gördüm, beni, benim ile ilgili olan her şeyi çok seviyordu. Dünyanın en büyük hediyelerinden biri bu olmalıydı, kalbi sevgi dolu bir anne elinde büyüyebilmek...
Annemi öptüm.
Gerçek olan perde perde aralanıyor  her gün, her an...Şükretmeliyim , nasıl daha çok şükretmeliyim diye yollar arıyorum...

13 yorum:

  1. Nasıl çakmalardan haberiniz olmaz.İnsanlar bile çakma iken.İnanmadım doğrusu.

    YanıtlaSil
  2. Yüreği güzel annene çok geçmiş olsun. Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin...

    YanıtlaSil
  3. Nasıl anlamışlar ya o çocuklar hemen, ben anlamam çakmaymış gerçekmiş :( bizim zamanımızda da vardı ama bu kadar değildi marka düşkünlüğü.. materyalistik değerler arttıkça sosyal değerler düşüyor ne yazık ki..
    Allah kavuştursun bu arada, bir yanda çocuk bir yanda anne, çok zor...

    YanıtlaSil
  4. Niye gorusmedigimizi anlamiyorum.

    YanıtlaSil
  5. seni her halinle seven, her daim düşünen birinin olması nasıl büyük bir ödül, nimet, mucizedir... tanrıdan her ikinize de mücadele ve dayanma gücü vermesini diliyorum...

    YanıtlaSil
  6. Hem şükrün envâı var. O nevilerin en câmii ve fihriste-i umumiyesi, namazdır.
    ( en kapsamlı şükür namaz kılmaktır...) der bediüzzaman şükür risalesinde....Cenab-ı Hakta şükrederseniz, arttırırım buyurur kuran-ı hakimde....namaz kılarak en kapsamlı şükrü yapanlardan olmak duasıyla....

    YanıtlaSil
  7. Yunusu ve seni çok seviyorum Ayşe.....

    YanıtlaSil
  8. Aysem hep aklimdasiniz. Annen bir an once sagligina kavussun insallah! Gulay

    YanıtlaSil
  9. anne olmak böyle bir şey işte yavrusunun üzüntüsünü kendine dert edinmek onun ses tonundan, yüz ifadesinden duygularını bilmek, ne mutlu sana, annene ve Yunus'a, sağlıcakla kalın, çakma insanlardan Allah uzak etsin, sevgiler Elif :))

    YanıtlaSil
  10. ay ağladım ben ya sabah sabah. çocuklar çok acımasız hele kolejde özel okulda paranın farkındalığı ile büyüyen çocuklarla yarışmak çok zor. yunusu da seni de anneni de sevgiyle kucaklıyorum...

    YanıtlaSil
  11. Ayşe'm, Yunus'u o okuldan kurtar Ayşe'm. Eşinin iş durumunda bir gelişme olsa buraya yazardın sanırım henüz bir netlik yok. İnşallah çok hayırlı bir yer olacak ve hepinizi çok mutlu edecek bir kapı açılacak. Bunun için duacıyım yürekten.
    Allah'ım anneciğine şifalar versin. Sanırım o programı izlemeye benim de içim dayanmazdı.

    YanıtlaSil
  12. Ağlıyorum Ayşe yaa :((( Refik Halid Karay gibisin. Yunuscuk, hem annesiz hem de fırlama arkadaş müsveddelerinin elinde... Ne olsa olsa da Yunuslar çoğunlukta olabilse. Keşke... Annene Allah şifa versin, sana yardım etsin ve Yunus da kendisi gibi altın kalpli insanlarla karşılaşsın hep....

    YanıtlaSil
  13. ... kalbimi bir üzüntü kapladı. ne güzel bir annen var... ne tatlısın ve ne masum bir yunusun var...
    yeni katıldım seni okuyanlar arasına. çok sevdim anlatımını. bu günden sonra buralardayım, sayfalarının arasında...
    sevgiler...

    YanıtlaSil