19 Ocak 2015 Pazartesi

Arkamızdan Gülerler



Arkamızdan gülmesinler, annemin iki kelimelik hayat felsefesidir, bu iki kelime benim de hayat
yolumda zoraki arkadaşım olmuştur. Dün İstanbul da pırıl pırıl güneş vardı, yürüyüş yapmak ,temiz hava almak için ayakkabılarımı giymiş iken annemin sesini duymak istedim, telefonda ,"hafta başında yürüyüş de neymiş, evini pislik götürüyordur, süpür sil, yıka, ütüle, tertemiz yap köşe bucağı, haftaya tertemiz gir, evini pislik götürüyorken yürüyüşe çıkmış demesinler, arkandan gülmesinler" demesiyle ayakkabılarımı çıkardım. Her gün evdeyim, her gün üstün körü temizlik yapıyorum kuşların cıvıldadığı, parlak güneşin gözleri kamaştırdığı baharı aratmayan bu havada  ince temizliğe kolları sıvadım. Trt 3 'ü açtım, temizlik  yaparken ve yazı yazarken  klasik müzik dinlemenin çok faydasını görüyorum.  Gücümün yettiği tüm şeyi çektim, altını arkasını sildim. Her çektiğim yere ilk önce kedim Pıtpıt atlıyor, yeni bir yer keşfetmenin hazzını yaşıyor, toza pisliğe bulanıyor. Bunu çekmeye gücüm yetmez diye kaçmak istediğim her şeyin önünde annem beliriyor ve konuşuyor" sen doğalı iki gün olmuşken , tek başıma ev taşıdım, dört kapaklı dolabı sırtıma aldım, arkamdan gülmesinler diye..."
 Mutfağa kadar her şeyi çeke ütüre temizleyerek gelebildim. Buzdolabı ile fırınlı ocağı çekip altını silmek gerek, en zoru  iki duvar arasına sıkışmış fırınlı ocak, doğal gaz bağlantısı ile rahat bir şekilde çekilmiyor, azıcık, sığabileceğim kadar çekilmeli, önce sandalyeye çıkıp sonra arkasına atlamalı. Yanıma yağ çöz , çamaşır suyu, kireç çözücüyü de alıp zor bela kendimi fırınlı ocağın arkasına attım. Pıtpıt' da yanıma atlamak için an kolluyor ama yer yok öyle sıkışmışım ki, kıpırdayamıyorum, çamaşır suyu ile kireç çözücüyü
fırının altında ki tabakaya fayans görünsün diye döküverdim. Cozz diye bir buhar çıktı, bu ikili ölümcüldür biliyordum ama gözüm döndü, bu pislik ancak böyle temizlenirdi. Buharı solumamak için ağzımı burnumu kapatmış fırça elimde bir an önce pislikten kurtulmaya çalışıyorken yine annem konuşuyor," akrabamız A'nın kocası öldüğünde taziye evine helva yapmak için giden akrabamız H'    herkese şöyle demiş; ayy ne pis kadınmış, mutfağında nereyi ellesem elime yapışıyordu, helvasını bile yiyemedim içim bulandı."

Sıkıştığım yerden çıkmanın zamanı gelmişti, buharı azda olsa solumuştum
 Ölümcül ikilinin buharında bir an için , fırının arkasında pisliğin içinde ölüverecek, akrabamız H' gelecek,  helvamı  yemekten tiksinecek, herkesin arkamdan güleceği,  aklıma geldi.
Fırçanın telleri eridi gitti, kir yok olamadı...Kulağımda gülme sesleri yankılanıyor, arkamdan gülüyorlar. Fırçayı savurup attım. Tırnaklarım ile kiri kazımaya başladım. Kir azaldıkça gülme sesleri de azaldı, fırının altı tertemiz olduğunda gülme seslerini duymuyordum. Duyduğum tek ses Tatiana Nikolayeva 'nın piyanosunun sesiydi.
Her yer temizlendi, tırnaklarım ile söke söke de olsa tamamlayabildim.
Ölümcül ikilinin zehirli buharını solumuştum. İçimde ki zehiri dışarı atmak gerekti. İçimde ki zehiri dışarı atmanın tek yolu yazı yazmak. Çamaşır suyu ve kireç çözücünün delik deşik ettiği  parmaklarım
ile yazı başına otururken Tatiana Nikolayeva'yı keşfetmenin mutluluğunu , arkamdan gülenlerin susmuşluğunda , anne sözü dinlemenin, huzurunu yaşıyordum.


19 yorum:

  1. ayy yazık etmişsiniz kendinize, keşke yürüyüşe gitseymişsiniz bence.. Böyle zamanlarda anne söz dinlememek lazım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. temizlenmiş olarak bugün çıkıyorum:)

      Sil
  2. Çok sakinmiş bu müzik.
    Merkür sırtımda uyandım ya :/

    Bu Merkür var ya, postaları kaybedermiş. Oymuş hep sebep.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adresini bir daha yolla , Merkürün hesabını sormaya gidiyorum PTT'ye, ( hesap filan soramam, yenisini atacağım:) benden önce mektubum gelsin Ankaraya

      Sil
  3. Ya şu elalem ne der kaygısı, elaleme göre yaşama olayı beni çıldırtıyor. Sırf başkaları eve geldiğinde otursun diye kullanılmayan odaları olan tek millet bizizdir sanırım. Eşim ve kardeşi için küçükken salon evdeki gizli hazineymiş, annesi sürekli kilitli tutarmış, gizli gizli girdikleri zaman koltukların üzerinde zıplar, Alice harikalar diyarındaymış gibi hissederlermiş. Öldükten sonrası için bile elalem arkamdan ne der diye düşünmek, ne tuhaf değil mi? Ayşe, boşver fırının altını-arkasını, yağ bağlasın boşver, sen hayatını yaşa, çık yürüyüşe temiz havayı çek ciğerine, kireç sökücü solumak yerine daha iyi hissettirmez mi seni :)

    YanıtlaSil
  4. Kitapsız Kedi, eşin ile hemşeri olma ihtimalim var, öyle çok benzerliğimiz var ki:)
    kireç çözücü solumak nedir ki, arkamızdan güldürmek daha öldüdücü:)

    YanıtlaSil
  5. sinem şamlı20 Ocak 2015 04:01

    Annenin kaderi kıza geçermiş derler ya hani.Sebebini anlıyorum şimdi.Anne sözü dinleyen kızlar anneleri gibi yaşamaya başlıyorlar.Hastalıklar ve tercihler benzeyince gelişen olaylar da benzemeye başlıyor ve sonra kader diyoruz.Umarıım belin ağrımamıştır Ayşecim.Ben ne zaman çekmeli itmeli temizlik yapsam belim ağrır günlerce yatarım.Eşim de ama yapma temizlik ne olur der durur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sinem, pencere silme, çekmeli itmeli işleri hep eşim yapardı ama bu aralar öyle bunalıyor ki ona belli etmeden hallettim, en çok delik deşik olmuş ellerim yanıyor:)

      Sil
  6. anneminde yol arkadaşı elalem ne der, çok kızardım ama içime öyle çok içime işlemişki bende kopamıyorum, sen, ben öldükten sonra (Allah geçinden versin) kim ne derse desin boşver, insanlar hep konuşmak için malzeme bulur zaten, sen bu günün yaşa, temizlik hiçç bitmiz sevgiler elif

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elif; düşünebiliyor musun evden ayrılırken her yolculuğa çıkarken annemin söylediği şey" ölürsek arkamızdan gülmesinler evi temiz bırakalım":))

      Sil
  7. Elalem ne der i birakali gercekten yillar oldu,sanirim 17 yasindaydim! Yalniz o ölümcül ikiliyi bende yasadim,aslinda zehir resmen ,ben suan evde asla o tür brsey kullanamiyorum,esim kesinlikle hayir deyince,bende alistim,onlarsizda oluyor!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bıraktığımı sanıyordum ama anne özlemi bazen kontrol edilemiyor...evet çok haklısın kesinlikle evlere sokulmamalı ..

      Sil
  8. ölümcül ikili aynı anda kullanıldığında da ölümcül oluyor ikisi aynı anda kullanılmaz zaten çamaşır suyu yeter ki.

    YanıtlaSil
  9. Bir de kardeşi vardır kendinden beter; "başkaları ne der!"

    YanıtlaSil
  10. Ayşeciğim, sana inanamıyorum! Kendine nasıl bu kadar zarar verirsin??? Tamam temiz olunca mutlu oluyoruz sırf vazifeşinaslıktan fakat benim yazıyı okurken aklım çıktı! Sen bugüne bugün bizim yazarımızsın yapma böyle lütfen ❤️

    YanıtlaSil
  11. Bırak gülsünler arkandan sen de yüzlerine gülümsersin. Siz hayatı kaçırırken ben tadını çıkartıyorum dersin.. :))

    YanıtlaSil
  12. bizim evde camasir suyu bile yok. camsil bile amanyok kokuyor diye almam,.elalem bize buyursun,sen yuruyuse cik ayse

    YanıtlaSil
  13. Esence'den geldim buldum bloğunu. Anneciğinin bu hassasiyetinin benim annemdeki karşılığı "el adama ne der" şeklindedir ve sadece temizlik değil, hayatın her alanına yayılmış bir durumdur. Temizlik mevzusuna gelirsek, bu gün ben de kendimi eskite eskite temizlik yaptım. Temizlik yaparken hayatla adeta savaşıyorum. Öcümü, biriktirdiklerimi bu esnada çıkarıp rahatlıyorum, ev de aradan çıkmış oluyor :) Hafta içi çok yoğun çalıştığım, stresli bir iş hayatım var. Haftasonlarını dolayısıyla, çok hevesle bekliyorum. Ama son yıllarda hafta sonlarım da hiç istediğim gibi geçmemeye başladı. Yapmak istediklerimle yapmak zorunda kaldıklarım tamamen farklı olunca, kendimi evde başka işlere vuruyorum; mesela temizliğe...

    YanıtlaSil