10 Aralık 2014 Çarşamba

Kıymetlenen Rüyalarım




Çocukluk korkularımdan biri de annemin rüyalarıydı. Annemin, uzun , en ince ayrıntılarına kadar detaylı , içinde mutlaka ölü akrabaların bulunduğu rüyalarını  her sabah, kahvaltı sofrasında dinlerdik. Kış aylarında mutfak soğuk olur, oturma odasına soba yanına yer sofrası kurardık. Genellikle  üç küçük çocuğuyla sofraya oturan annem,  " sabahlara , hayırlara karşı gelsin.." diyerek, büyük bir ciddiyetle  dün gece gördüğü rüyasını anlatmaya başlardı. Yer sofrasında bağdaş kurup oturan en büyük çocuk benim. Annem gurbette, belli ki köyünü özlüyor , rüyalarında hep köyü var, ölmüş dedesi, ninesi var... Uzun uzun anlatılan rüyanın bir yerinde, ayakkabı gördüm; hayra işaret değil, altın gördüm; sıkıntı getirecek, kız çocuğu gördüm; kızgın bir haber var, et gördüm; hastalık ...Ölmüş  ninesi kollarını açarak " seni çok özledim " diyerek annemi yanına çağırması...Sobanın yanında soğuk terler dökerdim, annemi ninesi çağırıyor, annem ölecek.
Bazı sabahlar rüyasını anlatmak istemez, çok kötü çok karışık şeyler gördüm der, ama dayanamaz başlardı anlatmaya sonra pişman olur keşke musluğu açıp suya anlatsaydım, akar giderdi şimdi her gördüğüm çıkacak diye vahlanır ,  her an çıkması olası bir felaket ile beni bir başıma bırakırdı.
Köyden bir akraba ölmüş haberine, annem hemen ; " bana malum olmuş, rahmetlinin elinde çiğ et , kucağında kız çocuğu görmüştüm"..diyerek rahmetliyi anması ,bütün bedenimi titretirdi.

Benim rüyalarım anneminkine benzemez, annemde rüyalarımı dinlemek istemezdi. Gördüğüm her rüyanın bir yerinde mutlaka uçarım, uçmadığım bir rüyam yoktur. Çocuk iken uçabileceğime o kadar inanırdım ki,  gizli bir yeteneğim olarak hep saklayagelmişimdir (Allah'tan hiç kimseye göstermeye meyil etmemişim). Bir gün kulaklarımı bir aşağı bir yukarı hareket ettirirken hayret ederek bana bakanlara " bu ne ki , ben istediğim anda uçabiliyorum" demişliğim vardı.

Annem uçma rüyalarımı dinlemezdi, içinde köy olursa, akrabalar olursa hemen beni  oturtarak, gözlerini açarak, hayırlara karşı gelsin diyerek dinlemeye başlardı. O kadar az görürdüm ki içinde köy geçen o şanslı rüyaları...Akşam yatmadan ,  annemin köyünü,  dünya gözüyle göremediğim annemin ölmüş ninesi ve dedesini rüyamda görebilmek için dua ettiğimi bilirim...

Yaşım artıkça rüyalarımda uçmalarım azaldı, yok olmadı.

Eşimi tanıyınca  rüyalarım kıymetlendi. Her gördüğüm rüyayı büyük bir dikkatle dinler, yıllar sonra bile " sen böyle bir rüya görmüştün" diyecek kadar belleğine alarak. Bazen sabah olmasını bekleyemem gece  uyandırıp rüyamı anlatırım. En ince ayrıntısına kadar anlatırım, her ayrıntı çok kıymetli, kaybolmamalı...Rüyalarımı  doğru bir şekilde yorumlayabilmek için en güvenilir rüya tabirleri kitaplarından birini aldı, sıcağı sıcağına rüyamda ki önemli işaretlerin anlamı için kitabı gecenin bir yarısında bile açar.
Nerede işe başlayacağız diye  bu sürecimizde rüyalarıma daha bir kıymet veriyorum, anneme bu konuda da benzemeye başlıyorum...

(Bu sabah bu kitabı görünce hemen almalıyım sürecinde aklıma gelenleri yazdım)




14 yorum:

  1. ay ben de anlatıyorum rüya. çok güzel rüyalarım var ama anlatılmayacak gibi değil :)))

    YanıtlaSil
  2. Cânım Ayşe... :)
    Seninle kardeş olma ihtimâlimiz nedir? :))
    Yüz üzerinden hesaplama ama olur mu? Milyon değerlere razıyım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım kardeşim, istersen emailime adresini yaz yunus ile kart yazıp atmak isterim..

      Sil
  3. "suya anlatsaydım, akar giderdi" ne güzel bir söz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Nihaventrenkler, kardeşim bizim akrabaların köylümüzün tüm kendine özgü söyleyişleri, cümleleri kaydetmiş sırası geldikçe de söyler... bu yaz Yunus ile ben de yapmaya çalıştım ne sözler ne deyimler ..çok eğlendik...

      Sil
  4. Cocukken ben de inanirdim uctuguma ve senin gibi ben de saklamak isterdim bu yetenegim elimden alinmasin diye.. Hatta o kucuk yasimda ruya ile gercegi ayiramazken birkac kez evin icinde uctugum da oldu ve buna oyle sasirdim ve sevindim ki, agzimdan kaciriverdim. Birdaha da ucamadim evde, simdi anca ruyalarda bilmedigim ve belki var olmayan kentlerin uzerinde ucuyorum..

    YanıtlaSil
  5. Ah biz büyükler, hiç farkına varmadan ne travma oluşturyoruz çocuk zihinlerinde. Biz her şer şeyi sadece hayra yorarız. Buna çok dikkat etmeye çalışıyorum. Olumsuz işaretler taşıyan rüyaları da hiç kimseye anlatmadan suya anlatırım hakikaten. Annemden öyle öğrendim. :)

    YanıtlaSil
  6. Çok derin uyuyor olmalıyım. Rüya görmem ya da gördüysem bile hatırlamam hiç. Şanslıyım belki de. Rüya yorumlarıyla uğraşmam gerekmiyor. Yine de her gece çok ilginç rüyalar gören kızımı dinlerken ona özeniyorum. Biliyor musun Ayşe, her yazını dikkatle okuyorum. Yazmamışsan eksik kalıyorum. Yorum yapmasam bile seni takip ettiğimi bilmelisin. Yazıların vazgeçilmezim oldu. Hayatıma kattığın renk için sana teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülsüm Ablacığım, teşekkür ederim, varlığın için ...Çoğunlukla bilgisayarım yorumlara cevap vermemi engelliyor, yazamıyorum. Tam da sizin ve kızınızın durumunu altıyor bu kitap, karısının rüyalarını kıskanan bir adamın çareyi karısının rüyalarını yazmakta bulması...

      Sil
  7. :))

    İyi rüyaları, hayatı paylaşmak ne güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Jardzy seninle paylaşmak istediğim o kadar çok şey var ki, örneğin bugün bir iş görüşmesi daveti aldım, ne iş olduğunu bilmiyorum ama ..yarın görüşmeye gideceğim

      Sil
  8. bende uçardım eskiden:))teomanında dediği gibi eskiden çok eskiden henüz cennet plajı otopark olmamışken:(

    YanıtlaSil
  9. Canlarım benim umarım en kısa zamanda en güzel işler sizlerin olur.

    YanıtlaSil
  10. ben bu gece uçarken gördüm kendimi

    YanıtlaSil