18 Aralık 2014 Perşembe

Ayşe'nin Kedisi




Çocukluğumdan beri  en yakınım olan, beni en iyi tanıyan biri şöyle dedi;" hep yanlış tercih yaptın."
Doğru söylüyordu, çünkü bunu söyleyen kişi beni çok seviyordu dünyada ki her şeyden daha çok seviyordu beni.
Şimdi işimin başında olmam gerekirken ( yine yanlış bir tercihle) kedimi yazmak için buradayım.
 Şimdi şu anda kedimi yazmak her şeyden daha önemli, yazılmazsa nefesimi kesecek hatta öldürecek...
6 gün önce bir iş aldım, literatür taraması yapacaktım evden beri. Neyi araştıracaktım bilmiyorum ama kanımın son damlasına kadar araştırma isteği, ihtiyacı hissediyor ve bir işin ucundan tutup bir baltaya sap olmak istiyordum. Ne için literatür araştırması yapacağımı öğrenmek için yola koyuluyorum. Deniz manzaralı bir konakta, slaytlı sunum eşliğinde, işimi elime verdiler ve bir hafta içinde ki perfonmasıma  göre başka işlerde verme vaadiyle beni uğurladılar. Uğurlanmadan önce tümü erkek olan çalışanlar içinden tek kadın olan işveren son bir soru daha sordu" çocuk ile bu işin altından kalkabilecek misiniz, çocuğunuz evde mi ,okulda mı?" Bu soru beni en çok incitendi hem de tek kadın tarafından akıl edilip sorulması...
Konaktan çıktığımda öyle yağmur yağıyordu ki şemsiyemin bir teli kırık olduğundan yanıma almaya utanmış olmama kızıyordum. Eve varır varmaz koca bir tepsi poğaça yaptım, hiç kalkmadan literatür çalışması yapabilmek  için. Oturma odasında ki köşeme çekilip çalışmaya başladım, acıktıkça bir kaç dakika poğaça tıkınıp hemen işimin başına dönüyordum. Yunus hastaydı ama annesinin işine öyle saygı duydu ki annesinden bir şey istemek yerine kendi başına halletme yolunu seçti...
İşim, holding araştırması yapmaktı. Türkiye ve dünyada holding tanımı, tarihçesi, mevzuatı, işleyişi, organları, organizasyonları hem yerli hem yabancı kaynaklardan. Sonra danışmanlık yaptıkları
büyük holdinglerinlerin market, tekstil, inşaat, hayvancılık gibi bir dolu iştiraklerinin   karlılığını artıracak literatür çalışması yapacaktım. Herkes evden çekilince kedim ile baş başa kalıyorduk. Pıtpıt
hastalanınca bir an önce sağlığına kavuşsun diye pahalı mamalar almıştım, Pıtpıt eski sağlığına kavuşunca yine eski ucuz  mamaya dönüş yaptım. Pıtpıt eski yediği mamayı beğenmez oldu, burun kıvırdı. Marketten çok ucuza tabakalar halinde satılan  tavuk ciğeri alıp haşlayıp mamasının içine küçük parçalar atarak ikimizi de memnun edecek bir çözüm buldum. Soluksuz iş çalışmalarımın arasında Pıtpıt ayağımı ısırmaya başlayınca ciğer istediğini anlıyor kalkıp bir tatlı kaşığı ile mamasına karıştırıyordum. İş sebebiyle hiç dışarı çıkmamış, ciğer alamamıştım, ciğer bitmiş, Pıtpıt ayağımı ısırmaktan vazgeçmiyor. Kızıyorum. "Kalkamam Pıtpıt, bu seferlik mama ile idare et." Pıtpıt anlamıyor. "Bencillik yapma Pıtpıt" . Pıtpıt anlamıyor. " Bu dünyada senin ciğerinden daha önemli şeyler var." Pıtpıt anlamıyor. " Suç bende ciğere alıştırmayacaktım seni, hiç tadını bilmesen isteyemeyecektin". " Kötü olandan başka hiç bir şey görmeseydin iyiyi isteyemeyecektin." " Hiç utanman yok,arsız arsız istiyorsun." Pıtpıt anlamıyor, ciğer istiyor. İşimin başından kalkıyorum, buzdolabına bakınıp yiyebileceği şeyleri araştırıp küçük küçük mamasının içine katıyorum, istemiyor,işimin başında iken ayaklarıma sarılmaya devam ediyor. İşimin başından kalkıp giyiniyorum, markete gidiyorum, ucuz ciğerlerden kalmamış, diğeri pahalı geliyor almıyorum, başka market başka market derken evden epey uzaklaşıyorum. Hava puslu, soğuk...Bilincimi kaybediyorum.
Ne yapıyorum, nereye gidiyorum,ne için...
Holdinglerin karlılığını artıracak literatür tarıyorum,  istenilmese de   mevzuatlarda işçi haklarına bakıyorum. İşçi hakkı ne olacak ki, ölmeyecek kadar ,donmayacak kadar, damsız kalmayacak kadar, yaşayabilecek kadar talep ettiği... İşverenlerin karlılığını artıracak literatür taraması yapıyorum, bir yandan da ucuz ciğer arıyorum. Gülüyorum.  Ben kimim ki, holding araştırması yapmaya talepkar olmuşum...Bir market buluyorum kendime güle güle gezinirken, bir tabaka ciğer alıyorum, kaç gün gideceğini hesaplamadan, araştırmaya girişmeden, literatür taraması yapmadan, biliyorum ki hesap kitap yapmaya kalksam bizim bütçe ile evde kedi beslenmez. Bir garip sokak kedisini evimin çatısına almışım, Allah rızkını gönderir diyerek tevekkül etmişim. Hava soğuk, yolumu kaybettim, elimde bir tabaka ciğer ile bacasından ucuz kömür dumanı tüten evlerin arasına karıştım, kiminin bacası hiç tütmüyor. Bacası tütmeyen bir evin kapısı aralandı, elinde faraş ve tel süpürge ile bir anneyi gördüm.
İçeride çocuk sesleri olduğuna göre gördüğüm bir anneydi, evini süpürmüş temizlemiş, yeni bir günü tertemiz haliyle bekliyordu, güvendiği umut ettiği biri vardı. Yokluğunu hissettiğim şeyin,
kapı aralığından beri gördüğüm  bu kadında  olduğunu görüverdim....
Hep yanlış tercih yaptın ayşe, mali müşavir oldun ama yapamam diye çekildin,  işçisinin sigortasını yatırmadığı için ceza alan firmayı aklamayı iş saymadığın için yanlış yaptın, sabahtan akşama firmalarım  en az vergiyi ödesin diye kafa yormayı iş saymadığım  için yanlış yaptın...
Hava soğuk, ne zaman yolumu kaybetsem bu  evlerin içinde kendimi buluyorum...
Ne yapıyorum, nereye gidiyorum, ne için diye söylenerek, halime gülerek, kapı aralığında ki annenin tevekkülünü görmüş olarak evime geldim, ciğeri haşladım büyük bir parçayı kötü mama ile karıştırdım, Pıtpıt hırıldayarak mideye indirdi, büyük bir rehavetle, huzur ile köşesine çekildi yalandı uyudu...Rahatsız edecek kimsem kalmamış iken işimin başına dönemedim. Yaptığım kadarı ile
dün taslağı yolladım. İçimden inşallah beğenmezler diye geçti. Öyle sevinecektim ki, beğenmedik dediklerinde...Öyle olmadı, çok detaylı, çok kapsamlı bir araştırma olmuş diye çalışmamdan dolayı bana teşekkür ettiler, devamını beklediklerini belirttiler. Dünden beri işin başına geçemiyorum, yine yanlış tercih yapacağım diye korkuyorum. Kucağıma kıvrılmış  horul horul uyuyan kedime baktıkça
içime bir şeyler doluyor, dolan şey doğru olmalı ki içimi huzur kaplıyor. Hayatta hiç yoktan doğru yaptığım  bir şey var, eve bir kedi almakla doğru tercih yaptığımı sanıyorum.


24 yorum:

  1. Kesinlikle doğru tercih. En doğrusundan :)
    İş konusunda da, umarım seni mutlu edecek bir işin olur Ayşe. Ama mutlu olduğu işi yapan o kadar az insan var ki, yaptığımız iş sadece bir araç bizler için.Keyfinden değil, mecburiyetten, maalesef genel durum böyle. Bu benim için de geçerli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kedimi severken hep aklıma geliyorsun...

      Sil
  2. Ayşe Hanım lütfen işe devam edin
    Elinizden gelenin en iyisiyle,olumlu sonuçlandığı için şükrederek
    Bazen fırsatlar sadece bir kez çıkıyor önümüze
    İnşallah bu tam anlamıyla seveceğiniz işler için kapı olur size
    Ama bunu iyi değerlendirin Lütfen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşime devam ediyorum, şükrederek... , henüz para işini bile konuşmadık, sadece en iyisini yapıp teslim etmek düşüncesindeyim...

      Sil
  3. Ayşeciğim merhaba. Yeni işin hayırlı olsun. Biraz iddialı veya ukalaca gelecek belki o nedenle önceden çekindiğimi belirterek şunu diyebilirim ki en güzel iş/meslek diye bilinen işlerin bile tadı tuzu kalmamış. Çünkü insanların büyük bir kısmı ne yazık ki edepten, insanlıktan hiç mi hiç nasibini almamış. O nedenle insanın olmadığı evinden yaptığın ve hakkını verdiğin bu işin hayırlı uğurlu olsun. Sevgi ve muhabbetle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıyı yazarken aklımda sen vardın yüzyıllık konak senin gibi birinin yanında çalışsaydım müşavirlik işi zor gelmezdi...

      Sil
    2. Ayşeciğim canım benim bu ne kadar güzel bir övgü oldu benim için bilemezsin. Biz seninle aynı ofiste çalışsak işten çok edebiyat yapardık, belki çok kazanmazdık ama çok mutlu olabilirdik. Hiç olmazsa kendi işimizi kendi değerlerimizle yaptığımız için içimiz rahat olurduk. Bu benim için de vazgeçilememiş bir hayal, ne zaman ilkesiz, omurgasız, egoist, kapitalist insanlardan bunalsam dönüp içine sığındığım kapım :(

      Sil
  4. naif bir anlatma tarzınız var yalın ve etkileyici : hayatta bazen bizim için iyi olanlar başkaları için kötü olbiliyor ama hayat işte önümüze ne çıkaracagı belli olmuyor bakarsınız altında gizem yatabilir bunu biz değil rabbim bilir ancak iyi niyetle başlayalım iyi olsun işinize çok sevindim karşınıza hep iyi insanlar çıkar umarım sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Seher teşekkür ederim, hayat hep iyi şeyler getirmiyor, kötü şeyler de ise ihtiyacım olan tevekkül...

      Sil
  5. Çok içime işledi bu yazı, kendimden bir şeyler buldum. Bir selam bırakayım dedim. Pıtpıt'a da hususi selamlarımı yolluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, Pıtpıt şimdi mamasının başında, işi bitince yanıma sokulur, selamınızı ileteceğim:)

      Sil
  6. Yazıyı okurken kedinin bu isteğinin hiç de tesadüfi olmadığı duygusuna kapıldım. O gezintiye çıkmaya işten biraz uzaklaşmaya ve o anneyi görmeye ihtiyacın vardı belki de kim bilir. Nacizane bir tavsiyem olacak. Uzun süreli araştırma işleri gibi çalışmalarda belli aralıklarla mola vermek çok faydalıdır. O molada beynin geri planda çalışır, bilgileri derler toplar işler vs. Bazen mola vermeden 5 saatte yaptığın iş, mola verdikten sonra 1 saatte biter. Yani beyin bizim düşündüğümüz kadar doğrusal çalışmıyor. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi sabah yürüyüşünden geldim:)) Teşekkür ederim sevgili Gece, çok haklısın...

      Sil
  7. Bir baltaya sap olmak.. İçimi en çok kemiren durum. çok isteyerek mühendislik okuduktan sonra kendini ve gerçek isteklerini keşfetmiş biriyim. Pişmanmıyım hayır, hala arayış içerisindemiyim evet. İnşallah yeni işiniz sizi mutlu eder. Bence bir bayan için ev ortamında çalışmak huzur verici.

    YanıtlaSil
  8. İçe sinmeyen kişi ve kurumlarla çalışılan, işin de hayatımızın işi olmadığını düşündüğümüz işlerde bile üretme, hayatı idame ettirebilme, kendi ayaklarının üzerinde durabilme ve işe yarama duygusu artı değerler bence. İyi bir iş çıkarıp olumlu dönütler almış ve yıllar süren işsizliğinize (ev hanımlığının getirdiği işler hariç) son vermişsiniz ya, çok sevindim sizin adınıza. Umarım, daha içinize sinen bir işiniz de olur kısa zamanda.

    YanıtlaSil
  9. Yeni işiniz hayırlı olsun. Pıtpıta o ucuzmamalardan vermeyin lütfen günü kurtarayım derken uzun vadede sağlığını bozuyorsunuz. Tavukciğeri, balık( 1 tllik hamsi bile ona birkaç gün yeter), yemek artıkları verseniz, hiç biri yoksa sütle ıslatılmış ekmek. O ucuzmamalar böbreklerini mahveder sonra yine siz çekersiniz hem maddi hem manevi olrak çooook zor bir süreç.

    YanıtlaSil
  10. Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık.

    Mama konusuna gelecek olursak temizmama.com'a baktınız mı hiç? Orada oldukça uygun fiyatlara çokta kötü olmayan yerli üretim mamalar var , özellikle Bonacibo kuzulu olan mama et içerdiği için diğerlerine nispeten daha sağlıklı görünüyor en azından analizleri pahalı mamalar ile aynı. İyi mama illaki pahalıdır diye bir şey yok, unutmayın!:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötü mama değil de daha ucuz mama demeliymişim, yanlış yazmışım, işin doğrusu Ptpıt köyden geldiğinden beri kuru mama yemek istemiyor, köyde bol bol balık yedi, böcek yedi, ot yedi ve bu besinler onun bağırsaklarını bozuyordu ama sorun değildi köyde dışarıda kalıyordu, eve gelince mecburen kuru mama vermem gerekiyordu çok pahalı mamaları bile yemek istemedi, ucuz dediğim mamanın içeriği tıpatıp pahalının aynı ve türk malı mama kullanıyorum ve bir kilosunun fiyatı bir kilo kıyma ile aynı...bağırsakları bozulmasa da kıyma alsam en iyisi...teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için...

      Sil
  11. Ayşecim geleceğe dair ne zaman bir tercih yapsak aklımız hep tercih etmediğimizde kalıyor.Şuan için almış olduğun bu karar ile bir yola girdin.Bunu yaşayarak göreceksin.Yüreği tevekkül ile dolu olduğunu düşündüğün kadını bir konuştursan sana neler anlatacak nelerden yakınacak kimbilir.Belki okul okumadı belki bir işte çalışmadı.Belki senin bilemediklerini ve göremediklerini görmek istiyor ve böyle bir arzusu var.Herkes bir mücadele içinde.Kimi eşiyle kimi hasta çocuğuyla kimi parasızlıkla kimi de zenginliğini nasıl koruyacağının derdinde.Tam zamanlı koşturmacalı bir işte çalışırken sabahları evlerinin balkonunda eşlerini işe uğurlayan kadınlara özendim hep.Bu özendiğim hayata kavuştuktan sonra aklım iş hayatında kaldı.Tekrar çalışsam mı ne zaman başlasam ufak oğlum var o ne olacak derken akışına bırakmaya karar verdim.Sanırım bu aldığım en doğru karar oldu.Şuan çalışmıyorum ama hayat ne getirir koyar önüme onu bilemiyorum.Yani dediğim gibi aklımız hep seçmediğimizde kalıyor.Acaba yanlış mı yaptık diye.Ama anı yaşamalı insan bence.Bugün yapmış olduğun araştırmalar beğenilmiş ne güzel.Yarın yeni bir tane sonra yine yeniden başka araştırmalar.Belki çok seveceksşn belki nefret edeceksin.sonuçta her an her şey değişebilir.Her işin kendine göre bir zorluğu var.Ayşe Şule Kıraç ın Pepee ile ilgili başarısının nasıl oluştuğunu biliyormusun.Bu kadın bir gün iletişim öğrencilerine bir gün bir konfresan vermiş.Tesadüfen youtube da izledim.Okul hayatından başlayarak anlatmış.O kadar çok karar değiştirmiş birbrinden o kadar farklı sektörlerde işyapmış ki.Binbir zorlukla engelle mücadele etmiş.Bu videoyu bulup izlemeni tavsiye ederim.Pıtpıtı da kafana takma.Bu kedi seni ruhsal bunalıma sürüklüyor.Bu arada yengeç burcumusun?Hareketli parçalar dinlemeni ve kedinle verdiğin molalarda eğlenmeni tavsiye ederim.Bulutları dağıt derin bir nefes al hayatını yaşa.Bir dost...(sinem şamlı)

    YanıtlaSil
  12. Guzel bir yazi olmus.isiniz hayirli olsun.

    YanıtlaSil
  13. ne yazacağımı ne diyeceğimi düşününe kaldım, sadece bil aklımdasın ayşecim...

    YanıtlaSil
  14. Galiba hepimiz yanlış tercihlerde yolumuzu kaybediyoruz. Yanlışlarda bile doğruları bulmak meziyet. Pıtpıt da o doğrulardan biri galiba.
    Yazı çok güzel olmuş, insanın içine işliyor.

    YanıtlaSil
  15. Önceki, o elbiseli yaziyi kaldirmissin. Emek vermis ne güzel yazmisdin...???
    Selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Lalelula evet haklısınız toplam dört saat bilgisayar başında kalarak o yazıyı yazabilmiştim ama utandım sildim. beğendiğiniz için teşekkür ederim.

      Sil