3 Kasım 2014 Pazartesi

Sonbahar güneşi-Elma bahçeleri

 
Elma bahçelerine gidememiş, Yalvaç yollarında yok olmuş  minibüsün kadın yolcuları günlerdir benimle konuşuyor.
-Biz, elma toplamaya giden kadınlar...
-Ne güzel bir sabaha uyandın Ayşe...Sararmış, kızarmış yapraklarını henüz dökmemiş ağaçları ile ne güzel bir sonbahar...Sabah kahveni koydun, kedin ayaklarına dolandı, sabah haberlerini dinlemek canını sıkıyor, klasik müziğini açtın. Pencere önünde ki koltuğa oturdun, kedin kucağına atladı, pencerende sonbahar, kucağında kedin, kulağında klasik müziğin ile huzuru bulmuşsun.
-Biz elma toplamaya giden kadınlar, öldüğümüz günden beri senin içindeyiz Ayşe, huzurunu kaçırmak için gelmedik...Benimde adım Ayşe, benimde bir oğlum var, senin oğlun gibi kara kara bakışlı, al yanaklı...Ben de öpmelere doyamazdım , ben de anneydim. Elma ağaçlarının diplerini kazdım, gübrelerini attım, verimsiz dallarını budadım, elmalar daha iri daha çok olsundu...Benim oğlumda okuyor. Doldurduğum her bir elma sepeti ile oğlum daha çok okuyor...Her elma sepeti ile oğlum gülüyor...Onun gülen yüzünü hayal ettikçe her iş daha kolay daha çekilir oluyordu...
Biz elma toplayan kadınlar...  Sonbahar güneşi vurmuş pencere önünde kucağında kedin ile huzur içinde oturmaya devam et, Yalvaç yollarında sonbahar güneşi vurmuş parçalanmış bedenlerimizi, içinden çıkarıp at...Bizsiz elma bahçeleri  sonbahar güneşi ile şimdi de pırıl pırıldır , Sonbahar güneşin hep güzel şeylere vursun Ayşe...Biz elma toplayan kadınlar, hiç kimsenin huzurunu kaçırmak istemeyiz, biz iyi insanlardık...

4 yorum:

  1. :( hayıflandığım onca şey için bir kez daha utandım...

    YanıtlaSil
  2. kimsenin huzurunu kaçırmak ASLA istemeyiz :(

    YanıtlaSil
  3. niye hep ölen onlar oluyor ve niye hep utanan ben oluyorum?

    YanıtlaSil