22 Eylül 2014 Pazartesi

Kredi kartsız nasıl yaşanılır?


 
İki yıl önce dünya evine girmiş, bebeğini yeni kucağına almış kuzenime;" evlilik nasıl gidiyor?" diye sordum.İki yıldır işsiz olduğunu,eşinin maaşı ile geçinmeye çalıştıklarını, çok bunaldığını,artık rahat yaşamak istediğini bunun içinde bir an önce işe girmesi gerektiğini söyledi.
Kuzenimin" rahat yaşantı" ile anlatmaya çalıştığı şeylerin hiçbiri ben de yoktu ve bunu bildiği halde benim rahatsız edici yaşam şartlarımın dayanılmayacak bir şey olduğunu kendi iki yıllık tecrübesine
dayanarak anlatmaya çalışıyordu.
Benden on yaş küçük kuzenlerimin kendilerine ait evleri,arabaları var.Tüm çevremin kredi kartı var yıllarca taksit ödeme şartı ile yepyeni evlerde oturup yepyeni arabalara biniyorlar.
Çevremdekilerin yaşam şartları ile benim ki çok farklı,farklılıklara hep saygı duydum,keşke bu kuzenimde benim farklılığıma saygı duysaydı,yaşam tarzımın rahatsız ediciliğini ,bunaltıcılığını
sızlanarak  anlatmasaydı ve "iki yıl nedir ki, sen on iki yıldır nasıl dayanıyorsun?" diye bana soru sormasaydı...
Kuzenimin kucağında ki bebeği, süt kokulu yanaklarından kokladım,öptüm ve "umarım sen benim gibi olmazsın,hissediyorum en yakın zamanda bir iş bulup rahata kavuşacaksın" diyerek ayrıldım...
Rahatsız edici ekonomik yaşantıma oniki yıl boyunca nasıl dayanıyorum?
"Kredi kartsız yaşanılır mı?" diye o kadar çok soru soranım oldu ki.
Kredi kartsız yaşanılır ama "yetinebilme" eşiğinize bağlı...
Yetinebilme eşiğinizi bir tartın.
"Az" ile yaşayabilmeyi on iki yıl boyunca tecrübe etmek bana çok şey kattı.
"Az " demek ,fazlalıklardan kurtulmak demek değildir,elbise dolabında ki fazla giysilerinden kurtulmakta ki "azalma" çok farklı. Elbise dolabını dolduracak kadar paranın olmaması,harcamak için  çok daha önemli ihtiyaçların sırada beklemesi gerek , elbise dolabı  çok uzaktır..Kurbağayı öpünce içinden prens çıkıyormuş deseler şu yaşımda bile inanabilirim,( doğru mu diye kurbağa öpebilirim) ama kredisiz İstanbul'da  ev alınabileceğine inandıramazlar.Kredi kartsızlığın evsizliği
de beraberinde getirdiğini herkes bilir.
 
Almamaya değil, alamamaya alışmaktır.
Kredi kartı olanların nefsi ile kredi kartı olmayanların nefsi, farklı çalışır.Kredi kartı olmayanlar
her güzel şeye nefis kabartmamayı öğrenebilmiş olmalı.
Az ile geçinebilen kişi için en gerekli şey"umursamamazlık" olmalı.Herkesin kredi kartı var,herkes gibi kredi kartı olmayan kişi, kendi ile barışık olmalı ki,hepten yalnız kalmamak,alınmamak,üzülmemek,depresyona girmemek için.
Yalnızlığı sevmek, yalnızlık  ile başa çıkabilmekte  önemli.Çünkü;kredi kartsızlık,
  az insan ile hemhal olmayı gerektirir, ne kadar karşı fikir olsa da  on iki yıllık tecrübem bunu gösteriyor.On iki yıllık tecrübemin gösterdiği diğer bir madde  ise kredi kartı olan insan ile kredi kartı olmayan insanların kafası "mecburen" farklı çalışıyor.Kredi kartı olanlar her durumda çok daha rahatlar.Dışarıda bir yerlerde kredi kartlı arkadaş ile buluşursam,  aklım cebimde kalıyor,tedirgin,yetişecek mi,yetişmeyecek mi,şunu içmek mi,bunu yemek mi cebime uygun olur diye hesap yaparken,kredi kartlı arkadaşların rahatlığına, onların yediklerine içtiklerine katılamamak , rahatsızlık verici olmamaya çalışmak,çaktırmamaya çalışmak beni epey yorar.
 Kredi kartsızlık mecburen ,Az para , az insan, az seyahat, az giyinme, az yeme, az davet, az hediye demek.
 Kredi kartsızlık ve Az ile yetinmek çoğu zaman "huzur" getiriyor, mutluluk veriyor.
Ama  kredi kartsızlık yüzünden "az kadın" olmak içimi acıtıyor.Kendi kılığımla barışık olma adına çoğu kadın bloglarına
girmiyorum,internetten elbise ayakkabı gibi şeylere hiç bakmıyorum ama bazen birden önüme şöyle bir elbise çıkıyor ve " kadın mıyım?" diye kendimi sorgulamam gerektiğini söylüyor. Elbiseyi çok beğeniyorum, kendimi onun içinde hayal ediveriyorum.Elbise , sahip olunmak için kredi kartı istiyor,kendini gösterecek arkadaşlar,kafeler,yeni evler,arabalar istiyor,sadece bedenimde uçuşarak durmasına izin yok ve hayalim kabusa dönüyor. 
Hayal kurmamak, benim gibi hayalsiz yaşayamayanlar için ise, az hayal kurmak şart, on iki yıllık kredi kartsızlık tecrübem.Öyle çok tecrübe maddelerim var ki, hepsini şimdi yazmaya
kalkışmamalıyım.
Bu bluzu da beğendim ama kıyafet seçme ve beğenme kültürümün gelişemediğini,köreldiğini
hissediyorum.
 

24 yorum:

  1. çok güzel. Helal olsun. ben naçizane tek kredi kartım olduğu için ve o kartın da çok yüksek limiti olmasına rağmen asla belirlediğim miktarın üzerine çıkmamayı başardığım için kendimi tebrik ederken yazdıklarına şapka çıkardım. Mümkün mertebe kullanmamaya çalışıyorum, çok sıkışırsam diye yanımda olsun diyorum ama kullanıyorum da bakma:)

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Yeliz; helal olsun çok iyi geldi:) Kredi kartını kullanmayıp çantada tutmak
    şöyle bir şey olsa gerek" vitrinde ki tüm elbiseler senin için,market arabası senin için,üç oda,bir salon yepyeni ev senin için,sıfır araba da senin için diye bağıran biriyle birini çantada taşımak gibi.Alabilirim ama ihtiyacım yok diyerek kendini tutman .çantanda ki kartı dinlememen çok iyi bir şey ama ihtiyacın olduğu halde sadece küçük ceblerinden başka bir şeyin yoksa...

    YanıtlaSil
  3. imreniyorum sana. kredi kartsız yaşamına, var ama kullanamayanlardanım, ay sonu gelince aldığım paranın büyük bir kısmını yatırmak bana çok zor gelir heralde, ama eşimle hemfikir değiliz, o kredi kartını çok kullanıyor, sevmiyorum geleceğimizi şimdiden satın almayı...sevgiler elif

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İmrenilecek bir yaşam tarzı değil,idare edebilme sanatı yapıyorum:))
      teşekkürler canım Elif..

      Sil
  4. Benim de kredi kartım hiç olmadı...Olamadı değil bankalar ısrar kıyamet davet etse de,mağazalar ve çalışanları karta şu kadar taksit bu kadar indirim diye dürtse de almamak bizim tercihimizdi...Şimdi çocuklar büyüdüler ve bunu anlamsız buluyor internetten alış veriş yapamadıklarından yakınıyorlar...olsun biz dokunmadığımız şeyi almayalım... Az yaşamaya alışmanın ne demek olduğunu ve az yaşamın ne olduğunu başkalarının nasıl bu kadar çok yaşadığını anlamaya çalışmanın ne olduğunuda tecrübe ile biliyorum.. İnan böylesi daha iyi,biz her zaman empati kurabiliyoruz. Çok olanlar bunu kaybedenler..kuzeninde kaybedenler tarafında...sana sorması işte bu yüzden..Çok olmasının mutluluk getirmediğini de biliyorum...Ölümlü dünya istemenin de,almanın da sonu yok... her yokluğun da bir rahatlığı var....Peygamber Efendimiz'de demiş: mal biriktirmeye çalışmayın çocuklarınız için belki,ama torunlarınız için asla.......İroni belki ama 46 beden giyinip ucuz diye 40 beden elbise alan arkadaşım var belki zayıflarım diyerek! insan ihtiyacı olmayan bir şeyi kredi kartına bilmem ne taksit ve ucuz diye neden alır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir bankanın ısrarcı satışçısı şöyle dedi" hanfendi,düşünün bir kere önemli bir toplantıya gidiyorsunuz yolda çorabınızın kaçtığını farz edelim,cebinizde de para yok,ne yapacaksınız?!!!" öyle anlatıyordu ki,heyecana kapıldım,kalbimi küt küt attırmayı başardı,en etkilisi buydu,kaçmış bir çorabın utancını yaşamamak için kredi kartı gerekliydi...daha önce,hastalık ile,kaza ile,çocuk ile kandırmaya çalışanı oldu ama bu kadar etkili olamamıştı:))

      Sil
  5. Ben de hiç kredi kartı kullanmayanlardanım. "Yalnız değilsiniz." demek/ yazmak istedim. Kredi kartı kullanmamayı, sorguya suale açık bir durum değil, güç olarak görüyorum aksine. Bizim olmayan bir parayı bizimmiş gibi harcamak yerine, cebimizdekine hakim olma gücü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kredi kartsız olduğunu öyle hiç kimseye çaktırma,söyleme diyen bir kardeşim var,kardeşim eskiden savcıydı,mesleğinden olsa gerek kredi kartı kullanmayanlara kötü gözle bakarlarmış,dolandırıcı mı,ödemediği için kartları elinden alınmış mı,bütün bankaların kara listesinde mi...sırf böyle bir imaj oluşturmayayım diye de bir kart almayı düşünmüştüm:))

      Sil
  6. Rahat yaşam dediğiniz gibi çok göreceli bir kavram. Bence hayatta önemli olan seni mutlu eden şeylere zaman ayırabiliyor musun, uykuya dalarken huzurlu musun, gün içerisinde pek çok defa yüzün gülüyor mu , bunlar oluyorsa bence insan rahat yaşıyor demektir zaten. Evim yok, İstanbul'dan memleketimize dönmediğimiz sürece olacağını da zannetmiyorum çünkü bu kısa dünyada maaşımın yarısından fazlasını kredilere yatırmaya hiç niyetim yok. Ee kira ödüyorsun diyeceksiniz, peşinatınız olmadığı sürece bankadan çekeceğiniz kredilerin faizleri aylık olarak zaten sizin ödediğiniz kiraya denk geliyor. Henüz çocuğumuz olmadığı için de yiyeceğiydi,giyeceğiydi, okuluydu, servisiydi derdimiz yok. Her şeye rağmen etiketine bakmadan, en ucuzunu araştırmadan alışveriş yapabiliyor muyum , hayır. Kredi kartım var ama isteyipte alamadığım şeyler oluyor mu ohoo, kaç kere. Hem kendiniz söylüyorsunuz olay kredi kartında değil ki, olay sizin tüketim iradenizde bitiyor. İnsanlar geliri ne olursa olsun kredi kartlarından edinip ödeyemeyeceğini bile bile limitini doldurana kadar kullanıyor. Pekala aynı şeyi sizde yapabilirsiniz ama bu tercih meselesi.
    İstanbul'dan uzaklaşmak gerektiği fikrine gönülden katılıyorum, keşke böyle bir şansım olsaydı hemen kullanırdım. Kuzeninizin rahatlık kriterleriyle hiç boşuna kendinizi darlamayın. Ne güzel bir aileniz var,sağlığınız yerinde çocuğunuzu doya doya büyütüyorsunuz, çalışan ve çocuğunu akşamdan akşama, tükenmiş vaziyette gören bir anneye göre ne büyük bir ayrıcalık bence durumlara bir de bu açıdan bakmak lazım. Daha iyilerine kavuşursunuz umarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kredi kartlı olmak demek çok paralı olmak değil,herkesin kendine göre kredisi var bir de hiç kredisizlik var,her şeyi cebinde taşımak mecburiyeti var,bazen bu olay çağın güzel nimetlerine karşı direnmek gibi geliyor,her şey kredi kartı ile daha kolay iken..ödeme zamanı gelince kredi kartının esiri olmamak için,cebimin hakimiyetinde özgür olabilmek için,az ile yetinmek...bence herkes köleleştirilmek isteniyor,ev,araba,dolu market arabası,dolu elbise dolabı.dolu yeme içme alışveriş merkezleri,yaşam tarzı,insan modeli...kredi kartı köleleştirmenin sadece aracı...çevrem,"kredi kartı borcu " için çocuklarının büyüdüğünü göremeyen,taksitlerinin güvenliği için güvenmediği partiye oy veren,istemediği çoğu şeyi yapmak zorunda kalan insanlarla dolu...güzel temennileriniz ve yorumunuz için teşekkür ederim

      Sil
  7. Yanliz degilsiniz, bizim de hic kredi kartimiz olmadi. Gecen yil zoraki banka hesabi acmisiz, mecburiyetten.Sanal ortamdan hicbir sey almadik, alamadik belki de. Kredi kartsiz dunyayi gezdik biz, yillarca adi sani duyulmamis ulkelerde. Cebindekinin hesabini bildikten sonra gerekli degil. 39 yasima dogru anladim ne cok tukettigimin, gereksiz ve doymazca. iki yildir uzerime bisey almadim, kendim dikiyorum. Mutfak masrafini bile kistim biraz. Ac mi kaldik, kotu mu besleniyoruz? Yok, dogala donduk sadece. Biz aslinda cebinde kart olanlardan maddi manevi daha zenginiz bence.. Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mecburiyetten benimde hesabım var,üniversitenin zorlamasıyla ama mecburiyet bazen maden ocağına sokturuyor,yirminci katta sıva yaptırıyor...soma faciasından bir gün sonra madencilerin çoğu şöyle demişti" kredi kartı borcumuz var,mecburuz yine ineceğiz,yine öleceğiz"
      Teşekkür ederim,paylaştığınız için,yorumladığınız için...sevgilerimle

      Sil
  8. ben bloggera uğramayalı ayşe dönmüş,arka arkaya güzel yazılar döktürmüş çok sevindim :) bu yıl okumaktan en zevk aldığım kitap Alain de Botton'dan seyahat sanatı oldu (bi gün blogda kitabı yazacam inşallah)
    hep gitmeyi hayal ettiği bir yere gidip de orada mutlu olamayışını şöyle açıklıyor:"estetik ve maddesel nesnelerden mutlu olabilmemiz öncelikle sevgi,anlayış, kendini ifade etme gibi temel psikolojik ihtiyaçlarımızı tatmin etmemize bağlı."
    yani sevildiğini, anlaşıldığını hissetmiyorsan,dünyanın malı mülkü parası senin olsa, bin kredi kartın da olsa mutlu olamazsın, aynı fikirdeyim...hoş geldin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin tavsiyenle unutamadığım filmler,diziler,kitaplar okudum hepsi öyle güzeldi ki...dört gözle bekliyorum,( zaten dört gözlüyüm,daha etkileyici olsun , çabucak yaz diye sekiz gözle bekliyorum)

      Sil
  9. Kredi kartı kullanmayanlardan biri de benim. 11 yıl çalışma hayatım boyunca sahip olduğum kartlar oldu ama hiç kullanmadım şimdi hepsi iptal. Eşimin bir tane var şu anda yanımızda hiç taşımayız ancak büyük mobilya gibi şeyler alacağımız zaman taksitlendirmek için kullanıyoruz. Şu anda çalışmadığım için genelde eşimin verdiği az miktarda para olur çantamda ve birde banka kartı. Market alışverişi gibi şeyleri ondan yapıyorum üzerimde fazla para taşımamı istemiyor eşim kaybolursa diye :)

    YanıtlaSil
  10. Kaçan çorap etkisini ifade edişine bayıldım:)
    Bu ara aklım gönlüm yine dalıp gitmekte ve şunu düşünmekte " hiç yaşamıyormuşum gibi bu dünyada olmak istiyorum " başkaları bilmesin, hissetmesin. Bilmesi gerekenler dallarım budaklarım bilsin.
    Herkesin koştuğu yere doğru koşmasan da sürükleniyorsun. Daha güçlü olanlar ise tersine yürüyebiliyor. Evet bazen bu yürüyüş şartların etkisi ile olsa da sonu bence hep hayırlı oluyor. Malum kalabalığın hareketi ile ilgili bunca olumsuz yargı varken :)
    Kadınlık meselesine gelince..Uyanık zihniyetler bizi ya kadınlığımızdan ya da anneliğimizden vurmaya çalışıyor zaten. Çünkü açık yara kim olursan ol üstelik..Ama başkalarının kadını değil O'nun, eşinin hanımı, canyoldaşı olabilmek ,kendi içinde ise cinsiyetinin üstüne çıkan insan olabilme ihtimali hala o zihniyetleri korkutuyor..
    Sen güzel yazan bir insan olduğuna göre eşinin hüznünü alıveren hanımı olmuşsundur. Bunun da çorapla topuklu ayakkabıyla veya elbiseyle alakası hala yok :)
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  11. Ayşe sen ve senin gibi kredi kartı kullanmamayı becererek kapitalist sisteme direnmeyi becerebilmiş insanlar idol kadınlarsınız. Devletin sizi belgesel yapması lazım. Çünkü bir zamanlar kendi desteği ile dağıttırdığı kredi kartından şimdi kurtulmaya çalışıyorlar. Kredi kartı güçlünün güçsüzü ezmek için kullandığı bir silah. Üreticinin, tüketiciye hem malını satması hem de alacağını banka eli ile garanti altına alması ve karşılığında da bankanın hem üreticinin hem de tüketicinin emeği üzerinden hak sahibi olması. Nasıl bir düzen ama üstad Necip Fazıl ne güzel demiş bak Allahın on pulunu bekleye dursun on kul;
    Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
    Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
    Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
    yaa yaşasın kefenlerimizin kefili kredi kartları. Allah kullanmak zorunda olup da kurtulamayanları da kurtarsın. Senin gözünün tokluğunu ve güzel kanaatkarlığını , güzel ahlakını hepimize versin inşallah.

    YanıtlaSil
  12. Ben de kullanmayanlardanım :) Bana ailem çağdışısın diyor bu nedenle, nakit alınır mıymış herşey canım?! E kardeşim çantanda ne para varsa onu harcayacaksın, ben böyle alışmışım. Borçtan da çok korkarım Allah korusun. Hiçbişeyim olmasın ama borcum da olmasın yani. Maddi manevi :)

    YanıtlaSil
  13. ne güzel yazı ne güzel yorumlar...

    YanıtlaSil
  14. Bal gibi yasayan ne kadar cok kisi varmis.
    Ben kullaniyorum ama odeyemeyecegimin altina girmedim cok sukur. Limit neyse onu harcamam gerektigini hic dusunmedim.
    Is yerlerimden oturu hic nakit tasima aliskanligim yok.

    YanıtlaSil
  15. Ayse hanım bana degıl ama ablama oyle benzıyor kı anlattıkların ustelık 3 cocuklu o Allah bereketlı hayırlı bol rızık versın herkese

    YanıtlaSil
  16. seni gönülden kutlarım.ceplerindeki karta güvenip sınırsızca gösterişlice alış veriş yapan bir de altına lüks araba çeken şahane evlere tüneyen insanlara çok şaşarım.kardeşim o para senin kazandığın cebinde duran bir para değil ki sen neyin lüksünü kaç yıllık birikimin keyfini sürüyorsun demek isterdim.yıllardır evli yıllardır evsiz bir aileyiz.bir kartımızla sınırlı limitli oranda alışveriş yapan ,bu ay daha fazla harcayamam diyerek vitrin önünden yutkun geç yürüyen bir karı kocayız.iyiyiz huzurluyuz.kimselere borcumuz yok.günü gününe kuruşu kuruşuna yatan kart ödemelerimiz var Allahıma bin şükür.

    YanıtlaSil
  17. Çok şey yazmak istedim. Fikirler yaşantılar tanıdık geldi. Bu kadar mı tevafuk olur. Güzel düşüncelere sevk edişin yüzümde tebessümlere sebep oluyor. Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
  18. Kredi kartı kullanmıyorum. O değil de şu cep telefonu faslı çileden çıkarıyor beni. Hangi formu dolduracak olsam cep telefonu numarası istiyorlar. Yok işte.. Cep telefonum yok... Ne yazık ki sonunda bir cep telefonu almak zorunda kaldım. Hem de akıllısından. :) Bir de e-mail adresi faslı var. Ya yoksa internetim. Ya PC kullanmıyorsam ne olacak. Kendi yağıyla kavrulan bir komşum var. Kızı benim zorumla açık öğretim lisesine kaydoldu. Çok da başarılı. İlle de cep telefonu ve mail adresi istediler kızcağızdan. Duyuruları mesaj yoluyla ileteceklermiş. Bu devlet Türkiyedeki yoksulluğun ya hiç farkında değil, ya hiç umursamıyor. Çok kızıyorum çoookkk

    YanıtlaSil