23 Mayıs 2014 Cuma

Küçük ve şirin şehirlerimiz


İstanbul bize göre değil dedik,küçük bir şehre yerleşelim diye karar verdik.
Küçük maaşımız küçük yerlerde büyüyebilir,rahat bir nefes alabilirdik.
 
Yanılmışız.
Her baktığımız şehir, İstanbul olmaya çalışıyordu.
Her yer inşaat.
Küçük yerde,güzel evlerde otururuz umudu hayal olmuştu,duyduğumuz,gördüğümüz ev kiraları fiyatları ile.
Her yerde inşaat,plazalar,lüks evler,alışveriş merkezleri...
Büyüyoruz,gelişiyoruz,yenileniyoruz diye seviniyorlar küçük  ve şirin şehirler...
Anadolu'dan,Trakya'ya kadar bir çok güzel ve küçük şehirlere gittik,yaşamak için.
Küçük şehirlerin büyük müteahhitleri   iş başındaydı,bir örnek aynı İstanbul gibi
betonları dikmeye başlamışlar, her yer inşaat alanıydı , tek boş alan bırakmamaya ant içmişler gibi.
Bu beton yığınları kimin için?
Yeni yapılan evler bizim gibi maaş alanlar için değil.
Bizim maaşımız ile bu evlerde oturulamaz,bu alışveriş merkezlerinden alışveriş yapılamaz...
Bu yeni evler,bu alışverişmerkezleri kimin için?
Sen de çalış diye baskı yapıyor,tek maaş ile olmaz diye bağırıyor bu ev kiraları,alışveriş merkezleri...Çocuğun okuldan gelince evinde annesi olmasın,sıcak yemeği hazır olmasın.Anne de çalışsın,mütahitlerin muhasebesini tutsun,alışveriş merkezlerinde gecenin bir yarısına kadar çalışsın...İşse iş...yeni inşaatlarda işçi ol,canını dişine kat,gece gündüz
beton dök,tuğla ör ama işçi maaşın o evleri almaya , kira da oturmaya bile izin vermeyecek,hiç bir zaman...
Küçük ve güzel şehirlerin arka ve kötü mahalleri olacak aynı İstanbul gibi.
Herkesin eşit olduğu,aynı pazardan alışveriş yapıp,şehre özgün aynı evlerde oturduğu o küçük güzel şehirler yok oluyor,hepsi İstanbul oluyor.İçinde yaşayan insanını ikiye bölüyor,iyi ve kötü diye ayrıştırıyor,sözde iş diye kölesi yapıyor,gerektiğinde canını bile alıyor,yeter ki yeni evlerde oturanların sayısı çoğalarak,alışverişmerkezlerinden hiç kimse dışarı çıkmayarak büyüyelim,gelişelim.
 
son haftalarda daha iyi bir yaşam için araştırdığımız şehirleri yazmak istedim.Ve
 
yerin altında ve üstünde bize iş imkanı sunanlar,bütün vaktimizi,emeğimizi,canımızı alacak kadar sömürerek,bizi arka mahallere atıp,ötekileştirerek kurdukları düzeni  ,küçük ve şirin şehirlerimizi İstanbullaştırmaya
çoktan başlayarak büyümeye devam ediyorlarmış,ben yeni farkına vardım. 
 
 
 
 
 
 

10 yorum:

  1. Bu dünyada yaşanacak yer kalmadı bence...insana değer vermeyen zihniyet doğayı da katlediyor, beton yığınları etrafımızı sarıyor...herkes rezidınslarda oturuyor, o yüksekliklerden ezilen, sömürülen halk görülmüyor, duyulmuyor, umursanmıyor...herkes rahatlığının derdinde...en lüksün peşinde...maneviyatı takan yok, insan olmayı takan yok, sevgiden, saygıdan, hoşgörüden eser yok...ben, sen, o, öteki, beriki var...bizden/bizden olmayan var...zengin/fakir var...alevi/sünni var...türk/kürt/ermeni/laz/çerkez var...ama artık yaşanacak yer yok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Burcu bizim maaşımızı ve nasıl geçindiğimizi en iyi sen bilirsin,bir umut küçük yerler dedik ama hüsrana uğradık,birileri büyüyor ama biz yok olmamak için savaş veriyoruz

      Sil
  2. Çok güzel anlatmışsın, ne yazık ki öyle, Anadolu'nun bir ucuna gittim, oralarda da aynı betonlaşma, aynı soğukluk...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazını okumak için dergi arıyorum,daha bulamadım,mayısın da bitmesine az kaldı:(

      Sil
    2. Düşünmen yeterli, biraz vakit geçince blogumda yayınlayacağım inş, o zaman okursun :)

      Sil
  3. Ayşe; bugün tüm dünyada kapitalizm insanları, toplumları, milletleri canından bezdirmiş ve elindeki son kuruşlarına bile göz dikmiş, yaşantısının her anını kendisi yönlendirir olmuş durumda. (Tam da bu yüzden sosyal medyayı sevmiyorum ama kullanıyorum işte) :(( Çok büyük bir baskı var ve halkların 2008 den bu yana süren sokak dirençleri kırılmaya çalışılıyor. Bilmem nereye kadar ve nasıl sürer bu zulüm ama. Bizleri öğüteceği kesin gibi :(( Dilerim öğütülmüş, un ufak edilmiş, kanına varıncaya kadar sömürülmüş son nesiller biz oluruz. İstanbul ve Anadolu'ya gelince gözlemlediğim şu ki aynı hedefe koşan bir dev ve bir cüce. Biri tavşan diğeri kaplumbağa hızında olsa da yol aynı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. N e kadar iktisat maliye okusamda kafam basmıyor,kredi kartı hiç olmamış,bankaya yolu nerdeyse hiç düşmemiş biri olarak sistemin işleyişi konusunda cahilim bildiğim tek şey idare ederek,şükrederek,umut ederek hayatımı sürdürebilmek...bu konuda senden bilgilenmeyi çok isterdim,bu konuda en iyi sen bilgilendirebilirsin,yüksek lisans yapmak istiyorum,biraz mecburiyetten
      bu konuda yapmayı çok isterdim..

      Sil
    2. Güzeller güzeli Ayşe; keşke iltifatlarını hak ediyor olsaydım. Cehalet seninle asla yanyana olamayacak bir kelime. Senin durumun "paçaya çamur sıçradı diye, çamurda yuvarlanmamak" hala pirüpak kalabilmiş olmak. Yüksek Lisans yapma fikri çok şahane...

      Sil
  4. modern kölelik çağında yaşıyoruz. ne için çalışıyoruz, 10 yıllık ev kredilerini nasıl ödüyoruz, yılda 1 hafta tatil için 360 gün iş stresi neden yaşıyoruz. anneler de çalışsın ki çalışan annelerin çocukları özel etüt merkezlerini özel okulları doldurabilsin.
    bazen köy yaşamı istiyorum. akşam yattığımda toksam mutlu olayım... düşündükçe karamsarlaşıyorum zaten, cümlelerimin kurgusu da karmançorman oldu....

    YanıtlaSil
  5. istanbulu bozan şu gökdelenler :) bi de eski binaların üstüne yeni bina çıkıyolar. :) elbette en güzel şehir izmir yaşamak için. bursa eskişehir var bi deee :)

    YanıtlaSil