30 Nisan 2014 Çarşamba

Kelimelerimiz çocukları nasıl etkiliyor?




Çocuk parkına eskisi gibi uğramaz olduk, nedeni ise;" Artık büyüdüm anne" diyerek parkı küçümseyen Yunus...

Yunus'u okula yolcu ettikten sonra,sahilde yürüyüş yapıyorum dinlenmek için çocuk parklarında
oturuyorum. Çocuk parkının yabancısı gibi , salıncaklarında,kaydıraklarında hiç çocuk oynatmamış biri gibi
tek başıma etrafımı izliyorum.Anneler,bakıcılar,büyükanneler ile parka gelmiş çocukları izleyerek dinlenmeye çalışıyorum...
Çocuklardan daha çok büyüklerin sesi çınlıyor çocuk parkında,sessiz bir izleyici olarak ilk farkındalığım..

Büyüklerden çıkan sesleri ise şöyle maddeler halinde sıralamak istiyorum,isterseniz siz de duyduklarınızı ekleyebilirsiniz:

- Dikkat et,koşma düşersin
-Düşersen uff olur hastaneye gideriz
-Düşersen iğne yaparlar,kocaman iğnelerden
-Orayı elleme pis,kaka
-Orayı ellersen mikrop kaparsın,mikroplar seni yer,mikroplar seni hasta yapar
-Buradan uzaklaşma,seni kaçırırlar,hırsızlar seni kaçırır
-Yanımda durmazsan seni polislere şikayet ederim
-Dediklerimi dinlemezsen seni bırakır giderim
-Dediklerimi yapmazsan seni babana şikayet ederim
-Sözümü dinlemezsen seni bir daha parka getirmem
-Sözümü dinlemezsen annen olmam
-Başkasının annesi olurum
-(Elinde kavanozla koşturarak) Bunu yemezsen bir daha parkın yüzünü göremezsin
-Ham yapmazsan sana şeker yok
-Ham yapmazsan büyüyemezsin
-Deli etme beni, aç ağzını
-Bu son,bir daha park olayı yok
 -Bu yemeği yemezsen hüngür hüngür ağlarım,yemekte ağlar
-Dikkat et salıncak çarpar,kafan parçalanır,kan akar
-Dikkat et ,o çocukla oynama,o çocuk pis kaka

Tehditler işe yaramayınca,beddualar ile kendi kendini sakinleştirmeye çalışan ,serzenişlerin sesleri gelmeye başlar
-Allah canımı alsa da kurtulsam
-Allah düşman başına vermesin,yemeyen çocuğu
-Zıkkımın kökünü ye
-Öleyim de kurtulayım
-Evlatlarından bul
-Allah'ım ne günahım vardı
-Bir eve gidelim ben ne yapacağımı biliyorum...

Dinlenmek için oturduğum parklarda bu sesler hiç eksik olmuyor, ben de bir kaç sene önce çocuğunu
parka götüren annelerdendim,bu sesleri duymak beni öyle korkutuyor ki...Parkta ki sesler karabasan
gibi üzerime çöküp boynuma sarılıyor,nefes alamıyorum.Ve Yunus gibi ben de parklardan uzaklaşır oldum...

Bu yazı ilginizi çektiyse,bu yazıyı okumanızı hareretle öneririm.Özgür Bolat "kelimelerin çocukları nasıl etkiliyor"http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25338232.asp



-
-



19 yorum:

  1. çok güzel tespit... aynen de böyleler valla.. hem de en okumuşundan en cahiline kadar hepsii... sadece kullanılan kelimeler birazcık değişiyor... iki dakka önce allah cezanı versin dediği çocuğu kendisine aynı şeyi söyleyince nerden öğreniyorlar bu lafları bilmiyorum diyen bir anne görmüştüm bi kere... dışarda görsen aklı başında biri sanarsın..

    YanıtlaSil
  2. üzüldüğüm şey, kendimde o anneler gibi oldum, kaç kere oldum,bilemiyorum...Kendi anneliğimi ölçüp biçemiyorum,yanlışımı göremiyorum,görsem bile tekrar aynı yanlışa düşüveriyorum,yanlışlarıma,
    çocuğum büyüdüğünde mi farkına varacağım? Kendi anneliğime dışarıdan bir göz gibi bakabilmek istiyorum aynı parkta tek başıma gözlemci olduğum gibi...

    YanıtlaSil
  3. Sözün gücü!... Dilimizden döküleni kulağımız işitmeyince bu kadar bed mi konuşuyormuşuz?? Masum gibi zannedilen bir cümlede her türlü kötücüllük barınıyor. Off deveye neren eğri demişler, nerem doğru ki demiş ya öyle diyesim geldi bir an kendi kendime. Çok güzel bir konuymuş Ayşecim bu konu. Yazı da güzeldi. İyi ki varsın, ışığın ne kadar da güzel senin...

    YanıtlaSil
  4. Kendi ile derdini halledememiş bir annenin acaba çocuk parkında ki sesi nasıl duyuluyordu, geriye dönüp de ohh ne güzel çocuk yetiştirmişim,yetiştiriyorum diyemiyorum...Umarım yanlışlarım bir çocuğun geleceğinde olumsuz şeylere gebe olmaz...Allahım,düşündükçe insan çıldıracak gibi oluyor,bir çocuk büyüyor ama nasıl büyüyor,nasıl büyütüyoruz...

    YanıtlaSil
  5. Ayşe, yazını okuyunca şöyle bir durup etrafımda çocuk yetiştirmekte olan insanları gözden geçirdim ve bir çoğunun o parktakiler gibi olduğunu fark ettim ve üzülerek hatırladım ki kardeşim ve benim de çocukluklarımız böyle geçti. Üstüne Özgür Bolat'ın yazısını da okuyunca taşlar yerine oturdu ve hayata bakışımda çocukluğumun ne kadar etkili olduğunu anladım. Ama bunun için annemi suçlayamam asla, sonuçta anneler hep çocukları için en iyisini ister.
    Çocuk yetiştirmek gerçekten çok zor bir iş, bu konuda çok korkağım. Bazen düşünüyorum, bu korkularım yüzünden belki de hiç anne olamayacağım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Burcu,ben de bu sözleri duyarak büyüdüm ama aynı senin gibi annemi suçlamak aklımın ucuna bile gelmedi,anne bedduaları kesmeyen acıtmayan bir bıçak gibi :) sakın anne olamayacağım deme,
      öyle güzel anne olursun ki, kedilerin annesisin sen,nasıl güzel bir duygu olduğunu hissetmişsindir..çok öpüyorum seni:)

      Sil
  6. İçime bir bıçak saplandı. Çevirdim ha çevirdim. Ne zor şey iyi insan olmak. Ne ağır yük.
    Allah bizi insan etsin (amin)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan olabilmek,ne güzel bir temenni,amin,amin...

      Sil
  7. Of of.. Sonra bu çocuklar büyüyüp güzel şeyler olabiliyorlarsa..

    YanıtlaSil
  8. Bir tarafımız eksik kalıyor,o eksikliklerin kurbanı olmamaya çalışarak mücadele ediyoruz,bir şekilde büyüyoruz,büyütüyoruz işte...

    YanıtlaSil
  9. Iyiki yazmissin bu yaziyi Aysecim, yazarin diger yazilarini da okumak kismet oldu, bilmedigimiz seyleri ögrenmis tesbit etmis olduk!Cok sükürki o annelerden olmamisim,zaten ömrümüzün yarisi parklarda geciyor simdi,mecburuz buna,burdaki yasamda bunu gerekiriyor ama cokta fazla degiliz oralarda...Tabiki yanlislarimiz oluyor ama cocuk yetistiriken gercekten biraz bilgi gerekiyor artik,cocuklar eskisi gibi degil,nasil davranacagimizida ögrenebiliriz belki...görüsmek üzere...

    YanıtlaSil
  10. Ne güzel annesin:) yanlışlarımız olsa da çocuklarımız için hep iyisini istiyoruz
    kendimizi geliştirmek istiyoruz...çok teşekkür ederim...sevgilerimle

    YanıtlaSil
  11. geçen hafta yazdım ben de birikenleri. iki günde daha da yenileri birikti. tüm klişeleri, akla ilk gelen o bedbaht cümleleri unuttuğumuzda, gönüllü olduğumuzda başka türlü bir hayata, her şey bambaşka olacak inş... selamlar ayşe, sena ben..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Sena, başka türlü olabilir,başka türlü olmalı...önce kendimi başkalaştırmalıyım,bazen içime büyük bir umut doğuyor her şey güzel olacak...sevgilerimle...

      Sil
  12. Bana işkence oluyor bazen... 2,5 bizimki..sık sık parklara gidiyoruz.. ve ben bazen farkediyroum oğlumu bırakmışım diğer çocuklara yardımcı olmaya mutlu etmeye de çabalıyorum..çünkü vır vır kötü davranan bağıran birileri oluyor yanlarında genelde :(( kendimi saçmasapan suçlu hissediyor üzülüyorum...
    elbette bazen benim de ağzımdan oğlum lütfen dikkat et düşebilirsin çıkıyor ama genelde tutmaya ve düzeltmeye çalışıyorum kendimi...... çocuklar konusunda fazla hassasım :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim buralarda ki parklarda daha çok dadılar ve büyükanneler var,genelde anneler yani benim gibiler sanki çocuk benim istediğim gibi konuşur yada bakarım özgürlüğü içinde ağzımıza geleni esirgemiyoruz,dadılar ve büyükanneler bu konuda daha dikkatli...
      sizin gibi hassas olmayı keşke oğlum daha küçük iken başarsaydım...

      Sil
  13. Yunus ne tatlı... :)

    Haha... ben de beklerim Kafa'ya. :)

    YanıtlaSil
  14. Vakit bulabilirseniz doğan cüceloğlunun yetişkin çocuklar isimli kitabını okumanızı tavsiye edeceğim bu adresten okunabiliyor http://m.friendfeed-media.com/a6d0f10cac02cba331e2d5251ff344c323fc82b0

    YanıtlaSil
  15. Yazınızı da beğendim, önerdiğiniz yazıyı da. parktaki konuşmalar konusuna katılıyor ve ben de parklara gitmekten çekinir hale geliyorum.
    jaleceanne.blogspot.com

    YanıtlaSil