8 Nisan 2014 Salı

Çocukluğumda hissettiğim eksiklikler

Yunus'a , isteyip de  alamadığım  şeyler , söz verip de alamadığım şeyler, acaba  onun çocuk gözünde nasıl görünüyor? Acaba Yunus, bu konuda ne hissediyor? diye düşüncelere daldığım vakit kendi çocukluğum da eksikliğini hissettiğim şeyler aklıma geliyor.

Ben çocuk iken , arı maya kokulu silgimi ısıramamamın eksikliğini hissederdim, silgimin o efsane kokusunu içime daha çok çekebilmek için keşke dört delikli iki burnum olsaydı diye iç geçirirdim.

Ben çocuk iken, 6'lı kuru boyalarımı çok severdim ama 24 lü boya takımı ile boyanan resimlerin  daha güzel olacağını bilirdim, güzel resim yapamamamın en büyük sebebi 24 lü boya takımı eksikliğimdi.

Ben çocuk iken,herkes gibi sakızdan kocaman balon şişiremezdim.Ama sırrını bilirdim.Pembo sakız, ikişer ikişer   çiğnenirse işte o zaman kocaman balon olurdu.

Ben çocuk iken,beden dersim hep zayıftı,  eşofman takımı olanlar kasadan takla atlamakta başarılı olurlardı.Benim ise altı ile üstü uyumlu hiç eşofman takımım olmadı bu yüzden kasadan taklayı hiç atlayamadım ,bedenim hep zayıf geldi.

Ben çocuk iken,9 katlı gofreti bir lokmada çıtır çıtır hiç yiyemedim. Tek tek dokuz katını ayırıp ,her katı ağızda erite erite yemek daha bereketli hissettirirdi.

 Ben çocuk iken, tatil denildiğinde aklıma hiç" deniz" gelemedi.Karnelerin alındığı günün gecesi ilk trenle köyümüze giderdik.

Ben çocuk iken, salonumuzda ki siyah beyaz televizyonumuzun sesini açar, mutfağa koşardık.  Karşı komşunun penceresinden renkli televizyonu çok net görünürdü ve biz üç kardeş mutfak camına yapışıp renkli televizyonu sesinden mahrum kalmadan izlerdik.

Ben çocuk iken, Nils'ı kıskanırdım, Uçan Kaz'ın sırtına binip gökyüzünde uçamamanın eksikliğini hissederdim.

Ben çocuk iken Cenk Koray'ın kutusundan "muz" çıkmasını beklerdim.Kutudan  muz çıkmamasının eksikliğini hissederdim.

Ben çocuk iken,Doğu Anadolu'nun bir şehrinde deniz eksikliği hissederdim,babamın biriktirdiği dergi ve gazeteleri kırpa kırpa kocaman bir deniz yapıp içinde yüzebileceğimize kardeşlerimi inandırmıştım.Kağıttan denizimizi henüz bitirmiştik ki annemin terlikleri yüzmemize fırsat vermemişti.

Ben çocuk iken, ikinci el oyuncak bir bebek sahibi olabilmiştim.Oyuncak bebeğin bir gözü yoktu,bebeğimi dizlerimde sallarken,   eksik   gözünün yasını  yıllarca çektim.

Ben çocuk iken , tamamlanamayan ansiklopedilerin eksik harflerinin, yeri doldurulamaz eksikliğini hissettim.
Çocukluğumda hissettiğim eksiklikler aklıma geldikçe , mutlu olduğumun farkına varıyorum.Umarım
Yunus'unda çocukluğunda hissettiği eksiklikler ileride onu mutlu kılar...

* Para ile sahip olunabilecek şeylerin yoksunluğunu çocukluğum eksiklik gibi algılayamamış, yoksun olunan şey başka bir şeyle ikame edilebilmiş,unutulmuş . Para ile satın alınamayacak şeylerin yoksunluğu ise hiç unutulmaz...


18 yorum:

  1. Biz çocukken Ülke'nin genel durumundan kaynaklı bir denge vardı az buçuk! Şu anda arada uçurumlar var ve şatafatın, lüksün sınırı yok maalesef. O anlamda çocuklarımız bize göre daha şanssızlar maalesef. Yine çok güzel yazmışsın Ayşe yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. çok yoğunum yorum yapamıyorum daha doğrusu ne diyeceğimi bilemiyorum son yazdığın iki üç yazı insanın içini yada benim içimi öyle yaktı ki anlatamam, aydı dili konuşan değil aynı duyguyu paylaşan anlaşırmış derler ya aynen öyle hissediyorum, eksiklerimiz, bizi biz yapıyor, doğrularımız kötü notlarımız, dışlanmışlıklarımız hayat tecrübemizi oluşturuyor, tecrübe ise hayatta yediğimiz kazıkların toplamı, ne diyeyim hep istediğimiz o, çocuklarımız mutlu olsun , mutlu çocukluk, sevgi içinde geçen çocukluk mutlu, düzgün birey demek ileride , çok konuştum sevgiler elif, seni seviyorum taaa gönülden

    YanıtlaSil
  3. Offf, yine çok güzel bir yazı.

    YanıtlaSil
  4. Burnuma geldi o silginin kokusu Ayşe :) Hem de yeşili en güzeliydi! Sağolasın bu hatırlatma için!

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel anlatmışsın yine Ayşe...okurken bir yandan da kendi çocukluğumu ve eksik kalanları düşündüm, ama ben de hiç mutsuz olmadım...aksine o eksiklikler şimdi mutlu olmamızı sağlıyor galiba, çünkü eksik de olsa, az da olsa hatta hiç olmasa da mutlu olunabileceğini çocukken öğrendik...

    YanıtlaSil
  6. yine ne güzel anlatmışsın, hep yaz

    YanıtlaSil
  7. "Para ile alınamayacak şeyin yoksunluğu hiç unutulmaz" ne kadar doğru söylemişsiniz Ayşe Hanım. Allah o türden yoksunluklar yaşatmasın yavrularımıza inş. Ruhu doysun maneviyatı sağlam olsun da bir insanın gerisi hiç önemli değil... Bu arada sizi okumayı çok seviyorum...

    YanıtlaSil
  8. antep fıstığı ve muz deyince aklıma hep yılbaşı gelir :) bi tek o zaman alınırdı evimize... yeni giymez hep ablalardan küçülenleri giyerdik. bir çift yeni çorabın ne büyük anlamı vardı... azla yetinirdik. ama çocuktuk, mutluyduk, hayat bize güzeldi. şimdiki çocukları mutlu etmek de zor... seni, yazılarını ve yunusu seviyorum :)

    YanıtlaSil
  9. keşke köşe yazarı olsan ,günlük yazsan, sen para kazansan ben de her sabah bu yazıları okuyup gülümseyerek güne başlasam :))

    YanıtlaSil
  10. Eline sağlık canım ne güzel kaleme almışsın çocukluğumuzu ! O beden derslerini asla unutmayacağım... Silgiye gelince pembe olanı ısırdığımı hatırlıyorum :))) keşke yine üretilse değil mi...

    YanıtlaSil
  11. Para ile satın alınamayacak şeylerin yoksunluğu ise hiç unutulmaz...
    Bu yüzden babamı hiç affetmeyeceğim zira yeri doldurulamaz yoksunluklarımın tek nedeni babam...

    YanıtlaSil
  12. Aynı yaşlardayız sanırım, pek çok şeye evet, evet, dedim ama en çok da buna:
    arı maya kokulu silgimi ısıramamamın eksikliğini hissederdim

    ben de ben de!

    YanıtlaSil
  13. Yazılarınızı okurken, "80'lerde çocuk olmak" temalı bir listeyi okurken hissettiklerimi hissediyorum her seferinde. 80'lerin sonunda çocukluğunu, 90'larda ergenliğini yaşayan herkes, farklı güzergahlarda bir hayat sürse de sanki yolları bir noktada kesişiyor kanser yapacağı söylentisiyle koklamaya çekindiğimiz bu silginin kokusu gibi ortak bir noktada...

    YanıtlaSil
  14. Benzer bir liste yapmıştım kasım ayında. İlk sırada boncuklu tişörtler vardı... Ne güzel cümleler var bu yazıda, yorumlarda...

    YanıtlaSil
  15. Para ile alınanların yoksunluğunu ben de unutmuşum, bir çok maddede kendi çocukluğumu buldum

    YanıtlaSil
  16. Biz de tatil girer girmez Dolmusa biner Samsun Carsamba ya bagli Koyumuze giderdik. Babannem calisacagimiz tutun tarlalarini bizim icin hazirlamis olurdu coktan.Tatil bitene kadar yagmurun yagdigi gunler haric her gun calisirdik.Oyuncaklarimizi yagmurlu gunlerde camurdan yapardik. oyuncaklarin parayla alindigini, erkek kardesime 2-3 yaslarinda iken alinan kirmizi bisikletle ogrendim. Onun bisikletiyle arka balkonda bir asagi bir yukari gidisini hala gorur gibi oluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Irmak,6 yaşıma kadar bende dolmuşa biner samsun bafradaki köyümüze giderdim:) ne güzel yazmışsın,teşekkür ederim...

      Sil
  17. Çok mükemmel alıyorsun beni o günlere aldın götürdün. Ben de en çok 2 gözlü beslenme kabim olmadığının eksikliğini hissederdim ve karlı havalarda bi eldivenimin olmadigina. Çorap geçirir öyle kartopu oynadım. Bir de beyaz dantel yakaligim hiç olmadı hep özendim ama benimki boynu mu kesen cinsinden bir yakalikti

    YanıtlaSil