4 Mart 2014 Salı

Ama Anneciğim



Sınavlara hazırlanırken hep Fikret Kızılok dinlerdim.Müşavirlik, sermaye piyasası, denetçilik sınavlarını hep Fikret Kızılok'u dinleyerek kazandım.
Kitaplar içine gömülmüşken bu şarkı çıkar, elimi tutar, alır götürürdü. Hayallere dalardım...
Sınavların hepsini kazansam , mesleğimi elime alsam, bir oğlum olsa...
Sınavları kazandım ama mesleğimi elime alamadım, bir oğlum oldu , gerçekleşememiş tüm hayallerin sıkıntılarını alıp götürdü...
Annesi çalışmayan , babası henüz akademisyenliğinin başlarında olan bir ailenin çocuğu olmak, ülkemin çoğu çocukları gibi olmaktır. Az gelirli bir ailenin çocuğu olmak.
Yunus büyürken, ona sunulan hayattan alabildikleri ile çok mutluydu .Yunus büyüdü , gözleri başka hayatlar görmeye başladı. Örneğin özel okul bursu alması onu bambaşka bir çevrenin içine soktu.
Yunus, azı, idare etmeyi , sonrayı , daha sonrayı , unutmayı, ilkokula başlamadan öğrenmişti bile.

Şartlardan dolayı yine yeni bir şey öğrenmek durumunda kaldı ve yaş günü hediyesi verilmesi gereken bir arkadaş Yunus'u çok üzdü.
Hediye anlayışımız okulda ki diğer ailelerden farklı, farklı olmasının en büyük nedeni ise yine
şartlarımız...Şartlarımız bizi diğer aileler gibi  alışveriş mağazası içinde ki oyuncak mağazasından hediye seçtiremiyor. Bizim hediye anlayışımız şöyleydi,  arkadaşımızın en çok sevdiği şey nedir
öğreniriz, ejderha seviyormuş, içinde arkadaşımız ve ejderha olan bir resim çizeriz, boyarız, uygun bir çerçeveye koyarız, sabunların üzerine dekubaj yaparız, en sevilen kahramanların resmi ile ellerini yıkasın diye, kız arkadaşlarımıza yastık yüzü yaparız, yastığın üstüne yüz çizeriz, yün ipliklerden saç yapıp saçları örüp toka takarız, saksılarda yetiştirdiğimiz süs domateslerini, gülleri,sardunyaları üzerine yazı yazarak , hediye ederiz...
Yine yakın bir  arkadaşının doğum gününde ,ne yapalım da hediye verelim diye düşünürken, " günlük" olsun diye karar kıldık. Yunus, kendi günlüğünün aynısından arkadaşına da almak istedi, arkadaşım ile aynı günlüğe anılarımızı yazalım diye tutturdu. Bir hafta boyunca , her kırtasiyede
aynı günlüğü aradım, bulamadım.Karşıya geçtim , büyük kırtasiyecilerin birinde buluverdim,Yunus çok sevinecek diye altın bulmuş gibi...
Hediyenin içine uzun uzun bir şeyler yazdı Yunus, paketlerken birazını okudum".Dostum, bu günlüğü
senin için annem aradı, aynısından bende de var, aynı şeyler bizi kardeş yapar, günlük kardeşi olduk,
çok merak ediyorum neler yazacaksın, belki sonra okuruz...."

Hediyeyi okula götürdü. Hediye verme kuyruğuna girdi. Sıra kendine gelince hediyesini uzattı. Hediye paketini eline alan doğumgünü çocuğu "İçinde ne var bunun" diye Yunus'a sordu.Günlük dedi Yunus.
Doğum günü çocuğu hediye paketini açmadan gerisin geri Yunus'un eline vererek," evde çok defter var ,istemiyorum".dedi.

Yunus eve geldi, çantasından geri çevrilen hediyeyi çıkarıp annesine uzattı, "İstemedi,"dedi.
Sonra yemeğini yedi, ödevlerini yaptı ve akşam olunca uyudu.
Akşam olup herkes yattıktan sonra , evimin en gizli köşesine sinip , gizli gizli ağladım.
Benim yüzümdendi.
Ertesi gün okul müdürünün odasında buldum kendimi.Şöyle dedim; Bir hediye için oğlumla biz saatlerce o çocuğu düşünüyoruz, en çok hangi hayvanı sevdiğini öğrenirken, çizerken,boyarken, uygun bir çerçeve ararken hep o çocuğu düşünüyoruz, onu mutlu etmek için vaktimizi harcıyoruz,bir oyuncakçıdan bir kaç dakikalığına seçilen hediye ile vakit harcanılarak uğraşılarak el ile hazırlanan
hediye kıyas edilebilmeli, bunu öğretebilmeli ,derken sanki dünyanın en büyük derdini deşmişim, müdürün önüne akıtıyorum...
Yılbaşı çekilişinde yine aynı çocuk ama bu sefer kendisi Yunus'a hediye verecek
 Kalp kırmaya meraklı çocuk yetiştirmeye özenli, benim çocuğum merkezli dünyalarında, empatiye
karşı uzaylı anneler gibi olmalıyım diye kararlıyım ve" Yunusçuğum , hediyeni almayan o çocuk , herkesin içinde sana hediyesini uzatırken sen de geri çevir, alma, görsün nasıl bir duygu yaşatmış sana"diye akıl verdim.Yunus kocaman gözlerini gözlerimin içine devirdi, sanki beni kaybetmiş de arıyor gibi bakarak;
-Ama anneciğim , ben o gün çok üzülmüştüm, arkadaşımın benim gibi üzülmesini istemiyorum.

Gözlerim yaşardı, Yunus gözlerimin içinde aradığı annesini bulmuş gibi sarıldı, göğsüme kafasını gömdü...

26 yorum:

  1. Ağladım, Yunus'un son cümlesinde koptum. Tıpkı Yunus gibi tertemiz, ince ruhlu, insani meziyetlerini kaybetmemiş, vicdanlı ve güzel ahlaklı bir çocuğun annesi olarak Yunus'u da bağrıma bastım. O'nlara acıyarak, bu dünyanın pisliklerinin ve pis insanlarının onlardan uzak, hep uzak olmasını dileyerek, ağladım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Yüzyıllıkkonak, sait faik son okuduğum kitabında şöyle diyordu;
      herkesin iyi yanlarını araştırıp bulmaya mecburuz, yaşamak için ...
      Yunus'un tüm arkadaşları aşağı yukarı böyle tepkiler verdiler,hiç biri
      gönülden teşekkür bile etmedi, hatta bir arkadaşına doğumgünü hediyesi olarak kurabiye yaptık, haritaları seviyor diye kurabiyeleri delip içine bilgisayardan çıktı aldığımız haritaları yerleştirdik, bir kutuya koyup verdik, çocuk,yunus hediye getirmedi dedi şikayette bulunmuş, Yunus yine çok üzülmüştü..

      Sil
  2. Yunus'um sen ne güzel bir evlatsın maşallah sana ...Ayşem sen ne güzel bir annesin... Ben sizi işte bu yüzden tanımadan çok sevdiğim ender insanlar arasında hissediyorum...

    Öyle çok tüketiyoruz ki bazı şeyleri maddi, manevi bu yazı kocaman bir ders hepimize...sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Nehircce böyle yazıları yazmak istemiyorum, ama çevrem böyle çocuk ve anneler ile dolu onları yazmaktan başka elimden bir şey gelmiyor...ben de seni çok seviyorum...sevgilerle..

      Sil
  3. içim cız etti

    YanıtlaSil
  4. Ayşe, sen çok güzel ve iyi bir insansın ve çok güzel bir çocuk yetiştiriyorsun. İçim sızladı okurken. En kızdığım şeylerden biridir, yetinmeyi bilmeyen insanlar ve doyumsuz ve huzursuz çocuklar yetiştiren anne babalar. Asıl önemli olan emekken, artık her şey maddi değeriyle ölçülür oldu. Tüketirken, insanlığımızı da tükettik.
    Sevgiler sana, oğluna ve hala isimsiz kediciğe :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitapsız Kedi, kediciğin bir dolu adı oldu, ben Pıtpıt koydum, sabahları yüzüme patileriyle pıt pıt ,akşamları kapılı kapıları açmam için pıt pıt diye vurduğundan, Yunus ( ensevdiği arkadaşı) şimşek olsun demiş,arkadaşına ayıp olur diye,şimşek adını, eşimde pofuduk diye çağırıyor...bizim kedi çok akıllı bunca isim arasından en sevdiğini bulabilir:))

      Sil
  5. Keşke tüm çocuklar Yunus olsa...güzel annenin güzel evladı...maşallah size...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin gibi güzel insanlar ile, hayvan dostları ile dolu olsun sevgili Burcunun dünyası, iyi ki sizleri tanıdım...

      Sil
    2. Biz de iyi ki seni tanıdık Ayşe Anne :)

      Sil
  6. O çocuğu düşündüm. Emek verilmiş bir hediyenin değerini bilmemesi ne kötü. Seni düşündüm. En büyük hediyeyi Yunus gibi bir çocukla sen kapmışsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sık sık Yunusu da alsam,köyümüze gitsem ,hiç kimselerin bizi üzemeyeceği kadar uzaklaş diye düşüncelere dalıyorum..teşekkür ederim sevgili hüznün tadı...

      Sil
  7. malesef çocuklar hediye olarak sadece oyuncak kabul ediyorlar bizim çevremizde de durum aynı... giysileri bile hediyeden saymıyorlar... ama onlara emeğin, düşüncenin önemini anlatmak da bize düşüyor... ayşecim sayende bir eksiğimi farkettim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hediyeleri anneler alıyor, (anneler çoğunlukla
      giysi reyonlarında dolaştığı için indirimde ki çocuk kıyafetlerini alıyorlar,ileride hediye olarak vermek için) paketin içinde ne verdiğini bilmiyor çocuklar...benim yaptığım da iyi değil, gereğinden fazla önem vermek,empati kurmak işte böyle üzüyor...sevgilerle..

      Sil
  8. ayşeciğim merhabalar..ben Çankaya' da bir devlet okulunda İngilizce öğretmeniyim.Kızım bu sene 1.sınıfta. Sene başında bir özel okula vermiştim kızımı.Ama benzer çevre koşullarından dolayı kızımı özel okuldan aldım ve çalıştığım okula başlattım. Yunus da ilkokulda, çok güzel bir burs kazanmış,maşaallah ona,ama bence ilkokulda(1-4.Sınıf) özel okulda okumasına gerek yok.İyi bir devlet okulunda, benzer hayat şartlarına sahip arkadaşları arasında Yunus daha mutlu olur diye düşünüyorum.Bu dediğim artık buu sene olmaz ama seneye farklı bir okula almayı deneyebilirsiniz belki.Sen de akademik başarının çocuğun mutluluğundan ve gönül huzurundan daha az önemli olduğunu düşünen annelerdensin çünkü..Allah iyi insanlara karşılaştırsın Yunusu ve bütün evlatlarımızı..
    not: geçenki yorumumda kedilerden korktuğum için bir süreliğine kedi temasına ara vermeni rica etmiştim,teşekkür ederim.Ayrıca hayvansever dostlarımız lütfen yadırgamayın beni lütfen..Tüm hayvanları çok seviyorum ve onlara merhamet ediyorum, yeter ki onlara dokunmayayım..aşmaya çalışıyorum bu fobimi selamlar. betül

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Betül öğretmen, haklısınız, özel okul konusunda, üstelik siz çalışansınız ben se ev hanımı...İyi insanlar ile karşılaşsın tüm çocuklarımız ama kötü niyetli insanlar ile karşılıaştıklarında güçlü olsunlar, iyilikler kötülükleri yensin...kedi konusunda haklıydınız, çok abarttım,korkmak sevmemek değil, tabi ki seviyorsunuzdur ve fobi konusunda ben de çok hassasım , sevgilerle...

      Sil
  9. off çok üzüldüm Yunus'un üzülmesine, sen uzaylı anne olmaya devam etmelisin, bir annenin çocuğuna verebileciği en güzel şey sevgidir bence, mutlu çocuk ilerde mutlu birey bence, herşeyin yeri doldurulabilir ama sevginin yeri asla dolmaz, Yunus büyüyünce anlayacak bugün yaşadıklarını, el emeği ile ona yapılan bir hediyenin kıymetini anlamıyorsa bir çocuk yada anne bu onların kaybı, çok daha söylenecek şey var ama iyikin sen ve senin gibi insanlar var iyiki seni tanımışım, sanki kendi duygularımı okuyorum, sizi çok seviyorum,Elif (umarım saçmalamadım)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elifçiğim, Yunus ve çocuklarımız sanki daha olgun bizlerden ,ben ondan daha çok üzülüyorum ve işte böyle acına acına yazıyorum,keşke onların dayanma gücüne sahip olsam...İyi ki sen de varsın, ben de seni çok seviyorum,sevgilerimle,,

      Sil
  10. gene birilerine nefret ve öfke duyduğum,herşeyden herkesten uzaklaşmak istediğim,böylesine sıkıntılı bir günde bu yazıyı okumak o kadar iyi geldiki...yunusun güzelliği,sıcaklığı içimi sevinç doldurdu,yüzümü gülümsetti...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihavent renkler, senin bloğunda, eşsiz yazılarında sıkıntılarımı unutacak kadar kayboluyorum ama artık eskisi gibi yazmıyorsun,nefretini,öfkeni bile yazsan ben sevinçle,umutla okurum...

      Sil
  11. Empati kurmak konusunda;keşke yunusu özel okula verirken empati kursaydınız ve o bunları yaşamak zorunda olmasaydı.Üzüldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okulları ayırırızda ilerde bunlar aynı yerlerde çalışacaklar o zaman ne yapıcaz

      Sil
  12. O zaman büyüyecekler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. büyüyecekler sadece değişmeyecekler

      Sil
  13. Ne kadar üzülüyorum böyle maddiyata cok önem veren ve öylede yetistirilmis cocuklar icin. Tok evin ac kedileri. Sevgiler

    YanıtlaSil
  14. Kalbi çok güzel bu Yunus-çocuğun ya, inşallah benimki de böyle olur!

    YanıtlaSil