8 Ocak 2014 Çarşamba

Kaç kere kötü anne oldum

Artık kötü anne olmak istemiyorum . 8 yaşında ki çocuğunu sabah okula gönderirken her şeyine yardım eden anne , çocuğun gelişimine kötülük yapıyormuş . Sabahın köründe, onu sıcacık yatağından kaldırıp buz gibi sokağa salıvermek  zor geliyorsa anneye, böyle düşünmek te kötülükmüş çocuk için. 2 dakika daha fazla yatsın diye düşünmek , çok kötülük...Hak verdim . Her şeyine yardım
etmek çocuğuma kötülük yapmaktan başka bir şey değildiri kabul ettim. Pazartesi sabahı 2 dakika erken kaldırdım, kıyafetlerini önüne attım , benim giydirdiğim gibi giyinebilmeyi beceremedi, atletini pantolonunun içine sokmayı akıl edemedi. Servis geldi kornaya bastı, ilk kez geç kalmıştık, kötü bir şey mi var diye endişelenmiş servis şoförü. Kötü anne olmak istemeyen bir anne var. Ama içim içimi yiyor , atletini içeri sokmazsa karnı açık kalacak hasta olacak, milyon kere yaptığım gibi bir saniyelik zaman diliminde yaptığım gibi bir el atıp atletini pantolonundan içeri sokuversem...Hayır....
Kapıya ulaşıp botlarını zar zor giydi, bağcıkları yine bağlayamadı. Bu botun bağcığında bir sorun var
ne kadar düğüm atarsam atayım yine çözülüyor, herhalde naylon iplikle yapılmış, kayıyor...
Kendi bağcığını kendi bağlasın, öğrenmeye hiç heves etmedi , bağcığına bir bassın da düşsün o zaman aklı başına gelir... Halbuki milyon kere ayakları dibine eğilip milyon kere bağcıklarını bağladım, hele bu botun bağcıklarını bağlamada çok ustalaştım, üst üste üç düğüm atıyorum o zaman
çözülemiyor...Hayır...Bağcıklara dokunmadan servise doğru koşup gitti. İçim içimi yiyor...Hayır...
Kötü anne olmak istemiyorum, "Hayır" ları dinliyorum, sırf bu yüzden...Hasta olacak, atletini içeri sokamadı, düşecek bağcıklarını bağlayamadı.. Hayır...Ya merdivenlerde bağlanmamış bağcığa basarsa...Hayır...Kimsecikler bağlamaz o bağcıkları , belki de her gören kızacak niye bağlamadın o bağcıkları diye...hem düşecek hem azarlanacak...Evet ... Gitmeliyim ... Peşinden gidip atletini içeri sokup bağcıklarına üç düğüm atmalıyım. Evet...
Metroya doğru koşmaya başladım. Metroya bindim. Etrafı görmüyorum, hiç durmadan atleti pantolondan içeri sokup, bağcıklara üç düğüm atıyorum.Servisi okul bahçesinde yakalayadım, derse girmişler. Kırk dakika bekledim. Zil çalar çalmaz sınıfa doğru üst katlara tırmanırken nöbetçi öğretmene takıldım. " Yasak, veliler sınıflara çıkamaz!"
-Çok önemli, mutlaka oğlumu görmeliyim, dedim.Nöbetçi şaşırdı, önemli olanı merak etti.
- Bir şey vermem gerek, dedim , başımdan savuşturmak istedim.Bir kötülük daha yaptım yalan söyleyen anne oluverdim.
-Bana verin , ben götürürüm, diyen nöbetçi öğretmene öyle kötü baktım ki , yanımdan uzaklaşmak zorunda kalıverdi...
Yunus'u görüverdim, atleti dışarıda, salkım saçak bağcıkları ile merdivenlerden inip bahçeye çıkmak üzereydi...Bir saniye içinde atletini pantolonundan içeri sokup, bağcıklarına üç düğüm atıp, hemen yanından uzaklaştım. Eve yine metro ile dönüyorum, su gibi terlemişim.Metronun kliması ile terimin soğuyup kaybolduğunu hissediyorum. Hayırların acısı, Evetlerin pişmanlığı içinde , sabahın köründe
yollara düşmüş , kaç kere kötü anne oldum diye metro duraklarını sayar gibi saymaya başladım...

15 yorum:

  1. Ayşecim canım sen çok iyi bir annesin Benim annem çocukluğum ve gençliğim boyunca her işimizi yaptı kimsenin yaptığı işi hala beğenmez belki bu yüzden belkide ezilerek büyüdüğünden bana hiçbir iş yaptırmadı ben 20 yaşında evlendim ve iş başa düştü tabi ama çok zorlandım ilk başta sudan çıkmış balığa döndüm ama hayat öğretti bir şeklide mücadele etmeyi şimdi iki kızım var bir de otizmle mücadele ediyorum Hayat insna herşeyi öğretiyor ama anneler çocuklara sorumluluk vermeli ve hayata karşı hazırlamalı ben şimdi büyük kızıma yaşına göre sorumluluk veriyorum 6 yaşında neyse çok güzel bir yazı herzamanki gibi görüşmek üzere :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de babam her şeyime yetişti( ortaokula kadar ayakkabı bağlarımı babamın bağladğını hatırlıyorum) Ne güzel bir cümle, hayat insana her şeyi öğretiyor...çocuklarınızla birlikte "hayat" size hep mutlu
      şeyler öğretsin...sevgilerle..

      Sil
    2. inşallah ayşecim teşekkür ederim sende oğlunla mutlu bir yıl geçir inş yeni yazılarda buluşmak dileğiyle... :) bu arada adım çiğdem

      Sil
  2. Okurken içine sokk bağla bağla diyordum resmen :)) ama kızım 4 yaşını bitirdi kendin yapabilirsin diyorum çok acele edilecek durumlarda müdahale ediyorum :) eh anneyiz kol kanat gereriz :) kötü anne olmasak dicemde neyse :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Ülkü; ne güzel yapıyorsun dört yaş çok uygun...sevgilerimle..

      Sil
  3. Çocuklar üzerinde o kadar büyük yük var ki ve onlar o kadar küçük ki. Onlara el atmamak canilik olur. Sen de aldığın kararı yıldırım gibi uygulamaya koymuşsun Ayşeciğim . Bir hafta sadece botlarını bağlasa sonra yavaş yavaş giyinmeleri ilave etsen olmaz mı? Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, yıldırım gibi daldım:) pazartesi sendromu oldu:)
      bu hafta sonu alıştırma yapacağız...sevgilerle..

      Sil
  4. kim demiş öyle yapmak kötülük diye. o diyenler anne yüreği hakkında birsey bilmiyor bence

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorumluluk vermeden yetişen çocuklarda mutlak bir eksiklik oluyor,
      duygusal, fiziksel...bunun sorumlusu da anne baba...anne yüreği çocuğun iyiliği için atmalı, öyle değil mi:) sevgilerle..

      Sil
  5. Aysecim senin yaptiginin aynisini bende yapiyorum! Hatta inanmayacaksin yedi yasindaki kizima sirf yesin diye oyalamaca agzina vermece bizzat kendi ellerimle,cünkü cok yemek sevmiyor! Almanlarda böyledir,cocuklari herseyi kendi kendilerine yapar,bense sasiririm,onlara göre sorumluluk almali,kendi kendine yetebilmeli.Seni okurken ne kadar daraldim,cocuk atleti sokmadan evden ciktiysa diye nitekim öyle yapmissin! En dikkat ettigim seydir benimde ,ayakkabi bagcigi ise en tehliklei olani.Kendini bosu bosuna üzmüssün,ben takmiyorum eger bana biri bir öneride bulunursa,cünkü herkes kendi cocugunu kendi taniyor,ilk cocuk farkli ikinci ücüncü degisiyor,hepsi farkli karakterlerde,bazisinda kolayliklar ,bazisinda zorluklar oluyor...

    isin komik tarafi insan bazi seyleri cocguna yaptirmayi akil edemiyor,yani bende öyle oldu o yüzden öyle dedim,simdi üc yasindaki ogluma sirf zamandan kazanmak icin,oyunla giyinip soyunmasini söylüyorum,zevkle yapmaya calisiyor,yapamayinca kiziyor filan!

    kimse kimseye böyle birsey sey söylememeli bence,egitmenler biraz kati,kendi cocugu olsa öyle davranmaz ama sizden beklerler iste.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hala ağza tıkıştırma kaçamakları yapıyorum...Pazartesi birden bire
      aydınlandım, çocuğa kötülük yapıyorum, kendi kendine yetmesini önlüyorum...ne kadar söz ile yapması gerekenleri belirtsemde başa gelmeyince, yaşamayınca anlamıyor, önemini kavrayamıyor...
      Teşekkür ederim paylaşımın için...sevgilerle..

      Sil
  6. İlkokul 2 miydim 3 müydüm bilmiyorum. Annemi sabah bir şekilde kızdırdım, sanırım yataktan kalkmak istemedim annemin acelesi vardı, işe gitmesi gerekiyordu. Annem "iyi ne halin varsa gör" dedi çekti gitti. o zamana dek hep annem hazırlardı beni, paniğe kapıldım, saçım uzundu, örülmesi gerekiyordu, öremedim. Kazağımı bulamadım, gömlek giydim, yüzümü bile yıkayamadım, zaten gözyaşlarından yıkanmasa da olurdu. Okula gittim gitmesine ama ne o günden hayır geldi ne benden.. Hala kalbim kırıktı, boğazımda yumruk vardı eve döndüğümde akşam.. O günü ve annemin o katılığını hiç unutamıyorum :/

    YanıtlaSil
  7. Yunusun yaşındaymışın sevgili Ceren, inan içim titredi...
    Aklım ermiyor, duygularımla mı,mantığımla mı, olması gerekenlerle mi,nasıl ne şekilde anne olacağımı 8 sene oldu karar veremedim...hep yanlış yaptığımı sanıyorum...Doğru anne ile kötü anne arasında öyle ince bir çizgi var ki...oluşuna,akışına bırakmaktan bile korkuyorum.onu çok seviyorum,sevgimin arkasına sığınmaktan başka bir şey yapamıyorum...Peşinden gittim, bağcıklarını bağlayıp yanaklarından öptüm bir kaç saniye için kilometrelerce yol gittim, neler yapmadım ki...

    YanıtlaSil
  8. Nasil bir karakter lazim ise bize buyuyunce, bence sartlar- adi ailemiz de oluyor- bizi oyle buyutuyor. Ayseye de yazdim, o yuzden savasmadan kendimizle, oldugumuz halimizle barisip , kendimize ozel tarzimizla,sartlarimizla buyutucez cocuklari..
    diye ayzdim bloga..

    YanıtlaSil
  9. Çocuklar, annelerinin sefasını sürsünler bence boşverin, tüm sevginizi, yardımınızı verin, epi topu kaç yıl bu şefkati alıyor ki insan hayatta... Ya da bu yüz yılda kaç çocuğa bu şefkati verme imkanı oluyor ki bir annenin...

    YanıtlaSil