13 Ocak 2014 Pazartesi

Divan

Divan ile ilgili internette bir görsel bulamadım.Ne çok yaşlanmışım, bütün çocukluğum divan üzerinde geçmişti ama artık divanın adı ve resmi çoktan kaybolmuş,durduk yerde içimi hüzün kapladı ,sebebi divanlarımı çok özlememdir...

Oturma odamızın iki köşesinde iki divanımız vardı.Divan üzerinde komşular ağırlanır, dersler çalışılır( masa, lise yıllarında hayatımıza girdi), gazete okunur, ailecek  sohbetler yapılıp  televizyon izlenir,
akşam olunca da  üç kardeşimle yatağımız olurdu.
Divanımız yün döşekliydi. Her sabah yün döşek tazelenirdi.Annem bir ucundan, gücüm yettiğince ben bir ucundan tutup yün döşeği havaya kaldırıp yere atardık.Yere vurdukça top top olmuş yünler açılır ve döşek kıvamını bulana kadar bu iş devam ederdi. Annem her sabah söylenirdi," kollarımda derman kalmadı döşek vurmaktan." Bazı geceler döşek ıslanırdı, sabah olunca kim işedi kavgası çıkardı. Döşeğe işemiş olmak çok büyük bir suçtu, kimse üzerine almak istemezdi. Benim için yatağa işemek büyük bir hüzündü...Yıkanmış döşek balkona atılır, kuruması beklenirdi, akşama kadar kuruyamazsa ...Annem, ev taşınmalarında hep güneş gören balkonlu evler arardı...
Döşeğin yünlerini annemin ninesi kendi elleriyle koyun kırpmış da hazırlamış, annemin bazen döşeğe sarılıp ağlaması bundandı.
Divanımızın örtüsü anneannemin çeyizinden etekleri kanaviçe , iki kırmızı gül,bir yaprak,iki kırmızı gül bir yaprak diye devam eden...
Divanın duvara değen yastıkları Almanya'dan, bir boynuzlu geyik masmavi dereden su içiyor arkasında karanlık bir orman, üç yastık yanyana...Boynuzlu geyik ürkek her an karanlık ormandan bir avcı çıkıp onu öldürecek gibi...Üç yastık ile divan örtüsü hep düzgün durmalı, her an bozulan yerleri düzeltilmeli...Çocukluğumda en çok "divanı bozmayın" sözünü duymuşumdur.
Üç kardeşin ağırlığı ile çukurlaşan yün döşek...Çocukluğumu ne güzel özetliyor...



28 yorum:

  1. Divanın altına kavun karpuz koyardık.... Özlüyor insan o günleri.. Fitilli örtüsü olan divanları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir tek benim sanmıştım çocukluğu divan üzerinde geçen:)

      Sil
  2. Çocukluğuma gittim, bizim böyle annemlerin divanının kenarına, sokakta çamur çorak içinde oynayıp, üstü başı batmış ortanca kardeşimle ve asla dağınık, pasaklı olmayan pirüpak son kardeşim ve onların her daim sorumluluklarını taşıyan ablaları olarak benim yanyana sıralanıp, afacan ve masum bakışlarla objektife gülümsediğimiz bir çocukluk fotoğrafımız vardı... Ve hatta bu divanın üstü düzeltiliyor da altını gelip başkası mı süpürüp, silecek diye zılgıt yemişliğim :))) Ne de çok anılar var eskilere dair, iyi ki yazmışsınız, kaleminize gönlünüze sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. benim de resimlerim var hatırlıyorum divan üzerinde maaile oturup gülümsediğimiz:) teşekkür ederim

      Sil
  3. Divan örtüierini annem dikerdi. Dayanıklı olsun diye kalın çiçekli kumaşlardan. Misafir geleceği zaman annem "divanı bozmayın" diye otutmazdı:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Divan örtülüğü diye satılırdı kumaşçıda, misafir her daim düzgün görmeliydi divanı, çocuk yokmuş gibi:)

      Sil
  4. Ayşe'ciğim "divan ve sedir" diye girersen görsel çıkıyor.

    YanıtlaSil
  5. Kendi cocukluguma ne kadar da yakin.tek fark biz divan demez somya veya sedir derdik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. somya ile sedir çocukluğumuza dair kaybolan eşyalarımız,çocukluğumuz gibi...

      Sil
  6. bizim memleketteki evde de oturma odamız bir duvar boyunca divandı... şimdinin köşe takımları gibi... dar ve sert olduğunu anımsıyorum.. sonra bir de yaylı metal platformların üzerinde döşeklerin olduğu, yatak kıvamında şimdinin kanepelerini andıran oturma alanları vardı belki senin bahsettiğin onlardır ben de çok yattım onlarda :) gece ıslanmalarına karşı muşamba serildiğini hatırlıyorum bir de :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet işte bizim ki yaylı metal ve üzerinde döşekli olanından:) muşamba
      kayardı bazen o yün döşekten:)

      Sil
  7. Oturma odamızda iki divanımız vardı. Sahi o zaman salon yoktu da misafir odası vardı, orada da bordo kadife koltuklar, içi incik cıncık dolu büfe ve sehpalarımız vardı, bir de bordo kadifeli bir kanepe:)
    İki divan gündüzleri kardeşimle oyun evlerimiz olurdu, paylaşırdık. Akşamları televizyonu onların üstünde izlerdik, gece de kardeşimle bana yatak olurdu:) Yani benzer süreçlerden geçmişiz:) Yazınız beni 300 küsur önceye götürdü:) Hatırladığım kadarıyla o divanlara özel örtüler ve yastıklar yaptırılmış ve hatta perdeler bile uyumlu şekilde diktirilmişti:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Fatma o kadar yaşlandık mı( 300 küsür sene:)
      30 küsür sene , çocukluğumuz aynı dönemlerde geçmiş:)

      Sil
    2. evet 30:) sene.
      o dönemlere ait şeyleri günümüz gençliğine anlattığımda 300 sene geçmiş gibi hissediyorum ama bakışlarından:))

      Sil
    3. Çok haklısın , 300 sene değil , mağara çağında yaşamışsınız diyen bile oldu,bana:)

      Sil
  8. Dediğiniz gibi arattım önce bulamayınca bir garip oldum. Eski divan yazınca çıktı bir iki tane. Kaleminize sağlık. İki divanlı bir odanın çocuğuydum bende

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de iki adet resim buldum ama bizimkiler gibi değildi...teşekkür ederim.

      Sil
  9. 'Ne güzel yazıyorsun Ayşe' seni ne güzel özetliyor:)

    YanıtlaSil
  10. bütün çocukluğum ,oturunca ayağımın yere değmediği ,üstünde ders çalıştığım, altında hem korkup hem saklandığım , gece olunca da yatağım olan sert divanda geçti..unuttuğum anılarım doluştu zihnime..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşyalar değişiyor, eskilerin anıları unutulmuyor...çocukluğun her eşyası
      kıymetleniyor..

      Sil
  11. ne vefalı bir yazı olmuş, çocukluğum divanda geçmedi ama yazdıklarınızda çocukluğumu buldum,yüreğinize sağlık,sevgiler.

    YanıtlaSil
  12. Divan örtüsünü düzgün bir şekilde sermek,, yastıkları dikiş yerleri altta kalacak şekilde düzgünce sıralamak gibi rutin hareketler belli bir kuşağa ait kaldı galiba. Bugünün gençliği,bizim bunları hatırlamamız gibi telefon akranını büyütme hareketini nostalji yaparak hatırlar belki ileride:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep kayan divan örtüleri, dikişleri gözükmeyen yastıklar:) evet kalem nasırı biz nostalji olduk:)

      Sil
  13. Divan çocukluğumda ve şimdi de hala en sevdiğim yer benim. Evimizde salonda bir koltuk takımı ve bir köşede de divan vardı. Kalabalık da olsak illa o divana doluşurduk hepimiz koltuklardan rahattı. Uzun yıllar muhafaza etti annem, şimdi ise hala var. Sadece üzerindeki doldurma yatak yerine yaylı yatak aldık artık onu kabartıp düzeltmeye hali yok. Fakat şimdi de torunların gözdesi, zira yaylı iskeleti ve yaylı yatakla üzerinde şahane zıplanıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok güzel zıplanıyordu ama biz hiç zıplayamadık şimdi oğlumla
      yaylı yataklarda gönlümce zıplıyorum:) teşekkürler sevgili gece..

      Sil
  14. Ağzınıza sağlık çok güzel özetlemişsiniz. Çoğumuzun iç geçirerek anılarımızı canlandırmamıza vesile oldunuz. Ayrıca çok akıcı bir üslubunuz var. Sevgilerle.

    YanıtlaSil