17 Aralık 2013 Salı

Yazı yazmanın masumiyeti

 Fakirlik benim en büyük hazinemmiş, bilmiyordum.
Masumiyet fakirlikte gizliymiş. Masumiyetimi kaybetmekten korkuyorum.
Öyle zamanlarım oldu ki gözlerimi kapayıp mesleğimin gerektirdiği şeyleri yapıp fakirlikten kurtulma hayallerine kapıldım.Evet zengin olmanın hayallerini kurdum.Mesleğim bunun için çok uygundu. Stajerdim. Stajım bitince meslek büyüklerim gibi olacaktım. Elimde rüşvet çantası mutlaka olmalıydı. Mükellefim mutlaka aklanmalıydı,rüşvet alıp rüşvet vermeliydim.Zor değil demişti ,üstüm,üstat, bir zaman sonra çok basit gelecek,olağan bir şey,kafanı hiç meşgul etmesin.
Her yerde rüşvet var, her yer yerde yolsuzluk,sen sistemin bir parçası değil misin,sen bu memleketin insanı değil misin,yoksa sen uzaydan mı geldin...Her yere bakmaya başladım, bakabildiğim her yerde yolsuzluk nasıl yapılıyor diye gözlerimi açtım. Her yerdeydi,yolsuzluk. Yabancı değildi.

Sağım solum önüm arkam hep yolsuzluk,sobelenen yok.
İstanbul'a okumaya geldiğim zamanlarda yurdumuzda su akmıyordu,kız öğrenci yurdunda uzun saçlı
kızlardık,saçlarımız yağ içinde, gizli gizli namaz kılmak zorunda olanlar vardı,abdest suyu bile yoktu,teyemmümü araştırırlardı,ranza üzerinde namaz kılınırdı,nöbetçi memura görünmemeye çalışılarak hızlı hızlı  , mescid açılmaya gerek görülmüyordu.Sonra İstanbul değişti,suları hiç kesilmedi,elimi sıkmayacığını hissettiğim bir üst yetkiliye elimi uzatmama nezaketinde bulundum,abdest almıştı,biraz sonra namaz kılacaktı,gömlek kollarını aşağıya indiriyordu,herkese belli etmeye çalıştığı şey,namaz kıldığıydı , belli etmemeye çalışarak içi para dolu zarfı çekmesine koyuyordu, stajerdim,her yere götürüyordu meslek sahibi üstadım...

Üniversitede hiç kopya çekmedim,beceriksizliğimle yakalanacağımdan korkmasam teşebbüs edebilirdim, herkes kopya çekiyordu. Başımızda dikilen bir araştırma görevlisi sınavda kopya çekmeye çalışanlara göz açtırmıyordu,bütün anfi küfür ediyordu,ne vardı yani bir göz yumsa.Araştırma görevlisi şöyle demişti:" Çalışarak sınava gelenlerin hakkını korumam gerek,kopyaya göz yumarsam,haksızlık yapmış olurum, aldığım maaşımı çocuğuma yediremem".
Öğretmenler gününde bütün veliler toplandı yunusun öğretmenine ,(şimdi makbul olan şey bir mağazanın hediye çekiymiş,veliler bu işi iyi biliyor ve) hediye çekini  taktim ediyorlar.Öğretmen şöyle diyor" ben devletten maaşımı alıyorum, prensiplerime aykırı , hiç hediye kabul etmiyorum".Yunusun yazdığı ve resimlediği mektubu alıp
"şimdiye kadar aldığım en güzel hediye" diyebilen bir öğretmen.

Göz yummak,görmemezlikten gelmek,herkes gibi yapagelmek,şartlara göre hareket etmek,her devrin adamı olmak...Bunlarla her şey elde edilebilir ama masumiyet alınamaz...

Masumiyet nedir ki?

Stajerliğim bitti,üstat olamadım.Bir şey olamamak bana huzur verdi...

Yazmak dünyanın en mühim işi gibi göründü gözüme.Basit şeyleri yazmak çok mühim bir şeydi.
Örneğin "fakirlik".
Dünyanın en basit şeyi fakirliktir,istenilirse herkes fakir olabilir.
Hissettiğim fakirliği yazabilmeyi çok isterdim.Fakirliğimi öyle anlatmak isterdim ki okuyan hiç kimse burun kıvırmasın,fakirliğin edebiyatını yazmak isterdim..."Fakir"liği anlayınca ve sevmeye başlayınca ,rüşvet,yolsuzluk,haksızlık kaybolacaktır...

Masumiyet, hiç bir zaman sahip olduğuma emin olamadığım,hep kaçıracağımdan şüphe ettiğim, ama fakiri sevdiğini bildiğim bir hazine...

Bazen, blog sahibi olmamın masumiyetime zarar verdiğini düşünüyorum, yazılarımda ki samimiyetimden şüphe ediyorum...Onaylanmak için mi yazıyorum, like edin,beğenin diye işaretler koymasam da , için için paylaşmak adı altında aslında, herkes " like et "i olmayan bu renksiz bloğu yorumlarla like etsinleri mi umuyorum...Yazı yazmanın masumiyetini yaşadığım anlarım çok oldu,
ama like et 'i düşündüğüm yazılarım da oldu...Masumiyet çok kırılgan bir arkadaş gibi,her an kalbini kırabilirim diye korkuyorum,istiyorum ki beni hiç bırakmasın...





4 yorum:

  1. "Masum değiliz hiç birimiz" diye sevgili Sezen Aksu şarkısı geldi aklıma.Çok severim.Masumluk bir bebekte güzeldir,büyüdüğümüzde ise yalanlaşıyor.

    YanıtlaSil
  2. EVET AYŞE CİĞİM GENE ÇOK GÜZEL BİR YAZI..OTUR SAATLERCE DÜŞÜN, TARTIŞ...AMA BAZI MESLEKLER VARKİ SANKİ BU RÜŞVET OLAYI OLMAZSA OLMAZ.... VE TABİ ZENGİNLİK VE FAKİRLİK KABUL GÖRME DURUMU... İNAN ÇOCUĞUM İÇİN KORKUYORUM,İLERDE HANGİ MESLEĞİ SEÇECEK DÜRÜST, NAMUSLU KALABİLECEKMİ ÇOK KORKUYORUM..........

    YanıtlaSil
  3. "Masumiyet, hiç bir zaman sahip olduğuma emin olamadığım,hep kaçıracağımdan şüphe ettiğim, ama fakiri sevdiğini bildiğim bir hazine..." ne güzel sözler böyle, masumiyetini kaybeden ister fakir olsun ister zengin olsun hayatını mahvetmiştir benim gözümde (ben kimim ki bu arada oda ayrı konu).... paylaşmak istemek yazı yazmak, yazmayı bilebilmek çok büyük meziyet bence,sevgiler elif

    YanıtlaSil
  4. Ayşem yine öyle güzel yazmışsın ki senin yazdıklarını özetleyemem bile! Evet o rüşvetçi pisliklerden çok çektim ama şükürler olsun pabuç bırakmadım. Bir zamanlar beni bunalıma sokmuşlardı ama :( ben kazandım, kendime saygı duyuyorum şimdi onlarla başa çıktığım için. Yazmak işiyse yani zaman zaman aynı duyguları bazı yazılarımda hissediyorum ve beni inanılmaz rahatsız ediyor. E beğenilmek ihtiyacı çok insani. "Marifet iltifata tabiymiş" sen hep masumsun ve hep çok okunasısın...

    YanıtlaSil