12 Aralık 2013 Perşembe

Okullar Gerçekte Ne Öğretiyor

Okullar Gerçekte Ne Öğretiyor?     


Aslında çoçuklar bizim tahmin ettiklerimizden çok farklı şeyler öğreniyorlar okulda.
Derste konuları öğrenmiyorlar mı?
Öğrenme, yaşantı ve derin incelemeler sonucunda meydana gelir. Ama çocuklar konuları derinlemesine incelemediği ve çok azını yaşadığı için, konuları biliyor ama öğrenmiyor.
12 yılını okulda geçiren çocuk, konuları bilmekten ziyade okulda var olmayı öğreniyor.
İşte bunlar da bizim farkında olmadığımız öğretiler.
Nedir bu öğretiler?
KOPUK HAYATLAR
Çocuklar, birbirleriyle ilişkisi olmayan yetişkinlerden, birbirleriyle ilişkisi olmayan konuları dinlediği için, hayata bir bütün olarak bakmayı öğrenemiyor.
Onun yerine kopuk hayatları öğreniyor.
Biyoloji dersinde organların fonksiyonlarını ezberliyor  ama organların birbiriyle, insanın ruh haliyle, toplumun kültürel yapısıyla, çevre koşullarıyla ve beslenme alışkanlıklarıyla nasıl bütün halinde çalıştığını anlamıyor.
Çünkü, sosyoloji, psikoloji, biyoloji, ve coğrafya derslerinde farklı bilgileri görmüş ama onlar arasındaki bağlantıyı anlamamış.
(Bu arada aklıma geldi. Beslenme alışkanlıkları hangi derste kazandırılıyor?)
SENTETİK HAYATLAR
Okullarda katı bir hiyerarşi var.
Çocuklar hiyerarşinin en altında. Otorite de öğretmende.
Çocuk hem duygusal hem de entellektüel olarak öğretmene bağlı. Öğretmen beğenirse, çocuk mutlu oluyor. Beğenmezse, mutsuz. Kendi yargısını oluşturamıyor.
Öğretmen yanıt doğru derse mutlu oluyor, yanlış derse mutsuz.
Bu durumda çocuklar öğretmenden onay almayı, öğretmenin gözüne girmeyi öğreniyor.
Çünkü çocuklar biliyor ki öğretmenin sizi sevmesi ile sizi onaylaması arasında bir ilişki var.
Sonra bu öğrenciler çalışma hayatına atıldığında, müdürlerinin gözüne girmeye çalışıyor.
Bundan dolayı çoğu işyerinde gerçeklikten, samimiyetten uzak sentetik hayatlar yaşanıyor.
KİMLİKSİZ YAŞAMLAR
Başarılı bir öğrenciyseniz, öğretmenler sizi tanır. Çoğu etkinliği de sizle yapar, dersi de sizle götürür.
Kabul görürsünüz. Aslında  bu kabul kişiliğinizden değil, başarınızdan dolayıdır.
Ama başarılı değilseniz (notlarınız düşükse yani), kimliğiniz bilinmez.
İnsanlar  sizi bilir ama tanımaz. Tanımaya gerek yoktur. Çok değer görmezsiniz.
İç dünyanız bilinmez. Aile yaşamınız, ilginiz, okul dışı becerileriniz bilinmez.
Okulda ait olduğunuz bir yer yoktur. Sıranız bile size ait değildir.
Kimliksiz ve görünmezsinizdir.
Bu çocuklar okulda kimliksiz yaşamayı öğrenir.
DERS ÖNEMLİDİR, KONULAR DEĞİL
Her öğretmenin dersi önemlidir ama konuları değildir.
Öğretmen konular çok önemliymiş gibi dersini işlerö ama sınavlar ya da ödevler bitince konunun önemi de biter.
Hele tatilden sonra geçmiş konuların hiç bir önemi kalmamıştır. Hatta bir konuyu işledikten sonra okul hayatınız boyunca onunla bir daha asla karşılaşmayabilirsiniz.
(Kendi dersinde öğrencilere test çözmek için izin vermeyi saymıyorum bile.)
GERÇEK ÖRTÜLÜYOR
Çocukları okula öğrenme için gönderiyoruz ama onlar bizim niyetimizin dışında şeyler öğreniyor. Hayatı bir bütün olarak değil, gerçek hayattan uzak kopuk kopuk öğreniyor.
Kimliksiz ve sentetik bir yaşama hazırlanıyorlar.
Her şeyden önemlisi biliyorlar ki; okulda önemli olan konular değil, bir şekilde ödevleri tamamlayıp, sınavları geçip diploma almak.
Kısacası çocuklar okulda kendilerini tanımadan, gerçeği örtmeyi öğreniyor.
Gerçeği!

Özgür Bolat ' ın diğer yazıları için http://www.ozgurbolat.net/

10 yorum:

  1. çocukların herşeyi okuldan öğrenmesini beklememek lazım.Çocuk önce ve daimi olarak aileden öğrenir,aileyi örnek alır.Aile bunu yapabilirse zamanında okuldaki ve ya dışardaki etkenler onu çok fazla etkileyemez.Okulları suçlamak yersiz bence.Sevinç

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Sevinç Hanım,çocukların her şeyi okuldan öğrenmesini değil,çocukların okuldan "korkuyu,bencilliği,birinci olmak için çalışmayı,adaletsizliği,içindekileri ifade edememeyi" öğrenmesin istiyorum.

      Sil
    2. merhaba ayşe, işte ben de temeli sağlam atılan bir çocuğun okullar da olan adaletsizlik,bencillik vs. neyse onları oradan öğrenemeyeceğinden bahsediyorum.evet sarsılır fakat öğrenmez,bunları aileden öğrenir ama.sarsılması da ona hayata karşı gerçeklerle karşılaşmayı öğretir ve büyütür.hayat toz pembe değil ki bunları görüp bunlarla başa çıkabilmesi için de gerçeklerle karşı karşıya gelmesi çocuklarımızın bence daha olgunlaşmasına neden olur.Hayatta her zaman el üstünde tutulmayacaklar.bu yüzden de büyüdüklerin de karşı karşıya gelebilecekleri ortamlara karşı onları biz yetiştirebilmeliyiz ki çocuk bunları aşabilsin.

      Ben bunları demek istemiştim.Umarım anlaşılmıştır.Saygılar Sevinç

      Sil
    3. Çok haklısınız,çocuklarımız için hayatı toz pembeye çevirmeye gücümüz yetmez, hapishane gibi okullarını,sadece başarılı olan öğrencileri seven öğretmenlerini,her gün at gibi yarıştırılmayı,birinci olamayınca üzülmemeyi,kücücük omuzları ile çocuklarımız taşıyabilir...sevgiler sevinç...
      taşıyabilir,

      Sil
    4. Onlara kücük gözüyle baktığımız sürece onlar her zaman kücük kalacaktır.

      Suçu okula,çevreye atmak kolay bir yol olsa gerek.sevgiler sevinç

      Sil
  2. çok beğendiğim ve katıldığım bir yazı,iznini almadan facebookta paylaştım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Yazı benim değil sevgili nihaventrenkler hürriyet gazetesinden bir alıntı ,özgür bolatı yeni tanıdım...sevgilerle..

      Sil
  3. Resmen duygularım yazıya dökülmüş. Okuldaki bu durumlar o kadar yıpratıyor ki beni -.-" Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  4. Çocuklarımız ve biz yıpranmadan nasıl bir şey yapabilirizi düşünüyorum,okulu değiştiremeyeceğimize göre...ben teşekkür ederim...sevgilerimle..

    YanıtlaSil