13 Kasım 2013 Çarşamba

Ne biçim anne?



 

 
 
Yaş günü kutlamayan anne mi olurmuş?Ne biçim annesin?
En büyük kötü sözlerimden biridir"ne biçim".Sabrım taşmadıkça kullanmam.Yunus'da bilir, henüz beni taklit etmenin yaşlarını yaşadığından,sabrı tükendiğinde "ne biçim" diye başlar...
Oysa ben doğum günlerini kutladığımızı sanıyordum,hatta geçen doğum gününde benim yaptığım yaş günü pastası yerine pastanede gördüğü bir pastayı şart koşmuştu.Almıştık.Üçümüz ışıkları kapatıp, yedi numaralı mumu üfleyip,şimşek macquinli pastayı karnımız şişene kadar yemiştik.Üçümüz çok mutlu bir kutlama yapmıştık,aynı geçmiş senelerde olduğu gibi...
Bu sene doğru olan yapılmalıydı,olması gerekeni hakettiğini düşünüyordu.Bugüne kadar iki doğum gününe katıldık,biri hamburgercide diğeri en yakın arkadaşının evinde.İkisinden de çok ürktüm, bir trajedi sahnesinde figüran gibi  acındım durdum.Yunus ya hamburgercide ya da evinde bütün sınıfı ile doğum gününü kutlamak istiyordu,olması gereken buydu,doğrunun uygulanması gerekiyordu.
Hamburgerciye hiç gitmemiş hamburger yememiş bir aile varsa çıksın lütfen , biz uzaydan gelmedik
ama uzaydan gelmişiz gibi tepki veriliyor "hiç hamburgercide hamburger yemedik" demek zorunda kaldığımızda.Ve Yunus normal olanın hamburgerciye gitmek olduğunu bu şaşkın bakışlardan anlıyor.Hamburgercileri bankalara benzetiyorum ikisi de insanı doyurduğunu söylese de  bile bile zehirlediklerini düşünüyorum.( her yerde şubesi olan o meşhur hamburgercileri suçluyorum)
Hayatımda hiç kredi kartı almadım,zorla vermek isteyenlerle kavga edecek hale gelinceye kadar ,almamakta direnmemi çok haklı buluyorum,eşiminde yoktur ve kredi kartsız bir aileye de uzaydan gelmiş gibi bakılıyor.Kardeşim( eskiden, savcılık yaptığı dönemlerinde) bize gülerdi,bu devirde kredi kartı kullanmıyorum derseniz size " kredi kartları iptal edilmiş bir daha da alamıyorlardır"diye kötü gözle bakarlar,kullanmasanızda ,alın yanınızda bulunsun derdi...
Şu ana kadar bir tek internetten kitap alamadığım için kredi kartı yoksunluğunu hissettim ,bankalarla hiç alışverişim olmasın,bana hiç bir şey vermesinler...Henüz üniversite de öğrenci iken faizsiz bankacılık üzerine araştırma yapmıştım ,bankaların kuzu görüntüsü verilmiş kurtlar sofrası olduğunu
fark edip kendimi ve ailemi uzak tutmaya çalışmam taa o günlere dayanır.Neyse işte normal olanın herkese göre değişebilen bir şey olabileceğini,bütün herkesin yapageldiği şeyin normal olarak kabul etmenin sakıncalarından bahsettim Yunus'a.Normal olan ile anormal olanı nasıl kavrasın çocuk?
 Herkesin yaptığı şeyleri normal olarak görmesinin sakıncaları ne olabilir ki?
Öncelikle herkes gibi olmak seni görünmez kılar,herkesle var olan herkes kaybolunca kendini yalnız hisseder,herkes ile beraber daha mı güvenli daha mı mutlusun?
-Herkes gibi olmayan birini tanıyorum anne, dedi.Sevindim , o şanslı kişiyi tanımaya çalıştım.
-Bizim sınıfta ki (ismi değiştiriyorum,kendi sınıfımda ki Nusret'in adını koyuyorum) Nusret...Nusret
çok yaramaz,herkesin yaptığını Nusret yapmıyor,Nusret öğretmenin sözünü dinlemiyor,Nusret ödevlerini yapmıyor,bütün öğretmenler ona kızıyor,ceza veriyorlar  ama Nusret hiç akıllanmıyor.Nusret bizim gibi olamıyor ...
Nusret herkes gibi olamıyor,o zaman herkes gibi olmamak çok acı bir şeye dönüşüveriyor...
Malatya'da ilkokulumda ki arka sıraların öğrencisiydi Nusret.Nusretin sümüğü akar,solgun kara önlüğünün koluna siler,yüzü eli hep yara içinde ve daimi kirli,beyaz yakalığı hiç olmamış,defteri kaplıksız,yırtık...Arka sırada oturtmasında ne yapsın öğretmen,kötü örnekleri hep arkada görünmeyen bir yerde oturtmayı bilir öğretmenler..Bir de herkesin iğrenmesi gerek,yanına yaklaşılmamalı,konuşulmamalı,
görmezden gelinmeli..Öğretmen, Nusret'i kötü örnek olarak deney maymunu gibi herkesi onunla korkutmalı.İyi ama Nusret nasıl herkes gibi olacak,herkes ona düşman olmuşken...
Nusret bu ağır yükün altından kalkamaz,işi çocukluğa vurur,aldırmaz,güler,arsız olur...
Hem suçlu hem arsızdır,pişkin pişkin de güler Nusret...
Yunus da tanıyor Nusret'i,Nusretler hiç eksilememiş...
Nusretlerini 30 yıl sonrasına taşıyabilmiş öğretmenlerimiz,akıllı uslu öğrencilerine hep bir Nusret gösterebilmek için sıkı sıkı sarılmışlar Nusret'e...Nusret de 30 yıldır hep aynı tepkiyi verir olmuş,çocuk gibi olmuş," hep gülmüş",arsız arsız,pişkin pişkin...
Yunus ta her örnek çocuk gibi Nusreti sevmiyor,onun gibi olmamak için gayret sarfediyor,Öğretmenleri her gün bir öpücük konduruyor akıllı uslu öğrencilerine,Nusretten çaldıkları öpücüklerin hesabını kimse sormuyor,soramıyor...Herkes gibi olmanın en büyük şartı sorgulamamaktır.Yunus herkes gibi olmayı tercih ediyor,öpücük alınca mutlu oluyor,hatta en fazla öpücük için diğer arkadaşları ile yarışıyor.

Yaş günü ve daha bir dolu şey şu yaşlarında sorun olamıyor,çünkü hala doğru olan annesinin sözleri...Annesinin sözünü dinlediğinde, hala mutlu olabiliyor...
Ne biçim annesin dediği için özür dileyip gönlümü almak için yanaklarımdan öpmeye çalışıyor,bir de
bu yaş günümde pastamı sen yapabilirsin,senin pastan dünyanın en güzel pastası diyeceğini ,Nusret ile tenefüslerde oynamayı kabul edeceğini umuyorum...

(resimler köyümüzde ki evimizden)










17 yorum:

  1. Nusret eğer şanslıysa, çok sonradan kendi özelliğini kendi keşfedip farklılığını avantaja çeviriyor.Ama tabii şanslıysa. Çünkü Nusret'in içinde öğretmeninin göremeyeceği başka bir cevher gizli aslında da, kim uğraşacak Nusret'le? Hedef Nusretleri dışlamak ve yok etmek genelde. Ya da herkesin hamburgerciye gitmesi, herkesin kredi kartı alması hedef. Herkes dikkat çekmemek için aynı olmalı. Aynı olup yalan bir dünyada yaşamalı. Ben severim Nusretleri. Kredi kartı batağına düşmeden kararınca yaşayabilenleri... Ve çocuğu yeterki sussun diye hamburgerciye alıştırmayıp köyünün tazeleriyle beslemek için uğraş verenleri. Not:Köyünüzdeki evinize bayıldım....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim,samimi,içten yorumunuz için,siz okudukça ben de açılıyorum,dökülüyorum...bu beni çok rahatlatıyor...Köyümüz de şartlar zor ama hayalim bir gün temelli köyüme yerleşmek...sevgilerle...

      Sil
  2. -herkesle var olan herkes kaybolunca kendini yalnız hisseder
    -Nusretlerini 30 yıl sonrasına taşıyabilmiş öğretmenlerimiz,akıllı uslu öğrencilerine hep bir Nusret gösterebilmek için sıkı sıkı sarılmışlar Nusret'e

    ateş eder gibi çok çarpıcı yazıyorsun :) böyle sanki kafamıza bir şey gelir gibi oluyor, şaşkın, çarpılmış, yüzüne hiç ummadığı bir anda şiir okunmuş gibi oluyorum :)) hep yaz bize...

    YanıtlaSil
  3. Aysecim seni cok iyi anliyorum desem bana inanmazssin belki ama cogu seyi bende yapmadigimdan herkes gibi olamiyor cocuklarim,ama zorlukta cekmiyorlar ,cünkü ben de onlara dogrunun,normalin ne oldugunu SIK SIK kulaklarina sokmaya calisiyorum,dogru benim!,yanlislarimda olabilir ama onlari ancak bizler mutlu edebiliriz,su hamburgercilere,kredi kart kullanimina ne kadar kizdigimi sen cok güzel dile dietirmissin,agzina saglik canim,simdiden Dogum gününüz kutlu olsun diyorum,az kaldigina göre bizim oglaninkiyle yakin olmali,bu arada bu yazdiklarim burdaki hayat sartlarina göredir,kimse ben yurt disinda yasiyorum diye fazladan hayal görmesin,burasida apayri bir yer,milyon cesit insan ve yasami var,ama okullarda gördüügüz tek cocuk cesidi var ki,esimle tamamen karsiyiz,cocugun eline herseyi vermek yani tüm teknolojiyi,herseyi yedirmeye calismak,dogum günlerini bir ton para verip disarlarda kutlamak v.s...Sonrada o cocuktan efor beklemek...Bu yazi uzar gider ,cok seviyorum anlatimlarini,gerci sen artik bunu biliyorsun,bayiliyorum desem daha dogru olur aslinda,yani bazen cok duygulansakta bizi taa oralara sokuyorsun ama biz ordan epeyce cikamiyoruz,bu yüzden öyle dedim...

    O pencere ve manzara,yesillik ve su insanin nutkunu tutar! Allah`tan dilegim brgün köyüne yerlesip cok mutlu olman,tabii ailenle...sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim terazi kızı,sen başka ülkelerin yabancısısın,ben kendi ülkemde çoğu şeyimle yabancı gibiyim...Güzel temennilerin için çok teşekkür ederim..sevgilerle..

      Sil
  4. acaba kac senelerce daha konusucaz farkli olmanin guzel oldugunu,ama hala bunun icin ozellikle okullarda bisey yapamadigimizi :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhalde hiç bir şey yapılmayacak,çünkü farkında değiliz:)
      sevgilerle...

      Sil
  5. Hamburgerciye hiç gitmemiş, hiç hamburger yememiş iki çocuğum var benim de:) Ne kadar geç o kadar iyi, hatta hiç en iyi:) Yalnız hissetmeyin kendinizi. Biz de hala doğumgünlerini evde kendi halimizde, birkaç can arkadaşı ile kutlarız yavruların.

    İyi ki doğmuş kuzu, mutlu bir ömrü olsun inşallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tek ben mi böyle düşünüyorum,niye uzaylı tepkisi veriyorlar diye üzülmeyeceğim,gönül dolusu sevgiler dağlar kızı...teşekkür ederim..

      Sil
  6. Hamburger teklif etsem de yemeyen bir kızım var benim de? hoş anne babası da sevmiyor niye teklif ediyorum ki? ayranını içer kalkar. Şimdi biz de kredi kartından kurtulmanın yollarını arıyoruz.

    Yunus, adı güzel kendi güzel çocuk. İyi ki doğmuşsun. Nice seneler.

    YanıtlaSil
  7. Ayşe hanım, benimki henüz 2,5 yaşında olsa da hiç hamburgerciye gitmedi, hiç marketten dondurma alıp yemedi vs... En yakın arkadaşlarım bile garipsiyor bazen çikolata ya da sucuk yemesin dediğimde.
    Hatta çocuğu mahrum bıraktığımı düşünenler bile var ama umrumda değil. Şimdiden anlatıyorum o dondurma güzel değil, içinde sağlıksız şeyler var ben sana güzel dondurma alırım/yaparım gibi.. İkna oluyor şimdilik, bakalım...
    Aynı şey birçok şey için geçerli, mesela evde tv yok dediğimde de çok şaşırıyorlar. Ben de çocuğunu hamburgerciye götüren ya da tv de abuk sabuk şeyler izlemesine izin verenlere uzaylı gibi bakıyorum..
    Çoğunluğun yaptığı doğru olacak diye bir şey yok, inanıyorum ki bunu öğretebileceğiz çocuklarımıza...
    Velhasıl yanlız değilsiniz üzülmeyin.. Üstelik sandığınızdan daha bile çokuz bence
    Sevgiler
    http://mineoskay.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim,ses verdiğiniz için.Umarım çocuklarımızın geleceği
      çok güzelliklere gebedir,umarım çevremizde bilinçlenir,her şey iyiye doğru gitsin,tüm çocuklar hak ettikleri şeyleri yesin,hakettikleri sevgiyi görsün hakettikleri bir dünya da yaşasınlar...sevgilerle..

      Sil
  8. Hiç hamburgerciye gitmedim.
    Hiç kredi kartımız olmadı, sürekli rahatsız eden bankaları telefonda bile sesimle dövdüm. :) hayatlarımızda hiç olmasalar ama aah maaş ve gelen kira dolayısyla bir günlük bağlantıya bile sakız gibi yapışıyorlar. :(
    Ama biz doğum günü de hiç kutlamadık.
    Her kandil, her bayram hediye aldım oğluma. :)
    Tabi bunlar sadece evde, büyüdü hepsini yaptı. Kredi kartı hariç. Eh buna da şükür demeliyim sanırım.
    Şimdi 26 yaşında :)))
    küçükken ekilenler artık tohumunu veriyor inşallah. :)
    Köye bayıldım Yunus a ayrı bayıldım.
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  9. Teşekkür ederim,beni çok duygulandırdınız,Yunus'un 26 yaşını hayal ettim
    umarım hayatı boyunca hatırlayacağı güzel anıları bol olur...
    ben den de gönül dolusu sevgiler

    YanıtlaSil
  10. Normallik herkese göre değişen bir kavram tam da söylediğin gibi ama ne zor çocuklara bunu anlatmak değil mi? Daha küçük yaşlarda kötü örnekler daha çekici geliyor aslında onlara, misal bizimki sınıfın en yaramazını taklit ediyor çoğunlukla ama büyüdükçe bu cesaretleri de yok oluyor ve çoğunluğun içinde olmak daha güvenilir geliyor onlara.
    Nusretler hep var ve ilgisizlik, sevgisizlik sonunda pek çoğu büyüdüğünde canavara dönüşüyorlar, kimisi ise -çok nadiren- bambaşka fakat güzel ve başarılı bir hayat kurabiliyorlar. Yunus'u az biraz tanıdığımdan kızmıyorum Nusret'ten korktuğu için ona, anlıyorum da fazlasıyla, biliyorum aldığı öpücüklerin hepsini de hakediyor aslında.
    Hamburgecilere gelince, bizimki de tanışmadı daha onlarla ama biliyorum şeker, gofret, bisküvide olduğu gibi er ya da geç tanışacak o da, ne kadar az o kadar iyi diyorum ben bu duruma. Kredi kartına gelince, yine haklısın o konuda da ama kazancımdan daha düşük limitli bir kartım var ve zorda bırakmıyor beni böyle olunca. İşin sırrı yüksek limitlerden kaçınmak kanımca.
    Bu yazdıkların yüzünden değil ama senin bu dünyadan olmadığını düşündüğüm zamanlar oldu benim de aslında :)

    YanıtlaSil
  11. merhaba blogunuzu yenı kesfettım benden bızden de cok ortaklıklaırmız var mesela evet uzaydan gelmedınız bız de henuz hamburger yemedık. bır keresınde hıc bılmedııgm bır yerde cocuklar aclıktan avaz avaz bagırdıgı ve cevrede baska hıcbıryer olmadıgı ıcın gırdık hamburgercıye ama cocuklalr yemedıler ;) Dogaları geregı o soslu cıvık cıvık seylerı sevemedıler demek ;) Sızınkıler de dogum gunlerınden group ozenmıslerdır yoksa cocuga aıle ve cevre ozendırmezse cocuk hamburgercıyı ne bılsın ;)

    bız de herkes gıbı olmayıp bıraz sorgulamaya calıstıgımız ıcın cok tepkı alırız, sorgulamamak gerek bazen mutluluk ıcın ;)

    bu arada takıpteyım sızı ıns.

    YanıtlaSil
  12. Hoş geldin partisi, doğum günü partisi( hatta bunu abartıp her ay pasta kesenler var) , diş buğdayı partisi, ilk adım partisi, ilk kelime partisi düzenleyen annelerimiz olduktan ve bunları marifetmiş gibi hava atarak bloglarında anlata anlata bitiremeyen, onlarca fotoğraf karesiyle herkese göstermeye çalışan birbirleriyle yarış halinde olan sözüm ona anneler olduktan sonra!!! Çocuklar tabi ki doğru olanın o olduğunu düşünüyor, burada Yunus'un hiç suçu yok... İnanın siz doğru olanı yapıyorsunuz... Para ve zamanlarını boş, hiç bir faydası olmayan şeylere israf eden annelere ve buna müsaade eden eşlerine acıyorum doğrusu.. Makul ölçüde, abartıya kaçmadan ve bunu bir gösteriye dönüştürmeden bazen ailecek bazen de sevdiği arkadaşları ile çocukların doğum günü elbette kutlanmalı... Doğru yoldasınız... Yazılarınız çok güzel,.. Yüreğinize, kaleminize sağlı... Ye - te - nek - li- si - niz.... Tebrik ediyorum...

    YanıtlaSil