27 Eylül 2013 Cuma

Kocakaya


Büyük şehirde doğmuş olup,büyükşehirlerde yaşamış, okumuş olmam," köylü olduğum"
gerçeğini hiç unutturmadı.( Bir tek ilkokul yıllarında yaz tatillerinde köye gittiğimizi saklar,tatil kompozisyonlarını herkes gibi denize gitmiş gibi yazardım,  o zamanlar içinde köy geçen her şeyden utanırdım)

Köylü olmak şehire adapte olamamışlığın bir işareti idi ve bu işaretimi hiç kimse ile paylaşmak istemiyordum.Arkadaşlarıma annemin babamın köyde doğmuş büyümüş olduğunu her yaz köye gittiğimizi söylesem bir şeylerimin eksileceğini sanardım.Eksilen şey herhalde o zamanlar için büyük bir şeydi ki yıllarca sakladım,her okul başlangıcında kompozisyonlarımda uydurma bir" deniz tatili" yazmak zorunda kaldım.Herkes tatilinde denize gidiyorsa doğru olan denize gitmekti,tatilimi köyde
geçirdiğimi açık vermem yanlıştı.Herkesten ayrı olmak istemiyordum...

Babamın köyü ile annemin köyü araba ile10 dk lık bir mesafede ve tam ortada bir kayalık var,Kocakaya......Annem köyünde liseye
kadar okumuş,fotoğraflarından gördüğüme göre mini eteklerini köyünde giyebilmiş...Babamın köyünde ise bütün kızlar küçüğünden büyüğüne başörtüylüydü..Bir hafta annemin köyü,bir hafta babamın köyünde kalarak yazı geçirirdik.Kocakaya'nın oraya gelince beni bir heyecan kaplardı,annemin köyüne başımda ki yazma ile girmek istemez,babamın köyünde de çırpı bacaklarımda ki şort ile görünmek istemezdim...  Hangi köye gidiyorsak ona göre çantamdam ki ,yazma,uzun eteklik,kolsuz tşört,ile şortumu Kocakaya'lıkta değiştirirdim.
Bazen annemin köylüleri babamın köyüne laf atar ;"Kocakaya'nın ardında kalmışlar"diye küçük görürler.Bazen de babamın köylüleri annemin köyüne laf atar"Kocakaya'nın ardında kalmışlar" diye
hor görürler...
Bazen beni sıkıştırıp"söyle bakalım sen hangi köylüsün? diye soranlara, başımda kulak ardı yazmam,belimde topuklarıma kadar basma etekliğimle babam köylüsü,kısa pantolon,kolsuz tişörtümle anam köylüsü olduğumu söylerdim...Herkes nasılsa ben de öyleyim,ayrı olmak istemiyorum...

Kocakaya'da değişim yaparak gittiğim yerin kölüsü olmak bana aidiyet duygusu verirdi...

Babamın köyünü çok severdim için için...Çok çocuk vardı,babamın 11 kardeşi vardı kabaca hesapla
en az 35 kuzenle birlikte oyunlar oynamak çok güzeldi...

Başımda ki yazmayı tepemde iyice düğümleyip ayaklarıma dolanan basma etekliği belimde bir kaç kat katlayıp kuzenlerimle derede kurbağa yakalayıp,derin yerlerinde yüzmeyi ne çok severdim...
Dedem kız çocuklarının dereye gitmesine çok kızardı,ıslak yazmam ve eteğimi koşa koşa kurutmasını öğrenmiştim...Koştukça ıslaklıklar kururdu...dedem anlamazdı..nerdeyse hepsi erkek olan kuzenlerim beni şikayet etmezdi...

O zamanlardan bana   "her yerin köylüsü" gibi davranmak kaldı.

Çevremde,dünyada olup bitene,insan ilişkilerinde hep bir Kocakaya ihtiyacı hissediyorum.
Kocakaya'da kendi üzerimde ki giysileri,fikirleri,bilinçaltlarını çıkarıp karşımdakinin haline bürünmek ihtiyacı...

Köyümde ki kadınları yazmak istiyordum,nerelere geldim,bir sonra ki yazıma kalsın,Yunus'un servisi her an gelebilir...







5 yorum:

  1. hepimizde var biraz bukalemunluk :) ben rahat ortamların insanıyım, öyle resmi bürokratik lüks ortamlarda hayatta rahat edemem... ama annemlerden gizli denize girip çamaşırlarımı sıcak kayalara vura vura çok kuruttum o günler geldi aklıma :)

    YanıtlaSil
  2. Tatil bitti yazılarının aralığı sıklaştı ne mutlu bana keyifle okuyorum yazdıklarını Ayşecim, sevgiler Zeynep

    YanıtlaSil
  3. ne muhteşem benzetme. eline sağlık ayşe

    YanıtlaSil
  4. ne güzel bir yazı yeniden, insanın kendini bulduğu, çocukluğunu anımsadığı, sanki seninle tekrar çocukluğumu yaşıyorum, bende utanırdım köye gittik demeyi, ama çok güzel bir şeymiş insanın gidilecek bir köyü olması yaş ilerledikçe anlıyorum ve elimden geldiğince gitmeye çalışıyorum .Elif

    YanıtlaSil
  5. Ah Ayşem bu nasıl bir yazmaktır, ki her yazında kendimizi buluruz, nasıl bir güçlü yürek, nasıl bir güçlü kalem ve ruha sahipsin sen... 11 kardeş babamlar ve evet bizde de tam tersi babamlarda inanılmaz bir rahatlık, özgürlük, hatta ciddi anlamda modernlik vardı. Annemgil tarafı da bizi yadırgayacak kadar tersi :)))) ama ben annemgile ayak uyduramadım gittim hala bile :))))

    YanıtlaSil