14 Mayıs 2013 Salı

Topal Karga

Dün arka bahçemde topal bir karga gördüm.Yavruluktan yeni çıkmış olsa gerek ufak tefekti.İki iri karga pike yapıp topal karganın topallayan ayağını didikliyorlardı,topal karga can havliyle bağırıyordu.Birden kendimi arka bahçede buldum, erik ağacından yere düşmüş erikleri bu iki iri kargaya fırlatmaya başladım..
İri kargalar eriklerden kaçmıyor,habire gagalarını taşda bileyip,topal kargaya doğru uçuyorlardı...
Bıçaklarını bileyerek kurbanın üzerine giden bu katillerden topal karga kurtulamayacaktı.O nu tutup eve götürüp yaralarını sarmak istedim ama benden katillerinden kaçar gibi kaçıyordu topal karga..
Lütfiye Hanım oldukça varlıklı bir hanım,çok güzel...Topal karga gibi bir yarası olduğunu mesai arkadaşları öğrenmiş,bıçaklarını bileyerek her gün yarasını deşiyorlar..."Lütfiye çok alışma bu okula her an şutlanabilirsin,Lütfiye sen lise mezunusun biz üniversite,sen atılmayacaksın da kim atılacak,Lütfiye sen bizim değerimizi düşürüyorsun,lise mezunu ile üniversite mezunu bir olur mu?,Olmaz sen atılmalısın..."
Lütfiye hanım liseye kadar Almanya'da kalmış bir alamancı,burada evlenince evde oturmak istememiş,iş aramış,çok sevdiği işi bulmuş ama kadroya geçmesi için üniversite bitirmesi gerek,açıköğretimi kazanmayı başarmış...Ona derslerinde yardım edeceğim,hatta İstanbul üniversitesine bile sınavsız girip,diploma alabileceğini belirttim...
Lütfiye hanımın topal ayağına pike yaparak sivri gagalarıyla didikleyen istanbul üniversiteli kargalarmış...
Beni o kargalara benzetemediğinden "üniversite mezunu gibi durmuyorsun" dediğini umuyorum...
Lütfiye hanım memleketim insanlarından korkuyor,dik durup,yaralarını saklıyor,topallamamaya çalışıyor...
Hatta gücü yettiğini ezip,hor görüp,haddini bildirmeye çalışıyor( benim üzerimdehepsini denedi:)

Herkesin bir yarası var.Yarasız insan olur mu? Olmaz...Ben yaralarımı saklayamam,topal karga gibi ortalıktadır,topallarım...Bazen iri kargalar sivri gagalarıyla  görünen yaramı deşer,ben iri kargalardan kaçarım...Bazen de görünen yarama merhemle gelenler olur,hemen merhemli ellere kendimi emanet ederim..
Merhemli elller,sivri gagalılardan ne mutlu ki çok daha fazla...Yaramı didip,kanırtıp acıtanlardan bazen kaçmıyorum,anlamaya çalışıyorum...Başkalarının yaralarını deşerek ,kendi yaralarını saklıyorlar..
Oysa her yaranın bir merhemi vardır,yeter ki intikam alır gibi yaranı saklama merhemli ellere güven...

7 yorum:

  1. Çok güzel demişsin, bazen yaralı bir yürek gördüğünde kaçası gelir insanın kendi yaraları aklına gelir birazıyla daha uğraşmak istemezsin ama insan insana muhtaç işte Lütfiye'nin de alacağı dersler varmış senden O da görecek, içini doğru olana açmanın güzel olduğunu, yaralar iyileşir doğru ellerde, şifa paylaştıkça kendini gösterir:))

    YanıtlaSil
  2. Çok iyi yazarların hayal dünyasının geniş ,güçlü olduğunu biliyorum.Sende bu iyi yazarlardan birisin bence.Kaleminden içinde yaşamış olduğun hayatın ve hayallerin akiyor.İnsanda ikisinin olması hayatta o yaralara merhem olmasada umudu var eder.Olsaydı burada ne arıyor olurduk?

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Fadiş ve adsız;ne güzel ne içten yansımalar,sizleri okudukça aydınlanıyorum,seviniyorum,huzur buluyorum...Eksik olmayın...çok teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  4. evet Lütfiye Hanım kendi eksikliklerini gizlemek için başkalarında eksik gördüğü tarafı ezmeye çalışıyormuş, yani oo koskoca egosunu tatmin ediyormuş, meğer ne kötü durumdaymış, ya senin yardım etmene ne demeli bravo doğrusu, diyecek başka bir şey yok....Sevgiler Elif

    YanıtlaSil
  5. Ahh hayat keşke yaralarımız deşmeyen hep merhem olan insanlar çıksa karşımıza biz hiç kaçmasak ve hep iyi olsak..

    YanıtlaSil
  6. olması gerekenden daha iyimser bir hava sezdim ama hissettiklerimiz olmasa yaşamanın ne anlamı var... madem gönlünün rüzgarı lütfiye hanımdan yana esiyor, gitmen en doğrusu.. umarım bu dostluktan her ikinizin de yaraları iyileşmiş olarak sapasağlam çıkarsınız :)

    YanıtlaSil
  7. sıkı bir dostluk ve yazı dizisi geliyor sanırım:)

    YanıtlaSil