2 Mayıs 2013 Perşembe

Aşk'ı tanımaya çalışmak




Bloğumu oğlum için ,onu yazmayı heves ettiğim için tutmaya başladım.En kolay olan "oğlum"için yazılar yazmaktı çünkü çok derin çok insani bir şey hissediyordum ,o şeyi yazmak çok kolaydı,çünkü o şeyi yaşıyordum.
Oğlumun hayatında hergün her an değişikler gelişmeler farkedişler büyümeler öyle hızlandı ki yazmaya yetişemedim,çoğunu da yazmadım.İlk kafasını oynatışı,ilk yürüyüşü, ilk kelimeleri ,,ilk kreşi ilk yazısı...Ama bir şey var ki  yazmasam olmayacak ...İlk aşk...( Bu yazım aşkı,her şeye ,olur olmaz her şeye ad olarak takılmış,aşık olmayı basitleştirmiş magazinleştirilmiş
hayasızlaştırmış,iğrençleştirmişlerin aşkı değil, bu Yunus'un aşkı... bir gün annesi gibi ilk aşkını anlatmak isterse yazmak isterse neler yaşanmış hissedilmiş bu köşeden okusun diye..)
Bence "aşk" 'ta bir anlık hissedilecek ve çarçabuk etkisinden çıkılabilecek bir şey değil,aynı "huzur" gibi...
Aşk'ın çeşit çeşit yüzü vardır,aşk hissedilmek için çeşit çeşit farklı şekillerde gelebilir,aşk, "hissetmenin bilincine" varıldığı anlarda kendini göstermeye başlar...Her yürek aşkı tatmalı ,her yürek bir kere bile olsa aşk ile atmalı...bence dünyanın kurulma,insanların var olma nedenidir "aşk"...Aşk ilk önce tırtıl gibi içeri girer hiç bir güzelliği yoktur ama içerde olgunlaşır rengarenk bir kelebek olur , uçar,göz kamaştırır...Aşk bir mucizedir
aynı tırtılın kelebeğe dönmesi gibi...Bir tırtıl sevilip gönlün en güzel köşesine konmuş,içinde ki sevgi onu kelebek yapmış...kalbi kelebekler gibi onu gördüğünde dünyanın tüm renklerini görüyor,kalbi yerinden fırlayacak kanatlanacak gibi uçuyor...Aşk "hissetmenin önemini "kavrayabildiği yaşında karşısına çıktı...
"Anne aşık oldum,anne seviyorum,anne beğeniyorum " diye hiç bir şey demedi.
Sadece ;"anne " I" yı gördüğümde çok heyecanlanıyorum,anne "I" yı gördüğümde ağlayacak gibi oluyorum
anne "I" ya gizli gizli bakmaktan kendimi alamıyorum,anne "I" beni görmüyor,"I"ya başkan olması için oy verdim ama o bunun farkında bile olmadı,anne "I" bana oy vermedi başkan seçilemedim,anne "I"benimle oynamak istemiyor,anne 23 Nisan provasında elele tutuşup selam vereceğiz dua ediyorum yanımda "I" olsun
anne "I" bugün gelmedi ,hasta mı, tatilde mi,yoksa hiç gelmeyecek mi,anne 23 Nisan provasında öğretmen bir an bir an bir an "I"yı yanıma koydu ama boyu uzun diye hemen arkama geçirdi kalbim duracaktı elini tutacağım sandım,anne "I" o kadar güzel ki ömrümde onun kadar güzelini görmedim,anne "I" bir gün benimle oynar mı,o gün ne zaman olur,o gün gelir mi. anne....
Bütün bu sözler bir sene içinde  tek tek söyleniverdi...Bütün sözler birden bire söylenip tüketilmedi,aşırıya kaçılmadı,tek tek...Hiç bir şey anlamadım,"I" kimdi durduk yerde birden bire adı anılıp sonra hiç anılmayan kimdi,23 Nisan gösterisinde Yunus'un arkasında şarkı söyleyen,  mercek  gözlüklü ,bir kızın adıydı...

Yunus bütün bu sözleri için için hissederek ,saklayarak,bunalarak tek tek açığa çıkardı...Annesi tek tek dinledi,hiç bir söz söyleyemedi,şimdi tüm dünyaya açık etmesinin nedeni var...

Aşk her şeyin başlangıcı ve sonu...Aşk insan olmanın en büyük imtihanı...Aşk yaşamanın tek gayesi...Aşk var olmanın sebebi gayesi...Aşk hissedilmek için önce bir dokunuş,sonra vuruş ,sonra yerden yere atılıp bir paçavraya dönüş olarak çeşit çeşittir...sonra hiçlik....Hiçlik ise aşkın içinde kaybolduğunun farkına varış olmalı...Aşk ilk yüzünü göstermiş,sessizleştirip,mahçuplaştırmış,çaresiz bırakıp özletmiş..."Hissetmek"....
Hissetmek bir ahtapot gibi sekiz kolu ile sarmalı insanı...üzüntü,çaresizlik,mahçubiyet,elden bir şey gelmemesi,mümkünsüzlük,umut etme,hayal etme,kavuşma anını özlemle bekleme...
Yunus yedi buçuk yaşında Aşk kelimesi ona çok büyük,bazı aşk kelimeleri ile de yanyana yazılamayacak kadar temiz ve masum...
Ama "bu aşk"  bilinmek istiyor,ne kadar korumacı olursam olayım bu aşk yedi buçuk yaşında ki Yunus'un içine sızıyor onu mantıklı mantıksız konuşturup,güldürüp,heyecanlandırıp,üzüp, ağlayacak gibi yapıveriyor..
"I" değil bunları yapan,ahtapot gibi bütün hislerle Yunus'un sarıp sarmalayan başka bir şey...
Başka bir şey...
Daha önce aynısını annesi de yaşamış "I" gibi ,anneside "D" yi gözleriyle hapsetmiş ,şimdi otuzlu yaşlarında
"D" nin yüzünü,suretini bile hatırlamayan anne bir ahtapot gibi sarıp sarmalayan aşk'ın hissettirdiklerini hiç unutamamış olmasının "D" ile "I" ile ilgili bir şey olmadığının kanıtıdır....
Başka bir şey...


4 yorum:

  1. onların sevgileri yada "aşk" ları öyle saf öyle temiz ki o, bütün içtenliği ile I'ya sevgisini anlatmış belki bir daha böyle aşık olamıyacak bu yüzden ilk aşk bu yüzden çok önemli, benimde oğlum anaokulunu gidiyordu aşık oldum dedi bir gün, aşık olmak ne demek dedim, onu görmek istiyorum hep, onu görünce çok heyecanlanıyorum, ne diyeceğimi bilmiyorum, karnımda birşeyler oluyor demişti, şimdi 6 sınıfa gidior ve bir daha böyle duygular ifade etmedi, ilk bu yüzden önemli, ömür boyu unutulmayacak.Elif

    YanıtlaSil
  2. 7,5 yaşında bile bunları hisettiriyorsa aşk için neler yapılmaz :) aşka hürmetimiz var, her zaman :)

    YanıtlaSil
  3. nasilda güzel kaleme almisin aski.tuylerim diken diken okudum.

    YanıtlaSil
  4. Lisede sevdiğimiz bir hoca, sınıfta aşk konusu açılınca bize bakıp gülmüştü, "Siz şimdi aşkı, karşınızdaki kişi sanıyorsunuz ama bir kaç yıl sonra o kişiyi hatırlamayacaksınız bile. Çünkü aşk o değil. Aşk; hormonlarınız, kafanızın bu kadar rahat oluşu, bugünkü ortamdan dolayı odak noktanız, hayata bu yaşlardaki bakışınız" demişti. Belki biraz acımasız ve bilimsel bir bakış, hele edebiyatı seven insan bunu kolay kabullenemiyor ama bir yanıyla da doğru. İnsanoğlu edebi olduğu kadar da bilimsel çünkü :)

    YanıtlaSil