22 Mayıs 2013 Çarşamba

Adsız Kirazlarım

Çocuklar çok istedi diye bir kere daha buluştuk Lütfiye hanımla.Bostancı sahilinde bir ağaç gölgesine sofra bezimizi serdik.Birgün önce köyden küçük bir koli gelmişti,içinde birkaç avuç kiraz(bu sene kirazlarda can yokmuş öyle demişti annem) ile asma yaprağı...Asma yapraklarından sarma sarıp,bir avuç kirazı da pikniğe götürdüm...Çocuklar top oynuyordu ne güzel gülüyorlardı ,Yunus'un futbol cahilliğine,Yunus'da koyvermiş, kendi kendi ile dalga geçiyordu...
Köyden kiraz getirdim ,bu sene kirazlarda can yokmuş dedim.Lütfiye hanım tren gibi konuşuyordu,bol gürültülü,sarsarak...arada soluklanmak,ne yediğine bakmak için duraklıyordu,bir an kirazlara gözleri ile baktı ,sonra tattı ve hemen kaldığı yerden hızla devam etti..Her söylediğine baş sallıyorum,gerektiği yerde gülüyor,gerektiği yerde onaylıyorum, başım bir sağa bir sola bir öne yatıp yatıp kalkıyor ,trendeyim... Ara sıra gözüm sofra bezinin bir köşesinde bir tabak içinde gittikçe azalan kirazlarıma kayıyor...Köyden kiraz getirdim,
dedim ama köyün neresi diye sormadı...Kirazların geldiği yeri merak etmedi..Lütfiye hanımın ağzında yok olan kirazlarım...Zavallı kirazlarım...Hızlı tren gibi soluksuz konuşan bu ağız,senin nereli olduğunu hangi ağaçtan koptuğunu sormadı...Keşke benim kirazlarım olmasaydın...Benim kirazlarım olmasaydın ,Lütfiye hanımın kirazları olsaydın ...O zaman değerin bilinirdi,senin hakkında ne çok konuşulurdu,üzerinde çiçek açtığın ağacın kıymeti olurdu,çiçekten meyvaya nasıl dönüştüğünün,köyünün yağmurları ile nasıl beslendiğinin
kıymeti olurdu,köyünün adı olurdu...Benim kirazlarım olduğunuz için adsız,sessiz bir şekilde yok oluyorsunuz...
Başı boş köpekler gölgelik yer arıyor,biri Lütfiye hanımın arkasına yattı.Lütfiye hanım tedirgin oldu,aslında köpekleri çok sevdiğini ama Almanya'da ki  köpekleri daha çok sevdiğini anlatmaya başladı,Türk köpeklerine güven olmaz ,ısırır diye yerini değiştirdi,yanıma daha bi yakınlaştı...Başı boş Türk köpeği sofra bezimizin bir köşesinde esnedi,esnedi sonra derin bir uykuya daldı...Lütfiye hanımın bir gözü köpekte , kaldığı yerden devam etmeye başladı...Köpeği unuttuğumuz bir anda havlama sesi ile yerimizden bir kaç adımlık ileriye fırladık...Lütfiye hanım panik halinde yerinden fırlarken kendi  el çantası ile oğlunun sırt çantasını kapıvermişti...Ben hiç bir şeyi kapmamış panikliğin doğasına bırakmıştım kendimi...Doğal halime yine çok güldü,para ve değerli şeyler panikten önce gelmeliydi..Panik kontrolü dersi almış olmamı bir kazanç olarak gördüm..
Kirazlarımın konduğu tabak boşalmıştı.Annem bu sene canı olmadığından az çıkan kirazları kızı da tatsın diye
bir koliye koydu,koli Samsun'dan İstanbul'a geldi.Koliyi açarken annemin ellerinin kokusunu hissettim,koliyi öptüm...Kirazları kokladım...Yemeye kıyamadım..uzun uzun bakındım...Kiraz ağaçlarının diplerinde yabani otlar boyum kadar uzamıştı,babam hepsini kesti,yabani otları keserken babam çok terledi,gölün suyuna hortum atmıştık Yunus ile...Yunus ile bol bol sulamıştık seneye çok kirazımız olsun diye...Kiraz ağacına çıkarken Yunus bir dalı koparmıştı ne üzülmüştük,kimse görmesin diye gölün kıyısına gömmüştük kırık dalı..
Gün biterken sahilde ki ağacın gölgesinde,içimde ki huzuru, başı boş türk köpeğinin yanıbaşımda uyurken çıkardığı soluk sesine borçlu olduğumu hissettim...

22 yorum:

  1. Ayşem, dönüp dönüp aynı şeyi mi söylüyorum, bilmem. Çok hislisin, fazlasıyla..
    Yumuşak ve kırılgansın, geride durmayı ve susmayı bilensin, insanı, ağacı ve hayvanı sevensin, hayatı okumayı ve onu yazmayı hepsinden de çok sevensin.
    Ben de seni sevenim :)

    YanıtlaSil
  2. merhabalar,kirazın adı var: sevgi;gerçek gören,gerçek hisseden duyan,yaşayan,üreten insanların meyvesi ve bu meyvelerin tadına,lezzetine doyulmaz.canlılar içinde en üstün olan insanın, kullandığı eşyaların marka ve fiyatlarıyla değerinin ölçüldüğü bir dünyadayız maalesef....afiyet şeker olsun kirazlar çok güzel görünüyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Ayşe;ne güzel düşünmüşsün,"kirazın adı var"
      teşekkür ederim...

      Sil
  3. Yine bir solukta okudum,memleketimi kokladım sayende.Haziran da Samsun yolcusu olacağım ve o kirazlara komşu, başka bahçelerden kopan kirazları yiyeceğim belki de ne mutlu ne grurlu :) kıymet bilenlere tabii..Öpüyorum seni ve güzel oğlunu sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde haziranda Samsun yolcuyuz,inşallah...bende öpüyorum...

      Sil
    2. 12 Haziran da Bafra da olacağım ben,belki buluşuruz :)

      Sil
  4. Bazen yan yana otururken ne kadar uzak olunabiliyor ben çok hissederim bu duyguyu.Hissedince de burulurum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen en uzak mesafe yanyana oturduğun o insanla arandaki mesafe,ölçülemeyecek kadar uzak..hissedince bende buruluyorum...teşekkür ederim..

      Sil
  5. Eminim ki o kirazlar sahipleri siz olduğunuz için farkındalığı olan birisi onlara sahip olduğu için çok mutludurlar. Sizi ne güzel bir yetenek verilmiş gıpta ediyorum tebrik ediyorum. Ve hep güzel yazılarınızın devamını diliyorum. Köye gidince yazamayacaksınız değil mi şimdi o düşündürdü beni. Selametle...

    YanıtlaSil
  6. Eminim kirazlar sizin gibi farkındalık sahibi birine ait oldukları için çok mutludurlar. Güzel yazılarınız hep devam etsin inşaallah. Köye gidince yazamayacağınız düşüncesi kötü olsada size orada güzel günler geçirmenizi diliyorum. Bir de kabak çiçeği dolmasından vazgeçmeyin bence harikadırlar. :)) selametle...

    YanıtlaSil
  7. ben seni be kadar gec kesfetmisim.her yazini zevkle ve heyecanla okuyorum

    YanıtlaSil
  8. ağustosta'da biz samsuna gideceğiz. eşimin köyüne. ondokuzmayıs, erenköy


    o kirazlardan ben yedim, içimdeyken oğlum yedi, oğlu dışardayken yedi, kızım içimdeyken yedi, kızım dışarıdayken yedi

    kirazların kıymeti, konuşmanın ve susmanın asaleti, lütfiye haımdan ders alabilme.

    Ayşe seni Allah için seviyorum. Bir hadis okudu eşim dün. Efendimiz(sav) yanına bir adamın yaklaştığını görünce HZ.Aişe'ye adamın gleişinden hoşlanmadığını belirtir bir şeyler söyledi. Adam Efendimizin yanına girdi, konuştular ve ayrıldı. Hz. Aişe şaşkındı.
    Ya Rasulallah, onun hakkında şöyle şöyle dedin ama ona iyi davrandın dedi.

    Ya Aişe, yanına giren herkes senin yanından iyi ayrılmalıdır dedi.

    Lafızları tam böyle değildi, ama bu mealdeydi.

    Kuran kursu hocasıyım. Herkesle iç içieyim. Çok zorlanıyorum. çok. Hakkımda konuştuğunu bildiğim kişilere gülüyorum, kazanmaya çalışıyorum.

    Hayat böyle sevglii ayşe, kızımın adaşı,

    darılma değil, dayanma dünyası....

    http://hocanne.blogspot.com/2012/08/darilma-degil-dayanma.html

    YanıtlaSil
  9. Seneler önceydi..Babaannem ölmemişti daha..Hatta felç olup sonrasında iyileşmemişti bile..
    Bizim bahçemizde de bir kiraz ağacı vardı.Her yıl canının istediğince meyveye durur,kimi yaz dalları büklüm büklüm olur meyvelerinin bolluğundan yerlere eğilir çoğu yaz da kupkuru köşesinde durur,o bize bakardı biz ona..Sonra babaannem nereden duymuşsa duymuş,o sulu,kırmızı,bereketli meyvelerine kavuşacağına da inandırmıştı kendini,kiraz ağacına bir oyun etmeye karar vermişti amcamı da ikna edip..
    iraz ağacını korkutacaklardı..
    Bize söylediklerinde kuzenlerimle beraber çok ama çok gülmüş o gün geldiğinde de evin küçük penceresinden bahçedeki kiraz ağacının yanında baltayla bekleyen amcamın ve babaannemin konuşmalarına dikkat kesilip kikirdemelerimize mani olamamıştık..
    Bu kiraz ağacı meyve vermiyor artık kesmeli diyordu amcam,babaannem de sözümona ağacı koruyordu seçtiği çorak kelimeleriyle..
    Bir an gerçekten de keser mi diye korktuğumuzu ve sonra çocukluk haliyle unutup oyuna dalışımızı hatırlıyorum...
    Ama ondan sonraki her yıl,o evde geçirdiğimiz her yazın bereketli meyvelerini unutamıyorum...Yazınızla o yazların kiraz tadını hissettim damağımda...
    Ayşe,kaleminize sağlık....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nurlar içinde yatsın babaanneniz...Ne güzelmiş hikayeniz:)

      Sil
  10. Resmini koymasanda canım çekti valla bu arada tatile gidince yazmayı ihmal etme lütfen ayşe :)bizi unutma (çiğdem)

    YanıtlaSil
  11. lütfiye hanım gibi hiç davranmamak umuduyla...yetiştigimiz çevre verdigimiz kıymete ne kadar da sahip oldugunu gösteriyor .lale

    YanıtlaSil
  12. Sevgili Ayşe, bir gün seninle oturup konuştuğumda dizlerinin dizlerime, gönlünün gönlüme yakın olmasını o kadar isterim ki...
    Mesafeler...ahhh mesafeler.
    Görünen mesafeler, görünmeyen mesafeler...
    Aşılabilen mesafeler, aşılamayan mesafeler...
    Okuyorum...sesim kısık bu ara.
    Ama duyuyorum seni.
    Seni okumayı seviyorum.
    Hoşçakal.

    YanıtlaSil
  13. Yazdiklarm gitti hay bu tablete gulay :(

    YanıtlaSil
  14. Ben niye uye olamiyorum . Twitter denedim olmadi

    YanıtlaSil
  15. Yazdiklarin o kadar canli ki sanki film seyrediyorum. Sen, Lutfiye hanim, cocuklar, kirazlar 've kopek oylesine renkliler. Gulay

    YanıtlaSil
  16. Ne kadar güzel bir yazı, okudukça okuyasi geliyor insanın. Dün akşam okumuştum, bugün tekrar okumak istedim. Sen hep yaz Ayşem :) Gulay

    YanıtlaSil