1 Nisan 2013 Pazartesi

Kasa Üzerinde Düz Takla


Hafta sonu Yunus'un veliler toplantısı vardı.Beden eğitimi öğretmeni "Yunus ,kasa üzerinde takla atamıyor" dedi.Kasa,takla ,beden eğitimi kelimeleri bir anda  sıtmaya tutulmuş gibi tüm vücudumu titretti.Demek Yunus
" kasa kabusuyla "ilkokul ikide tanışmıştı...

Oysa ben ortaokul da tanışmıştım .

Ortaokula başlamak rüya gibi bir şeydi.Her dersin ayrı bir hocası vardı ,ne büyük bir şeydi...
Beden dersinin hocası da ayrıydı,hem de spor salonu vardı...Daha önce hiç spor salonu görmemiştim..
Beden eğitimi dersini spor salonunu çok merak ediyorum...
Cuma günü son dersi beklemem gerek...
...
Sonunda cuma günü son ders gelebildi,spor salonuna bütün sınıf ile iniyoruz.Bodrum kat,önce rutubet kokusu
sonra kışlık kömür,kırık sandalye ve sıra yığınları,kalorifer kazanı,paslanmış su akıtan boruların
 ortasında küçücük bir boşluk...İşte spor salonumuz...Öğretmenimizin üzerinde eşofman, boynunda düdük,elinde cetvel... Derslerde yeşil soğuk yer minderleri yerlere serilecek öğretmen boynunda ki düdüğünü çalarak,elinde ki cetveli vücudumuza vurarak dersini işleyecekti...Şaşkın ördek gibiydim.Komutları aklım almıyor,vucudum uygulamaya geçemiyordu.."Hazır ol,sağa dön,sola dön, uygun adım marş marş ,kıt..a..dur"u bile yapamıyordum.Sağ yerine sola dönüyor tam zamanında kıt..a duramıyordum...Hocanın kartal bakışları hep üzerimde idi..Sağ elimi yumruk yaptım,sağa dön denilince yumruklu elimin tarafına döneceğim...
-Sağaaa dönnn..
Bütün sınıf sağa dönmüş,  iki elimde yumruk olmuş ,sağımı  kaybetmişim ,olduğum yerde dona kalmışım.Herkesin döndüğü tarafa dönmeye çalışmak için çok geçti,kartal bakışlı hoca yanıma cetveli ile geliyordu...
-Bir daha sağını hiç unutamayacaksın diyerek cetveli ile sağ yanağıma vuruyor...
 ( cetvelin ,tüm sınıf önünde yüzüme vurulduğu, o anı unutmak için uzun bir süre ,sağ,sol kelimelerini hiç kullanmadım.Bugün bile zorda kalmadıkça söylemem)

İlk dersler bitti,yarıyıl tatiline az kaldı,karnem taktirlik ama...Ama beden dersinden öğretmen bana taktı..
3 tane 80'im,4 tane 90'ım,4 tane 100'üm var .Bir beden dersinin notu kaldı,onun insafına kaldı taktir mi,teşekkür mü alacağım...

-Kasadan düz takla atarsan sana 50 veririm ,diyor..Şükür et ,kasadan ters takla da attırabilirdim..

50 ye şükür edemiyorum,taktir kaçacak...

Yer minderinde takla atamıyorken kasa üzerinde nasıl takla atacaktım...

Her tenefüs gizli gizli bodrum kata inip kasaya bakmaya başladım.Küf kokusu,kömür kokusu,paslı boru kokusu içime içime işliyor ,kasa oracıkta bir tabut gibi soğuk bir tabut gibi korkunç duruyordu..

Evde alıştırma yapıyordum,yere yorganları seriyor,sehbanın üzerine minder koyuyor takla atmaya çalışıyordum..Annem babam kardeşlerim hep birlik yardım ediyor,cesaret veriyor ama bir türlü başaramıyordum...

Korkuyorum..Boynum bir türlü içeri bükülmüyor,kollarım vücudumun ağırlığını taşıyamıyor,takla atmaya çalışırken boynumun üzerine düşecek,boynum kırılacak ve ölecektim...

Ölecek gibi korkuyorum takla atmaktan...

Bütün hafta,

cuma günü son ders saatine kadar ağladım.

Eşofmanlarımızı giydik,spor salonuna indik.Öğretmenin elinde cetvel yok,bu sefer bir not defteri var.Kasanın yanına sandalye koymuş, kasanın yanında oturuyor.Küf kokusu,paslı boru kokusu ,kömür kokusu ,ölüm kokusu gibi ,kasa tabut gibi beni bekliyor...Sıra sıra kasaya doğru koşuyorlar ,kasaya yaklaşınca ellerini havaya kaldırıp zıplayıp kasa üzerinde takla atıp,yere iniyorlar...Herkes yapıyor..herkes kasadan takla atmayı
sakız çiğner gibi zevkle kolaylıkla yapa geliyor...Sandalyesinde oturan öğretmen bazen 100 bazen 95 yazıyor
not defterine..Yangın çıksa,şu kazan patlasa,sel olsa paslı borulardan kaynar sular fışkırsa,elim yansa,yüzüm yansa ...tek ki o kasadan atlamasam,atlarken boynum kırılmasa,boynum kırılıp ölmesem...Tek ki ölmesem..
-Ayşe..sıra sende...

Ölüm bu kadar yakın,ölüm kaçınılmaz...Bir koşumluk...

Koşuyorum,koşuyorum kasanın yanına gelince duruyorum ellerimi havaya kaldırıp zıplıyorum ,kasanın üzerine kendimi atamıyorum..

-Bir daha dene..

Koşuyorum koşuyorum kasanın önüne gelince ellerimi havaya kaldırıyorum zıplıyorum,kasanın üzerine kendimi atamıyorum..

-Bir kez daha...

Koşuyorum koşuyorum kasanın önüne gelince ellerimi havaya kaldırıyorum zıplıyorum,kasanın üzerine kendimi atamıyorum..

-Son kez ....


Kasanın çevresinde çember olmuş arkadaşlarım ellerini kenetlemişler,sesler geliyor kulağıma "bu sefer başaracaksın ayşe..hadi ayşe...ellerine kuvvet ver,başını arkaya it,yarabbim bu sefer yapsın,.."

Sanki ölmüşüm arkamdan konuşuyorlar,üzerine kendimi atamadığım kasanın sanki içindeyim hiçbir şey göremiyorum,kulağım uğulduyor,midem bulanıyor soğuk soğuk terler boşanıyor alnımdan ,sırtımdan,avuç içlerimden...

Ölüme kaç kere daha koşacaktım...

Son kez ne yaptığımı bilemiyorum,etrafımda yüzüme su serpen,yüzümü silen arkadaşlarım ,bitti artık ,korkma diyen arkadaşlarım, sandalyesinde oturarak defterine 45 yazan öğretmenim ...


Yunus'un öğretmenine, bir dilenci gibi yalvararak gözlerinin içine bakarak "Lütfen zorlamayın,kasadan takla
atması için onu zorlamayın" dedim...







24 yorum:

  1. şu kendini nazi komutanı gibi gören psikopat hocaların hayatın ortasına yaptıkları büyük abdestleri nasıl temizlenir acep:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Temizlenemez ters papuçlar,ölene kadar hep hatırlanacak
      anılarla bizimle yaşayacaklar...

      Sil
  2. Ne kadar kötü bir etkisi varmış üzerinizde, ben bayılırdım, kasada takla kolaydı ama asıl kendimi zorladığım bacakları iki yana açarak beşlinin üzerinden atlamaktı. Tüm beden dersinde bunu başarmak için uğraştığım olurdu. Sizde gerçek bir fobiye dönüşmüş, çok üzüldüm. Ama öğretmenin tavrı kesinlikle yanlış, bence sizin fobinizi körüklemiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin bahar;
      senin gibilere çok özenirdim...
      Ama bir de beden dersinde eşofman fobisi vardı bende,
      yerde yuvarlanırken ya bir yerim açılırsa diye çekiştirirdim eşofmanımı..

      Sil
  3. Sevgili Ayşe,
    İlk defa bir yazını okurken gülmekten öldüm diyebilirim...
    Neden acaba?
    Buna benzer bir kaç anım olduğu için olabilir mi?
    Sevgili Ayşe,
    Hakkını helal et...çok güldüm.
    Ama sana değil...bu komik ve garip düzene sanırım:(


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yine acınası bir yazı yazdım diye üzülürken iyi ki güldürebilmişim dedim...Ahh o bacakları yukarı kaldırıp mum duruşları yok muydu ne utanırdım tüm sınıfın önünde,beden dersi ızdırap dersiydi benim için..

      Sil
  4. iyi demişsin, beden, resim, müzik bunlar yetenek isteyen dersler ama nedense bu branş derslerinin öğretmenleri bunu hiç anlamaz, benimde korkulu rüyamdı kasadan atlamak yada atlayamamak diyorum çok rezil olmuşluğum vardır, lisede rapor bile almıştım. Benim duygularımı çok iyi anlatmışsın yine, sevgiler Elif.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beden,müzik,resim hiç birini yapamazdım..bir kalaslık
      vardı bende,yada odunluk..olmuyordu işte...
      Rapor ne iyi çözümmüş,30 lu yıllarımda hala unutamadığım anılarım olmazdı...benden de sevgiler Elif..

      Sil
    2. evet bende beden, müzik, resim hiç birini yapamam, bende de var bir kalaslık demek ki, olmuyor, onun yerine matematik sorusu versinler daha iyiydi, inşallah Yunus'un böyle kötü anıları olmazElif

      Sil
  5. Al bir kasazede daha.
    Allah çocuklarımızı bizim geçtiğimiz dehlizlerden korusun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin,amin,çocuklarımızın güzel anılarınızı olsun...
      hatırladıkça mutlu olacakları anıları olsun sevgili Necla...

      Sil
  6. Ayşe sanırım aynı dönemim öğrencileriyiz. Bire bir ben de kendi beden derslerime gittim yazdıklarınla...çok güzel anlatmışsın. düz takla ters takla benim için de hiç kolay olmamıştı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seksenlerin sonu doksanların başında öğrenciydim...
      Nerden hatırladım,yazdım ,bütün günüm kasa kabusu ile geçti gitti:)umarım senin kabusun olmamıştır...sevgiler gülizar..

      Sil
  7. Bende kasayla ilgili hiçbir hareket yapamadım. Amuda kalkamadım. Bir badan öğretmedi bana da takmıştı. çok komikti genelde herkesin 10 gelen beden dersinin bende 50 olması:)
    Çok güzel bir hikaye olmuş, heyecanla okudum. İnşallah Yunus kafaya takmaz:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah Işılcığım,inşallah çocuklarımızı rahat bırakırlar,Yunus öyle korkuyor ki..çocuk parkında kaydıraktan kaymak istemezdi düşerim diye...kime çektiyse:)

      Sil
  8. resim,iş eğitimi,müzik ya da beden eğitimi gibi özel ilgi alanına giren dersleri neden çocuklar için ferahlama,rahatlama aracı olarak değil de illa ki kasa üzerinden atlama,vitray boyama ya da mandolin çalma gibi zorunlu hale getiriyoruz herkes yapamaz özel ilgi,merak ve bedensel donanım gerekir hala anlamayan öğretmenler var mı bilmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru , çocuklar için ferahlatıcı,rahatlıcı dersleri boş ders olarak algılıyorlar,illa ki program işlesin,ne olursa olsun herkes istenilen şekle girsin..
      teşekkürler şeker şeyler atölyesi..

      Sil
  9. Resim müzik beden gibi yan derslerin öğretmenleri çok kaprisli oluyor nedense.. Muhittin Sadak'ın bir sözünü hatırladım: “bir çocuğa iki verip sınıfta bırakmakla o çocuk müzisyen olmaz, müzikten nefret eder”..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir söz:) çok teşekkür ederim sevgili cerenmus...

      Sil
  10. egitimimizin utanc tablolari bu anilarimiz malesef:(bende bir dolu var beden dersi kabusu.nefret ederdim esofman giymekten:(kasada atlamaktan.edebiyatim matematik iyi,beden de iyi olmasin ne olcak sanki?
    ilerde bunlar bir tez incelir gibi incelenip cok hayret edilcerek hatiralara karisicak demek isterdim,ama hala yunusun ogretmeni bunu gundem ediyorsa way halimize:(
    bence daha acik ve net ifade et hocasina.hoslanmiyor yunus,sevmiyor,vs.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hülya;ergen vücudumla herkesin önünde takla atmaktan utanıyordum...şimdi kendi kendimin psikoloğu olursam herhalde bilinç altımdaki bu düşünce beni bedenden korkuyordu...ne güzel bir çözümleme yaptım bak:)
      Yunus neden korkuyor şimdi onun içinde psikolog olmalıyım..inşallah genetik değildir...hocası anlıyor gözüküyor her hoca gibi sonra yine bildiğini okuyor...

      Sil
  11. ne ilginc! nerdeyse ayni durumu bende yasadim. ama bende amuda kalkmak problemdi. cok basarili bir ogrenciydim ama ortaokulda beden hocama bir turlu yaptiklarimi begendiremedim. her donem takdir almis olan ben bir tek orta iki birinci donem hicbirsey alamadim, o da bedenim 1 geldigi icin;) simdi cok guluyorum o hale. gecti gitti.bu kadar detayli hatirlaman ise cok guzel, bende ne detay kaldi ne bisey. sevgiler ayse

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de nedense fobi olmuş bu beden dersi..kayınvalidem
      dans öğretmeni ama hayatta dans edemem,sağımı solumu hep karıştırırım,adımları doğru atamam,sayamam...düğünlerde bile oynamışlığım yoktur,hep masada kös kös oynayanlara bakarım,hepsi beden hocalarının suçu:))benden de sevgiler Hülya..

      Sil
  12. neyseki şimdiki veliler öğretmenlerin her dediğini sorgulamadan kanun gibi uygulamıyorlar. yusuf' un kötü anılar hanesinde annesi sayesinde kasa üzerinde takla yer almayacak :)

    YanıtlaSil