4 Nisan 2013 Perşembe

32.İstanbul Film Festivali "Sisler İçinde"




Bu sene, festivalde ,"edebiyattan beyaz perdeye" kuşağında gösterime giren "sisler içinde ve gülen adam'ı izleyebildim.Soğuk algınlığı ve geçmeyen inatçı öksürük ne zamandır yolunu beklediğim festivali mundar etti.
Sıcak su dolu termosumu alıp sinema salonunda ki koltuğuma oturduğumda için için dua ediyordum,"öksürük gıcığı gelmesin "...Öksürük geldiğinde de ağzımı burnumu atkı ile dolayıp sesi sessizleştirmeye çalıştım...Kendimi onca sıkmışım ki 140 dakika bitip ışıklar yanınca  ayaklarımı ,kollarımı harekete geçirmekte zorlandım...

Doğru olanı yapabilmek...Filmin konusu çok etkileyici idi...Sushenya ve diğer iki rus askeri arasında geçen
filmde hayatta kalabilmek ile vicdanı ile hareket edebilmek arasında sıkışmışlık vardı.Sushenya ,Goya'nın tablosunda ki direnişçi gibi  beyaz gömleği ile "vicdanı" temsil ediyordu...

2 yorum:

  1. Bütün bir kitap boyunca bir (çocuk) askerin vicdanın sesini okumuştum. Şöyle diyordu kitabın bir yerinde; "Onsekiz yaşımızda dünyayı ve hayatı sevmeye başlamıştık. Sonra da aynı şeylere ateş etmek zorunda kaldık. Patlayan ilk obüsler, kalbimize rastladı."
    Senin şu yorumun aklıma getirdi bunu yeniden. Hani hayatta kalabilmekle, vicdanı arasında sıkışmak...

    YanıtlaSil
  2. geçmiş olsun, hastalık geldimi gitmek bilmiyor, üzüldüm rahatça filmi izleyemediğine elif

    YanıtlaSil