24 Mart 2013 Pazar

Ötekileştirmek


Bizim ailede takım tutup maç izleyen olmadığı için arkadaşları arasında dalga konusu oldu Yunus'un takımsızlığı.Takımsız bir çocuk yolunu kaybetmiş bir çocuk gibi algılanıp doğru yolu gösteren çok oldu.
"Yunus sen doğuştan galatasaraylısın ama farkında değilsin,Yunus fenerbahçeli olursan senin yakın arkadaşın olurum,Yunus beşiktaşlı ol sana sınıf başkanlığında oy veririm..."
Geçen sene hangi takımı tutayım diye çok büyük karar aşamalarına girdi...En sonunda babaannesinin apartmanının bahçesinde her gün fenerbahçe formasıyla futbol oynayan ufaklıklara katılmasına karar veren ben oldum.Bir fenerbahçe forması alıp Yunus'a giydirdim ve bahçeye saldım,bahçede beraber oynasınlar diye..Futbol bitmiş Yunus eve gelmişti,ama eve gelen tek Yunus değildi...Yunusla beraber "pis galatasaray,pis beşiktaş" da gelmişti...Fenerbahçe "pis"olanlar oldukça büyüktü,fenerbahçe rakipleri küçüldükçe büyüktü,fenerbahçe ezer,yener,çökertir,büyür...Ötekiler kötüleşmiş,pisleşmiş..Ötekinin kötü olması gerektiğini anlamıştı Yunus...
Ertesi gün burnu kanıyan Yunus'u eve getiren fenerbahçe formalı ufaklık; "teyze bir daha Yunus'u topa yollama,
daha ofsaytı bilmiyor,yıldız futbolcuları bilmiyor,habire gol yiyor,ağlıyor.." O günden sonra Yunus,
takımsız çocuk olmayı tercih etti,soran herkese"takımsızım "derken kararlı gözükmeyi de ihmal etmedi...

Yunus'un sınıfında bir çocuk var "O...",yaramaz,terbiyesiz,tembel.!..Yunus her gün O...nun yaptığı yaramazlıkları anlatıyor"  öğretmeni çok üzüyor,öğretmenin sözünü dinlemiyor,onu hiç sevmiyorum..."
Okulun psikologları her gün ayrı bir ceza ile O..yu sisteme uygun hale getirmeye çalışıyorlar ama iki senedir başarılı olamadılar...Geçen gün O..ya duvara bakma cezası vermişler,sandalyesini duvarın önüne koymuşlar
bütün dersi duvara bakarak geçirmiş,bunu perşembe günü Yunus'u almaya gittiğimde bir veliden duydum.
Veli çok kızgındı.Kızgınlığı O..ya.Çünkü O ...sınıfın huzurunu bozuyor çocukların öğrenmesini engelliyor
dünya kadar para saydığı okulda,O..ile aynı sınıfa düşmek ne talihsizlikti...
O..yok edilmeli,yok edilemiyorsa duvara bakmalı,tek ayak üstünde durmalı,azarlanmalı.Her gün,her ders
bu sistematik bir şekilde yapılmalı...O ..direndikçe daha güçlü cezalarla üzerine gidilmeli...Ama hiç bir ceza
"ötekileşrmekten" daha fazla acıtamaz.Hiç bir ceza "öteki yapmaktan" daha etkili değildir.
O..,öğretmenin,velilerin,psiklogların çabası ile ötekileştirilmiş,bir sınıfın doğal parçası olmaktan ayrılmış,savaşılması gereken bir düşmanı oluvermişti...
Yunus'da herkes gibi düşünüyordu çünkü herkese göre hareket etmek güven veriyordu,güvenli olanı seviyordu Yunus,yüzüne çarpıp burnunu kanatan topları sevmiyordu...

7 yorum:

  1. Can Ayşe:)

    "Yunus'da herkes gibi düşünüyordu çünkü herkese göre hareket etmek güven veriyordu" ... hayat zor be

    YanıtlaSil
  2. benimde boyle aynisi diye bir yazi yazasim vardi:)bunu okuyunca gulumsedim.aramizda gizli bilinmedik,bir iletisim var ayse bence:)
    hulya

    YanıtlaSil
  3. Efe nin de takımı yok biliyormusun o gün kimin yanındaysa onun takımına dahil oluyor:)

    Ne kadar doğru söylemişsin Ayşem herkes gibi hareket etmek hem kolay hem güvenli, demekki bunları ta çocukluktan öğreniyoruz:(
    O. içinde çok üzüldüm kimbilir nasıl kötü hissediyordur. Onu yalnız bırakarak ne kadar yanlış bir yol tercih etmişler,psikolog da öğretmende yazık etmiş bence.O çocuğun hayatında ne kadar önemliler aslında ama onu yok saymak kolaylarına geliyor.
    IŞIL

    YanıtlaSil
  4. Küçükken, başka bir sınıf arkadaşımın yaptığı 'hata' ya da 'suç' yüzünden, sınıfın köşesinde bütün gün boyunca tek ayak üstünde durmak zorunda kalan; bendim!

    O zamanlar çok da ağır gelmemişti bu; çocuk yüreği kin tutmayı bilmiyor. Gerçi ben bunu daha sonra da öğrenmedim. Ama o yaşımda yaşamış olduğum bu küçük örneğin, daha sonradan hayatım boyunca tekrarlanan bir 'kader' olacağını bilemezdim tabi...

    Başkalarının 'hataları' ve 'suçları' yüzünden tek ayak üstünde durarak ceza yiyen olmak...

    YanıtlaSil
  5. Bu yazı ve bir önceki yazında ağırlığı hissedilen "onlar ve diğerleri" teması beni de sıklıkla düşündüren bir tema (ama sen çok daha içten dokunmuşsun bu konuya, her sefer ne güçlü bir kalem diye düşünüyorum seni zevkle okurken). Farklılıklar her zaman olacak toplumda ve bu sağlıklı olan sistem, herkesin eşit olduğu zamanlarda insanların sonsuz bir bunaltı ve rutine girdikleri yadsınamaz çünkü. Ama farklıyı kabullenememek, itelemek, aşağılamak, ona farklılığını hissettirmek işte bunlar önüne geçilmesi gereken kavramlar.. Bu da nasıl olur ki Ayşe?

    YanıtlaSil
  6. yaziklar olsun o anne babaya, o ögretmenlere, o psikologlara. Kusur cocukta degil, ötekilerde.Neziha

    YanıtlaSil
  7. O için çok üzüldüm :( anne ve babası ele alınsa da o çocuk böyle ötekileştirilmeseydi keşke demek istiyorum ama bununda mümkün olmadığını biliyorum :(

    YanıtlaSil