4 Mart 2013 Pazartesi

Gözlüklü anne ile kör anne

Haftasonu karşıdaydık,karşı bizim için Avrupa yakası oluyor.
Sanki daha soğuktu karşıyaka ,ısınmak için bir çay bahçesine girdik.Yunus ile çay içtik.Çay içenlerden biri "kıtlama"yapıyordu,Yunus'un hoşuna gitti o da kıtlama yapmaya başladı.Çay getiren kızın gözlüğüne gözüm takıldı,entel bir gözlüktü.Senerlerdir aynı gözlüğü takmama rağmen hep gözlük modelleri ile ilgilenmişimdir.
Yunus'un çişi geldi,son ana kadar söylemez ,söylediği anda fünyesi çekilmiş bomba gibi oluverir..
Çaycı kız sağolsun hemen bahçenin bir köşesinde ki kulübeye soktu bizi..kulubenin içinde bir kaç karışlık mutfak tezgahı ,küçük bir lavabo, akan muslukta oynayan küçük bir erkek çocuğu..Çocuk bizi görünce hemen musluğu kapatmak istedi korktu herhalde,elleri ıslak bir anda kavrayamadı musluğun başını,kapanamayan musluktan mahçup olmuş gözlerini yere devirdi.Gözlüklü kız "oğlum çık ordan,abinin çişi
varmış"dedi.Gözlerini yerden ayırmayan çocuk annesinin kucağına hoplayıverdi.Gözlüklü kız birden bire "anne" oluverdi.Yunus tuvalete girip,musluk henüz kapanamamış iken
çocuğu kucağında gözlüklü anne birden bütün hayatını anlatıverdi.Sanki bütün yaşanmışlıkları daracık bir dolaba tıkıştırılmış şimdi dolabın kapığı aniden açılıvermiş gibi..
Korktum.Yüzümün şeklini bile belirleyemedim,anlatıklarını algılayıp ona göre yüz şekillerimden birini çıkaramadım...Gözlüklü anne herhalde yüzümü görmüyordu,gözü sadece kucağında ki oğlundaydı...
Kocasından kaçıyormuş,sığınma evinde kalıyormuş,bu çay bahçesi onun için büyük bir nimetmiş,sabahın erken saatlerinden akşamın geç saatlerine kadar kalıp hem çay verip hem temizlik yapsada,imam hatip lisesini bitirmiş olsa da , muhasebe kursundan,ingilizce kursundan sertifikası olsa da bu iş onun için çok iyiymiş..Birden elim açık musluğa gidiverdi,kapattım.Gözlüklü anne sustu.Sanki benimle değil de açık muslukla konuşuyormuş gibi...musluk kapanınca sustu.Yunus tuvaletten çıktı.Davetsiz evlerine girmişiz gibi, istenmeyen
misafirin bir an önce gitmesini bekler gibi  gözüme  bakmaya başladı ana ile oğlu..
Ne diyeceğimi bilemedim,bir an önce çıkmam gerektiğini hissettim.Çay bahçesinden suçlu gibi uzaklaşırken sanki hava ısınmıştı ,buram buram terlemiştim ensem su içinde kalmıştı.

Akşam Yunus'u yatırana kadar içimde ılık ılık bir şey akıyordu , çay bahçesinde ki kulübenin musluğu ..

Televizyonu açtım,içimde akan musluğun sesini duymak istemediğimden..

Trt'de Yaşamın Kıyısında adlı bir programda gözleri görmeyen bir kadın konuşuyordu.Adı alttan geçiyor"Rabia Bozkurt".Alt yazıda 34 yaşında olduğu da yazıyor.30 yaşıma kadar eğlendim,gezdim,işte çalıştım ,çok sevdiğim bir de eşim vardı diyor...Bir sabah uyandığımda gözlerim görmez olmuştu,sebebini
hiç bir doktor bulamadı.İki aylık hamile olduğumu öğrendim.Çocuğu almak istediler.İzin vermeyince doktorlar
kızdı "kör bir anneye mecbur kalacak yavrucak" yazık değil mi " dediler..yinede çocuğumu almalarına karşı koydum.Uzun ameliyatlar,poşet poşet ilaçlar içmek zorundaydım ve bir gün kafamı bile oynatamayacak kadar felç oldum..Çocuğum sıkı sıkı bana bağlıydı,düşmedi..Doğumdan sonra dört ay içinde ayağa kalktım
ama körlüğüm bakiydi...Şimdi hiç bir şey için üzülmüyorum,görmeyen gözlerim için üzülmüyorum ama dünyalar güzeli oğlumu okula götürdüğümde "annen kör "diye onunla dalga geçerlerse ve oğlum beni suçlarsa diye korkuyorum...
4 yaşında tombul bir erkek çocuğu ağzında saplı bir şeker...Kör annesinin bir kucağında bir televizyon başında koşturup duruyor..Görmeyen anne çocuğuna sarılmış "dünyanın en mutlu insanıyım şu anda "diyor..
İçimde akan musluğu kapatmak mümkün olmuyor..


10 yorum:

  1. "Bakar kör olmak" anlattığın ama bazen çok zor oluyor, bakıp da görmek kadar görüp de cevap verebilmek.. Cesaretli kadınmış, yolu açık olsun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cerenmus;pazar akşamı tv de izledim,çok etkilendim...
      Kim bilir mesleğin gereği kimlerle karşılaşıyorsun..
      çok şanslısın...ben nadiren evden çıktığımda dışarıda ki yaşamlara tanık olabiliyorum...

      Sil
  2. Bu yazılar butun bu cumleler secılen kelimeler hepsi beni nasıl etkiliyor nasıl yakalayor beni bilemezsiniz,benimde içimde bir musluk akıyor..Selametle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazılarıma gerekli özeni göstermeden "yayınla" tuşuna
      basıveriyorum,bir çırpıda yazılmış yazılar oluyorlar..
      bu yazılar inşallah basamak olsun yazmak istediğim "o" şeye diye bir heves durduraksız yazıyorum
      bazen niye yayınladım diye utanıyor bazen hiç özenmiyor başımdan geçtiği gibi yazıyor bazen ebedi olsun diye süslemeye çalışıyorum..

      yazı yazmak evimden beri hayata karışabildiğim tek şey...sizleri tanımak,yorumlarınızı okumak beni nasıl mutlu ediyor bilmenizi isterdim...selametle..

      Sil
  3. ne hikayeler var...insan bir şey diyemeden kalıveriyor öylece...

    YanıtlaSil
  4. yine muhteşem bir yazı, elindekinlerin kıymetini bilmeyenlere, gözleri görüpte kapleri görmeyenlere ders olsun. Kalp ile görebilmek dileği ile Elif.

    YanıtlaSil
  5. Ben en çok kör annenin oğlunu hiç görememiş olmasına üzüldüm.

    Ama mutluymuş değil mi. Olmaz mı. Göze ne hacet. Evlatların sadece kokuları her şeye yeter.

    YanıtlaSil
  6. Son günlerde sitenizi takip ediyorum. Yazılarınız gayet samimi ve güzeller. Paylaşmak için burdayız hepimiz.Bu bloglar tam da bu iş için varlar.
    Yüreğimize dokunuveriyor bazen birşeyler farkında olmadan, neyse ki dokunuyor. Dokunacağı birşeyler var. Öyleyse umut var bence.
    Herşey gönlünüzce olsun inş. İzlemedeyim :)

    YanıtlaSil
  7. Cok üzüldüm ne hayatlar var ama biz onlardan habersiz yasayip gidiyoruz,hep kendimizi kandiriyoruz...

    YanıtlaSil
  8. ben de geçen gün tv de bir annenin oğlunun gözleri önünde kocası tarafından sokak ortasında defalarca bıçaklanmasını izledim. oysaki ilk değilmiş bu saldırıya tehditlere maruz kalışı... hemen akabinde bir kadını, kocasının sakat kalıncaya kadar (gözleri görmüyor, bacağı kesilmek üzere) şiddet uyguladığı haberi vardı. insanın aklı almıyor :(((

    YanıtlaSil