20 Şubat 2013 Çarşamba

Hayat

Hayat denilince aklıma ilk gelen şey; kapısı avluya açılan bir oda olur. Anneannemin köyde ki evinin bir odasıdır hayat...
"Hayatta , hep birlik,sofra kurulur,tütün dizilir,söz verilir,hep birlikte yapılacak her şey yapılır.Hayatın dışarıya açık kapısından  girilir,çıkılır.Hayat süslü değildir,misafir odası değildir.Hep birlik olunacak,hep birlik yapılacak şeyler içindir hayat..."Hep birlik" anneannemin sıkça söylediği bir şeydir.

Yazın bunaltıcı sıcaklarında kara sinek baskını olur, ilaçlama yapılır sık sık, işte o zaman kara sinekler çabucak ölsün diye hayatın kapısı kapanır.Hayat ile kara sinekler aslında ayrılmaz ikilidir.Hayatın  açık kapısından, komşunun koyun ağılından bolca sinek içeri dalar...Kara sinekler her yerde...İkindi yemeğinden sonra ağırlık basmış sofra toplanılamadan uykuya dalmış
anneannemin gözkapaklarında,dişsiz ağız buruşukluğunda,anneannemin uykusunu fırsat bilip içeri girmiş kedinin kulağında,yerde ki sofranın bir parça kalmış ekmeğinde,sıyrılamamış tabak artığında,kara sinekler..bin konup bin kalkıyorlar...Vızıl vızıl...İki elimi konser bitimi sahnedekileri  büyük bir aşkla  alkışlar gibi şap şap vuruyorum...Bir oyana bir buyana alkışladıkça avucumda ölmüş sinekler..

Hayatın kapısından  avluya çıkılır.Avluda bir kuyu var.Kuyunun üstünde bir çıkrık
.İpe bağlı bir kova bu çıkrıkta sarıldıkça "çıkır çıkır çıkır" diye ses çıkar.Kuyunun suyu buz gibi..Gizlice
bu kuyuya sinek atarım,avuçlayarak öldürdüğüm sinekleri.Anneannem çıkır çıkır kovayı kuyudan çekerken yüreğim ağzıma gelir.Belki  kuyunun dibinde öldürdüğüm sinekler canlanmıştır,şimdi çekilen kovanın
içinden çıkıp benden hesap soracaklar...Avluda ki  kuyuya sık sık bakarım.Hep bana derinlerden bakan kafamı görürüm.Derinlerden bakan kafamı görmek hep rahatsız etmiştir.O yüzden ne bulursam ,
kafamın içinde olduğu kuyuya atarım.. Derinliklerde ki ben kaybolmaz çember çember çoğalır...

Kuyudan bol bol su çekiyoruz,konserve yapıyoruz.Domatesler yıkanıyor.Isırdıkça patlayan domatesler..Gizli gizli domates atıyorum kuyuya..Domates şıp diye düşüyor.Önce suyun görünen kısmımda birazcık yüzüyor korkmuyorum.Sonra suyun görünmeyen yerine doğru kayboluyor ,korkuyorum.Bilinmeyen bir yere doğru giden domates...Avluda,incir ağacının dibinde kazan  içinde su kaynatıyoruz.Kazanda ki su,kuyunun suyu...
İncir ağacı dibinde ki kazanda fokur fokur kaynayan suda domates kavanozları...
Kış gelince bu kavanozları açıp menemen yapacakmışız,hayatta hep birlik sofra kurup,hep birlik yiyecekmişiz.Öyle söylemişti yazın ve kaynayan kazanın  bunaltıcı sıcağında anneannem..
Kışı göremedi anneannem...
Çıkır çıkır birileri kuyudan su çekti.
İncir ağacı dibinde ki kazanın altı yakıldı.
Kazanın içine kuyunun suyu döküldü.Suya baktıkça, canlanamamış sineklerimi,bilinmedik bir yere doğru giden dometesimi , derinliklerde ki kafamı görüyorum...

Hep birlik;
anneannemi yıkıyorlar,

bir kefen içinde hayatın ortasına yatırıyorlar...

7 yorum:

  1. Sevgili Ayşe, hayatı o kadar güzel anlatmışsın ki...söyleyecek söz bulamadım.
    Sevgilerimle♥♡♥

    YanıtlaSil
  2. Ayşecim, anneanneni hayatın gerçekliğine uğurlamışsınız. Allah rahmetini esirgemesin.

    YanıtlaSil
  3. Allah rahmet eylesin. Anlatımınla kuyunun, hayatın, köyün bir parçası oluveriyorum bende. Sevgiler..

    YanıtlaSil
  4. çok çok çok güzeldi... ne kadar iz bırakmış anneannen sende. ya bayıldım ben bu geçmişe yapılan yolculuğa, eline kalbine sağlık... nur içinde yatsın anneannen... bende de benimkinin yeri çok ayrıdır, çok duygulandım...

    YanıtlaSil
  5. Uffff... desem. Daha da bir şey söylemesem anlar mısın? İyi ki varsın.

    YanıtlaSil
  6. hayat diye yazinca bu hayat hic gelmemisti aklima,ama yazini okuyunca o kapinin girisindeki bosluga niye hayat dndigini anladim ayse.

    YanıtlaSil
  7. En son "Ne Biçim Abla" postunu okumuştum ve ondan sonra yazdıkların su gibi akıp geçti. YAzıların beni yaşanan mekana öyle güzel götürüyor ki. Tasvirlerin öyle sağlam ki. Resmen olayın başkahramanı hissediyorum kendimi.

    Kendim yaşamış gibi.

    Mekanı cennet olsun anneannenin.

    YanıtlaSil