17 Ocak 2013 Perşembe

Ne Biçim Abla!

                                                               Resim:Sascalia

Malatya'ya yeni taşınmışız. Kız kardeşim Elif  5 yaşında,ben ondan iki yaş büyüğüm.
Yeni mahallemizin kayısı ağaçlarıyla dolu bahçesinde Elif ile oynuyoruz.Kocaman bir hindi
önümüze çıkıyor.Arkama bakmadan, koşarak eve gidiyorum." Peşimden hindi geliyor"diye odaya girip
kapıyı kapatıyorum.Korkumun geçtiği, hindiyi unuttuğum bir an kapıyı açıyorum.Babam sessiz sessiz ağlayan Elif'in yüzünü yıkıyor bir yandan da""Ne biçim Ablaymış""diye söyleniyordu...
"Ne biçim ablaydım". Yıllarca kötü abla olacaktım dünyalar güzeli Elif'e...
Ben, kara kuru halimle evin ablasıydım ,Elif sarı saçları yeşil gözleri yumak yumak toplu haliyle ortanca kardeşti.Ablası ile okula gitsin diye 5 yaşında okula yazdırdılar Elif'i.Okumayı sökemedi kırmızı kurdelayı yakasına hiç takamadı.Oysa ben, sınıfta hep birinci idim...Annem gizli gizli öğretmenin yanına gelip"Ne olur
Elif'e de kurdela takın" dediğini biliyorum...Ama Elif okuyamaz,evde üç yaşındaki erkek kardeşim okumayı söktü, Elif sökemedi...Kime çekti ki... Ben hep birinciyim...
Malatya'nın ortasından kanal geçiyor.Akşam, babam ile kağıttan gemiler yapıyoruz.Sabah okula giderken
kanal boyunca yüzdüreceğiz.Elif kağıttan gemi yapamaz, ben yaparım...Kağıt gemilerimden bir tanesini
Elif'e veriyorum.Kanalda, Elif 'in kağıttan gemisi devrilmiyor suya batıp kaybolmuyor okula kadar yüzüyor, babam, ona "Aferin" diyor.Elif çok seviniyor...O gemiyi  ben yapmıştım....
Karne günü gelmiş çatmıştı.Benim baştan sona hepsi pekiyi.Elif'in zayıfı var.Biliyordum."Karnesinde zayıf olan
bir kardeşe sahip olmak ne acıydı"... Bir bilse...
Kanal boyunca yürüyerek eve geliyoruz.İkimizin elinde de karne var.Elif çantasından bir kağıt gemi çıkardı.
-Abla ,gemi yüzdürelim mi? diye sordu.
Sinirden ne yapacağımı bilemedim, gemiyi hışımla alıp, paramparça yapıp kanala fırlattım.
Utanmadan ne soruyordu!..
-Sen bu karneyi nasıl göstereceksin , birazdan mahalleye gireceğiz komşulara ne diyeceğiz! diye bağırmaya
başladım.
Elif, parçalanmış kağıt geminin ardından gitmek ister gibi kanala bakıyordu...
 Okul yolunun sonunda ki mahallemiz gözükünce Elif elinde tuttuğu karnesini koynuna sokuverdi.Elleri boşaldı.Elif'in elinde hiç karne göremedi mahallemiz , birinci sınıftan lise sona kadar hep zayıf getirecekti...
Elif'in Ablası olarak hissettiğim tek şey kendi başarımı doyasıya yaşayamamanın acısıydı...

Evlenip evden ayrılacağı gün bir şeyi fark ediyorum...Bana hiç bir sırrını açmamış ,hiç bir şeyini gönülden benimle paylaşmamıştı...
 Elif evden ayrıldığında o kadar çok ağlamıştım ki etrafımda ki herkes çok kızmış; " en mutlu gününde
ağlayarak onu üzme" demişlerdi.
O gün tüm becerimi kullanarak tüm kalbimle bir mektup yazdım Elif'e...Keşke geriye dönüp
tekrar Küçük Elif'in Ablası olabilseydim her şey çok farklı olurdurdu diye özür diledim.
Elif hiç tepki vermedi mektubuma...
Yıllardır sessiz bana karşı..



*Delianne sayesinde yazdıklarımı yüzlerce kişi okuyor,isterdim ki Elif de okusun...
Ablasının onu çok sevdiğini bilsin isterdim...
Ama bloğumdan haberi bile yok...
Söyleyemedim....
"Sorgulanmamış bir hayat,hayat değildir" diyor Sokrates , bir bilse her gün kendimi nasıl sorguladığımı...
Sorgulamayı ömür boyu çekilecek ceza ile sonlandırdığımı...












58 yorum:

  1. :(
    bir abla için gerçekten üzücü. Elif yine de varlığından güç alıyordur bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah öyledir...iyi teminnileriniz teşekkür ederim..

      Sil
  2. Ağladım gene :(

    Ablam var, benden 3 yaş büyük. küçükken ben ne kadar onla olmak istesem o kaçardı benden. beni taklit ediyor diye şikayet ederdi anneme.. şimdi kerim ve selimi görünce gözümde canlanıyor o anlar.. diyeceğim o ki normal aslında Ayşem küçükken olanlar..


    fakat.. daha ilginç birşey anlatayım.. o ablam çoke rken evlendi ve çok, çok büyük sıkıntılar çekti. Hani el kızı diye bir kitap vardı filmi de vardı onun hayatına bakınca o kitabı anımsarım..

    Ablam birügn bana dedi ki: yaşadıklarımın küçükken sana yaptıklaırmın cezası olduğunu düşünüyorum...

    inanamadım, ciddiydi.. oysa ben üstünde bile durmamıştım yaptıklarının, benim için normaldi ve ben hala çok seviyordum onu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı ablan gibi düşünüyormuşum şimdi farkettim.
      Her gün Elif ile ile kötü bir anı hatırlar oldum.en çok ta mutsuz olduğum anlarda......demek ki o da benim gibi geçmişini sorguluyormuş...İnşallah ablan çok mutlu olur,kardeşler birbirlerinin kıymetini geç anlamazlar...

      Sil
  3. Ah Ayşecim, geç kaldığımızı düşündüğümüz için pek çok özür, pek çok itiraf içimizde duruyor. Ertelediğin ne varsa söylemişsin ve şimdi sıra karşındakinde. O da ertelediği cevabını sana verecek. Kardeşler ayrılamaz, kopamaz, küs kalamaz. Biri ne ise, diğeri de tam tersi olur belki ama böyle bir arkadaştan uzak durabiliyorken; senin tam zıddın olan kardeşinden uzak duramazsın.
    O da senden uzak duramaz. (İnanıyorum)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Bolkepçe;kardeşimle küs değiliz ama bazen keşke küs olsaydık diyorum.belki barışır her şey güzel olurdu...

      Sil
  4. bir de bu yazıya değil ama bana dair yazdığına ancak şunu diyebilirim: beni vesile kılana şükür! :)

    nasıl heyecanla okudum bu yazıyı ve bazen bitmesin diye bazı cümlelerin tekrar tekrar üstünden geçerek..

    Kitap okuyamıyorum ya uzunca süredir, şimdi kısa kısa o lezzeti yaşıyorum ve seviyorum bu duyguyu:)

    YanıtlaSil
  5. Fazla sorumluluk sahibiydim o yüzden abla olmak anne olmak gibiydi benim için. Hep isyan ederdim.

    Sanırım bu aşırı sorumluluk baskısından dolayı kızım iyice büyüyene kadar kardeş fikrini hiç düşünmedim.

    Abla olmak kolay değil. Kendinize çok yüklenmeyin eminim Elif için yeriniz apayrıdır.

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim sevgili İlknur;
      Ne kadar güzel yorumlamışsın...
      Ben hep kardeş olmak kolay değilmiş diye düşüncelere dalmışken
      yorumun çok iyi geldi..
      sevgiler..

      Sil
    2. ''Fazla sorumluluk sahibiydim o yüzden abla olmak anne olmak gibiydi benim için. Hep isyan ederdim.

      Sanırım bu aşırı sorumluluk baskısından dolayı kızım iyice büyüyene kadar kardeş fikrini hiç düşünmedim.''

      Sevgili İlknur, yukarıdaki cümlelerin çok manidar ve bana çok uyuyor( ne yazık ki...).

      Sil
    3. Bencede abla olmak cok daha zor elifin yazdiginiz mektuba kayitsiz kalmasini cok yadirgadim acikcasi ablam bana boyle birsey yapsa boynuna sarilir uzuun uzuun aglardim kesin .. Iki ablam var Benimde hala dizlerinde yatarim seviyorum onlari ..

      Sil
  6. Dilerim Elif anlayacaktır birgün seni. Abla olmak zor. Ben 4 kardeşin en büyüğüyüm. Çok iyi bilirim. Ama burada senin hiç bir suçun olmadığını, Elif'ten topu topu 2 yaş büyük bir çocuk olduğunu unutmamak gerek. Eğer bir hata varsa o da Elif'i 5 yaşında okula gönderenlerde ve kaydını kabul edenlerde aramak gerek.Üstelik aynı sınıfta okumuşsunuz. Ne zor. İkinize de haksızlık olmuş. Bence Elif'e bir şekilde bu yazının linkini ulaştırmalısın. Hayat o kadar kısa ki zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyor insan. Kaybetmeyin bu zamanı. Kardeşliğin tadını yaşayabilmek için elinden geleni yap. Rabbim sizi birbirinize biran önce kavuştursun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Gülsüm;
      Çok haklısın 5 yaşında okula gitmesi hataydı,nasıl başlarsa öyle gidiyor ayak uyduramadı..Elifle küs değiliz sadece benimle bir sıkıntısını bir sevincini
      hiç paylaşmadı...Ne güzel temennilerde bulunmuşsun...sağol..

      Sil
  7. Benim kardeşim yok, gerçi kuzenlerim vardı ama yine de tam bilemem bu duygunun nasıl olduğunu.
    Fakat bildiğim şey; insan öğreniyor. Yaşadıklarından öğreniyor, yaşadıklarının sonuçlarından öğreniyor, sonuçlarının getirdiklerinden bazen de götürdüklerinden öğreniyor, bunların edindirdiği tecrübelerden öğreniyor, bazen kaybetmeyi bazense sabretmeyi öğretiyor; ama hayat insana hep öğretiyor.
    Bazen kimiyle yollarımız kesişirken, kimiyle istemesek de ayrılıveriyor ve insan tüm bundan öğrendikleriyle yoluna yine de devam ediyor.
    Demem o ki, insan en çok hatalarından ve pişmanlıklarından öğrenip yaşamına değer katıyor. Sen de yapmışsın; anlamışsın. Ne mutlu.
    Sevgiyle,
    Derya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Derya;çok güzel yazmışsın evet hayat öğretiyor..
      Hayat bazen eline kırbacı bazen gülleri alıp bize öğretmanlik yapmaya devam ederken herhalde önemli olan
      acısıyla,sevinciyle hayatı sevebilmek..
      ne güzel yazmışsın ellerine sağlık...sevgilerle

      Sil
    2. Seninle yeni karşılaştım ve buna mutlu oldum.
      Sevgiler benden :)

      Sil
    3. Mutluluğumuz daim olur inşallah sevgiler...

      Sil
  8. Deli anne aracılığıyla tanıdım sizi ve çok mutluyum üç gündür yazılarınız içinde hayal aleminde yaşıyor gibiyim. Bir çok şey düşünmeme neden olduğunuz için ayrıca çok teşekkür ederim.
    Bu yazıylada çok duygulandım. Yalnızca kader diyebiliyorum. Üzmeyin kendinizi desemde üzücü biliyorum. İnsanın en yakın olması gerekenden bu kadar uzak olması üzücü. Benimde bir abim var benden 1 yaş büyük, lise ve üniversite dönemlerinde benim en iyi arkadaşımdı sonra çok uzaklara gitti. Mümkün olduğunca kopmadık ama o geri döndüğünde ben evlenmiştim üstelik hiçde haz etmediği biriyle. Şimdi hiç konuşmuyoruz. O beni suçluyor bu ayrılıktan. ben onunla görüşmek istesemde görüyorumki yıllar onu o kadar değiştirmişki ona yaklaşacak bir yol bulamıyorum. O da evlendi ve apayrı insanlarla apayrı yerlerde hem ruhen hem fiziken uzak yaşıyoruz. Bu kadar uzaklığa rağmen hiç içimden çıkmıyor. Biz kardeşiz:(
    Onun için yazınız çok burktu içimi. Böyle olması gerekiyordu belkide tekrar kardeş olabilmek için çok geç kaldık gibi geliyor bana.
    IŞIL

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Işıl;
      Kardeşlerin küslüğü ne kadar acı bir şey ne kadar anlamsız ne kadar boş...Elifle küs değilim sadece bana karşı mesafeli...Ama bu içimi çok burkuyor...aynı abin gibi...seni eşinle mutlu gördükçe mutlu olması gerekirken niye...Acaba altında başka bir şey mi yatıyor diye düşüncelere dalıyorum...Allah korusun sanki, eşin seni üzsün abin de haklılığını senin yüzüne vursun "ben istemiyordum" zaten desin...bu mu...
      bunun altında "benlik" yok mu..."ben demiştimin"haklı olması uğruna kardeşinin üzülmesini mi bekliyor...
      Çok haklısın tekrar kardeş olmak için geç kaldık ama çok şükür ki hala vaktimiz var değil mi...

      Yazılarımı okuduğun için yorumladığın için teşekkür ederim...sevgilerle..

      Sil
  9. iyiki "Deli Anne" sizi benimle tanıştırmış gözlerim dolu dolu okudum, ve ablamı çok çok sevdiğimi bir kez daha anımsadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel...Anımsamakla kalmayın, bugün onu arayın ve çok sevdiğinizi söyleyin...çok çok mutlu olurum..

      Sil
    2. ablamla aramızda 10 yaş var, o bana hem abla hem annelik çok yapmıştır, 19 yaşındayken almanya ya gitti gelin olarak, çok şükür ki uzaklık aramızdaki bağları hiç koparmadı, benim en iyi arkadaşım, sırdaşım, canım, vs.....dir kendi, hemen hemen her gün beni arar, lütfen sizde arayın, eminim çok mutlu olacaktır, hiç birşey için geç değil, mutluluklar sizin olsun. Elif

      Sil
  10. Kimseyi suçlamak benim haddim değil elbet, ama çocukluğumu hatırladım, 2,5 yaşındayken kardeşim ve bir ay sonra da kuzenim doğmuşlar, daha o zaman sen ablasın denmeye başlanmış bana, birgün o küçücük halimle annem bana makarna yedirirken kardeşim ağlamaya başlamış, ananem yedirmeye devam etmiş, bu sefer kuzenim ağlamaya başlamış yengem ananemi çağırınca bana sen artık ablasın kendin ye denilince, ben o halimle seyyar masayı devirmişim iterek ve bağırmışım ben abla değilim diye... O olmuş işte, tavır değiştirmişler ben tepkimi vermişim anlamışlar.Hala daha derler sen ablasın diye ama daha hafif atlattım sizden.

    Sizin de aranızda 2 yaş varmış, keşke içinizi,o küçücük yürekteki kocaman fırtınayı görebilselerdi aileniz...Siz de anlam veremediğiniz duygularınız, en doğal kıskançlığınızdan içinizdeki fırtınalardan dolayı, neticesinde sırf aferin alabilmek ve ilgi çekebilmek için can acıtmak zorunda kalmasaydınız, bunları böyle yaşamasaydınız...Umarım duyar sesinizi kardeşiniz...
    Yine çok duygulandırdınız beni...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Nil;
      Geçmişe dönüp o anları düşünmek "abla değilim diyerek
      masayı devirmek "...şu büyük büyük yaşadığımız dünyada
      küçüklüğümüzü hatırlamak ne güzel değil mi...
      Küçük küçük yaşasak...istemediğimiz bir şeyi açık açık
      hemde seyyar masayı tekmelerek belirtebilsek...
      bu güzel ve içten yorumun için teşekkür ederim..
      sevgilerle

      Sil
  11. bende annemle böyleyim frekanslar kopmuş birkere,umarım siz değiştirebilirsiniz

    YanıtlaSil
  12. Umarım...en kısa zamanda annenle aranı düzeltmeni umarım bende..
    kardeş den daha öte daha acı anne ile kopuk olmak...
    sevgilerle..

    YanıtlaSil
  13. Aile olarak yaptığımız yanlışlardan biride bu bence küçük çocuk olunca büyük çocuk birden abla abi oluveriyor ama küçük olan ne kadar büyürse büyüsün o hep nazlı oluyor bende kendi çocuklarımda aynı hatayı yaptım şimdiki aklım olsa asla yapmam dediklerimden biriside budur kısmet böyleşmiş...
    Kendini üzme ablacım umarım bir gün aranız çok çok iyi olur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Hanife;iyi dileklerin için teşekkür ederim

      Sil
  14. böyle şeyler yaşayan çok kişi vardır ama böyle içten ve cesur anlatan pek kimse yoktur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihavent renkler;teşekkür ederim...ama senden bu sözleri duymak çok utandırıyor beni...gerçekten layık değilim...iyi ki varsın..

      Sil
  15. O kücük kalplerde yasanan firtinalari ne yazik ki farkedemiyor bazen anne-babalar..minik damlalar, her gelenle cogaliyor halbuki hic farkina varmadan. Hic farkina varmadan iki kardesin arasina bir nehir oluyor sonra..ben de yasadim buna benzer duygulari kiz kardesimle, büyüdükten sonra da o nehri asmak hic olay olmuyor, ama bir gün geliyor ki, et tirnaktan ayrilmaz misali, kapaniveriyor o ara..yasanan onca ayri zamana, onca kalp kirikligina yaniyor insan.. Bu yüzden cocuklarim büyürken en cok dikkat ettiklerimdendi -ve hala öyle- aralarinda siradan kardes kavgasinin ötesinde bir ayrilik olmasin diye..
    Inaniyorum ki bir gün duyacak Elif de bunlari, eminim ki o da kopuklugun acisini cekiyor cünkü..cünkü kardes sevgisinin yerini hic bir sey dolduramiyor gün geldiginde..
    Deli Anne'ye sevgiler buradan, bu güzel blogla, bu icten, samimi ve sicak yazarin bloguyla beni bulusturdugu icin..
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Melange;
      Benim bir oğlum var,iki olsa üç olsa, çok isterdim...
      Elif ile küs değiliz,onun yapısında küslük diye bir kavram yok,herhalde dünyanın en iyi kardeşine sahibim ama o en kötü ablasına...Çok doğru çok dürüst çok insancıl biri...bense...
      bu konuyuda nasıl yazdım bilemiyorum utanıyorum şimdi..
      bir anda hatta 10 dakika içinde yazıp yayınla tuşuna basıverdim...niye yaptım..onu çok seviyorum birden bire
      dayanamdım yazıverdim..
      ben seni biliyordum sevgili Melange okuyorum seni..
      sevgilerle..

      Sil
    2. Kendine haksizlik etme bu sekilde..sadece farklisiniz, dogal olani da bu zaten..
      Cünkü icini dökmek istiyordun, artik icindekileri kalbinde tutmaktan yorulmustun, o yüzden biranda cikiverdi disari,zannettigin gibi 10 dakikada cikmadi bu satirlar,uzundur hazirlaniyordu icinde..sakin hayiflanma ve utanma..hepimiz kardeslerimize, ablalarimiza hatalar yapiyoruz, sonra da cocuklarimiza, hayat böyle..:)

      Sil
    3. Çok teşekkür ederim...Bütün gece senin sayfalarında dolanıyordum Melange, okuduğum yazılarını tariflerini bir kez daha okudum çok huzur verici idi..

      Sil
  16. Selamlar Ayse,

    Yazin beni gercekten cok duygulandirdi. Benim de bir türlü dogru iletisim kuramadigim bir ablam var. Cocukken derslerinde hep basarisiz ve uyumsuzdu. Herkes ona beni örnek gösterirdi. Ögretmenler 2 yas kücük kardesin bile senden daha cok sey biliyor derlerdi. Okulda hic arkadasi yoktu. Annem ve babam sürekli arkadaslarimla bulusacagimda ablanida götür derlerdi. Zoraki götürürdüm bazen. Oda zoraki gelir, hic zevk almadan bir kenarda otururdu. Sonra ben evlendim,yurtdisina tasindim. Icinde yillardir biriktirdikleriyle bana düsman oldu. Memlekete gitmeye korkar oldum. Hayatindaki basarisizliklarin hepsinin suclusu bendim sanki. Halbuki ben bu noktaya nasil geldik hicbirseyin farkinda degildim. Sanirim asil sorun aileden kaylaklaniyor. Her cocugun dogustan getirdigi kisilik özellikleri oldugunu göz ardi edip, ayni basari ve hareketleri bekliyorlar. Simdi benimde bir kizim var 4 yasinda. Ve ne zaman birisi kardes lazim yalniz olmaz dese, diyorumki benim var hemde 2 yas büyügüm, hic bir derdimi paylasamadigim bir ablam. Derdimi döktüm bende size. Yaziniz icin cok tesekkürler

    Sevgiler

    Kader

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba destiny;ne güzel bir şey yazmışsın"ben bu noktaya nasıl geldik hiç bir şeyin farkında değildim".
      Olması gerekenleri yaptığımızı zannederken yıllar sonra küskün bir kardeşlikle yüzleşiveriyoruz...oysa
      aklımıza bile getirmemişken...
      Ne güzel anlatmışınız 2 yaş büyük ablanızla aranızda kileri keşke o da sizi anlatsa bir kaç satır olsa bile..
      Diyalogsuzluk içinde su gibi akan yıllar bir şeyleri gizli gizli büyütüyor...farkında bile değiliz...
      teşekkür ederim...çok güzel yazmıştınız...

      Sil
  17. her çocuğun bencil ve acımasız bir yanı vardır ama ergenlik ve yetişkinlik döneminde kardeşler arasında o açık kapatılır genelde sanırım sizde o eksik kalmış... bence siz gereken adımı attınız, gerisi zaman...
    benden 3 yaş küçük kardeşim hep örnek olan oydu. daha başarılı, müziğe yetenekli, daha çalışkan, tutumlu, örnek evlat... ben ise okulu kıran, bol arkadaşlı, derslere ilgisiz, veli toplantılarından korkan vs... o da beni ispiyonlardı hep :) hatta sigara örneğini aynen biz de yaşamıştık... şu an ben 35 o 32 yaşında, geçmişe dönük içimde bir kızgınlık yok ama onunla çok derin şeyler paylaşmayı tercih etmiyorum malesef ben de...

    deli anneye beni sizinle tanıştırdığı için çok teşekkür ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,ben sizi tanıyorum ve zevklede okuyorum...
      Kardeş denilince içim parçalanıyor...Elifin küçüklüğünü
      dizime yatırsam okşasam öpsem öpsem onu çok sevdiğimi
      söylesem...abla olmak onu korumak için hep şikayet etmek değilmiş...umarım kardeşinizle derin şeyleri de paylaşırsınız...
      teşekkür ederim size ve delianneye..

      Sil
  18. inanın kardeşiniz sizin bu hatırladıklarınızdan daha azını hatırlıyordur :)
    Çok duygulandım..Allah kardeşinizle aranızdaki muhabbeti artırsın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhaba Büşra;umarım öyledir,çünkü o çok affedicidir...
      niye bana karşı çok sessiz ,yıllardır soramadım sessiz
      birbirimizi çok seviyoruz bunu biliyorum...
      teşekkür ederim...sevgilerle..

      Sil
  19. "Anne kaleminden" blogunun teşekkürü kime diye, merak ederek, tıklatarak açtım bu blogun kapısını...
    Bu Okuduğum ilk yazı,ama ben neden ağlıyorum...
    Uzun uzuuun görüşmek dilerim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba sevde;bloğunu biliyorum...umarım uzun uzun görüşürüz...teşekkür ederim..
      sevgilerle..

      Sil
    2. İyi ki buldum sizi...
      İyi ki...iyi ki...geç olmadan buldum.
      Tutabileceğim bir yerden,kıyıdan, köşeden tuttum...okuyorum...
      İsmimi bilmeniz şaşırttı beni, utandırdı.
      Benim okuma frekanslarımda biri beni bilmiş, ben onu sonra bilmişim, utandım yüz bin kere...
      Yazılarınızın her birini içiyorum.
      Okurken kararlar alıyorum.
      Bu blog, abartmıyorum,
      acizane benim için bir milat...
      Yazıyormuş gibi görünen,içinde fırtınalar estiren,içimdeki çocuk kusuyor dünden beri...sen diyor; ne yapıyorsun...yazmaksa işte bu!
      Ah Ayşe ah! Ne diyeyim ben size.
      Can evimden vuruldum...

      Sil
  20. Anilarinizi aglayarak Okudum. Bende ablayim.kiz kardesimle aramizda 13 yas var. Onunla yogun sekilde ilgilendim. Hem abla hemde anne görevi
    Üstümde idi. Annem calisiyordu,sürekli hasta idi ve malesef sevgisini gösteremezdi bizlere. Karesimi 12 yasinda yanliz birakip Almanyaya geldim. Kendi
    Sorunlarim varken onunla uzaktanda olsa ilgilenemedim. Ben onun icin hep örnektim, Okul ve ev islerinde.... Bunu bana Yillar sonra citlatti. Belkide benden nefret etmistir,Kim bilir. Su an kontagimiz cok Az. Cok Seyrek konusuyoruz. Ve bana hic bir sirrini anlatmaz, hislerinide.Hep imrenirim aralari
    Yagi balli olan kardeslere. O kücük yasta yapayanliz kalmisti ve onunla ilgilenen Kimse yoktu, hissi yönden sorunlu bir Genc kiz olarak büyüdü ve belkide
    bundan beni sorumlu tutuyordur. Abla olma zor , kücük yasta sorumluluk almak zor ,kendi cocuklugunu yasayamamak dahada zor. Ben hic genc kiz oldummu? 17 yasini hissettimmi? Diye hayiflanirken sizin yazinizla ya benim kiz kardesim ne yapti diye düsündüm simdi. Ne olur anne ve babalar biraz
    Dikkat etseler ,onlarin yanlis tutumlari bazen kardesler arasinda ucurumlar aciyor.kardesler arasinda rekabeti körüklemek farkinda olmadan kücüklerin
    Ruhsal yapisinda tamiri zor yaralar aciyor. Bu konudan muzdarip olanlar yanliz sizler degilsiniz ve her zaman madalyanin arkasina bakmakta yarar var.
    Karsi tarafin duygusunu bilmek cok önemli. Sizi Deli Anne ile tanidim ve ikinizide begenerek okuyorum. Siz genede bir abla olarak onu arayin, hic bir sebep olmasada. Benim yaptigim gibi .Hemen bugün .Sevgiyle kalin.Sule.

    YanıtlaSil
  21. Merhaba Şule;
    Ne güzel anlatmışınız,keşke kardeşinizde sizin gibi açılabilse...şimdi kardeşinizde büyümüş
    sizin yaşlarınızdan geçmiş olmalı...zaman en güzel öğretici oluyor...
    Dediğin gibi yapıyorum sevgili şule arıyorum her gün konuşuyoruz herhalde benim beklentim çok fazla...iyi ki delianne var sizinle tanışmış
    olduk...sevgilerle..

    YanıtlaSil
  22. Ikinizinde sucu yok, cocuk psikolojisinden anlamayan, iki yakin yasa nasil davranilmasi gerekildigini bilmeyen o nesiller yapti yapacaklarini...

    YanıtlaSil
  23. O gün hemen kardesimi aradim,hafif yollu Sitem ettim aramadgi icin ,sesimin tonundan etkilenmis ve benden özür diledi beni ihmal ettigi icin. Ve bana sordu hersey yolundami diye. Bir Problemim varsa ona anlatabilecegimi söyledi.ilk defa ,sasirdim! Ne güzel degil mi? Sevgiyle Kalin .Sule

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Şule; çok güzel...bundan daha güzel ne olabilir ki...

      Sil
  24. Merhaba Ayşe
    Bu sınırsız blog dünyasına ilk adımlarını atan biri olarak takip ettiğim bir kaç blogtan biri seninki. İlk okuduğum yazıdaki samimiyet ve güzel Türkçe kullanımı beni sanırım yüzlerce olan tutkunlarından biri haline getirdi. Kendi iç dünyasını, kalbini çok kolay açamayan biri olarak kendini bu kadar güzel ifade etmenden çok etkilendim.
    Bu yazıya gelince sanırım bir çok kişinin geçmişiyle aile bireyleriyle yaşadığı keşkeleri var. Bende yeni yeni farkediyorum. Dilerim çok geç olmadan kardeşinle arandaki sorunları çözersiniz. Kalbine eline sağlık. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kartanesi;bloğunda izleyiciler bölümünü göremedim,gerçi
      bu hali ile çok güzel hiç değiştirme derim...
      tam da artık yeter buraya kadar olsun diye düşüncelere
      dalmış iken delianne beni sizlerle tanıştırdı...
      güzel dileklerin için teşekkür ederim...
      kartanen için hiç yılmadan yazmanı temenni ederim...

      Sil
  25. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  26. Bloğa geldim, ilk yazının yarısında duruverdim, çünkü nasıl da ağır, nasıl da derin geldi... Gerçekten çok kanırtıcı yazılar. Güzel anlamda kanırtıcı. Derine işleyen, sorgulatan...

    Benim de 5 yaş küçük bir erkek kardeşim var. Canımın yarısıdır o. Şimdi ikimiz de evli barklıyız. İki kız kardeş gibi olmuyor erkek kardeşle ilişki. Bence olabilecek en iyilerinden. Annemle babama çok şey borçluyuz.

    Şimdi benim de iki yavrum var. Araları 2 yaş olan bir kızım ve bir oğlum. Kızım abla. Zaten elden geldiğince dikkat ediyordum, ama bu yazı ebeveynliğimizin onların hayatında ne kadar da önemli olduğunun bir kez daha farkına varmamız sağladı. Bundna sonra daha da dikkat edeceğim, özellikle kızımın ablalığı konusuna.

    teşekkür ederim bu yazı için.

    YanıtlaSil
  27. hepimizin geçmişte keşke böyle yapmasaydım yada böyle olsa daha iyi olurdu dediğimiz anlar vardır.. farketmeden kırdıklarımız, ihmal ettiklerimiz için üzülür zaman zaman.. yaşamayı kaçırdıklarımız için.. bende abimle yaşayamadıklarım için üzülürüm hep.. özenirim.. kıskanırım hatta.. bizim toparlamamız için çok geç artık.. ama siz geçmişte paylaşamadıklarınızın acısını çıkarabilirsiniz.. suçluluk hissini söküp atın içinizden.. hemen arayın ve onun konuşmasına izin bile vermeden onu sevdiğinizi anlatın uzun cümlelerle..

    YanıtlaSil
  28. Merhaba,

    "Sırra Kalem" sayesinde ulaştım satırlarınıza..
    Kendimden çok şey buldum, tekrar geri döndürdüğünüz zaman içinde..

    Ben de bir ablayım, iki kardeşim daha var..
    Kardeşlerin en büyüğü olmak, adı gibi bir sorumluluk yüklüyor insanın omzuna..
    Ağır ve büyük bir yük, yarı annelik gibi birşey..

    Nacizane fikrim, ana babalara düşenler hakkında olacak..
    Hep dedikleri "Evlat ayrılmaz, hepiniz aynısınız bizim için.." cümlesini sözde bırakmasınlar..
    Varsa bile özel bir yerleri, içlerinde yaşasınlar..
    Diğerinin gözüne sokmadan, farkettirmeden..
    Başka türlüsü acıtıyor çünkü, kardeşler arasında kızgınlık ve öfke doğuruyor içten içe..
    Bazen dile dökülüyor, bazen de sessizce yaşıyorsun o kırgınlığı..
    Ruhunda kopan fırtınalarla boğuşarak..

    Ne olursa olsun vazgeçmeden, sevmekten ve özlemekten vazgeçmeden yaşıyorsun..
    Kardeşsin çünkü, bağlısın bir şekilde..

    Duygu yüklü satırlarınız için teşekkürler, güzelliklerde buluşmak dileğiyle..

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  29. Kardeşi olan her ablanın vardır böyle pişmanlıkları. Ben hala telefonda falan konuşurken kardeşime söylerim ya sana çok kötü vurmuştum, ne biçim kavga etmiştik diye. Kahkalarla güler, ben de sana vurmuştum der. Üzülmeyin, daha çocuktunuz. Kardeşiniz sizi çok seviyordur emin olun...

    YanıtlaSil
  30. Elif bence erken yaşta okula başlamasının neden olduğu başarısızlığının sebebini sana yüklemiş anladığım kadarıyla, sen de başarını doya doya yaşayamamışsın. Bir de anne baba zaten baştan hata yapmış, aynı anda okula göndermekle ama bu hata anladığım kadarıyla sorgulanmayıp, çocukların arasındaki soğuk hava da giderilememiş. Burda en suçsuz olan sensin Ayşecim, çünkü kardeşin evlenirken sen bir adım atmışsın ama buna da karşılık bulamamışsın. Ve hala kendini sorgular durumdasın. Sebebi olmadığın bir soğukluğa kalbin pırpır edip duruyor.

    YanıtlaSil
  31. böylesi güzel bir blog; ama 'izleyiciler/takip et' zımbırtısı çalışmıyor :/

    YanıtlaSil
  32. Nerden nasıl geldim bloguna bilmiyorum. Yazılarını okurken dura dura sindire sindire okuyorum seni. İçime işliyo resmen her yazdığın. Ablamı 10 yıl önce kaybettim 14 yaş vardı aramızda bana hem anne hem abla oldu. Onu çok özlüyorum. İki tane de abim var ama abla kardeş gibi olmuyo malesef abi-kızkardeş ilişkisi annemle aynı apartmanda olmalarına rağmen en son na zaman içtenlikle " Nasılsın" dediklerini hatırlamıyorum bile. Benimde iki kızım var aralarında 10 yaş var. Çalıştığım için yaz tatili boyunca 13 yaşındaki kızım 3 yaşındaki kardeşine baktı (bakmak zorunda kaldı) bu onun için çok zor oldu biliyorum ama malesef başka alternatifimiz yoktu. Ona ne kadar büyük bi sorumluluk verdiğimin farkındayım. Ama hayat şartları :((( Geçen gün tek kardeş olan bir arkadaşına ne kadar şanslısın senin kardeşin yok dedi niye öyle söylüyorsun kızım dediğimde o bütün yaz sokakta oyun oynadı ben kardeşime baktım diye cevap verdi. Şimdi bu yazını okuyunca tekrar sorguladım kızıma yaşattıklarımı acaba o da kardeşine karşı içten içe bişey besliyomudur diye.
    Sevgiyle kal...

    YanıtlaSil