25 Ocak 2013 Cuma

Annelik sızısı ,mona Lisa arkası

İçimde, en derinlerde ,bir yerde bir sızım var.Acı veriyor.Acıyı anlatmak istiyorum. Sızının nedeni,"anne olmak". Anlatabilirim.
1983 yazında kara tren ile Malatya’ya gidiyoruz,annem, babam,iki kardeşim ve Mona Lisa ile.Samsun’da ki deniz manzaralı salonumuzun duvarından Mona Lisa ‘yı indirirken; “kamyona vermeyelim yanımıza alalım” demişti annem.
Trenin penceresinden kafamı çıkarıyorum ,kömür kokan bir duman yakıyor,boğazımı..
  Kardeşlerim kömür isiyle karamış yüzüme gülüyorlar.
Malatya'da bahçesinde kayısı ağaçları olan bir evde Beyaz Teyze’nin kiracısıyız.
Beyaz Teyze ,gelini ve erkek torunu ile sabahtan akşama kadar kayısı çekirdeği kırıyor.
Beyaz Teyze nin torunu ile aynı yaştayız seneye 1.sınıf olacağız...
Annem duvara çivi çakmaya çekiniyor.Mona Lisa duvara asılamıyor.Salonun bir köşesinde ,yerde duvara dayalı bırakılıyor. .Mona Lisa ile duvar  arasında  üçgen bir boşluk oluşuyor ,benim gizli köşem...
Bu boşluğa saklanıp sessiz ve uzun süre bekleyip herkesin beni unuttuğu bir anda birden bire Mona lisanın arkasından çıkıvermem herkesi korkutuyor.. En çok annem korkuyor.Annemi korkutmak çok zevkli...
Beyaz Teyze çekirdek kırmaya ara vermiş torunu ile bize geliyor.Beyaz Teyze'nin başında putu kare "dışarılığı" var.
Erkek torununu  pek bir seviyor,torunu kimselerin görmediği bir anda beni yumrukluyor.Korkuyorum.
Köşede duran ,Mona Lisa yı, "Meryem Ana" sanıyor ,siz müslüman değil misiniz diyor Beyaz Teyze.
O günden beri Mona Lisa'nın yüzü duvara bakmaya başladı..
Kimdi Mona Lisa?
Anne  yada baba tarafımdan bir akrabamızdı.Ölmüştü...Unutmamak için,   peşimizde her yere götürüyorduk Mona Lisa'yı.
Yine "O" onun arkasına gizlenmiş, korkutma tuzağım için sessiz sessiz bekliyorum.
Başka bir odadan annemin çığlıklarını duyuyorum;""Elif , Elif,Elif..."diye
Elif'in sesi yok....
Neler olduğunu merak edip Mona Lisa'nın arkasından çıkamıyorum,korkuyorum.
Elif'e bir şey olmuştu.Sesler kalabalıklaştı ,"hastane"denildiğini duydum, sonra kapılar kapandı.Ben Mona Lisanın arkasındayım.Dişlerim hızlı hızlı birbirine çarpıyor,dişlerimin sesinden de korkuyorum ,durduramıyorum...
Elif'e bir şey olmuştu,onu  göremeyeceğim...Bir daha hiç göremeyeceğim...
Dişlerimin takırtısı hızlandıkça hızlanıyor...
Kız kardeşimin sarı saçlarını ,mavi gözlerini bir kez daha görmek ve  "abla" diyen sesini bir kez daha duymak için ne yapabilirdim...
Kız kardeşim için her şeyi yapardım...
Mona Lisa'nın arkasından çıktım,en korktuğum şeyi Elif için yapmaya gidiyordum.Mutfaktan kibrit kutusunu aldım.En korktuğum şey "kibrit yakmak" tı.En korkunç şey kibrit yakıp  yanan kibriti elde tutabilmekti .Daha önce hiç yapmamıştım.Ama Elif için yapacaktım...
İlk kibritleri korkudan titreyen elim çakamadı...Alev alamadı...
Sonra kibrit alev aldı.
Sonuna kadar yanmasına izin verdim.İşaret ve başparmağım ile tuttuğum kibritler sonuna kadar yanıyordu.Kibrit kutusunda kibrit kalmadı...İşaret ve başparmağım arasında derin yanık oluştu.
(o yanık izi hala sol elimde )
Elif için her şeyi yapardım,yapabileceğim en zor şey buydu...

Yunus karne alıyor bugün ,ben biliyorum bir tane iyisi var,oysa,o, günlerdir zıplayarak karnemin hepsi pekiyi diye seviniyor...Ne önemi var, iyi,pekiyi...Yunus sevinçli zıplıyor...diyemedim bir tane iyin var...
Yunus seviçli ...belki üzerim...belki yüzü düşer...o zaman benim o derinlerde ki sızım çıkıverir...

Anne olmak bile bile sızı çekmektir...en derinlerden...
Anne olmak bile bile en zoru yapmaya gönüllü olmaktır...aynı Elif için kibrit çakmak gibi...
Her yaktığın kibritte elin yanacak izi kalacak şekilde...ama acısını hissetmeyecek, iç sızısını gidermek için gerekli olduğunu düşüneceksin...Anne olacaksın...
Acı,sevmekle ilgili bir şeydir,acıdan arınmış bir sevgi gerçek değildir.Acıyacak, yanacak, sızlayacak.
Bunlara baştan razı olmaktır hatta gönüllü olmaktır.

(Elif zehirlendiği için hastaneye gitmiş bir kaç gün sonra evine ablasına dönmüştü,ama elif için neden kibrit yaktığımı bilmiyorum aynı neden anne olmak için yanıp tutuşup sonrasında anne olup derin sızılara yelken açmaya gönüllü olduğum gibi)




.





13 yorum:

  1. Yine çok güzeldi :)) teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Gene çok güzel bir yazı. Ama daha çok okumak istiyorum sizi,hayatınızı bir kitapta anlatsanız mesela nasıl sevinirim:)
    Anne olmaya bende çok heveslenmiştim genç kızken. Bu kadar sorumluluğum olacağını düşünmediğimden olsa gerek. Şimdi bu işi beceremediğimi düşünüp çocuklarım için üzülüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Ayşe,
    Yazılarının etkisiyle; dönmek, bakmak, sorgulamak istemediğim anılarımla yüzleşmeye karar verdim...
    Yazmaya başladım.
    Sebebi sensin...
    Yazını bir solukta okudum, yine çok derîn bir yazı olmuş, henüz aydınlığına çıkamadım...
    Ama bilmeni isterim;
    sen kalem denilen şu mübareği çok güzel kullanmaktasın.
    Ve inanıyorum ki...beni anlamaktasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nehirce,ışıl,benbir yorumlarınız için teşekkür ederim
      uzun uzun bu güzel yorumlara cevap vermek isterim ama
      yarıyıl tatili için yola koyulmam lazım hemde birazdan.
      çoğu zaman elektiriği olmayan köyde ki evimize giderken cep telofonumu bile yanıma almıyorum...
      iki hafta sonra umarım yine beni okumak için buraya uğrarsınız...sevgilerle..

      Sil
  4. Kadın olmak zor zaten Anne olmak başlı başına vicdan azabı:(

    YanıtlaSil
  5. Teşekkürler Ayşe. Okumaktan büyük keyif aldığım ikinci öykün yine çok etkiledi beni. Dilerim yazmaktan hiç vazgeçmezsin.

    YanıtlaSil
  6. nasıl bir anlatım öyle yaaa, aldı beni benden başka yerlere götürdü, hiç vazgeçmeyin yazmaktan, dana ne denilibilirki, yeni yazılarınızı ıdört gözle bekliyorum.... selamlar.Elif

    YanıtlaSil
  7. iyi tatiller ayşe, dönüşte tabiki burada olacağız, köyü senin gözlerinden dinleyebilmek için :)

    başlarda anneliği sadece güllük gülistanlık bahçelerden ibaret sanırdım. ben annem gibi evhamlı olmayacak, çocuklarımı serbest bırakacak, sıkmayacaktım. ama ne mümkün; anne olmak, anneni anlamaktır, diyebilirim :)))

    YanıtlaSil
  8. Cok guzel bir yazi. Hep cok guzeldi.

    YanıtlaSil
  9. Yazdı mı, yazsa ya diye blogu kontrol ediyorum buna rağmen !!! üç gün sonra olsa da ki hala şaşkınım özellikle girip bakıyorum çünkü...Neyse..

    Siz beni hep duygulandıracaksınız anlaşıldı, kelimeleri öyle bir dans ettiriyorsunuz ki, gerçek mi, yaşadı mı, diye düşünüp, bir roman okuyor tadında okuyorum...Öyle bir anlatıyorsunuz ki mekanı görüyorum, yaşıyor oluyorum ne tuhaf ki ilk kez koku bile aldım bu yazdıklarınızda kömür kokusu..

    YanıtlaSil
  10. Deli annem yine ne güzel bir blogla tanıştıdı beni takipteyim harika bir yazım tekniğiniz var.

    YanıtlaSil
  11. Blogunuzdaki yazılarınızın hepsine bayıldım.ellerinize sağlık

    YanıtlaSil