28 Nisan 2012 Cumartesi

Rota Virüsü


      








Bu sene hiç hasta olmadı demiştik,için için gururlanarak...

Hazır gıdalardan uzak tutmuştuk,sağlığına özen göstermiştik..

Koşarken zıplarken birden kusuverdi ,çok zıplamaktan üşütmekten derken saat başı kusmaya devam etti..

Tuvalete yetişemeyecek kadar şiddetli ishalde eklenince sabahı zor ettik...

Maltepe tıp merkezinde acil kısmında doktorun uyandırılmasını bekledik...

Doktor muayeneye gözü k apalı başladı , ateş ölçeri Yunus'un kulağından çıkarıp bakmam için bana

uzattı "Kaçmış ? " diye sordu..

Doktor hala uyanamamıştı ateş ölçerdeki rakamı göremeyeceğine kanaat getirdiğimden işini kolaylaştırmak

istedim bir solukta 38 diyiverdim..

Gözü kapalı test işlemi kağıdına damga vurdu " Akşam yediği dokunmuştur " diyerek teste yolladı..

15 dakikada test sonucunu almıştık ama doktor yine yatmıştı uyandırılıp test sonucuna bakması içimi

acıttı, 15 dakika için tekrar yatmak istemesi ,mutlaka çok yorgunluktandı...

 "Zehirlenmiş ama önemli değil"...dedi...

Antibiyotik ishal kesici yazıp eve yolladı...

Arabanın arkasında evine giden Yunus kusmaya devam ediyordu...

Eve yollanan Yunus iki gün gözlerini açamadan kustu su bile içemedi...

Uyuyan doktor,zehirlenme,eve yollanma,kusarak dışarı atılan antibiyotik aklıma yatmadı...

Ama elimden ne gelecekti ki...Babaanne geldi...Yunus'u uykusundan uyandıramayınca aklımız başımıza

geldi...Hemen hastaneye koştuk...Serum verildi 3 gün boyunca...Rota Virüsüymüş...

Çok tehlikeliymiş özellikle bebeklerde...Aşısı varmış  hararetle tavsiye ederim...

Güvenmemek ve şüphe etmek artık her gittiğim doktorda kriterim olacak...

Çok özür dilerim Yunus, gözü kapalı doktoru dinleyip bilinç kaybına varacak kadar çektiğin eziyet için ....

4 Nisan 2012 Çarşamba

Bir annenin bir oğluna söylemek istedikleri...

Okumaya başladın.

Kalp atışlarını kocaman bir makinadan dinlettikleri o gün gibi , ilk adımlarını attığın o gün gibi, anne dediğin o gün gibi ,
o muhteşem günlere  şimdi bir şey daha eklendi okuyorsun ilk yazılarını yazıyorsun...

Okumaya başladın.

Dünyanın en değerli şeyini öğreniverdin ,adım attığın konuşmaya başladığın gibi kendiliğinden birden bire...

Okumayı sevmen sahip olmanı istediğim bir anahtardır...

Sevgili yavrum, Dünyanın bir oyundan ibaret olduğunu sanıyorum aynı birlike oynadığımız korsancılık oyunu gibi..

Gizlenmiş hazinelerimiz var korsancılık oyunumuzda hani koltuk halı altlarında...

Hani minderlerimiz gemi oluyor, küçücük odamız uçsuz bucaksız deniz...

Biz heyecanla gizli hazineyi arıyoruz uçsuz bucaksız engin denizlerde...

Minderlerimiz yani gemilerimiz ile köşe bucak dolaşıyoruz , oyunun tek amacı var ona odaklanmışız

gizli hazineyi bulmak...Sen korsansın ben tayfan...

Küçük odamız engin denizler gibi genişlemiş...

Hazineyi buluveriyoruz...Oysa en güzel yanı bulmak değil aramaktı...

Ararken odamız deniz olmuş,minderlerimiz gemi...Aradığımızı bulunca  her şey aslına dönüverirdi...

Dünyada bir oyun sevgili oğlum , hazinesi de belki bizim hazinemiz gibi saklıdır belki bir insanın kalbinde
belki senin kalbinde...Bir kaptan gibi yolculuk ederken dünyanın denizinde gemin kitapların olsun...

Dünyanın hazinesine okuyarak ulaşabileceğine inanıyorum sevgili yavrum...

Her zaman kendi geminin kaptanı ol ,ben tayfan olmaya her daim gönüllüyüm...