16 Kasım 2012 Cuma

Masumiyet Müzesi


"Yeşilçam filmlerini anımsatan ve güzel şarkılar içeren bir aşk romanı" diye kitabını tanıtıyor Orhan Pamuk.
Hayat,aşk,mutluluk,ızdırabı saplantılı bir şekilde anlatan bu kitabın bir de müzesi var.
                                           masumiyet müzesi
Kitabtan bir kaç cümle;
"Hayat,insanlığın çoğunluğu için içten yaşaması gereken bir mutluluk değil,baskılar ve cezalarla ve inanılması gereken yalanlarla yapılmış dar bir alanda sürekli rol yapma hali."
Sevdiği kadına yakın olabilmek için 8 yıl boyunca sevdiğinin ailesi ile akşam yemeği yemesine saplantı denilmemesini şu cümle ile açıklıyor;
"Benim için mutluluk,bunun gibi unutulmaz bir anı tekrar yaşayabilmektir.Hayatımızı Aristo nun Zaman ı gibi bir çizgi olarak değil de böyle yoğun anların tek tek her biri olarak düşünmeyi öğrenirsek sevgilimizin sofrasında 8 yıl beklemek bize alay edilebilecek bir tuhaflık bir saplantı gibi değil şimdi yıllar sonra düşündüğüm gibi Füsun ların sofrasında geçirilmiş 1593 mutlu gece gibi gözükür."
"Sofrada karnım değil kalbim doyuyordu".
  Terk edilince İstatanbul un nerdeyse her sokağında aylarca sevdiği kadını aradı çünkü ;
"Küçük gemisiyle uzayın karanlık sonsuzluğuna yollanan köpek gibi yanlız hissediyordum."

Herhalde kitabı okuyan herkes kendi masumiyet müzesini benim gibi açığa çıkarmak istemiştir.
Yatak altı dolab üstü karıştırılıp müzede sergilenecekler araştırılıp bulunmuştur.
Yunus ile ilgili ne çok şey saklamışım...
İlk emziği,son emziği derken  17 emziğini saklamışım .
Bu kadar çok emzikli olması rahatına fazlaca düşkün bir annesi olduğunu düşündürttüyor...
Yolculuklarda,arkadaş sohbetlerinde,ev temizliğinde,yorgun zamanlarda,heyecanlı anlarda, çocuğunun ağzına emzik dürten anne...

3 yorum:

  1. benimkiler o konuda bile rahat vermediler bana, almadılar emzik memzik.. koliğe rağmen bir alsalar susacaklardı ama yoooo zor olmaları gerekiyordu

    YanıtlaSil
  2. masumiyet muzesini okuyup hic cocuklarimla ilgili bisey gelmedi aklim ne ilginc.simdi sen yazinca farkettim?kocaaa kitabi buyuk bir merekla bitirdim,hemde kizima doguma gittigimde bile yanimdaydi,oyle dogum sancilari azken felan okudum,o derece yani:)

    YanıtlaSil
  3. Bana da saplantılı ve rahatsız edici gelmişti Kemal'in(yanlış hatırlamıyorsam buydu adı)sevgisi ama hiç düşünmemiştim kendi masumiyet müzemi.
    Rahat bir anne olduğunu düşündürtmedi emzikler bana, az biraz tanıyorum ya seni, öyle olmadığını bildiğimdendir belki ama sahiden ne çok emziği varmış.

    YanıtlaSil