24 Eylül 2012 Pazartesi

Ya,hiç kimse bana oy vermezse?


Kahvaltı sofrasındayız , üçümüz ,yüksek binaların güneşin girmesini önlediği pencere kenarında ki
masamızda sohbet ederek yemek yemeyi başarabiliyoruz.
Ne güzel bir şey başardığımızın farkına yavaş yavaş varıyoruz.

Mutlu soframızda bir ara fındığını düşürüp yerde onu ararken "iyi ki sınıf başkanı"değilim diyiverdi Yunus.
Bir anda soru bonbardımanına tuttuk masa altında aranan Yunus u.
Ne zaman oldu seçimler,kimler nasıl seçildi,sen aday oldun mu ?
Masanın altından beri Yunus cevaplıyor;
-Seçim olalı çok oldu, Başkan, benim de oy verdiğim Defne seçildi. Defne çok akıllı çünkü. 7 kişi aday oldu
en çok oyu Defne aldı.
Başkan olmak için el kaldıranların isimlerini saydı ,Yunus yoktu...
Baba ile kafalarımızı masanın altına götürüp;
-Neden sen başkan olmak için aday olmadın? diye sorarken yüzünü görmek istedik.
-"Ya ,bana hiç kimse oy vermezse diye düşündüm" derken, fındığı bulmuş elleri ile masa altının karanlığından
olsa gerek hüzünlü yüzünü gördük...
Yunusun bu şekil düşünmesinde bir anne bir baba olarak 100 de 1 babaya 100 de 99 kendime pay
çıkarmış bir şekilde  konuyu kahvaltı masasına yatırdım.
Başkan seçilmek için el kaldıranlardan ikisi dikkatimi çekti; sınıf arkadaşları ile uyum sorunu yaşayan ve okuldan atılma tehdidi alan biri ve diğeri yeni okul nakli yaptırmış iki gündür tanıştığı arkadaşlarına başkanlık
yapmaya talip olmuş...
Yunus anaokuldan beri o okulun öğrencisi her sene hep pekiyi olan karnesine bir de süper,altın öğrenci
rozeti madalyonu alarak gelmiş öğretmenlerinin hepsinin taktir ettiği özellikle kurallara uyması ve sessiz
olması konusunda, tenefüslerde tüm sınıf arkadaşlarının Yunusun peşinden koşup onun yanında oturmaya
çalıştıklarını da gözlerimle görmüşken ;
-Ya ,beni hiç kimse seçmezse !özgüven eksikliği nerelerden gelmiş de Yunus u bulmuştu?
Büyük bir hastalığın habercisi belirtilerle karşılaşmışım ve çare arıyorum kahvaltı masasında,
 ne yapacağım ,şimdi hemen müdahale edilmeli büyümesine engel olunmalı,gözüm uzun zaman binbir emekle
yaptığımız elma pekmezinde takılı kaldı...Elma pekmezini her sabah kaşık kaşık içersem de Yunus
kendine güvense içindeki o hastalık "ya kimse beni seçmezse" yok olup gitse...





1 yorum:

  1. Yunus'un sakin ama duygusal ve kırılgan bir çocuk olduğunu tahmin ediyordum, mümkün olduğunca durumu hafife alıyormuş gibi görünmeli böyle durumlarda -bence- , hani umursamaz bir tonda 'kimse oy vermese ne olur ki? denemiş olurdun hiç olmazsa' denilebilirdi mesela ama en önemlisi 'sen doğru davrandığına inandığın sürece, etrafındakilerin seni desteklememesi/sevmemesi üzmemeli seni çok fazla' mantığını vermek çocuğa. Ama sen de biliyorsun ki Ayşecim, söylenilenlerden çok biz nasılsak onu öğreniyor çocuklar aslında.
    çok sevdiğim bir hikaye var:
    "Neden böyle yan yan yürüyorsun yavrum!" diye sorar anne yengeç yavrusuna ve arkasından da ekler: "Düzgün yürüsene!"
    "Pekala, anne! der yavru yengeç,"Sen önümden düzgün yürü,ben seni takip ederim."

    YanıtlaSil