5 Aralık 2011 Pazartesi

Kimsesiz Aşure

Markete aşurelik malzemeler gelmiş,birer paket alıverdim sonunu düşünmeden...
Eve geldim malzemelere bakarak geçmişe daldım...
Yeni evli olarak bu apartmana oniki yıl evvel taşınmışım.Sabah işe giden akşam işten gelen sessiz kalabalık
lar topluluğuydu apartmanım...Kapı ağzında görüldüğünde kuru bir selamlama ile komşuluk yapıyorduk...
Evde benim gibi oturanların sayısı azdı ,bir gün kapım çalındı "size hoşgeldine geleceğiz"dediklerinde ne çok sevinmiştim sonunu düşünmeden...Hanımlar yüzüme bakmıyor evin mobilyasında duvarında gözleri olduğu
halde bir ağırlama oldu giderken "evinin badanaya ihtiyacı var ve yeni evlisin bu mobilyaların modası çoktan
geçti"dediler...Ağırlama bana ağır geldi.Sonra ki oniki sene ne çağırdım ne çağrıldım...
Böylece komşu sıfatını hiç kullanamadım,komşuluk yapamadım...
Eşimle   tek yapabildiğimiz  komşuya rahatsızlık vermemek ama komşunun verdiği rahatsızlığa ses çıkarmamak...Yunus u evde koşmaması top oynamaması hatta bağırmaması konusunda o kadar baskı yapmışız ki ,okuldan spor öğretmeni "Yunus alt kattakiler rahatsız olur diye zıplarken tedirgin oluyor" dedi...
Alt komşum darbuka çalar gece gündüz ,üst komşum köpeğini sık sık yanlız bırakır uzun uzun sahibini çağırır,
karşı komşum işte çalışır bir yaşındaki kızı sabahtan akşama kadar anne diye ağlar, dadısı bir türlü anne yokluğunu unutturamaz...Bizi kapıda oğlumuzla görenler "bağlıyormusunuz bu çocuğu hiç sesi çıkmıyor"dediklerin de Yunus da bizim gibi sevinir çünkü taktir ediyor komşularımız bizi ,hiç sessimiz çıkmıyor
sessiziz aynı bağlanmış gibi yok gibi...
Bir gün Yunus "anne niye benim odam var ki arkadaşlarım görmedikten sonra" diyiverdi içim eridi..
Okuldan iki anneyi zar zor ayarladım iki oğluyla bize öğlen oturmasına geleceklerdi aman yarabbim nasıl bekleyiş nasıl özlem Yunus daki arkadaşlarım gelecek diye günlerce hazırlık yaptı...İlk kez bir arkadaş ağırlayacaktı Yunus un odası...Hepsi bu yabani annesinin suçuydu keşke annesinin arkadaşları olsaydı keşke
annesinin arkadaşlarının çocukları olsaydı o zaman Yunus unda arkadaşları olurdu...O zaman Yunusun odası
şenlenirdi..
Beklenen gün geldi Yunusun iki arkadaşı anneleriyle geldi ve tam bir saat sonra komşularım kapıya dayandı
"Bu ne gürültü lütfen sessiz olun"...
Misafirlerimiz utandı hemencecik gittiler Yunus ağladı...Yunus ağladı....Oysa Yunus yıllarca koşmadı,bağırmadı....Yunus ağladı....
Şimdi aşure yapıp dağıtmak istemiyorum komşularıma.
İnsanı sevmek insana değer vermek karşılık gözetilecek bir şey olmamalı bunu biliyorum .Karşılık gözetmeden sevmek vermek çok güzel bunuda biliyorum.
Bildiğim bir şey de aslında hiç bir şey bilmediğim...
Sevmiyorum sizi komşularım Yunusu ağlattığınız için...Ve marketten alınmış aşurelik malzemeler sizi de
aşure yapmayacağım.Çünkü tek başıma aşure yemek sadece acı verecek...
Kimsesiz bırakacaksam aşuremi aynı üst komşumun köpeği karşı komşumun bebeği gibi acı dan başka
ne yapmış olurum ki...

9 yorum:

  1. Sadece Allah rızası için yapıyorum desem, o zaman işe yaramaz mı acep Ayşem.. sadece onun güzel hatrı için, o sözkonusuysa yanlış yapan, dongoloz beşeri neden baz alayım desen, desek?

    YanıtlaSil
  2. Çok üzüldüm, Yunus ağladı diye. Tanımadan sevmedim komşularınızı:(

    YanıtlaSil
  3. Ah Ayşe.. İnsan insana muhtaç mı gerçekten? Bunu sorgulamama sebep oldun. Bu blog sessiz dostun ya hani. Ses veriyor bak artık sana. Burdayım, seni anlıyorum.

    YanıtlaSil
  4. Ayşe biliyorum komşuluk pek yok artık günümüzde ama sizinkiler nasıl insanlar ben anlamadım yine de. benim oğlum gürültücü komşular yüzünden sayısız kere binbir zahmet uyuttuğum uykularından uyandı, bir kez sadece bir kez gittim bir komşunun kapısına, ezile büzüle rica ettim ama inan suçluymuşum gibi mahcubiyetten yerin dibine geçtim. Böylesi komşuya yürü git demek lazım aslında, polis çağıracak değil ya, söylesin ne istiyosa. Kalmasaydı keşke Yunus'un hevesi kursağında. Çok üzüldüm ben ona.

    YanıtlaSil
  5. Bence de, sadece Allah cc rızası için yap ve dağıt. Çünkü sen insanlara Allah cc rızası için tekrar tekrar şans verebilecek, güzel ahlaklı bir insansın.

    YanıtlaSil
  6. Ayşem benim ya. Ne deyim şimdi ben?

    YanıtlaSil
  7. Delianne çok haklısın doğrusunu söylemişsin,
    Bolkepçe keşke sen olsaydın komşum...
    Esracığım bu yorumunla kapıma çocuk uyumuyor diye geleni başım üstüne diye uğurlacağım..
    Museko sana bir türlü ulaşamadım herhalde bloğun
    yok sana özel mesaj yollayamadım..öyle olmadığımı bildiğim halde güzel ahlaklı nasıl olunur diye beni düşünmeye sevk ettin teşekkür ederim...

    Sevgili sirar işte bak senin sayende yorumlara
    cevap verebiliyorum...

    YanıtlaSil
  8. aşure zamanı çoktan geçti ama yapmayın diyecektim ben de..Yunus en sevdiğim isimdir. ben öğretmenim ve daha bir tane bile yaramaz yunusa rastlamadım..Yunusa çok üzüldüm.Bizim de komşularımızın hepsi yaşlı emekli.Hiç gelen gidenimiz yok apartmanda.Çocuk yokken,oh ne iyi kafamı dinliyorum diyordum ama şimdi insan çocuk başka insan yüzü görsün istiyor,biri kafasını uzatıp bir şeye ihtiyacınız var mı desin istiyor..Ooof of dertlendim iyice...

    YanıtlaSil
  9. iç burkan bir zamanmış o zamanlar..inşallah şimdi Yunus'un odası şen ve şenliktir...

    YanıtlaSil