1 Kasım 2011 Salı

Gurbetteki Mona Lisa

"Kalkın gidiyoruz", diyor babam.Annem üç çocuğuyla yattığı yer yatağından doğruluyor.
"Nereye gidiyoruz?"diye soruyorum,
"Gurbete"diyor annem...
Gideceğimizi anlamıştım tüm eşyalarımızı bir kamyona yükleyip,bir yer yatağını gerimizde bırakmaya karar
verdiğimizde.
Kara trene biniyoruz.Kardeşlerim tren penceresinden başlarını çıkartıp ağızlarını açıyor.Hava dolan ağızları
onları güldürüyor,trenin kurumundan kararan yüzlerini gördükçe ben gülüyorum...Annem sessiz sessiz ağlıyor.
Ben de kafamı pencereden sarkıtmak istiyorum.
Annem ağlıyor,vazgeçiyorum.Babam gibi pencereden bakar gibi yapıp düşüncelere mi dalsam,annem gibi
ağlasam mı , kardeşlerim gibi kara treni oyun arkadaşı mı yapsam?
Annem kardeşlerime kızıveriyor"yüzünüzün karasını nasıl yıkayacağım bakalım gideceğimiz yerde su var mı?"
Ardımız da bir yer yatağını bıraktığımız evimizin büyük küveti aklıma geliyor,üç kardeş içine girip kahkahalarla
yıkandığımızı hatırlayınca sarsıla sarsıla  özlüyorum.
Kara tren günler sonra bizi gurbete bırakıyor.Gurbet nasıl bir yer diye çok düşünmüş çok hayal kurmuştum yolculuk boyunca...
Gurbetin içinde annem mutsuzdu,hep özlüyordu ben anlayabiliyordum ama kardeşlerimin hiç bir şeyden anladığı yoktu hemencecik gurbetin çocukları ile arkadaş olmuşlardı...Babam öğlen yemeğini işinde yemiyor
yemeğini torbaya koyup eve getiriyor.Güneş tepede,kardeşlerim sokakta,annem pencerede,babam çabucak
geri dönmek şartıyla evin yolunda...Bir öğlen vakti bu şekilde geçirilecekken ben nerdeyim hatırlayamıyorum.
Komşularımız bize gelmiyordu,dışarıda gördüklerinde soğuk selamları vardı ,neden gelmiyorlardı anlamıyordu
annem...Oysa hiç yoktan bir komşusu olsa babam öğlen koşturmayacaktı.
Gurbette insanlık böyleymiş diyor annem daha bi özlüyordu anlıyordum...
Özlediği yerden bir ölüm duydu annem kuran okutmak istedi.Gelmeyen komşuların kapısını çaldı kuran okumasını bilen var mı diye soruşturdu.Kuran okumasını bilen bilmeyen evimize doluşuverdi annem öleni
unuttu ki yüzünde gülümseme hiç eksik olmadı.
Salonumuz da herkesin kafası Mona Lisa tablosuna doğru...
Kuran okuyacak kadın anneme aylardır herkesin dilinde olanı ama bizim haberimiz olmayanı açık ediyor.
"Hanım,siz gayrimüslim misiniz?
"Hayır müslümanız elhamdülillah"
"Ne diye Meryem Ana'yı salonunuzun baş köşesine asıverdiniz?"
Eşyalarımız gurbetteki evimize taşınırken komşular devasa Mona Lisa tablomuzu görmüşler Meryem Anaya
benzetmişler bizi de gayrimüslim yapmışlardı...
O günden sonra  Mona Lisa yüzünü duvara çevirdi,annem böyle çok mutluydu.
Gurbette iken Mona Lisa annem için büyük fedakarlık yaptı bunu hiç unutmam yıllarca kim yüzünü duvara çevirir...

5 yorum:

  1. annenin o hallerini cok iyi anliyorum desem...
    hatta ben olsam ativerirdim mona lisa'yi asagiya; yeter ki etrafta dost diyebilecegim insalar olsun.

    zaman ve mekan degisse de duygular degismiyormus demek...

    YanıtlaSil
  2. zırt pırt taşınan insanlar olarak öyle iyi anladım ki annenin neler yaşadığını..insan birisi kapısını çalsın istiyor...

    YanıtlaSil
  3. geri kalmış toplumumuz da gayrimüslim olsan ne olur?
    farzet gayrimüslimsin, önce insan olmak lazım değil mi?
    ama dışlanma korkusu insanları güzel sanattan uzaklaştırıp, koyun sürüsüne döndürüyor.
    çok güzel anlatıyorsun.

    YanıtlaSil