28 Eylül 2011 Çarşamba

Benim Adıma Öldürme

Emine Uçak Erdoğan’ın çocukluğundaki Siirt’ten hareketle kaleme aldığı yazı ;
“Nurcan, Kevser, Zeynep, Nergis çocukluğumun ve ilk gençliğimin geçtiği şehirde o yıllarda asla hayal edemeyeceğim ‘kız kıza gidilen arkadaşa veda yemeği’ dönüşü ne yazık ki çokça aşina olduğum bir şekilde ölüme gittiler. Gözleri ve gönülleri öfke ve kan bürümüş belki kendi yaşıtlarının roketatarlı bombalarıyla... İsimlerini ilk kez duyuyorum ama aileleri en fazla iki kuşak sonra benimkiyle kesişiyor; o denli yakınlık. Yaşıtları kız kardeşim onlardan az önce geçmişti o yoldan.Ayda yılda bir kere o da ancak hastalanınca gidebildiğimiz Siirt’te; kocaman bir kuru pastayla (sonradan isminin limonata olduğunu öğrendiğim) buz gibi sarı içeceği babamla karşılıklı yudumladığım pastanede, hayatın her alanına nüfuz eden erkeklerle aynı kulvarda olmanın küçük bir kıza hissettirdiği ‘eşitlik/güç’ duygusundan mı? Vaktiyle kız çocuklarının okula bile gönderilmediği bir şehirde; okuyan, kendi ayakları üzerinde durabilen arkadaşlarıyla arabaya doluşarak ‘veda yemeğine’ giden kızların varlığının umudundan mı? En önemlisi; sevdiklerimizin, kızlarımızın, oğullarımızın her an bu acı kaderi paylaşıyor olabileceği hissinin verdiği yürek darlığından mı?
Kucağıma aldığımda griye çalan gözleriyle bana ‘hayat’ı müjdeleyen 4 aylık bebeğimi her emzirişte; kızının kopmuş parçalarını hastanede karşılayan ananın ‘kezepp kezepp’, ‘ciğerim ciğerim’ ağıtını hatırlamanın yakıcılığından, sütümle birlikte akan gözyaşlarımdan mı?
Velhasıl çocukluğum, gençliğim, analığım hepsi; yüreğimden göğsüme dolan bir ‘sızı’ya dönüşüyor. ‘Sızıyı gideren su, suyun sızladığını kimse bilmez’ diyor şair. Herkes bilsin istiyorum aslında bu ‘sızı’yı ‘sızı’mız... Her şeyin sustuklarımızda gizli oluşunu...”
Emine Uçak Erdoğan, “Bu savaşı biz başlatmadık ama biz bitirmeliyiz” diye devam ediyor:
“Ölümle gelecek bir ‘düş’le avunuyoruz bazılarımız. Anlamamız gereken ölümlerle gelecek o adına demokratik özerklik denilen yerde; bize yine ölümden, şiddetten, güç tapınıcılığından başka bir şey yok.
 Silahınızla gelecek ‘yarını’ istemiyoruz diyelim.
Edi Bese (Artık yeter) PKK. Ser nave mın nekuje (Benim adıma öldürme)"

Emine U.E.nin bu yazısını okurken annesinin karnından terör sebebiyle çıkarılan bu bebek ölmüştü.

1 yorum:

  1. Başbakan'ın dediği iki kelime: ciğerim yanıyor!

    YanıtlaSil