23 Ağustos 2011 Salı

Ayşe Köydeyken

Burası benim köyüm.Babamla oğlumun yokuş aşağı indiği yerde küçük bir toprağımız var.Her yaz giderim.
Bir ay boyunca sessiz bir tatil geçirdik.Annemin babamın ve oğlumun sesinden başka uzaklardan bir eşşek
bir inek bol bol kuş ve cır cır böceği sesinden başka canlı sesi işitmedik.
Yunus un yine arkadaşı yoktu ama bir ay boyunca toprağı arkadaş edindi.Eline geçen her şeyi toprağa gömdü
suladı bekledi.İki fasulye ile iki mısır tanesi filiz verdiğinde günlerce bekleyişinin karşılığını aldı.Göle taş attı,
suya atılan taşı yem zanneden balıklar gölde görünmeye başladı,balıkları uzaklardan kesen balıkçı kuşları
Yunus'un yanı başına doğru uça geldi...

                                                 
Her sabah penceremizi suyun ve ağaçların serinliğini hissederek açtık.
Dometeslerimizi topladık,ateş yakıp üzerinde salça yaptık.
  Toprak çok cömertti.Fasulye,salatalık ilede turşumu kurdum.Patetes ve soğan ile kavun karpuz bamya
biber ve patlıcan da yetiştirmiştik tüm yaz boyunca yedik.Şeftali ile böğütlen topladım reçel yaptım.
Yunus taze yumurta yedi.                                           
Toprak mucizenin anlamı...
Köyde bir ay da olsa yaşamış olmak bu mucizelere tanıklık yapmak Yunus'u farklılaştırdı...
Apartman katında sıkışmış Yunus toprakla buluştu...                                    
                                            

2 yorum:

  1. Ne çok gıpta ettim, bilhassa bir anne olarak. İçim geçti Yunus adına, senin adına. Çok güzel çok:)

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel uğraşlar. Toprakla çok geç hasbihale başlayan biri olarak, bir çocuğun iki tanecik fasülyesi ile mısırını kıskandım.

    YanıtlaSil