16 Haziran 2011 Perşembe

Kapı Zili

Ahh sevgili eşim...
Bazen şu hayata sadece benim sıkıntılarımı,sorunlarımı,açmazlarımı,deliliklerimi,sonsuz ve saçma hayallerimi
dinleyeci ve tatktir edici olarak gönderildiğini düşünürüm.
Kocasını nerdeyse tapar şekilde  öven kadın sohbetlerine gitmeyeli çok oldu..
Kocasına sevgi lakapları takıp, aşkımın seçtiği parti iktadara gelsin yada kocişim söylediyse doğrudur yada
goncam nasıl isterse o olsun yeter ki mutlu olsuna hiç yaklaşamadım.
Ama bir şey vardı ki hiç sıkılmadan beni uzun uzun ama gözlerini ayırmadan dinlerken ve hak verirken aslında
ne saçma sapan bir konuda konuşa geliyorum diye de için için düşünürken yani hem konuşup hem düşünürken bir de  yıllardır beni bu şekilde dinliyorsun diyede seni takdir ediyordum.
Konuşacak fazla bir konum olamadı yıllardır.Evin içinde geçen bir hayattı benim ki ve konuşabileceğim
şeyler çok azdı.Okuduğum bir kitabı en ayrıntıları ile bir arkası yarın dizisi gibi anlatırdım yine gözlerini ayırmadan dinlerdin.Sıkıyormuyum diye de düşünürdüm ama sıkça hediye ettiğin kitaplar bu düşüncemi
yalanlardı...Sonra evimize bilgisayar girdi ben kadın bloglarını keşfettim ve tüm blogları her gün takip etmeye
başladım.Akşam yemek hazırlamayı bile unuttuğum oluyordu kapıda zil sesin ile mutfağa koştuğum anlarda
bile hani yemek nerede yerine yine o canlı dikkatli gözlerle ,aslıberyi,annecafeyi,delianneyi,anlatanneyi ve bir çoklarını akşam yemeği niyetine anlatıverirdim de sen dinlerdin...
Hep yoksunlukla ilgili yazagelmişim ama en büyük saadet her an yanında olan bir ömrü birlikte geçireceğin
kişinin sıkılmadan sorgulamadan ikna etmeye çalışmadan olduğu gibi dinleyebilmesi hem de heyecanını hiç
kaybetmeden istekle sanki yıllardır susmuşumda ilk kez dilim çözülmüş gibi...
Neyse sevgili eşim bir kaç dakika sonra kapının zili çalacak dönüş vaktin çünkü.Yine bilgisayar başındayım...

2 yorum:

  1. Allah daim etsin...
    Evdeki huzurdan daha büyük zenginlik yok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim sevgili safiye..

      Sil