9 Mayıs 2011 Pazartesi

Yanlış notalarım,ritmi bozuk hayat ezgim...

Babam elinde ki mandolini,bana uzatıyor."Sen müziğin de en güzelini yaparsın" diyor.
 Notaları öğreniyorum,şifre gibi geliyor,müziğin şifrelerini yavaş yavaş çözüyorum.
Pencerelerimiz açık , kayısı ağaçlarının kokusu içinde ben çalıyorum babam söylüyor.

Notalar,anahtarlar,duraklar ve ritim,her ezginin bir ritmi var şifrelerini çözüp çalmaya başlayınca
canlanıveriyorlardı.Sanki ilk kez benim parmaklarımda dile geliyorlar gibi...
Müzik aleti olan herkesin bir bestesi vardır kendine ait,mandolini olsa bile...
Benim bestem henüz  kendisi olamadı.Taklitçi,ikiyüzlü,dedikoducu gibi bir şey henüz.
Hatayı aramaktayım yıllardır,kendi gibi bir beste yada özgün bir beste yapamamaktan sorumlu olan
suçlu o şey ...
O şey hep saklanıyor biliyorum,bazen cesaretsizliğin bazen umutsuzluğun arkasına...
Cesaretsizliği ve umutsuzluğu çok büyütüyorum, arkasına gizlenmiş o şeyi hiç bulamıyorum...
Beste yapmak da ne oluyor sekiz yaşında sadece bir sene mandolin kursuna gitmiş birisi için diyerek
sıyrılıveriyorum.O şey ne ise,onun yokluğu hayat ezgimin ritminin bozulmasının sebebidir işte..
Neyse...Kayısı kokusu ise her zaman mutluluk veriyor....

1 yorum:

  1. ortaokulda o ıssız o çaresiz ilçede trtde klasik müzik dinler dinlerdim... viyolonsel ya da keman çalmak isterdim tabi ki olmadı. ah aile ah kültür ah emek... şarkıyı çok beğendim. teşekkür ederim. sanki yağmur damlası süzülüyor ve usulca bir yol çiziyor yüreğime...

    YanıtlaSil